Frithjof
Bronz Üye
-
- Katılım
- Kasım 16, 2022
-
- Mesajlar
- 3,440
-
- Tepkime puanı
- 3,533
-
- Puanları
- 139
-
- Konum
- Bâbil
Tevrat ve Kuran'da anlatıldığı kadarı ile,Firavun ilk etapta kölelere yani dönemin çoğunluk Yahudi'lerine ve dönemin Peygamberi Musa'ya,gidebilirsiniz tarzında bir cevaz veriyor.Ne kadar süre geçtiği hakkında kesin bir bilgi olmamasına karşın,Firavun'un adeta bir hafıza kaybına uğramış misali,Musa ve ümmetinin peşine koyulduğu sahih beyanlar ile bize malum olur.
Sair tarih kitaplarında Yahudilerin Firavun yurdundan ayrılırken,yanlarında Firavun için oldukça değerli bir eşyayı yanına aldıklarını beyan eder.Bu eşya gizemi binlerce yıldır çözülemeyen Ahid Sandığı'dır.Tevrat bize her ne kadar Ahid Sandığı'nın Mısır'dan kaçıştan sonra Sin-Ha dağın da Musa'ya yapılması için vahyedildiğini söylese de,müfessirler ve kadim tarihçilerin bu konuda farklı beyanları vardır.
Oluşumunu bir kenara bırakır ve mahiyet ve muhteva konularına gelecek olursak.Bu sandığın muhafazasını yıllarca Yahudi'ler sağlamış.Özellikle muhafaza ve sakınma şekli bana çok tanıdık geldi.Ahid Sandığı şehirden oldukça uzak bir alan da dururdu.Yanına özel giysili bir görevli girer,bu görevliye zil ve kalın bir halat eşlik eder,zillerden ses gelmediği zaman görevlinin büyük olasılıkla öldüğü düşünülür ve görevlinin beline bağlı olan halat yardımıyla cesedi dışarı çekilirdi.
Ahid Sandığı'na dokunanlar genelde iki şekilde ölürmüş.Birincisi büyük bir ışık çıkar,dokunan geriye doğru savrulur ve vücudun da ağır yanık izleri oluşur.İkincisi biraz daha uzun bir süreç şeklinde ilerler ve temas edenin vücudunda yaralar ve morluklar görülerek ölmesi biraz daha uzun olurmuş.Bu iki anlatım benim aklım da Elektrik Çarpması ve Yüksek Radyasyona maruz kalma gibi fikirleri getirdi.
Hatta Yahudi/Filistinliler arasında gelişen büyük bir savaşta Sandık Filistinlilerin eline geçer.Lakin Sandığın muhafazası hakkın da bilgisi olmayan Filistin halkı,yıllar içinde binlerce ölüme ve zehirlenmeye maruz kalınca,Sandığın lanetli olduğuna inanır ve bir at arabası sırtın da Yahudi topraklarına geri gönderir.
Sandık binlerce yıl Kudüs de muhafaza edilir.Günümüz de Ağlama Duvarı olarak bilinen duvar Sandığın korunduğu duvardan kalan son yapıdır.Tahmin edeceğiniz gibi Sandık uzun bir dönem Süleyman Peygamber'in sarayında/tapınağın da kalmış.Şu anda nerede,kim de olduğu bilinmiyor.Lakin bu sandığın her ne kadar ilgisiz görülüyor gibi bir intiba oluşturuluyor olsa da,özellikle başta Yahudiler olmak üzere bir çok dinden ve ırktan devlet tarafından arandığını belirtmekte yarar var.
Bu sandığın içindeki veya çalışma mekanizması her neyse,ben şahsen Pramit'ler ile doğrudan ilgili olduğunu düşünüyorum.Pramitler ile yakinen ilgili olan ve alternatif akımın mucidi,Nikola Tesla'nın bu sırrı kısmen çözdüğünü veya çözmeye yaklaştığını düşünüyorum.Daha da ilginci Tesla'nın Atatürk ile görüşmeyi çok istemesidir.Çünkü Türkiye'nin konumu Tesla'nın bulguların da önemli bir yer almaktadır.
Sair tarih kitaplarında Yahudilerin Firavun yurdundan ayrılırken,yanlarında Firavun için oldukça değerli bir eşyayı yanına aldıklarını beyan eder.Bu eşya gizemi binlerce yıldır çözülemeyen Ahid Sandığı'dır.Tevrat bize her ne kadar Ahid Sandığı'nın Mısır'dan kaçıştan sonra Sin-Ha dağın da Musa'ya yapılması için vahyedildiğini söylese de,müfessirler ve kadim tarihçilerin bu konuda farklı beyanları vardır.
Oluşumunu bir kenara bırakır ve mahiyet ve muhteva konularına gelecek olursak.Bu sandığın muhafazasını yıllarca Yahudi'ler sağlamış.Özellikle muhafaza ve sakınma şekli bana çok tanıdık geldi.Ahid Sandığı şehirden oldukça uzak bir alan da dururdu.Yanına özel giysili bir görevli girer,bu görevliye zil ve kalın bir halat eşlik eder,zillerden ses gelmediği zaman görevlinin büyük olasılıkla öldüğü düşünülür ve görevlinin beline bağlı olan halat yardımıyla cesedi dışarı çekilirdi.
Ahid Sandığı'na dokunanlar genelde iki şekilde ölürmüş.Birincisi büyük bir ışık çıkar,dokunan geriye doğru savrulur ve vücudun da ağır yanık izleri oluşur.İkincisi biraz daha uzun bir süreç şeklinde ilerler ve temas edenin vücudunda yaralar ve morluklar görülerek ölmesi biraz daha uzun olurmuş.Bu iki anlatım benim aklım da Elektrik Çarpması ve Yüksek Radyasyona maruz kalma gibi fikirleri getirdi.
Hatta Yahudi/Filistinliler arasında gelişen büyük bir savaşta Sandık Filistinlilerin eline geçer.Lakin Sandığın muhafazası hakkın da bilgisi olmayan Filistin halkı,yıllar içinde binlerce ölüme ve zehirlenmeye maruz kalınca,Sandığın lanetli olduğuna inanır ve bir at arabası sırtın da Yahudi topraklarına geri gönderir.
Sandık binlerce yıl Kudüs de muhafaza edilir.Günümüz de Ağlama Duvarı olarak bilinen duvar Sandığın korunduğu duvardan kalan son yapıdır.Tahmin edeceğiniz gibi Sandık uzun bir dönem Süleyman Peygamber'in sarayında/tapınağın da kalmış.Şu anda nerede,kim de olduğu bilinmiyor.Lakin bu sandığın her ne kadar ilgisiz görülüyor gibi bir intiba oluşturuluyor olsa da,özellikle başta Yahudiler olmak üzere bir çok dinden ve ırktan devlet tarafından arandığını belirtmekte yarar var.
Bu sandığın içindeki veya çalışma mekanizması her neyse,ben şahsen Pramit'ler ile doğrudan ilgili olduğunu düşünüyorum.Pramitler ile yakinen ilgili olan ve alternatif akımın mucidi,Nikola Tesla'nın bu sırrı kısmen çözdüğünü veya çözmeye yaklaştığını düşünüyorum.Daha da ilginci Tesla'nın Atatürk ile görüşmeyi çok istemesidir.Çünkü Türkiye'nin konumu Tesla'nın bulguların da önemli bir yer almaktadır.
