Farkettiysen Yalnızlığı Severim

  • Kullanıcı ZiFiR
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
Konu sahibi son olarak 2132 gün önce görüldü
58906_511501218885706_1104706732_n.png
 
993322_542053105842420_107490370_n.jpg



Gitme demiyorum, hobi olarak gene git
Biraz dolaş, hava al, hava ver, ekonomiye can ver
Köpeğini gezdir mesela, parklar hepimizin
Elimde senedin var sen kaybedersin

Kutuna gidebilirsin yahut sinemaya
Hava güzel olacakmış yarın şemsiyeni alma
Sen yokken ben biraz uyurum, elma soyarım
Çıkmışken ceketimi de terziye verirsin

Gitme demiyorum, hobi olarak gene git
Saçlarını boyat, ne bileyim balyaj yaptır
Sahafları dolaş mesela, ucuz oluyormuş
Elimde elinin izi var, yıkarım görürsün bak

Suyuma gidebilirsin yahut yoğurt almaya
Hava sıcak olacakmış yarın öğlene kalma
Sen yokken ben biraz özlerim, çekirdek yerim
Çıkmışken raketimi de servise verirsin

Gitme demiyorum sevgilim, hobi olarak gene git
Hatta Ayı Yogi olarak git, KOBi olarak git mesela, kredi al
Yüzde on büyü, değişiklik olsun

Gitme yani
Bak, hobi lazımsa ben olurum hobi
Gitme
Bir daha söylemiyeceğim

-Bahadır Cüneyt Yalçın-
 
images

Oğullarınıza, karşı cinse saygı duymayı öğretin. Gece yarısı eve dönen kadının aranmadığını öğretin. Bir kadının omzuna, arkadaş olarak da sarılabileceğini öğretin. Dokunmaktan korkmamasını öğretin. Sevmenin değer verme olduğunu öğretin. Sahip çıkmayla, sahip olmanın farklı olduğunu öğretin. Hiç kimseyi küçük görmemeyi öğretin. Ama bunları önce kendi içinizdeki çocuğa öğretin.

Albert Einstein.
 
tumblr_mjm4cx9lJn1r11lj9o1_500.jpg




Hadi gidelim gidemediğimiz yerlere
Deniz kıyısına
Sessiz gölgelere
Normal insanların olmadığı yerlere
Yalan söylenmeyenlere
Monoton trenlere
Eski kitaplara
Unutulmuş harflere
Şarkılara Şiirlere
Hadi gidelim
Olmamış şeylere
Düşünülmemişlere
Özgürlüğe uçan kuşların kanatlarına
Fakir çocuğun evden kaçmak için biriktirdiği parasına
Bizi tanımadan seven birinin yanına
Eskilere yenilere
Deniz aşırı gemilere
Bir an önce gidelim
Gidelim artık
Temiz biryerlere
Hoşçakal gelecek
Geçmişte görüşmek üzere...


Hadi Gidelim !
 
Biz Babamızın park ettiği arabayı kaçırıp tekrar aynı yerine milimi milimine park ederek büyümüşüz
sen kalkmış beni sevebilirmisin diyorsun,
 
Ben en ulvi aşkların mobilya mağazasında koltuk takımı seçerken bittiğine şahit oldum..Şimdi aşka nasıl inanacak tecrübesizler.
 
Önce sarışın kızları sevdiniz, sonra kumrallara döndünüz, daha sonra esmer kızlar diye ortalıkta gezindiniz.
Yüzünde gamzesi olan erkek istediniz, sonra kaslı erkeklere ayılıp bayıldınız, daha sonra elindeki, kolundaki damarlara sardınız. Şuan son durum ne bilmiyorum ama insanları hiç olduğu gibi sevmeye çalışmadınız . . .
 
Eskiden;
Aşkın yaya yolunda koşuyorduk.
Kırmızı ışıklar yandı üstümüze, ama umurumuzda bile değildi.
Tereddüt etmeden yürüdük.
Tanrı elimizi bıraktı tamda kalabalığın ortasında.
Sımsıkı sarılırken, aramızdan hain insanlar geçti.
İkiye bölündü beden, yaşam karşıda kaldı, ölüm içimde.

Sonra;
Sonrası yok.
Aramızdan geçenler aramızda kalsın...
 
bir önsezi, öngörü ya da adına her ne denirse işte...

"daha ilk telefonlar... dün müydü ilk elinin değişi elime, ya da bir öncesi. sonrasının aksi, senin en havada zamanların, benimse en sağlam basışları ayaklarımın. henüz yeni kendime gelişlerim, ağzım fena yanmış bir kere. kararlıyım, sana kapılmayacağım...
çalan müziğe takılıyor kulağım seni es geçip, "bak" diyorum, "dinle, mutlu aşk yoktur diyor.. hakkaten de yoktur". aklımca sana, "ayağını sağlam bas" diyorum. aslında sana "ne olur, beni sürükleme seninle. bir yıkımı daha kaldıramam" demek istemişim, nereden bileyim... kırgın geliyor sesin, "neden bana hep mutsuzluk üstüne sözler söyleyip şarkılar dinletiyorsun, hem de daha en başta"...
"boşveerr, sen bana gözlerini söyle, ben en çok onu severim. sahi bir gün bana söyleyecek misin?"...
sen, mutlulukların ispatıydın. ben, ilk kez mutluluktan ağladım...
kaç sene geçti üstünden... yüzlerin bir kısmı değişmiş, kimisi yeni gelmiş, bazısı yarın gidecek zaten. sen az sonra birilerinin içinin geçeceğini bile bile yine ilk notalarını vurmaya başladın şarkı-mız-ın... kaçamak bir bakıştan bile sakınarak; "...elini avcumda bulup yitirmek, yitirmek..."
sahi, yeni farkettim... sen bunca zaman her şarkıyı bana çalıp bir bunu söylememişsin, mutlu aşk yoktur dememişsin...
bir sen söylüyorsun, bir ben dinliyorum o kalabalıkta...
"bir kenti öylece birakip gitmek
icinde bin kaygi bin bir soruyla
bitmemiş bir şarki dudaginda bir yarim ezgi..."
evet mutluyduk, ama biz seninle bu şarkıda biryerlerde kaybolduk"...
 
Şöyle bir baktımda hiç birşeyim yok üstelik keş biriyim sokak dilinde kronik bir bağımlıyım sigara dudaklarımda raks eden bir faişe... En büyük tutkum kırmızı şarap ve gecenin ayazına vuran yüzün...
Sarhoş olunca başka bir güzel oluyorsun beyaz kadın ben ise çirkin..
Şimdi içine sinerse sende sev...
Sessizce...
 


Çok param olunca yalnızlık satın alacağım kendime. (:

Ömer Faruk Dizdar / Şizofreni Günlükleri

 
Bilal-i Habeşi birgün oturmuş bir köşede
ağlıyordu...
Resulullah (s.a.v)
O'nu gördü ve yanına gelerek
-Ya Bilal.. Seni böylesine ağlatan sebep nedir?"
buyurdu...... -Hz. Bilal "Benim hiç çocuğum
yok.öldükten
sonra arkamdan Fatiha okuyacak bir
çocuğum olmadı" der.
-Resulullah (s.a.v) bunun üzerine
"Sen hiç üzülme ya Bilal..Benim ümmetim
ezanı her duyduklarında Senin ruhuna bir
Fatiha gönderecekler "buyurur.
 
a_wise_man_by_freefalls-d41az5w.jpg

Hobilerimi saymaya kalksam ilk olarak insanlardan kaçmak derdim onlara uzak olmak insanları ve kendimi sevmiyorum buna benzer şeyler..Kafam öyle karışık öylesine yorgun.. Durmadan koşmak istiyorum ve koşuyorum sigarayı çok içiyorum ayrıca anla işte ciğerlerimi patlatırcasına..
Ailemi seviyorum onlarda beni seviyor biliyorum hemde çok seviyorum bu yüzden hep uzak kalıyorum tüm sevdiklerime denizin mavisine doğanın yeşiline ölümün ihtişamına.. Neden çok sevdiklerimizin yanında olamıyoruz..? Neden hayat şansını zorluyor inancım kuvvetlidir benim umudun çok olduğu yerde umudum kalmadı. İnancım hiç olmadı çünkü annem çok yakınımda ağladı...
Arkadaş herkesin bir hikayesi vardır ve hikayeler hiç güzel değildir.​
 
Geri