Şimdi sensizlik bir Ahmet Kaya şarkısı kadar keskin ve dokunaklı. Ruhum okyanusunda demini alamadan karıştı denizlere. Ve tedirginlik, sigaradan cektigim son nefeste yaşadığım hissiyat gibi.
Şimdi inanma değil inandırma vakti. Bir nebze olsun vicdanı rahatlatma, hatta açık olmak gerekirse ayan beyan kendini kandırma vakti.. Yokluğunda hayır aramak gibi. Şayet hayır sensizlikse, tüm şerleri kucaklayabilmeliydi kadın.
Kadın ne demek sahi?
Tüm kırgınlıklarını, tüm yorgunluklarını, yitirilmişliğini rafa kaldırıp güçlü durabilmek demek, güç demek kadın. Ki bu marifeti tüketilmişse karşınızda çaresizliğin soluğunu alıp veren bir canlıdan ötesini göremezsiniz.
Güçten daha kuvvetli kavramları barındırır özünde. Savunmasızdır, narindir, ihtiyaç duyandır kadın. Bir kalbe sarılış, bir adama sığınış yakışır kadına. Gücüne güç katar çünkü özenle sevilmeleri. Aksini iddia edenler bugune kadar bir ruhta kaybolmak nedir bilmeyenlerdir sadece..
Yaşamak da tıpkı kadın gibidir bir anlamda. Alınan solukların bir amacı varsa hayat daha bir zordur. Özveri ister. Nakış nakış işlemeli her bir hissi.. Akmalı bir kalpten diğerine ve tüm aksiliklere karşı kararlığını sergileyebilmeli. Aksi takdirde yaşamak çok da zor bir eylem değil.
Çok daha güçlü artık kadın.. Dört kolla sarıldığı hasrette, yalnızlığına sığınışıyla ve ruhunun arzularını duymazdan gelişiyle..
Kolay yaşıyorum artık, çok kolay..