Hira
Üye
-
- Katılım
- Temmuz 18, 2019
-
- Mesajlar
- 2,063
-
- Tepkime puanı
- 2,138
-
- Puanları
- 288
Bundan 4 sene önceydi sanırım... Adamın birine, doğumgününde hediye olarak özgürlüğünü verip terketmiştim. Biliyorum, kulağa çok acımasızca geliyor Bolahenk ama öncesinde konuşmama izin vermeyip boşverdiği için asfalyalarım atmıştı artık. Fırsatını bulunca da, ki bu doğumgününe denk geldi, ona bir iyilik yapıp, yollarımızı ayırdığımızı söylemiştim. “Senin için en doğru hediyenin, yollarımızı ayırmak olduğuna karar verdim. Bu defa da böyle olsun, mutlu yıllar” demiştim. O kadar canım acıyordu ki, böyle bir şeyin onun için hiçbir şey ifade etmeyeceğinden emindim. Bugüne kadar da bu yaptığımdan zerre pişmanlık duymadım.
Bugüne kadar...
Bugün benim doğumgünüm, Bolahenk. Ve adamın biri benden gittiğini söyledi. Benim yaptığım kadar acımasızca yapmadı bunu. Güzel bir şiir ve sesini bıraktı arkasında. Hoş, bende ona, bana yapılanı yapmadım... Belki o yüzden daha duygusaldı, belki de aslında birbirimizi daha yeni bulduğumuzdan.
Gidiyorum dedi, vedalaştık.
Geri geldi, “bir daha asla böyle bir şey söylemeyeceğim, gitmek falan yok” dedi. Çünkü tutunacak yeni bir umut bulmuş, belli. Ben onun sesindeki umudu 100 metre ileriden tanırım.
O geri geldi de, ben geri geldim mi bilmiyorum, Bolahenk. Korkuyorum. Hayat bu... İşler her an yolunda gitmeyebilir. Her an umutsuzluğa kapılabilir insan. Bir daha hayatın tokatını yediğimizde ne olacak? Yine çekip gidiyorum mu diyecek? Gitmezmiş! Öyle dedi. Öyle dedi ama öyle yapmadı işte...
Sonra yine sil baştan...
Benim göğüs kafesim bu kadar çok açılıp kapanmaya dayanmıyor, Bolahenk. Operation oyunu değil ki bu.
Bildiğim tek bir şey var... İnsan şu dünyadan yaşattığını yaşamadan göçüp gitmiyor. Ben 4 yıl önce gitmekte ne kadar haklı olsam da, gitmenin onlarca yolu vardı. Daha az acıtan, daha özenli yollar seçebilirdim. Dolayısıyla, ettiğini buluyorsun dediğini duyar gibiyim. Haklısın...
Çok çok öpüldün Bolahenk.
Bugüne kadar...
Bugün benim doğumgünüm, Bolahenk. Ve adamın biri benden gittiğini söyledi. Benim yaptığım kadar acımasızca yapmadı bunu. Güzel bir şiir ve sesini bıraktı arkasında. Hoş, bende ona, bana yapılanı yapmadım... Belki o yüzden daha duygusaldı, belki de aslında birbirimizi daha yeni bulduğumuzdan.
Gidiyorum dedi, vedalaştık.
Geri geldi, “bir daha asla böyle bir şey söylemeyeceğim, gitmek falan yok” dedi. Çünkü tutunacak yeni bir umut bulmuş, belli. Ben onun sesindeki umudu 100 metre ileriden tanırım.
O geri geldi de, ben geri geldim mi bilmiyorum, Bolahenk. Korkuyorum. Hayat bu... İşler her an yolunda gitmeyebilir. Her an umutsuzluğa kapılabilir insan. Bir daha hayatın tokatını yediğimizde ne olacak? Yine çekip gidiyorum mu diyecek? Gitmezmiş! Öyle dedi. Öyle dedi ama öyle yapmadı işte...
Sonra yine sil baştan...
Benim göğüs kafesim bu kadar çok açılıp kapanmaya dayanmıyor, Bolahenk. Operation oyunu değil ki bu.
Bildiğim tek bir şey var... İnsan şu dünyadan yaşattığını yaşamadan göçüp gitmiyor. Ben 4 yıl önce gitmekte ne kadar haklı olsam da, gitmenin onlarca yolu vardı. Daha az acıtan, daha özenli yollar seçebilirdim. Dolayısıyla, ettiğini buluyorsun dediğini duyar gibiyim. Haklısın...
Çok çok öpüldün Bolahenk.