Etmişim ki Bulmuşum

Konu sahibi son olarak 2390 gün önce görüldü
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Bundan 4 sene önceydi sanırım... Adamın birine, doğumgününde hediye olarak özgürlüğünü verip terketmiştim. Biliyorum, kulağa çok acımasızca geliyor Bolahenk ama öncesinde konuşmama izin vermeyip boşverdiği için asfalyalarım atmıştı artık. Fırsatını bulunca da, ki bu doğumgününe denk geldi, ona bir iyilik yapıp, yollarımızı ayırdığımızı söylemiştim. “Senin için en doğru hediyenin, yollarımızı ayırmak olduğuna karar verdim. Bu defa da böyle olsun, mutlu yıllar” demiştim. O kadar canım acıyordu ki, böyle bir şeyin onun için hiçbir şey ifade etmeyeceğinden emindim. Bugüne kadar da bu yaptığımdan zerre pişmanlık duymadım.
Bugüne kadar...
Bugün benim doğumgünüm, Bolahenk. Ve adamın biri benden gittiğini söyledi. Benim yaptığım kadar acımasızca yapmadı bunu. Güzel bir şiir ve sesini bıraktı arkasında. Hoş, bende ona, bana yapılanı yapmadım... Belki o yüzden daha duygusaldı, belki de aslında birbirimizi daha yeni bulduğumuzdan.
Gidiyorum dedi, vedalaştık.
Geri geldi, “bir daha asla böyle bir şey söylemeyeceğim, gitmek falan yok” dedi. Çünkü tutunacak yeni bir umut bulmuş, belli. Ben onun sesindeki umudu 100 metre ileriden tanırım.
O geri geldi de, ben geri geldim mi bilmiyorum, Bolahenk. Korkuyorum. Hayat bu... İşler her an yolunda gitmeyebilir. Her an umutsuzluğa kapılabilir insan. Bir daha hayatın tokatını yediğimizde ne olacak? Yine çekip gidiyorum mu diyecek? Gitmezmiş! Öyle dedi. Öyle dedi ama öyle yapmadı işte...
Sonra yine sil baştan...
Benim göğüs kafesim bu kadar çok açılıp kapanmaya dayanmıyor, Bolahenk. Operation oyunu değil ki bu.
Bildiğim tek bir şey var... İnsan şu dünyadan yaşattığını yaşamadan göçüp gitmiyor. Ben 4 yıl önce gitmekte ne kadar haklı olsam da, gitmenin onlarca yolu vardı. Daha az acıtan, daha özenli yollar seçebilirdim. Dolayısıyla, ettiğini buluyorsun dediğini duyar gibiyim. Haklısın...

Çok çok öpüldün Bolahenk.
 
Olayların içerisindeyken anlayamıyoruz bazı şeyleri. Uzaktan bir yabancıymışçasına bakmamız gerekebiliyor kendi hayatımıza. Doğrularımızdan çok ,yanlışlarımız belki de ama bugüne bizi bize katan o yanılsamalarla geldik sonuç olarak. O an öyle olmalıymış olmuş ya da olması gerektiği gibi olmaz her şey bazen. Hayat bu hepsi birer tecrübe. Kalemin kadar sağlam bir gelecek diliyorum sevgili Hira emeğine sağlık.
 
Bundan 4 sene önceydi sanırım... Adamın birine, doğumgününde hediye olarak özgürlüğünü verip terketmiştim. Biliyorum, kulağa çok acımasızca geliyor Bolahenk ama öncesinde konuşmama izin vermeyip boşverdiği için asfalyalarım atmıştı artık. Fırsatını bulunca da, ki bu doğumgününe denk geldi, ona bir iyilik yapıp, yollarımızı ayırdığımızı söylemiştim. “Senin için en doğru hediyenin, yollarımızı ayırmak olduğuna karar verdim. Bu defa da böyle olsun, mutlu yıllar” demiştim. O kadar canım acıyordu ki, böyle bir şeyin onun için hiçbir şey ifade etmeyeceğinden emindim. Bugüne kadar da bu yaptığımdan zerre pişmanlık duymadım.
Bugüne kadar...
Bugün benim doğumgünüm, Bolahenk. Ve adamın biri benden gittiğini söyledi. Benim yaptığım kadar acımasızca yapmadı bunu. Güzel bir şiir ve sesini bıraktı arkasında. Hoş, bende ona, bana yapılanı yapmadım... Belki o yüzden daha duygusaldı, belki de aslında birbirimizi daha yeni bulduğumuzdan.
Gidiyorum dedi, vedalaştık.
Geri geldi, “bir daha asla böyle bir şey söylemeyeceğim, gitmek falan yok” dedi. Çünkü tutunacak yeni bir umut bulmuş, belli. Ben onun sesindeki umudu 100 metre ileriden tanırım.
O geri geldi de, ben geri geldim mi bilmiyorum, Bolahenk. Korkuyorum. Hayat bu... İşler her an yolunda gitmeyebilir. Her an umutsuzluğa kapılabilir insan. Bir daha hayatın tokatını yediğimizde ne olacak? Yine çekip gidiyorum mu diyecek? Gitmezmiş! Öyle dedi. Öyle dedi ama öyle yapmadı işte...
Sonra yine sil baştan...
Benim göğüs kafesim bu kadar çok açılıp kapanmaya dayanmıyor, Bolahenk. Operation oyunu değil ki bu.
Bildiğim tek bir şey var... İnsan şu dünyadan yaşattığını yaşamadan göçüp gitmiyor. Ben 4 yıl önce gitmekte ne kadar haklı olsam da, gitmenin onlarca yolu vardı. Daha az acıtan, daha özenli yollar seçebilirdim. Dolayısıyla, ettiğini buluyorsun dediğini duyar gibiyim. Haklısın...

Çok çok öpüldün Bolahenk.
Canim Hira'ciğim,
Her yaşadığın olumsuzluğu yaptığın bir şeyin cezasıymış gibi değerlendirmen yanlış! öncelikle bunu belirteyim
Unutma ki burası imtihan dünyası.
Doğru ve yanlış kişiye,duruma ve şartlara göre değişir.
Özeleştiri yapmak büyük bir erdemdir.
Bu anlamda seni kutluyorum lakin her şeyde kendinde suç aramak seni yorar.
Bolahenk, hiraya trip mi atsak ne :))))
 
Olayların içerisindeyken anlayamıyoruz bazı şeyleri. Uzaktan bir yabancıymışçasına bakmamız gerekebiliyor kendi hayatımıza. Doğrularımızdan çok ,yanlışlarımız belki de ama bugüne bizi bize katan o yanılsamalarla geldik sonuç olarak. O an öyle olmalıymış olmuş ya da olması gerektiği gibi olmaz her şey bazen. Hayat bu hepsi birer tecrübe. Kalemin kadar sağlam bir gelecek diliyorum sevgili Hira emeğine sağlık.
Sevgili Yazgı, güzel yorum ve güzel dileklerin için teşekkür ederim. Haklısın, hepsi birer tecrübe, hepsi bugünkü Benin bir parçası.


Canim Hira'ciğim,
Her yaşadığın olumsuzluğu yaptığın bir şeyin cezasıymış gibi değerlendirmen yanlış! öncelikle bunu belirteyim
Unutma ki burası imtihan dünyası.
Doğru ve yanlış kişiye,duruma ve şartlara göre değişir.
Özeleştiri yapmak büyük bir erdemdir.
Bu anlamda seni kutluyorum lakin her şeyde kendinde suç aramak seni yorar.
Bolahenk, hiraya trip mi atsak ne :))))

velevki, O kadar haklısın ki... benim olan bitene her zaman bir kılıfım, bir açıklamam vardır ve gerçekten yorucu. Özellikle taşlar yerine oturmuyorsa, çok yorucu.
Aman diyim... Trip kotam şu an için dolu malum. Yoksa biliyorsun, senin de Bolahenk’in de tribinin başımın üstünde yeri var :)
 
Bazen hayatımızın en güzel yıllarını, Misafir olan zamanı gelince gidecek olan insanlara ayırıyoruz, O`an toz pembe olan sihirli sözcüklerin bir gün son bulacağını bilmemiz ve gelenin ilk olmadığını sonda olmadığını bilecek kavrama geliyoruz, Birileri iz bırakır birileri yâr diyipte yâr'a verir, Hayatımızın bir sınavı olan bu serüvende biz insan oğlu ilk yoldan çıkmayı babamız olan; Hz Adem den gördük, ilk ihaneti kıskançlığı Hz Yakub'bun çocuklarından gördük, Kör koyuya atılan Hz Yusuf' ; Kalbinde zerre kin öfke biriktirmiyen allahın verdiği bu zorlu sınavın; Sonunda mutluluğun huzurun sevinçin müjdesini gördü yaşadı, Bizim hayatımızda ufak tefek geçici nefs-i hevesler bir gün aklımızın beynimizin unutacaği hatırlamayacağımı gelip gecici misafirleri son bulur, önemli olan bu imtihandan nasıl çıktığımizdir. Yapılan yanlış doğrular olumlu/olumsuz kararlarla kendimize ettiğimiz iyi veya kötü; Herşeyden bir ders alıp daha tepkimli olmamiz lazim.


Kalemine yüreğine sağlık Hira
 
Son düzenleme:
Hiracığım,

Biz birilerinin hayatından gittiğimiz gibi elbette birileri de bizlerin hayatından gitmeyi seçebilir ve bu çoğu zaman karşı tarafla empati kurmadan yapılır çünkü o an için gitmek zorunludur. Elbette bu gidişlerin insaflıca yapılması çok daha doğru olacaktır fakat her koşulda bu mümkün olmuyor maalesef...

Gitmeyi bir kere aklına getiren bir daha getirmez diye bir kural yok fakat yine de yaşayıp görmek ve bu süreçte bir süre temkinli olmakta fayda vardır.

Kimsenin hayatının tapusunu alamayız ve kendimizinkini de veremeyiz, bu sebeple her olasılıkta güçlü olmak zorundayız ki bu hayatı korkarak değil hakkı ile yaşayabilelim.

Hiç ayrılmamanız dileğiyle, sevgiler...
 
Kalemine yüreğine sağlık Hira
Sizin de yüreğinize sağlık Xander. Yakup’tan Yusuf’a ne de güzel isimler hatırlattınız.

Hiracığım,

Biz birilerinin hayatından gittiğimiz gibi elbette birileri de bizlerin hayatından gitmeyi seçebilir ve bu çoğu zaman karşı tarafla empati kurmadan yapılır çünkü o an için gitmek zorunludur. Elbette bu gidişlerin insaflıca yapılması çok daha doğru olacaktır fakat her koşulda bu mümkün olmuyor maalesef...

Gitmeyi bir kere aklına getiren bir daha getirmez diye bir kural yok fakat yine de yaşayıp görmek ve bu süreçte bir süre temkinli olmakta fayda vardır.

Kimsenin hayatının tapusunu alamayız ve kendimizinkini de veremeyiz, bu sebeple her olasılıkta güçlü olmak zorundayız ki bu hayatı korkarak değil hakkı ile yaşayabilelim.

Hiç ayrılmamanız dileğiyle, sevgiler...

Lefty’ciğim... tecrübesizlik mi dersin, sivri dillilik mi yoksa bardağın taşması mı bilmiyorum. Bir şekilde birileri kırıldı. İnsaflıca yapılmalı... çok haklısın.
Hayatın tapusuna gelince... Onda da çok haklısın. Hepimizin gitme özgürlüğü, her daim, saklı. Benim sorguladığım, senin de dediğin gibi temkinli olmak kısmı... Sorunları giderek çözmeye çalışmak bir alışkanlık ise eğer, gitmemesi gibi bir olasılık yok. Hem de bütün sorunları bana bırakıp gider :) Hayırlısı olsun diyelim... şu noktada kim gitti, kim kaldı ben anlamadım zaten :DD

Justin Timberlake beyefendinin dedigi gibi ;

“ What goes around, comes around. “
Evet, Bolahenk de aynısını düşünmüştü sevgili @X :) Gönül kırmamak lazım.
 
Lefty’ciğim... tecrübesizlik mi dersin, sivri dillilik mi yoksa bardağın taşması mı bilmiyorum. Bir şekilde birileri kırıldı. İnsaflıca yapılmalı... çok haklısın.
Hayatın tapusuna gelince... Onda da çok haklısın. Hepimizin gitme özgürlüğü, her daim, saklı. Benim sorguladığım, senin de dediğin gibi temkinli olmak kısmı... Sorunları giderek çözmeye çalışmak bir alışkanlık ise eğer, gitmemesi gibi bir olasılık yok. Hem de bütün sorunları bana bırakıp gider :) Hayırlısı olsun diyelim... şu noktada kim gitti, kim kaldı ben anlamadım zaten :DD

Tecrübesizlik değil aslında, görünen o ki sendeki kredisinin tükenmesi ile verdiğin bir tepki olmalı ve bu tip davranışları bir zamanlar ben de yaptım ne yazık ki... İnsan böyle durumlarda sadece içinde bulunduğu karmaşadan çıkmak istiyor ve ne kadar kararlı olduğunun daha iyi anlaşılabilmesi için de biraz aşırı çıkışlar yapabiliyor. "Etme bulma dünyası" derler fakat bu ortada ciddi bir haksızlık varsa geçerlidir yani senin canını yakan birisine elinde olmadan verdiğin tepki için mutlaka bir bedel ödemek zorunda kaldığın hissine kapılmamalısın.

Sorunlarını kaçarak çözmeyi seçen birisi elbette ilk zorlukta yine pes edecektir. Bu ilişkide güçlü olan sensin ve karşındaki insan çok daha kolay pes ediyor fakat bu zayıflıktan değil daha çok yaşanmışlıkların beyin üzerinde yarattığı değişimle alakalıdır, örneğin senle ben aynı olaya istesek de bire bir benzer tepkiler veremeyiz.

Kafası karışık bir insan, her an seni de karmakarışık edebilir, bu sebeple senin de ifade ettiğin gibi tedbiri elden bırakmamak gerekiyor. Dilerim her şey ikiniz için de en hayırlı şekilde sonuçlanır.

Sevgiler:ykalp:
 
Son düzenleme:
eger ezeb azaddırsa, ikimiz de azadıq
 
Günün her saati çok sevdiğimiz birisine seni seviyorum desek dahi gelecekte neyin ne olacağını bilemiyoruz maalesef. Hiç ummadık, hiç istenmedik kararlar almaya zorlayan şartlar oluşabiliyor. Tanıdığımızı sandığımız insanların her geçen gün ayrı yüzünü tanıyabiliyoruz. İhanet etmeden, yüzüne maskeler takarak sevgi pıtırcığı kesilmeden özgürlüğünü bir insana hediye olarak vermek bile bir dürüstlüktür, sadakat belirtisidir. Sanıyor musunuz ki, doğruluk ve değer yargıları sadece bir insana pozitif anlamda bir şeyler yüklemekle, söylemekle oluyor. Vazgeçişin bile dürüstlüğünü göstermişsiniz.

@X bak azizim; bunlar hep tercih.
 
Tecrübesizlik değil aslında, görünen o ki sendeki kredisinin tükenmesi ile verdiğin bir tepki olmalı ve bu tip davranışları bir zamanlar ben de yaptım ne yazık ki... İnsan böyle durumlarda sadece içinde bulunduğu karmaşadan çıkmak istiyor ve ne kadar kararlı olduğunun daha iyi anlaşılabilmesi için de biraz aşırı çıkışlar yapabiliyor. "Etme bulma dünyası" derler fakat bu ortada ciddi bir haksızlık varsa geçerlidir yani senin canını yakan birisine elinde olmadan verdiğin tepki için mutlaka bir bedel ödemek zorunda kaldığın hissine kapılmamalısın.

Sorunlarını kaçarak çözmeyi seçen birisi elbette ilk zorlukta yine pes edecektir. Bu ilişkide güçlü olan sensin ve karşındaki insan çok daha kolay pes ediyor fakat bu zayıflıktan değil daha çok yaşanmışlıkların beyin üzerinde yarattığı değişimle alakalıdır, örneğin senle ben aynı olaya istesek de bire bir benzer tepkiler veremeyiz.

Kafası karışık bir insan, her an seni de karmakarışık edebilir, bu sebeple senin de ifade ettiğin gibi tedbiri elden bırakmamak gerekiyor. Dilerim her şey ikiniz için de en hayırlı şekilde sonuçlanır.

Sevgiler:ykalp:
Çok iyi geldi bunu görmek Lefty. Teşekkür ederim.

Günün her saati çok sevdiğimiz birisine seni seviyorum desek dahi gelecekte neyin ne olacağını bilemiyoruz maalesef. Hiç ummadık, hiç istenmedik kararlar almaya zorlayan şartlar oluşabiliyor. Tanıdığımızı sandığımız insanların her geçen gün ayrı yüzünü tanıyabiliyoruz. İhanet etmeden, yüzüne maskeler takarak sevgi pıtırcığı kesilmeden özgürlüğünü bir insana hediye olarak vermek bile bir dürüstlüktür, sadakat belirtisidir. Sanıyor musunuz ki, doğruluk ve değer yargıları sadece bir insana pozitif anlamda bir şeyler yüklemekle, söylemekle oluyor. Vazgeçişin bile dürüstlüğünü göstermişsiniz.

@X bak azizim; bunlar hep tercih.

Adem, hiç bu açıdan düşünmemiştim. Gönül kırdığım odağıyla takılıp kaldım açıkçası. Belki de değer yargılarım doğrultusunda yapılan bir davranış olduğu için bunca yıl sorun etmedim, belki de önemi kalmadığı için. Kim bilir...
 
karma yasası; her nedenin bir sonucu, her sonucun da bir ya da birden fazla nedeni olduğunu söyler. ben şayet inanmıyorum insanın elinde kalan tek umut kırıntısı diye yorumluyorum. ha başına kötü bir şey gelince ilahi adalet kelimesi insanın ağzına cuk diye oturuveriyor.
 
Guzel bir yazi olmus tebrik ederim bir sey merak ettim size mi ait cumlelerin tamami? yoksa bir yerden alinti olarak mi eklediniz lutfen dedigimi yanlis anlamayin sadece merak etttim kolay kolay boyle akillica yazan insan bulunmaz da sanal alemde
 
Bolahenk bey de Olric gibi bir şey mi? Ya da bir meteor mu? Pardon, metafor olacaktı.
 
Bolahenk bey de Olric gibi bir şey mi? Ya da bir meteor mu? Pardon, metafor olacaktı.

Meteor etkisinde bir metafor :)

Bolahenk, benim yazı arkadaşım. Bazen Bolahenk Bey, bazen Bolahenk hanım. İsminin anlamıyla müstesna...
Bende Bolahenk yokken Günce vardı :)
 
Çok vedaya eşlik etti sol limanım.
Ama gelenler, ama gidenler..
Zamanla gelip zamansız gidenler.
Bu yüzdendir, aşk kapıyı çaldığında içimde tutuşan tüm ahmaklığım.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri