Et yiyen insandan hayvansever olur mu?

Konu sahibi son olarak 979 gün önce görüldü
ömür gedik gelmeden çabuk çabuk yazın...
ben koyunların, danaların yerinde olsam bir yerden sonra beni kesip yemiyorlarsa alınırdım. kendi içimde varoluşsal sancılar çekerdim. neden sarı kızı kestiler de beni kesmiyorlar, yetemem mi size diye içlenir, kendimde bir eksiklik olduğunu düşünürdüm. bence hiçbir hayvanın kendini suçlamasına izin vermemeliyiz... onlar bir gün kavurma olacaklarının farkında, siz bunu ellerinden alacak kadar vicdansız mısınız?
köpekleri, kedileri ve tavşanları rahat bırakın tabii o ayrı.
 
Kurgusal olarak eksikler olsa da senaryonun akıcılığı bizi içine çekiyor ve yönetmenin hayal dünyasına doğru bir yolculuğa çıkıyoruz. tarantinist ezgiler olsa da tamamen illüstrasyonel bir soru.
9/10 Puanım
 
Et sevmeyen hayvansever olur mu
 
Aynı anda et yiyip hayvan besleyebiliyorum, henüz evcil hayvanımı ısırmadım
 
Ee bu mantıkla domates de yemeyelim. Sonuçta o da bir canlı...
 
Kuzuları çok severim. Çok tatlı oluyorlar.
 
şimdi hayvan var hayvan var. kedilere aşığım köpeklere de. kuşlar biraz pis olsa da sorunumuz yok severim. yılandan korkarım aslanlar kaplanlar leoparlar çoğu gece rüyalarımda<33
balıklar ilgi alanıma girmiyor uzaktan seviyorum onları da. küçükken civciv besleyip horoz olunca yemiştim. hep sevgimden.
ama dana? evet en çok danayı seviyorum aşırı lezzetli....
 
İki günde bir aç bitir salam alıp kedileri besliyorum kalanını yiyorum diye mi hayvan sever değilim kardeş.. : /
 
Benim kadınlara karşı açtığım konular bile daha mantıklı.
Bu nedir ya ?
 
olur

kadınları sevıyorsunuz ama sevişiyorsunuz da
 
Sevgi ve bilim gibi kavramlar yan yana gelince absürt sonuçlar çıkabiliyor ortaya.
Duygulardan arınırsak, insan et yemeli. Yalnızca et değil;yumurta,peynir,yoğurt hayvansal ürünleri de bolca hayatına dahil etmeli. Kobalamin(B12),protein emilebilirliği,ruh ve beden gelişimi ve daha aklıma gelmeyen bir çok faktör için önemli.Kaplan da geyiği yemeli,yılan da kurbağayı yutmalı. Sosyolojik açıdan üzerine duygular katılıp ne kadar ayrı tutulsak da, biz de bu piramidin bir parçasıyız. (Hayvansal ürünleri bolca tüketen ülkeler ile AB ve sanırım ABD, Ekmek ve tahıl ağırlıklı beslenen ülkelerin konumunu kıyaslayan müthiş bir grafik vardı,bulamadım.)
Duyguları katınca işin rengi değişiyor. Sevgi ve kan yan yana gelmiyor ya da bir insan bir ineği seviyorsa; onun östrus siklusuna çok ciddi müdahale edip, onu doğal yaşamından koparıp,makine gibi doğurtup, yavrularını görmeden elinden alıp, doğal şartlarda ömrü boyunca üreteceği sütün onlarca kat fazlasını tıbbi ya da yemsel yöntemlerle üretmesini sağlayıp sütünü de aldıktan sonra hastalığında 'işim bitti' deyip kesime sevk etmesi doğal mıdır ya da tüm bunlara hakkı var mıdır? (Ay ben sadece peynir yiyorumcular çamura yatmasın yani)
Tavuk için de, Çin'deki köpek için de işleyişler sayfa sayfa sıralanabilir. Bu noktada insanın üstünlüğü kabul edilmiş,çeşitli deontoloji kürsüleri kurulmuştur. İşkencesiz kesim, konforlu besleme ve konforlu sağım gibi ilkeler belirlenmiştir ve bu etik ilkeler ile sevgi yan yana konulabilmiştir.
Şu ot yiyincileri de anlamıyorum.
Sinir sistemi yok diye nedir şu bitkileri hiçe sayışınız?
Hayatınızda kaç kere çiçek suladınız, kaç kere bir çiçekle konuştunuz? ama ben çiçek yemiyorum derler şimdi. Neyse...
 
Son düzenleme:
Insan sevince, yeğrim seni.
 
Olur neden olmasın? Bir kedinin başını okşarken “üff bunun yahnisi nasıl olur kim bilir” diye aklımızdan geçirmiyoruz neticede. Geçirmiyoruz dimi? :d
 
Geri