kadının yeri evidir.
ekonomik olarak eğer ki şartlar yetiyorsa evi çekip çevrelemek işi dinimizce de zaten kadının vazifesidir.
tabi şimdi feminaziler atlayacak hemen "biz köle değiliz" diye ama olay öyle değil işte.
toplumu toplum yapan ailedir, aileyi de aile yapan kadındır.
günümüzde nedense sanki bütün kadınlar eziliyormuş gbi bütün kadınlar çalışmak zorundaymış gibi bir algı pompalanıp duruyor.
neden?
bence kapitalist sistemin çarklarına yeni yeni köleler gerekiyor da ondan.
o yüzden sürekli kadınların ekonomik hayata kazandırılması adı altında bir algı kasılıyor.
erkek kadının yeri evidir deyince biz kölemiyiz diyen kadın, kapitalist sistemin kölesi olunca zevkten dört köşe oluyor nedense.
herkes çalışmak zorunda değil. benim burada göz önünde bulundurduğum özellikle beden işçisi olan kadınlar. üretim bandına dayalı düzende çalışanlar. kadın illaki çalışabilir zaten ama asli görevi ailedir. yaratılışın gereği zaten onun en asil görevi budur.
eğer zaten bir ülkenin refah seviyesi oldukça iyi konumdaysa kadının da çalışmasına gerek kalmayacaktır. toplumsal yapı ve ekonomik refah seviyesi olarak türkiye zaten [argo]bombok[/argo] bir durumda olduğu için maalesef pratikte söylenilen bu şeyler realitede karşılığını maalesef bulmuyor. ve bu yüzden de bunu kadının yeri evidir diyenleri hemen yaftalıyorlar.
o yüzden türkiye'deki sosyal gerçekliğe bakınca kadının çalışması gerçeği gibi bir olgu çıkıyor ortaya.
tam tersini düşünün bir de.
hatta yardımcı olayım size.
bunu hatırlamayanınız yoktur elbette.
bunun gerçek olduğunu düşünsenize.
düşünmenize gerek de yok aslında çok, çünkü var böyle durumlar değil mi?
buna nasıl karşı çıkılıyorsa kadının da çalışması gerekliliğine de karşı çıkılmalı.
çünkü yaradılış itibariyle kadının yeri yuvayı yapmaktır.
bu bütün kainat için, bütün canlı grupları için böyledir zaten.
insanoğlunun toplumsal tezahürü de böyle değil mi?
erkek avcı, kadın toplayıcı...
düzen bu ayrım üzerine kurulmuştur ilkçağlardan beri.
kapitalist sistem varolduğundan beri bu düzeni yıkıp, kendine yeni köleler aramak için birçok yolla kadınların çalışması zorunluluğunu, erkeklere bağlı kalmamaları gerektiğini, kendi ayakları üzerinde durmaları gerektiğini, ekonomik özgürlüklerini kazanmaları gerektiğini pompalayıp duruyor.
en basitinden hem çalışıp hem de anne olanınız yok mu içinizde ya da bir tanıdığınız?
aldığı para zaten ya bakıcıya ya kreşe gidiyor değil mi?
e hani ekonomik özgürlük?
bakın...
ben kadın dizini kırsın, otursun evinde demiyorum.
herkes zengin koca bulsun da demiyorum.
sadece böyle bir zorunluluğun yaradılışında olmadığını söylüyorum.
bizim ülkemizde maalesef sosyo-ekonomik yapı buna elvermediği için kadın kendisini elbette çalışmak zorunda hissediyor.
burada ayrımı yapılması gereken şey bence zorunluluk mu yoksa görev mi?
(not: bu akşam yayın var ona göre :d)
ekmeleddin eppekoğlu: arkadaşlar kadınlar gayet tabi okumalıdır, okumak zorundadır da, gelişmiş bir toplumun ön koşulu budur zaten. ekonomik olarak güçlü bir toplumun şartı kadınların da çalışması değildir.