"Ertelenmiş bir niyete, yolculuk vakti."

Konu sahibi son olarak 138 gün önce görüldü
Ben hiç aşık olmadım .
Hiç hoşlanmadım birinden.
Hiç kimseyi sevmedim.
Benim beklediğim hiç kimse gelmedi.
Benim hayal ettiğim hiç bir şey geçekleşmedi.
Hep içtim ben tek bildiğim budur.
Çok içtim çok güldüm çok ağladım
Başka hiç bir şey yapmayı da bilmem zaten.
Uzaktan göründüğü gibi değilim
Kara kışlardan çıktım çok üşüdüm
İklimin benden çok uzaktaydı sıcakmış anlatılanlara göre çok özledim çok özendim ama hiç gelmedin ki..
Başkalarına senin sımsıcak iklimin bana İzmir'in ortasında kara kışlar,karlar olsun be alıştım ben desem de inanma alışmadım ben hiç bir şeye...
Bu bıraktığın küçük kızın hala sana ağlar bil..
 
Bir pazartesi akşamı söndü bizim evdeki tüm ışıklar bir tane bile yanmıyordu artık haber geldiğinde abimin gözlerinin dolduğunu görebildim sadece loş ışıkta sonra birden kendimi tanımadığım insanların arasında buldum sonra bir mezarlıkta hiç gitmediğim bir mezarlıkta. Seninle ne az vakit geçirmiştik sana kızgınım hem de çok o an bunların hiç birini düşünmedim evet ağlamadım değmezdin buna öyle dedim o mezarlıkta seni toprağa gömdüler ve aklımdan ilk geçen annemi göreme öbür tarafta oldu eve geldiğimde pişmandım aklımdan geçen için sana seni affettim demediğim için bir sürü şey için ağladım belki yaşaman biraz olsun iyi hissettiriyordu.. Artık yoktun nefes almıyordun bilmediğim görmediğim hiç bir yerde yoktun bundan emindim oysa küçükken hep rüzgarın senin kokunu taşıdığına inanırdım ve artık rüzgar bile sana değmiyordu ağladım ağlarken yıllar sonra baba dedim sana duydun mu bilmem duymaman belki de daha iyidir..Şimdilerde iyiyim sana kızgınım hala ama inan eskisi kadar değil her pazartesi aklıma gelirsin bizim evde son yanan ışıktın...
 
Hep aynı yerde buluyorum kendimi hep 9 yaşıma dönüyorum o iğrenç günü her gün baştan yaşıyorum ben o günü..O günden beri böyle mutsuzum o günden beri sahte gülücükler saçıyorum etrafıma.İnsanlar tanıdım dışları birbirinden güzel içleri birbirinden çirkin tabi içlerini görmek zaman aldı.Her biri benden bir şeyler götürdü umursamadım.
Bu gün o eve gittim balkonda ki kahvaltılarımız geldi aklıma benim çayını üzerine döküşüm ah sakarlığım o günlerden belliymiş. Çok güzeldi erkenden kalkar denize gideceğim ben diye bağırırdım alırdın beni annem uyanmadan sahile götürürdün yüzmeyi öğretmiştin tek öğrettiğin şeydir bana..
Sonra gelirdik balkonda kahvaltı yapardık odam vardı ufacık penceresi balkona açılırdı oradan geçerdim hep masaya saçlarımı toplayamazdın hani kestirelim artık bunları derdin de nasıl kavga ederdik..
O eve girince hepsi gözümde canlandı şimdi bomboş odamın pembe boyası dökülüyor pembeyi de sevemedim ben zaten daha sonra hiç sevemedim..
Balkonda masamız duruyor da çiçeklerimiz kurumuş oradaki kutuları karıştırdım bir de oyuncak ayımı buldum toz içinde kalmış oysa ne severdim her yere götürürdüm onu annem çok kızardı nedense hiç sevmezdi ayımı.
Ne güzel günler kaldı o evde 5 yaşıma kadar hatırladıklarım bu kadar senin gülümsemen annemim kahkahaları hala o evde .
Sonra çıktım evden ayımı almadım almak istedim alamadım o eve aitti yıllardır oradaydı orada kalmalıydı keşke dedim keşke bu evde büyüseydim sizinle birlikte keşke….
 
Yolda yürürken aklıma geldin öyle birden seni düşünürken buldum kendimi genelde başım hep önde yürürüm ben sakarlığımdan olsa gerek bunu hiç düşünmedim kaldırdım bugün baktım etrafıma ah şu yanımdan geçenlerden biri sen olsaydın bana bakmasan da olurdu bir kere görseydim seni diye geçirirken içimden biri gözüme takıldı o kadar sana benziyordu ki biriyle konuşuyordu gülüyordu aynı senin fotoğraflarda güldüğün gibi saçları dalgalıydı senin topladığın gibi toplamıştı durdum onu izledim öyle sen değildin biliyordum ama gidip boynuna sarılmak istedim engel oldum kendime sonra yürüdüm yanından geçtim gittim .
Şimdi nereye gitsem yoksun nereye baksam yoksun rüyalarımda bile yoksun gereksiz insanları görüyorum bu kadar niye uzaklaştın? Üzdüysem seni affet evet çok içiyorum ama yoksun diye cidden bak yoksun diye sırf yoksunuz diye..Şu içimde ki acı biraz olsun dursun biraz olsun hafiflesin diye şarkılar yetmiyor artık gitarım yetmiyor günlüğüm yetmiyor danslarım yetmiyor hiç bir şeyi yetiremiyorum hiç bir şeyi başaramıyorum.Bekliyorum ben o çocukluğumda söz verilen güzel günleri bekliyorum..
 
Otobüse bir çocuk bindi yorgundu biraz da buruk kartını okuttu boş bir yere oturdu bir sonraki durakta bir kadın ufak oğlu ile otobüse bindi çocuk kadına yer verdi öyle bir bakışı vardı ki kadına nerde olsa tanırdım o bakışı o buruk gülümsemeyi o gözleri dolu dolu gülümsemeyi ..
Öyle bir baktı ki kadının oğluna ne kadar şanslı olduğunu söylemek istercesine sonra başını eğdi kaldırmadı bir daha yanıma oturdu ineceği durağı bekledi..
Evde ona kimse kapıyı açmayacaktı o yüzden anahtarlarını cebinden çıkardı elinde tuttu onlarla oynadı ..
Tek başınaydı bu hayatta çünkü biliyordu anne olmayınca her şeyi tek başına yapmanın gerekliliğini inerken bir daha baktı anneyle çocuğa yine gözleri dolu dolu gülümsedi indi otobüsten başı yerde mecburdu işte bunları yaşamaya adına kader demişlerdi öyle öğretmişlerdi kime isyan etseydi kime ne deseydi biliyordu herkesin yine susacağını yine kader işte hayat işte diyeceklerini ve ömrü boyunca bu konuda hep susacaktı biliyordum ..
Nerden biliyordun derseniz kendimden biliyordum ….
 
İnsanlar her gün benim sahip olmadığım,olamayacağım hayatlarından bahsediyorlar hayranlıkla dinliyorum...
 
Eksiğim görüyorsun değil mi? Kimseye bir şey anlatamıyorum anlamazlar çünkü herkes sen değil.Sen gibi düşünemez sen gibi sahiplenemez beni.Neyse bunu anlatmayacaktım sana dün gece her hangi bir arkadaş mesaj attı merak etmiş seni yok dedim yıllardır yok o bu evde sonra ki mesajlara cevap vermedim umursamadım ya da öyle yaptım sen hep yoksun da ben neden alışamıyorum hadi alıştım diyelim bu soruları ne yapacağım? Keşke demeyeceğim yoruldum seni beklemekten seni düşünmekten seni anlamaya çalışmaktan yoruldum da gelip hala sana anlatıyorum ..
Ha unutmadan
yoksun bari yanımda olamıyorsun
bir gece gel rüyalarıma..
 
large.jpg
 
İçimde ufak bir kız çocuğu saklıydı benim en mutsuz anımda gülmemi sağlardı
Uzun zamandır yok ortalar da merak ediyorum öldü mü o da diye
Ben en çok ölümden korkardım her sabah gözlerimi açtığımda herkesin yaşamasını dilerdim
Her sabah olmadı dileğim her sabah tutmadı
Ölüm bir sabah kapıyı aralık bulmuş içeri sızmıştı engel olamamıştım sadece izlemiştim
Artık korkmuyorum ölümden ara ara biri bir sabah gözlerini açamayacaksa o ben olayım diyorum da olmuyor bir türlü.
Şimdi bana madem istiyorsun öldür kendini diyeceksiniz.
Ama ben yaşamaktan da korkmuyorum ne varsa önümde yaşarım.​
 
Yine gece ve ben .
Sana beni sormak isterdim.Benim hakkımda ne düşünürdün merak ediyorum .
Bugün liseden bir arkadaşıma denk geldim oturduk uzun uzun sohbet ettik baya olmuştu görmeyeli değişmişsin dedim ona oda bana sen aynı mı kaldığını sanıyorsun dedi.
Bu zamana kadar hiç düşünmemiştim değiştiğimi bunun hakkında konuştuk durduk işte ayrılırken değişmişsin dedim ama hala güçlüsün lisedeki gibi dedi ben gülümsedim sadece biliyordum öyle değildi sonra eve geldim şu senin olmadığın eve her taraf her taraftaydı yine toparladım yemek yaptım abim gelmedi bense işte sana saçma sapan yazılar yazıyorum ha bir de müzik dinliyorum zaten tek o var hayatımda beni yalnız bırakmayan .Şimdi beni tanımayan sana beni sormanın ne kadar saçma olacağını anladım bir anne çocukları hakkında her şeyi bilir ne yemediklerini bile ya sen ne biliyorsun benim hakkım da koskoca bir hiç..Ya ben hala sana yazıyorum nedenini bile bilmiyorum.
 
Yine sana yazasım geldi ne anlatacağım hakkında bir fikrim yok olmasını da bekleme zaten neden diye de sorma inan bilmiyorum.Yine hiç bir şey bilmediğim yine yalnızlığın dibinde olduğum dönemdeyiz şimdi bu dönemden de bir çıkamadık diyorsundur hep senin yüzünden bunlarda bana kızma.Gece gece geldiler yine doldum taşmak üzereyim.Bir şarkıyı onuncu kez dinliyorum evet bunları söylemekte gereksiz ama ne söyleyim sana ne söylesem boş zaten ne söylesem havaya ne söylesem yoksun ne söylesem olmayacaksın.Kendimi kandırmakta zor artık geleceğine inanmak tam bir saçmalık.Toprağın altında olduğun günden beri yaşamak gerçekten saçmalık.
 
Eskiye dönük yaşıyorum yolumda yürüyorum da eskıye baka baka ilerliyorum annemin örettiği gibi önüme bakarak yürüsem takılmazdı ayaklarım taşlara hatta ileriye koşabilirdim şimdi önüme bakmam gerektiğini biliyorumda bir türlü yapamıyorum.iklim yaz bilirsin severim yazı kendime benzetirim sıcak ve mavi geceleri hüzne boğar insanı. Hadi ozaman selam olsun sana bu sahilden.
 
Bir fotoğrafın vardı şuan bulunduğum yerde ufakken seni buralarda sanırdım uzak ama bir gün gelir derdim yoksun dünyanın hiç bir yerinde hani diyorum çok uzakta olsan benden ama olsan yani arada bir arasan da sesini duysam yeter ne hayal etsem senle imkansız hep sana dair iki anıyla yetinmek zorundayım artık yazmayacağım dediğim kaçıncı gün sana yazılan kaçıncı mektup bu kaçıncı ağlayışım anne yoksan yoksun gelme aklıma rüyalarıma gelmiyorsun madem aklıma da gelme.
 
Kaybediyorum zaman geçtikçe hatalarım çoğalıyor dibe vurmama az kaldı da tekrar yüzeye çıkmak için çabalamıyorum bile kabullenmişlik var sanki kaderim deyip susuyorum beni bilirsin hiç kaderci biri olmadım her zaman kader doğumla ölümden ibarettir deyip durmuşumdur. Hatta bazı ölümle kader değildir derim. Neden böyle olduğum hakkında fikrim yok. Hani her şey eskisi gibi arkadaşlarımla buluşuyor, geziyor, eğleniyor, gülüyorum da hep bir huzursuzluk içimde kimseye söyleyemediğim bir huzursuzluk işte. Belki tam anlatamadım sana çokta önemli değil zaten idare ediyorum kısaca seni özlüyor, çiçeklerine bakıyor, yemek tariflerini kullanıyor, fotoğraflarına bakıyor bugünlerin geçmesi için bekliyorum. Kaç yıldır bekliyorum bilmiyorum saymıyorum ki artık zaman sanki saymayınca daha çabuk geçiyor hem zaten oyalanacak çok şey ama vazgeçmeme az kaldı.
 
Özledim çok özledim Anne..O kadar fazla yoksun ki neden diye sormak bile saçma artık gereksiz..
 
Çocukken her şey daha kolaydı beklemek katlanmaktan daha kolaydı ..
 
Söyleyecek,yazacak yeni bir şeyim yok özledim işte başka ne yazabilirim ne anlatabilirim ki.Tamam gelmiyorsun gelemiyorsun ama en azından hani bir defa bayramlarda gelsen olmaz mı? Olmaz dimi olmaz ..Yine bayram yine yokluğun yine burukluk yine hüzün yine yine...Sevmiyorum ben bunları..
 
Yine gece oldu.Severim geceleri en çokta pencerenin önüne oturup evlerin ışıklarını izlemeyi kalabalık evlerde birden fazla ışık yanar hep merak uyandırır bende nasıldır bir evde anne baba ve çocuklar en çok neye gülerler en çok neye üzülürler tek ortak acı ölüm müdür? Bir ailenin içinde olmak isterim o bol ışıklı herhangi bir evde sanki oradakiler hep mutluymuş gibi düşünürüm zaten hepimiz öyle değil miyiz bizden başka herkesi daha mutlu daha iyi düşünen bizden başka kimsenin derdi yokmuş gibi gelir.Ama bazen bol ışıklı evlerde en büyük acılar yaşanır asla bunu düşünmem. Neden mi? O evlerden birinde bulundum zaten.
 
Evet anne'm biliyorum kimse senden daha fazla sevemez bu kızı senden daha fazla merak edemez,önemseyemez,anlayamaz,kızamaz bunu daha ufacıkken anladım ben babam gittikten sonra hiç bir yürek alamazdı beni saramazdı beklentilerim ah o beklentilerim bir türlü vazgeçemiyorum beklemekten,umut etmekten ne kadar umutsuzum desem de inanma.İnanma çünkü ben hala sevilmeyi bekliyorum birinin her şeyi olmak istiyorum hani müzik gibi vazgeçilemeyen olmak istiyorum biliyorum hep bu yüzden kaybediyorum çünkü herkes birbirinden vazgeçer şu dünyada bilirim vazgeçilemeyen hiç kimse yoktur ki ailen bile senden vazgeçmişken bir yabancının senden vazgeçmemesi ne mümkün be ne mümkün...
 
Ne zaman adın geçse ben kendimden geçiyorum.
Dinmek nedir bilmiyor acın zaten yokluğun ayrı dert hoş varlığın nasıl bir şey bilmiyorum.Kızıyorum kendime daha güçlü olamadığım için sadece adın anne diye mi bu kadar seviyorum seni tanımadan..
 
Geri