Not: Küfürden hoşlanmayan elitist zihin bu yazıdan uzak dursun. 5 çayının nasıl servis edilmesi gerektiğini yada tatlı çatalının standartlarına dair yazılar okumakla daha faydalı zaman geçirmiş olurlar.
kendim için konuyu ele alacağım. genelde şahsıma yönelik eleştiriler ve iticilik olarak nitelenen hareketler yaşam felsefemin ta kendisidir.
kimsenin beğenilerine hitap etme çabası içine girmemeyi, davranışlarımdan rahatsız olan insanlara benden uzak durabilecekleri konusunda bilinçlendirmeyi ve hayatın bir gerçeği olarak gönlümce yaşamayı seviyorum. bu da birçok insan tarafından itici bir davranış olarak görülebiliyor.
her insanla birlikte olamayacağımı veya iyi anlaşamayacağımı biliyorum. davranışlarından rahatsız olmadığım, davranışlarımdan rahatsız olmayan insan benim için partner olabilecektir. birbirlerini yonta yonta tüketen insanların sonunu alenen görüyoruz. bilim de bu konuda bize ışık tutmakta. insanların davranış kontrolüne girdiği nokta stres başlangıcı oluyor.
bir insan tükürmeyi seviyorsa ve tükürüyorsa onunla görüşmezsiniz. seviyorsanız da tükürdüğünü kabul etmeniz gerekir. kabul edelim her insan aynı şartlarda yaşamıyor ve yere tükürmeyi net kalıplarla olumsuz davranış olarak niteleyemiyoruz, doğaya sıçmanın büyük faydaları varken...
insan bazen siktir git demesini bilmeli.