Erkek–Kadın Rolleri Değişiyor mu? İlişkilerde Dengeler Nasıl Evriliyor ?

Konu sahibi son olarak 55 gün önce görüldü
Son yıllarda hem toplumda hem ikili ilişkilerimizde ciddi bir dönüşüm yaşanıyor gibi hissediyorum. Kadın ve erkek rollerine dair eski kalıplar giderek esniyor sanki hatta bazıları tamamen değişiyor.
Ancak bu değişim, ilişkilerdeki dengeleri de yeniden şekillendiriyor.
Bugün arkadaşlarımda, evliliğimde ve çevremdeki birçok çiftin yaşadığı tartışmaları gördüğümde şunu düşünüyorum; Kadın ve erkek rolleri gerçekten değişiyor mu, yoksa biz mi böyle hissediyoruz?
Bir yanda daha bağımsız, daha özgür bireyler var… diğer yandan da geleneksel beklentiler hâlâ güçlü biçimde devam ediyor gibi. Bu durum hem uyum hem çatışma doğurmuyor mu sizce de ?
Toplumun kültürü, gündemi, ekonomik şartları… hepsi bu değişimi etkiliyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Roller gerçekten değişti mi, yoksa sadece beklentiler ve algılar mı dönüşüyor?
Fikirlerinizi ve gözlemlerinizi merak ediyorum...
 
Çok değil bir 10-12 yıl öncesi bile daha iyiydi. Şimdiye bakınca diyorum ki "Ben bu neslin adamı değilim." diye.

Diğital ortamın gelişmesiyle çoğu denge bozuldu artık. İnternetten para kazanma yolları ve iletişim kolaylaştıkça daha kötü bir hal aldı her şey. Özgürlük adı altında çıplaklık normalleştiriliyor ve bu sadece fiziki çıplaklık değil.
 
Kadınların değiştiği falan yok feminizm rüzgarına kapılmış küçük bir grup hariç. Erkekler değişti, ilişkiye başladıktan bir süre sonra ilişkinin kadını olmaya başlıyorlar. Kadınlar da mecburen maskülen rolleri üstlenmeye itilmiş oluyor böylece.
 
Bence de değişti altın günü tertip edip kısır yapan erkekler var ayol ;qq
 
Hayat şartları değişti. Herkes uyum sağladı veya sağlamaya çalışıyor.
Medya yön veriyor. İnsanlar yeni hayaller peşinden koşuyor.
Ve artık refah toplumu olduk. Hiç bir şey beğenemiyoruz.
Avrupa'yı 20 yıl geriden de olsa takip etmeye devam ediyoruz.
Yaşlı ve bencil bir toplum olmaya hızla ilerliyoruz.
 
en büyük etkenlerden birinin farkındalık kazanımı olduğunu düşünüyorum. farkındalık arttıkça, kadının ilişkideki tutumu ve beklentileri de doğal olarak değişime uğruyor. roller esniyor, algılar değişiyor, ama içimizdeki eski kalıplar hala “ben buradayım” diyor. ikili ilişkilerde de kaos hakim; yani, kafalar karışık.flkjdfg
 
en büyük etkenlerden birinin farkındalık kazanımı olduğunu düşünüyorum. farkındalık arttıkça, kadının ilişkideki tutumu ve beklentileri de doğal olarak değişime uğruyor. roller esniyor, algılar değişiyor, ama içimizdeki eski kalıplar hala “ben buradayım” diyor. ikili ilişkilerde de kaos hakim; yani, kafalar karışık.flkjdfg
ben buna ek şunları söyleyeceğim evet roller değişiyor ama eşit hızda ve her yerde değil... Dilek galiba biz kadınların eğitim seviyesinin artması, iş gücüne daha fazla katılmamız ekonomik olarak bağımsızlığımızı elimize almamız, kendi hayatımızı planlama isteğimiz öte yandan da erkeklerimizin eşlerimizin duygularını ifade etme, baba rolüne daha aktif katılma eğilimleri gibi pek çok faktör rol dağılımını görünür şekilde etkiliyor gibi...
Yani aslında bizler artık sadece “ev içi sorumlulukların sahibi” olarak görülmek istemiyoruz ve erkekler de sadece “geçindiren” olmak istemiyor doğal olarak karar alma süreçlerimiz daha eşitlikçi hâle geliyor ama bu değişiklikler, eski kültürel kodların da tamamen silindiği anlamına gelmiyor gibi düşünüyorum...
 
en büyük etkenlerden birinin farkındalık kazanımı olduğunu düşünüyorum. farkındalık arttıkça, kadının ilişkideki tutumu ve beklentileri de doğal olarak değişime uğruyor. roller esniyor, algılar değişiyor, ama içimizdeki eski kalıplar hala “ben buradayım” diyor. ikili ilişkilerde de kaos hakim; yani, kafalar karışık.flkjdfg
chatgpt mi yazdırdın bu yorumu yoksa eniştem mi yazdı? senin cümlelerin böyle robotik değildi. eniştem seni çok bozdu ben sana diyim
 
roller değişti net olarak feminizm kazandı
Burada rollerin ne olduğu konusunda netleşmek gerekiyor. En azından eskisi için şunu diyebiliriz; “erkek çalışır, kadın ev işine bakar”. Sanırım buna pek kimsenin itirazı olmaz.

Rollerin değişmesi dünyadaki ekonomik ve kültürel düzenin değişmesiyle direkt ilgili. Dünya çok hızlı değişti ve değişiyor. Haliyle kadın/erkek ilişkisi de bu değişimden nasibini alıyor. Ekonomik düzen daha fazla çalışmayı, daha fazla üretmeyi zorunlu kılıyor. Dolayısıyla kadınların iş gücüne katılım oranı da artıyor. Yani çalışan artık hem erkek hem de kadın. Amiyane tabirle kapitalizme ucuz iş gücü lazımdı, bu yarım akıllı feministlere de “güçlü kadın”, “we can do it” filan dedi. Bunlar da BİM’de koli taşımayı özgürlük olarak anladı.
 
Burada rollerin ne olduğu konusunda netleşmek gerekiyor. En azından eskisi için şunu diyebiliriz; “erkek çalışır, kadın ev işine bakar”. Sanırım buna pek kimsenin itirazı olmaz.

Rollerin değişmesi dünyadaki ekonomik ve kültürel düzenin değişmesiyle direkt ilgili. Dünya çok hızlı değişti ve değişiyor. Haliyle kadın/erkek ilişkisi de bu değişimden nasibini alıyor. Ekonomik düzen daha fazla çalışmayı, daha fazla üretmeyi zorunlu kılıyor. Dolayısıyla kadınların iş gücüne katılım oranı da artıyor. Yani çalışan artık hem erkek hem de kadın. Amiyane tabirle kapitalizme ucuz iş gücü lazımdı, bu yarım akıllı feministlere de “güçlü kadın”, “we can do it” filan dedi. Bunlar da BİM’de koli taşımayı özgürlük olarak anladı.
Yuval Noah Harari misin be kardeşim.
 
Toplumun, kadın ve erkeğe belli kalıplar dayatmasını her zaman anlamsız bulmuşumdur çünkü her insanın yetiştiği - yaşadığı koşullar birbirinden farklıdır. Herkesin belli bir yaşa geldiğinde evliliğe zorlanması da bir çeşit dayatmadır ve bu sorumluluğu alamayacak kişilerin evlenmesi nedeni ile şiddetli geçimsizlik-aldatma ve boşanma oranı da her geçen gün artmaktadır. Bu sebeple belli kalıpların dışına çıkılmasını destekliyor ancak kadının erkek gibi, erkeğin de kadın gibi davranmasını tabii ki normal karşılamıyorum.

Feminizm ise kadın ve erkeğe eşit hakların tanındığı bir toplum modeli sunuyor yani zannedildiği gibi erkekleşen kadınlar diye bir durum söz konusu değildir.

Başka yaşamlara olumsuz etkisi olmadığı sürece değişim iyidir ve insanların kendini daha doğru ifade etmesini sağlar. Mutsuz olduğu bir hayatı yaşamaktansa kendini özgürce ifade eden insanların artmasında bir sorun yok ancak dediğim gibi burada en önemli kıstas, başka birinin yaşamına zarar verecek seçimler olmamasıdır.
 
Geri