Eleştiri ne değildir?

Konu sahibi son olarak 783 gün önce görüldü
1.Yazılarımı kısa, konu sayısını fazla tutmamın ana nedeni forum kullanıcılarının yüzde doksanının kitap okuru olmamasından kaynaklı olarak uzun yazıları okumamasındandır...
Bu önyargi ve ben böyle yaklasan bir insanin tavsiyelerini ciddiye alamam.Cünki buram buram arogans ile birlikte karsidakini yermek te kokuyor.

Yani bana hitabin ile bu ilk yazdigin cümlen ile arasinda bir zitlik var.

2.Eleştirinin yalan, iftira, karalama, dezenfarmasyon, manipülasyon, dedikodu, gıybet ve zan ile uzaktan yakından alakasının olmadığını konuşuyorduk...

Ben ise burada uzun uzun yazip birseylerin ispati pesinde olan kisilerin okumadigini iddia ediyorum.
Okumak ve okudugunu kavramanin anahtari ise Tevazûdur.

Ilk cümlen iftira niteliginde bana göre.
Senden ricam beni mentionleme.
 
Bazen uzun yazılar yazdığım oluyor, dolayısıyla merak ettim : İddianızın temeli nedir acaba?
 
Peşin hükme dayalı bir ön yargı var burda.
Buna hiç tahammul edemiyorum.

Öncelikle önyargı, kalıpyargı ve ayrımcılık birbirlerinden bağımsız değildirler. Olumsuz bilişsel ve duygusal tepkilerle oluşan önyargılar, davranışsal tepkiler aracılığı ile ayrımcılığa neden olur ve lütfen olumsuz kalıpyargıları güçlendirmeyelim. Bu 1
Daha sonra sürekli eleştiri yapmayı doğru bulmuyorum ota boka elştiri yapmak narsizmliğe göz kirpmaktır. Bu konuda doz şart.
Az, öz, anlayana yapılması gerek.
Ha bunu yaparkende kendimizi de gözden geçirmeliyiz. Neydi? Herkes kendi evinin önünü süpürerek başlamalı.
Şarjım bitiyor, özetle benim tabirimle bir tamirci gibi bize zarar veren davranışları değiştirmeye çalışmak, çabalamak kafi gibi.
Yıkıcı olmayalım. Yapıcı olan herşey güzel netice doğurur. Nerde bu sigaram ya sinir yaptım niyeyse :)
 
Bir durumu ya da bir kişiyi eleştirme hakkının sadece o konu hakkında bir şeyler başarmış insanlarda olması gerektiğini düşünüyorum.
Maalesef, insanlar olarak, etrafımızda nasıl gözüktüğümüz bizim için çok önemli. Fıtratımızda var bu güdü. Bununla birlikte çoğumuz, çürük meyveyi olgun meyveden ayırt edebilme yetisine sahip değiliz. Her eleştiriyi, kimden geldiğini sorgulamadan, içselleştirebiliyoruz. Bir basketbol topu benim elimde eksi değerdeyken, Michael Jordan’ın elinde yüzbinlerce dolar değerinde. Eleştiriler de böyle.
Eleştireceksek, önce “ben bu konuda dişe dokunur ne başardım?” diye düşünüp, ondan sonra ağzımızı açmalıyız. Aksi taktirde gönül kırmaktan ve bize kendimizi iyi hissettiren cümleler ve tavsiyeler vermekten öteye geçemeyiz.
 
en masumundan örnek vereyim
hani şu meşhur dört büyüklerimizin özellikle üçü
kötü sonuçlar alınca hemen başlarlarya kendilerince eleştirmeye
hah işte o eleştiri değildir
nedir
acaba nedir
o sende
 
Ortalığı karıştırmak için eleştiririz. Peki bunu neden isteriz????????
"Kıskançlıktan" tabii ki.
 
TDK Güncel Türkçe Sözlük “eleştiri” kelimesini şöyle tanımlamış:

eleştiri
1. isim Bir insanı, bir eseri, bir konuyu doğru ve yanlış yanlarını bulup göstermek amacıyla inceleme işi, tenkit:
"Haklarında yazılan yüceltici eleştirileri de tam anladığımı söyleyemem. O zaman biraz komplekse kapılıyorum." - Nezihe Meriç

2. isim, edebiyat Bir edebiyat veya sanat eserini her yönüyle değerlendirerek anlaşılmasını sağlamak amacıyla yazılan yazı türü, tenkit, kritik.

3. isim, felsefe Özellikle bilginin temellerini ve doğruluk durumunu inceleme, sınama, yargılama:
"Zengin seçenekleri dinlerken siz de muhayyilenizi, eleştiri bilincinizi bilemiş olurdunuz." - Haldun Taner
 
Çoğu zaman bir şeyi tanımlarken onun ne olduğu, ne anlam ihtiva ettiğinden yola çıkarak ona tanımlamalar getirip o çerçevede konuşuruz.

Ben ise genelde olumsuz yargılardan yola çıkarak tanımlamalar yapmayı tercih ediyorum. Bu yüzden bu yazıda eleştirinin ne olmadığı üzerine konuşarak gerçekte eleştirinin ne olması gerektiğini anlamaya çalışacağım.

Eleştiri ; Yeryüzünün, bir bölge yada bir sistemin inşaası, dizaynı için düzen politikacılarınn çıkar ilişkilerine dayalı sürekli yaptıkları tartışma yada girdikleri polamikler değildir.

Eleştiri ; Kendi menfaatlerimiz için başkalarını toplumsal mühendislik potalarında erittiğimiz bir araç değildir.

Eleştiri ; Bizim gibi düşünmeyenleri karalamak, dezenfarmasyonlara girişmek, yalan ve iftiralar atmak değildir...

Eleştiri ; Kişilerin arkasından konuşmak, onların yanlış eylemlerinin düzeltilmesi amacından uzak, onları karalamaktan öteye gitmeyen ve bir tür laf gevezeliği olan gıybette değildir...

Eleştiri ; Keyfi çıkarımlar, varsayımlar, aşırı genellemeler yada, kutuplaşmış düşünceler yumağı değildir... Bunlar bir tür psikotik ruhsal bunalımın belirtisi olup bilişsel psikolojik sorunların kaynağını oluşturur...

Eleştiri ; Bir felaket telallığı yada bir zihin okuma olarak tezahür eden kendi doğrusundan başka doğru yokmuşçasına hareket etme, ele alma yada yorumlama değildir...

Eleştiri ; Her önüne geleni masaya yatırıp, bilip bilmeden, ihtisas sahibi olmadan bir buldozer yıkıcılığı ile, kahvehane kültürü içinde futbol pembe dizi vb tartışma ve polemiklerdeki edilegelen muhabbet değildir...


Bu konuda yazacak bir çok var...
Daha fazlasını da değerli yorumcu kardeşlerimize bırakarak bir soruyla konuya kapatayım...

Sizce eleştiri nedir?

10 Eylül 2019 / Qasem
 
Sevgili Qasem, eleştiri nedir diye sormuşsunuz fakat yazınızdan yola çıkarak bence ne olmadığını yazarak cevap vermek istiyorum.
Eleştiri; kişisel tatmin aracı ya da kendi ilacını kendi başına süremeyen kellerin yapacağı bir yorum değildir.

Bir önceki yazınızda belirttiğim gibi, eleştirinin kimden ve nereden geldiği en önemlisi:)
 
Sevgili Hira ; Aslında eleştirinin ne olmadığı ile ne olduğu sorusu aynı amaca hizmet eden aynı mihvaldeki iki sorudur.

Katılıyorum size...

Söze anlam katan sözün sahibidir...
Söz ilkeli insanın elinde hayat bulur...

Eleştiride aslında yapana göre daha çok anlam kazanıyor lakin yinede her eleştiriyi dinleyip sözün en güzeline uymak lzım...
 
"Asagidakilerden hangisi en dogru cevaptir?" sorulariyla yogurularak buyumemden mutevellit bir aciklama yaparak baslamistim yorumuma :)

Yorumunuz bize yeni bir sohbet imkani sagliyor, Qasem...
Her elestiriyi dinleyip, sozun en guzelinin ne olduguna nasil karar verebiliriz?
Elestiriler her zaman duymaktan hoslandigimiz ya da dogrusunun ne oldugunu bildigimiz konularda yapilmiyor. Bu durumda "sozun en guzeli" kriteri sizce nedir?
 
Sevgili Hira öncelikle söz üzerinde durmak gerek ; Öncelikle sözü güzel söylemenin ama öncelikle güzel olan, doğru olan, hak olan sözü söylemenin gerekli olduğuna, belirleyici olduğuna inanıyoruz. bilhassa yoğun medya manipülasyonuyla zihinlerin adeta çöplüğe çevrildiği bir vasatta sahih bilgi arayışı içinde olmanın hayati önemi haiz bir sorumluluk olduğunu biliyoruz. Şüphesiz bilgi sorumluluktur, cehd ister, çaba sarf etmeyi zorunlu kılar.

Şimdi biz sözü sarf ederken nasıl bir emek ve çabanın içine giriyorsak, karşı tarafta aynı emek ve çabayı sarfediyordur. Dolayısı ile bize düşen söylediğimiz veya söylenen sözün yada Eleştirimizin, bize yapılan eleştirinin kaynağının ve temel kriterinin ne olduğudur...

Kaynağı nedir?
Amacı nedir?
Neyi hedefliyor?
İlke ve kriterleri nelerdir?
Bizde neyi yıkıp neyi inşa ediyor? Bunu yaparken dayanağı ne?
Nereden besleniyor?

Bu ve buna benzer sorulara aradığımız cevaplar bizi hakikate götürür... Bizi eleştiriyi analiz etmede, eleştiri kritiği yapmada bir yol gösterici olur...
Eleştiri olduğu gibi alınmaz, yeri gelir onun içinde beyin fırtınası geliştirilir, yeri gelir ondan yeni bir fikir zuhur eder...

Mesela benim yanlış bir davranışım vardır. Ve 3 arkadaş bu konuda beni eleştirmek ister...
Amaçları benim için ilk bakacağım şeydir...
Neden ve niçin eleştiriyorlar...
Sonra yerine önerdikleri davranışın ve beni eleştirdikleri yanlışı neye göre kritize ediyorlar...
Ben Müslümanlardanım, mesela biri kendi zihin dünyasına göre eleştiriyor, diğeri alimlerin ve muhadislerin çıkarsınımlarına göre eleştiriyor diğer arkadaşımda vahyi ilkelerle eleştiriyorsa vahy benim için temel kriter ve sarsılmaz kulptur...
3 ünüde dinlerim. Sözün en güzeli dayanağı burada en sağlam olandır.

Yani eleştirinin kaynakları ve amacı bizim için birinci derece kriterler olmalıdır..
 
Eleştiri yapan kişi çözüm odaklı olmalıdır yani hem kendini karşı tarafın yerine koyabilmeli hem de eleştireceği konuda yeterli bilgi birikimine sahip olmalıdır yoksa egosal bir tavırla yapılan sözde eleştirilerin kimseye bir faydası yoktur.

Sosyal medyada ya da televizyonda örneklerini sürekli gördüğümüz, tarafların birbirini küçümsemeye çalışması veya fikrini dayatması bir eleştiri değildir.
 
Kessinlikle sevgili Lefty...
Ve maalesef eleştirmen yada eleştiri adı altında giriştikleri bu pervasız tartışmalar, bilgi ve ihtisas alanlarından uzak olduğundan kahvehane ağızlı dalaşmaları topluma kötü örnek oluyor...
 
Geri