Efsaneleşmiş Kitap Cümleleri

Konu sahibi son olarak 988 gün önce görüldü
Sakın kimseye bir şey anlatmayın. Herkesi özlemeye başlıyorsunuz sonra.

Çavdar Tarlasında Çocuklar / J. D. Salinger
 
“Elveda,” dedi çiçeğine. Çiçekten bir karşılık gelmedi. “Elveda,” dedi bir kez daha. Çiçek öksürdü, ama soğuk aldığından değildi öksürük. “Saçmaladım,” dedi sonunda küçük prense. “Bağışla beni, mutlu olmaya çalış… "Küçük prens çiçeğinin ona sitem etmemesine şaşırmış, elinde cam fanusla kalakalmıştı. Bu sessiz tatlılığı anlayamıyordu. "Tabii, seni çok seviyorum.” diye konuştu çiçek. “Bunu şimdiye dek sana belirtmemiş olmam benim hatam. Aslında bu da önemli değil. Ama sen… Sen de benim kadar aptalca davrandın. Mutlu olmaya çalış… Fanusu da istemem. "Ama rüzgâr… Soğuk algınlığım o kadar kötü değil. Gecenin serinliği iyi gelir bana. Çiçeğim ben.”. “Ya hayvanlar? Kelebeklerle tanışmak istiyorsam, bir iki tırtıla katlanmayı öğrenmek zorundayım. Çok güzel olmalılar. Kelebekler de, yani tırtıllar da olmazsa kimle dostluk edeceğim ki?… Sen uzaklarda olacaksın… Büyük hayvanlara gelince… Onlardan korkmuyorum. Pençelerim var benim.” Bunları söyledikten sonra küçük prense dört tanecik dikenini gösterdi. Sonra da, “Haydi sallanma. Gitmeye karar vermiştin. Git!” dedi.

Küçük Prens.
 
"bir başkasına bağlı yaşamak yürekler acısı ve belalı bir şeydir. kendimiz -ki en iyi, en emin sığınağımız odur- bile güvenilir değiliz yeterince.
kendimi hem yürekçe, - asıl iş yürekli olmakta çünkü - hem varlıkça öyle hazırlıyorum ki, başka her şeyimi yitirdiğim zaman kendimle yetinmesini bileyim."

Montaigne - Denemeler
 
Nâzım da o sevda yüklü dizelerini eliyle bir kenara itip, daha sıcak bulduğu kollara koşmamış mıydı?
Yere göğe sığdıramadığı Piraye'sini başka kadınlarla aldatmamış mıydı?

Canan Tan / Piraye
 
İnsan hiçbir zaman büsbütün yalnız değildir dünyada. En kötü durumda, bir çocuğu, bir delikanlıyı ve zamanla olgun bir adamı, yani kendisinin eski bir halini bulur yanında.

C. Pavese / Yaşama Uğraşı
 
“Kötü günümde yanımda olmadığın zaman vazgeçtim. Canın sıkıldığında benimle paylaşmadığını, kırılacak veya tedirgin olacak olsam bile düşüncelerini açıkça söylemediğini anladığım zaman vazgeçtim.
Bana yalan söylediğini anladığım zaman vazgeçtim.
Gözlerime baktığında kalbinle bakmadığını
ve bana hala söylemediğin şeyler olduğunu hissettiğimde vazgeçtim. Her sabah benimle uyanmak istemediğini, geleceğimizin hiçbir yere gitmediğini anladığım zaman vazgeçtim. Düşüncelerime ve değerlerime değer vermediğin için vazgeçtim. Ağrılarımı dindirecek sıcak sevgiyi bana vermediğinde vazgeçtim. Sadece kendi mutluluğunu ve geleceğini düşünerek beni hiçe saydığın için vazgeçtim. Tablolarımda artık kendimi mutlu çizemediğim ve tek neden sen olduğun için vazgeçtim. Bencil olduğun için vazgeçtim! Bunlardan sadece bir tanesi senden vazgeçmem için yeterli değildi; çünkü sevgim yüceydi. Ama hepsini düşündüğümde senin benden çoktan vazgeçtiğini anladım.
Bu yüzden ben de senden vazgeçtim..”

Frida Kahlo
 
İnsanlarla oynamamalı. Bir yerleri var, bir ince yerleri, işte oraya değmemeli.

Yaşar Kemâl, İnce Memed.
 
Kuvvetli, kararlı bir babamız olsun,
bize neyi yapıp neyi yapmayacağımızı söylesin isteriz.
Niye?
Neyi yapıp neyi yapmayacağımıza,
neyin ahlaklı ve doğru,
neyin ise günah ve yanlış olduğuna karar vermek zor olduğu için mi?
Yoksa suçlu ve günahkar olmadığımızı işitmeye her zaman ihtiyaç duyduğumuz için mi?
Bir baba ihtiyacı her zaman mı vardır,
yoksa, kafamız karıştığı, dünyamız dağıldığı,
ruhumuz daraldığı vakit mi isteriz babayı?

Orhan Pamuk - Kırmızı Saçlı Kadın.
 
Olgunlaşmamış sevgi
“Seni seviyorum,
çünkü sana gereksinimim var” der.
Olgunlaşmış sevginin söylediği ise
“sana gereksinimim var,
çünkü seni seviyorum"dur.

Erich Fromm - Sevme Sanatı..
 
“Anlamıyorum. Oyun nerede bitiyor, hayat nerede başlıyor, hiç anlamıyorum. Hayat nerede bitiyor, ölüm nerede başlıyor? Ölümün bize bu kadar yaklaşmasına neden izin veriyoruz anlamıyorum. Tedbirlerimizi almalıydık; ölümün bizi böyle en hazırlıksız olduğumuz anda yakalamasını önlemeliydik. Bu hepimize bir ihtardır. Neden bahçeye bakıyorum, biliyor musun? Ölümü seyrediyorum.”

Oğuz Atay, Oyunlarla Yaşayanlar.
 
Bir zamanlar kendimi
Bulunmaz Hint kumaşı sanmıştım.
Kaç metredir benim yokluğum?
Benden daha çok var sanmıştım.
Benim yokluğumdan dünyaya
Bir elbise çıkar sanmıştım.
Dünyanın çıplaklığına bakmaya utanmadan
Sonunda ben de alıştım.
Ah dedim sonra,
Ah

Ahlar Ağacı - Didem Madak
 
"hep böyle ağlayacak mısın?
bu sağanak dinmeyecek mi? küçücük gövdenle
tekne, deniz, rüzgâr olmaya kalkışıyorsun;
çünkü gözlerin deniz gibi hâlâ gelgit halinde
gövden yelken açmış bir tekne gibi bu tuzlu tufanda;
rüzgârsa iç çekişlerin; ortalık birden durulmazsa,
rüzgâr gözyaşlarınla, gözyaşların rüzgârla coştukça
alabora olur fırtınaya tutulmuş teknen..."

Romeo ve Juliet - William Shakespeare
 
Öyle özel biri değilim ben, orası kesin.
Sıradan fikirlere sahip, sıradan bir adamım ve sıradan bir yaşam sürdüm.
Bana ithaf edilmiş bir anıt falan yok ortada
ve yakın zamanda ismim de hafızalardan silinecek.
Ama yine de tüm ruhum ve kalbimle sevdim bir başkasını
ve bu kadarı benim için her zaman yeterliydi.

Nicholas Sparks / Defter
 
İnsanların yaşama hakkı ve imkânı, fiziki dünyanın kaçınılmaz zorlamaları yüzünden değil, düşünceler ve kabuller dünyasının gerekleri yüzünden doğar. Hiçbir insan bir diğerini eli, ayağı, beyni vardır diye "var" kabul etmez. Bir insanı diğeri için var kılan, karşısındakinin kendisiyle kurduğu anlam bağıdır.

İsmet Özel / Waldo Sen Neden Burada Değilsin?
 
Kendine alıştırdığın, emek harcadığın şeyden sonsuza dek sorumlu olursun.

Küçük Prens.
 
Dağ eriyor da talih erimiyor işte...
Talih çelikten bir kasatura,
batıyor ha batıyor içine insanın…
Kimse duymuyor ama, kimse bilmiyor.

Sibel Eraslan / Balık ve Tango
 
Dünyayı bugünkü durumuna getiren nedir, bilir misin?
Yarım işler, yarım konuşmalar, yarım günahlar, yarım iyiliklerdir.
Sonuna kadar git be insan.

Nikos Kazancakis / Zorba
 
Biz, hepimiz dinginliğin anahtarını yitirmiş, artık büyük acının sırlarından başka bir şeye varamayan öfkelileriz, gözü dönmüşleriz.

E. M. Cioran / Var Olma Eğilimi
 
Zayıflık kutsal, güç ise değersizdir. İnsan doğduğunda zayıf ve esnektir. Öldüğünde güçlü ama çürümüştür. Çürümek ve güç, ölümün yoldaşlarıdır. Esneklik ve zayıflık ise varlığın tazeliğini ifade eder. Bundan ötürü sertleşen kaybediyor demektir.

Andrey Tarkovski, İz Sürücü (1979)
 
Ah, kara gün! Hangi şeytana uyduk da bir dünya krallığı uğruna kendi akrabalarımızı öldürmek için toplandık bu savaş alanında?"

Bhagavad-Gita​
 
Geri