Efsaneleşmiş Kitap Cümleleri

Konu sahibi son olarak 981 gün önce görüldü
"bilinçleninceye kadar baş kaldırmayacaklar,baş kaldıramazlarsa da hiçbir zaman bilinçlenemeyecekler."

1984
 
güvenliği kilitlerde buluyoruz.
emniyet ile itimat aynı şey artık.
ve birine itimat edecek kadar güvenmenin manası yok.
aşk hiçbir çağda güvenli bir heyecan olmadı. fakat aşkın bizi manasızlığa kelepçelemesini, aşağılayıcı bir üslupla imha etmesini göze alamıyoruz.
insan kendi aptallığını büyüklüğüyle yüzleşince kahrolmaktan kaçınamıyor.
artık iltifatlar, ikramlar, nazik teklifler en büyük tehditlere dönüşüyor.
peygamberin mirası tebessüm, riyanın kırmızı alarmı haline geldi.
dostluğumuz, arkadaşlığımız, tanışıklığımız tümüyle eğlenceli olmak zorunda.
her türlüsü ürkütücü olan içtenlik baş gösterdiği anda, şakaların opak muşambasına bürünüyoruz.
birbirimizi oyalamak kibarlığın yegane yolu oldu.
saptırılmış ve bir yönetmeliğe uyarlanmış saygının gereği olarak cıvıtmak... ne kader ama.
kral, en büyük soytarı olmak zorunda.
insanlar, yakınlaşmanın yolunu kendilerini acındırmakta ya da muhataplarını kafasına demirle vurmakta arıyorlar çoğu zaman.
bir de benim gibi, dokunaklı genelllemeler yapanlar var.

korkma ben varım
 
muhakkak ki bütün insanların birer ruhu vardı, ama birçoğu bunun farkında değildi ve gene farkında olmadan geldikleri yere gideceklerdi. bir ruh ancak bir benzerini bulduğu zaman ve bize, bizim aklımıza, hesaplarımıza danışmaya lüzum bile görmeden, meydana çıkıyordu... biz ancak o zaman sahiden yaşamaya, -ruhumuzla yaşamaya- başlıyorduk. o zaman bütün tereddütler, hicaplar bir tarafa bırakılıyor, ruhlar birbirileriyle kucaklaşmak için, her şeyi çiğneyerek, birbirine koşuyordu.
...
sen bana, bu dünyada başka türlü bir hayatın da mevcut olduğunu, benim de bir ruhum bulunduğunu öğrettin. bunu sonuna kadar götüremediysen, kabahat senin değil... bana hakikaten yaşamak imkanını verdiğin birkaç ay için sana teşekkür ederim. böyle birkaç ay, birkaç ömür kıymetinde değil midir?...


Kürk mantolu madonna
 
"ellerini tuttuysam uçuruma düşmemek içindi. güneşte ıslık çalan çocuklar içindi. aslında tek kişi sayılmaz mı karanlıkta iki kişi? kaybolan olursa elma diye bağırsın. ne çok şey konuşmuştuk orada ama yine sessiz çıkmışız. sonra albümü kapatıyorum, zihnimde bambaşka bir fotoğraf. sanki hepsinin karıştığı bir an. onu da yazabilirdim ah böyle kıpırdayıp durmasan."
 
"insanlarin en zayif taraflari, sormadan, arastirmadan, dusunmeden, kafalarini patlatmadan inanmak hususundaki hayret verici temayulleridir. dunyadaki yalanci peygamberleri yetistirmek ve beslemek icin en iyi gübre, iste bu bilmeden inanmak icin cirpinan kalabaliktir. " içimizdeki şeytan
 
Birden kaldırımlardan taşan kalabalıkta onun da olabileceği aklıma geldi.
İçimdeki sıkıntı eridi.

Yusuf Atılgan - Aylak Adam
 
'Onu çoktan unuttum.' Ve bir yalanın daha sonuna geldik. Esen kalın! "

Ruj ve duman .
 
Öne çıktım "göz yaşartıcı gaz sıkmanıza gerek yok " dedim.
"Arkadaşlar zaten yeterince duygusal insanlar."

Emrah Serbes - Erken Kaybedenler
 
- Ölümü ölümle onarmalıyız. Bunun için insanları diriltmek için ölmek gerek. Binlerce insan ölmeli ki milyonlarcası yerine gelsin. Ölüm zor bir şey değil,pek kolay. Yeter ki ötekiler can bulsun,bellerini doğrultsun.

Maksim Gorki-Ana
 
İnsan çok sevilmenin vermiş olduğu şımarıklık ve rahatlıkla bencilleşip, karşısındaki insanın fedakârlık ve inceliklerini görmezden gelebiliyormuş.

Kahraman Tazeoğlu
BUKRE
 
Uyanınca sen aklıma geldiğinde, Kendimi gülümserken yakaladım ve anladım damarlarımda adın aşkın tam karşılığı artık. Bu yaşadığım korkutmasın seni, Çekinme unutma ki incinmek sözcüğü benim sözlüğümde de var. Senin güneşin beni ısıtırken yağmurundan ıslanmayı göze alıyorum ben, Ya sen

Ceyhun Yılmaz
 
"-“gitme, seni bakan yaparım!”dedi kral
-Ne bakanı?
-Şey… Adalet bakanı!
-Ama yargılayacak hiç kimse yok ki!
-Madem öyle, sen de kendi kendini yargılarsın, diye yanıtladı kral. “hem en zor olan da budur. Kendini yargılamak, başkalarını yargılamaktan çok daha zordur. Kendini doğru bir şekilde yargılamayı başarırsan, gerçek bir bilgesin demektir.” Küçük Prens
 
" Anlamanın tek kaynağı, acı duymaktır. "
Dostoyevski - Yer altından notlar
 
Bütün insanlara sevgiyle bakabileceğimiz günlerin bir an önce gelebilmesi için şu an bazı insanlardan iğrenmemiz gerekiyor.

Ana - Gorki
 
"Yaşamak tabiatın en küçük kımıldanışlarını sezerek hayatın sarsılmaz bir mantık ile akıp gidişini seyrederek yaşamak; herkesten daha çok daha kuvvetli yaşadığını bir ana bir ömür kadar çok hayat doldurduğunu bilerek yaşamak…Ve bilhassa bütün bunları anlatacak bir insanın mevcut olduğunu düşünerek onu bekleyerek yaşamak…"

Kürk Mantolu Madonna - Sabahattin Ali
 
"...tık..kapandı telefon. bu da aynı diye geçirdim içimden. bir gün dediklerimi değil demek istediklerimi anlayacak bir erkek çıkmayacak mı karşıma! hava kötü dediğimde sadece havadan söz etmediğimi anlamak bu kadar zor mu? ille de ben bu hayattan bıktım türünde sözler mi etmeliyim? işim çok dediğimde bana sahip çıkacak bir erkeğe ihtiyaç duyduğumu anlayacak biri.yanımda olmanı istiyorum diyemediğim için bu yağmur içimi ıslatıyor dediğimi nasıl anlamaz? düpedüz sarıl bana dedikten sonra sarılmanın ne anlamı kalır! "


Serenad - Zülfü Livaneli
 
"daha çok anlat” dedim.


“hoşuna gidiyor mu?”


“çok. elimden gelse seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre hiç durmadan konuşurdum.”


“bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz?”


“gider gibi yaparız.”


Şeker Portakalı - Jose Mauro de Vasconcelos
 
Ağlamak uğradığımız felaketlere karşı vücudumuzda kalan son gücün çığlığıdır. Ağlayamadığımız zamanlar, bizde o gücün de yok olduğu zamanlardır ki, onun yerine geçen etkili sessizlik, en şiddetli acının yarattığı göz yaşlarından daha yakıcıdır.

Sergüzeşt - Samipaşazade Sezai
 
"kelimeler albayım, bazı anlamlara gelmiyor."

tehlikeli oyunlar-oğuz atay
 
Geri