Aslında yağmur; duyguların damla damla gökyüzünden yeryüzüne dökülmesidir. Coğrafyadaki gibi yerdeki suların bulut katmanlarına buharlaşarak ulaştığı sonrada su damlacıkları olarak yeryüzüne düşmesi tanımından ibaret değildir. Aslında gökyüzüne ulaşan su damlacıklarının her bir molekülü içinde onlarca, binlerce aşkı, üzüntüyü, mutluluğu taşıyor yeryüzüne bulutlardan.
Gökyüzü yüzü, bulutlar gözü, yağmurlar ise gözyaşını anımsatır bize. Ben ve benim gibi düşünenlere, yağmuru hissedenlere… Uzaklardan, özlenenlerden, beklenenlerden selamlar getirir bize her bir damla. Şarkılar vardır yağmuru anlatan. ‘ Yağmur, yağmur, yağmur geri getirecek buharlaşan sevgimizi’’ gibi. Peki yağmur nasıl getirecek geri, buharlaşan sevgileri? Getirebilir mi sizce? Belki evet, belki hayır… Ama tek bilinen gerçek yeryüzüne düşen tek bir damlanın dahi anlamsız olmadığıdır. Anlamı vardır her damlanın. Kimisi mutluluğu, kimisi üzüntüyü saklar içinde. Ne zaman paylaşmaya kalksa duygularını birileriyle anlamını bilmeyen insanlarla karşılaşıp hüsrana uğruyor ve su damlacıkları sadece su damlacığı olarak kazınıyor bir kez daha beyinlere. Anlamayı bilmiyorlar onu, hissetmeyi bilmiyorlar. Oysa yağmurlar anlam bakımından çok zengindirler. Tek sorun onu görmeyi bilmeyen, hissetmeyi bilmeyen insan zihninin çoğunluğudur.
Doğru açıdan bakmak kadar baktığını anlayabilmekte çok önemlidir. Bazılarımız sevmez yağmurlu günleri. Belki de birçoğunun sevmemesinin nedeni baktığını –yağmuru- anlayamaması, hissedememesidir. Ben çocukluğumdan bu yana hep yağmurlu günleri sevmişimdir. Hani demiştim ya yağmurlar hüznü, mutluluğu saklar içinde diye; işte yağmurların getirdiği türlü türlü duyguları paylaşmayı seviyorum ben aslında. Başkalarının, kim olduğunu bilmediğim insanların duygularını paylaşmayı…
Herkes ağlasın istiyorum, sadece mutluluktan. Ağlasınlar ki çoğalsın yağmurlar, ağlasınlar ki başka yüreklerin, gözlerin mutluluğunu paylaşabileyim bende.Yüreğinize yağmur sevgisi kazınması dileğiyle.
Gökyüzü yüzü, bulutlar gözü, yağmurlar ise gözyaşını anımsatır bize. Ben ve benim gibi düşünenlere, yağmuru hissedenlere… Uzaklardan, özlenenlerden, beklenenlerden selamlar getirir bize her bir damla. Şarkılar vardır yağmuru anlatan. ‘ Yağmur, yağmur, yağmur geri getirecek buharlaşan sevgimizi’’ gibi. Peki yağmur nasıl getirecek geri, buharlaşan sevgileri? Getirebilir mi sizce? Belki evet, belki hayır… Ama tek bilinen gerçek yeryüzüne düşen tek bir damlanın dahi anlamsız olmadığıdır. Anlamı vardır her damlanın. Kimisi mutluluğu, kimisi üzüntüyü saklar içinde. Ne zaman paylaşmaya kalksa duygularını birileriyle anlamını bilmeyen insanlarla karşılaşıp hüsrana uğruyor ve su damlacıkları sadece su damlacığı olarak kazınıyor bir kez daha beyinlere. Anlamayı bilmiyorlar onu, hissetmeyi bilmiyorlar. Oysa yağmurlar anlam bakımından çok zengindirler. Tek sorun onu görmeyi bilmeyen, hissetmeyi bilmeyen insan zihninin çoğunluğudur.
Doğru açıdan bakmak kadar baktığını anlayabilmekte çok önemlidir. Bazılarımız sevmez yağmurlu günleri. Belki de birçoğunun sevmemesinin nedeni baktığını –yağmuru- anlayamaması, hissedememesidir. Ben çocukluğumdan bu yana hep yağmurlu günleri sevmişimdir. Hani demiştim ya yağmurlar hüznü, mutluluğu saklar içinde diye; işte yağmurların getirdiği türlü türlü duyguları paylaşmayı seviyorum ben aslında. Başkalarının, kim olduğunu bilmediğim insanların duygularını paylaşmayı…
Herkes ağlasın istiyorum, sadece mutluluktan. Ağlasınlar ki çoğalsın yağmurlar, ağlasınlar ki başka yüreklerin, gözlerin mutluluğunu paylaşabileyim bende.Yüreğinize yağmur sevgisi kazınması dileğiyle.