Dil öğrenirken en faydalı sözlük ve öğrenme kaynakları hangileri sizce?

  • Kullanıcı need
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Forum Meydanı
🕒 Konu sahibi 1 saat önce aktifti
Dil öğrenirken en çok hangi sözlük veya kaynaktan yararlanıyorsunuz?
 
librivox genelde.
 
tetikteyim, beklediğim cevabı veren çıkar mı diye...

6024791f2269a231d008aecb.jpg
 
çokça girişimim oldu hepsi de başarısızlıkla sonuçlandı
velhasılıkelam gerek yok böyle şeylere :d
 
Yazacaklarimin bilimsel bi dayanağı yok tamamen kişisel gözlem ve tecrübe.
En önemli çalışma stratejisi dinleme becerisi ağırlıklı gitmek bence. Hani diyorlar ya tüm becerilere eşit ve dengeli yüklenmeli diye buna katılmıyorum. Özellikle konuşma becerisine yüklenen kutsal anlam bana saçma geliyor açıkçası. Filolojik açıdan beyin yakabilen Çince Almanca gibi dillere tüm beceriler ile özellikle grammer ağırlıklı bi çalışma sistemi ile girerseniz motivasyonunuz ciddi anlamda kırılabilir. Nasıl ki bebekler işe ilk dinleyerek basliyosa dil edinim sürecine de dinleyerek başlanması gerektiği taraftarıyım. Dinleme-duyduğunu anlama ne kadar perfect olursa, diğer beceriler o kadar tereyağından kıl çekme haline gelir. O yüzden sözlük ve koca koca kitaplardan ziyade başlangıç olarak çift alt yazi seçeneğine optimize edebileceğiniz dizilerle başlamanız daha dogru gibi geliyor. Bunu full pasif izleyerek değil kaba taslak %80 pasif %20 aktif seklinde hibrit calisma ile izlemelisiniz. Atıyorum bi dizi 60 dk ise doya doya pasif izleyin bölümü fakat bölüm bittikten sonra min. 15 dk filmde ilginizi çeken replikleri durdura durdura kelimelerin anlamlarına baka baka çalışın,yazin,not edin,tekrar edin,golgeleme yapin. Bu yöntem dil edinim sürecinize turbo takacak. Yapay zeka ile günlük 15,20 dk sohbet, her gün 1 paragraf yazacağınız günlük de olayı perçinler. Grammeri youtube kanallarından bile halledebilirsiniz. Hatta sadece hobi için öğreniyorsaniz, ilgili dil için bi sınavı geçmeniz gerekmiyorsa grammer için özel bi çalışma dilimi ayırmanıza gerek bile kalmayabilir. Asya dilleri, özel alfabe vb. gibi istisna dilleri hariç tutuyorum tabii ki; onlarda ciddi bir dilim ayırmak gerekebilir.
 
Son düzenleme:
Sadece pratik....
İstanbul'un turistik yerlerinde çalışırken B1'e kadar yükselmiştim.
Şimdilerde A2...

Bu da gündemimde bakalım...
 






dil öğrenmenin temel taşı bence kelime öğrenmek ben günde 10 kelime almanca yazıyorum 10 ar kere (aman ne çokmuş) diyenlere ayda 300 kelime yılda 3600 kelime yapar yani bir yılda almanca anlayabilir vaziyete geliyorsun yarısını unuttuğumuzu varsayarsak.

ben dizi sitelerinde çevirmenlik yaptım ingilizcemi geliştirmek için şu an altyazılı dizi izlemiyorum tamamen ingilizce .

yakında aynı sistemi almanca için yapacağım , sonra bir alman avrat bulup vatandaşlık çözeceğim.
 
Dil öğrenim süreci boyunca kaynağın tek başına hayati bir anlam ifade ettiğini düşünmüyorum. Süreç boyunca sürekli bir "The Kaynak" arayan arkadaşlara çok sık denk geliyorum. Bunu kaynak kullanımını küçümsediğim veya işe yaramaz gördüğüm için değil, odağı saptırdığı için söylüyorum. Buna karşın A1 ve A2 seviyeleri için kaynak kullanımını oldukça değerli ve önemli buluyorum zira bu seviyede kaynak kullanımı kafada bir şablon oluşmasına ve bütün o soyut şeylerin bir anda somutlaşmasına olanak sağlıyor. Öte yandan bu seviyelerde kaynak kullanımının en önemli yanı -bence dil öğreniminin en kritik noktalarından biri- "yapabiliyorum" hissini yaşatması. Sonuçta insan motivasyonlar ve birtakım ilkel kazanımlarla kamçılıyor kendini. Bu noktalarda yaşanacak duvara çarpma hissi süreci %99 değil, %100 oranında başarısızlığa sürükleyecek. O sebeple bu seviyelerde belirli kaynaklar yardımıyla öğrenilen şeylerin somutlaştırılması ve bir aşama kat etme hissi yaşanması kıymete değer.

Ukalalık yapmadan dil konusunda bir iki hususu belirtmek istiyorum ki bunların bir kısmı tartışmaya açık olabilir zira bu işin tek bir doğrusu yok. Dil öğrenmeye başlamadan evvel muhakkak Türkçe dil bigisine vakıf olun ve öğrenilecek dilin dil bilgisini de yabana atmayın. Gramer saplantılı olmanın lüzumu yok ama temeli ne kadar sağlam atarsanız süreç boyu o kadar az yıpranırsınız. Eğer bir sınava girmeyecekseniz kelime konusunda yok yere kendinizi yıpratmayın zira oturup kelime ezberlemek çekilen eziyete kıyasla getirisi çok az olan bir uğraş. Onun yerine süreç içerisinde kullanarak, yaşayarak ve maruz kalarak öğrenmek daha doğal öğrenmenize olanak sağlar. Aynı şey gramer için de geçerli. Çok klişe olacak ama dil, kullanılmadan öğrenilmez. Öğrenmenin tek yolu onu kullanmak. Nasıl ki bir oyunu oynadıkça öğreniyor ve öğrendikçe süreç içinde ustalaşıyorsak dil de aynı şekilde kullandıkça gelişir. Bu anlamda daha temeli inşa ederken o dili kullanmak, o dile maruz kalmak, o dille yaşamak gerek. Bizde saplantılı bir gramer ve reading eğilimi var. Bu da belirli bir seviyede tıkanıp kalmaya sebebiyet veriyor. Bir kere düşünmek ve o dilde üretmek gerek. Yazma eylemi bizde sadece yabancı dilde değil, Türkçe yazarken dahi bir külfet gibi geliyor ama yabancı dil öğrenim sürecinde yazma bütün o parçaları birbirine bağlayan hayati ve en önemli parça. Bunun için bir kaynağa gerek yok. Okumak, üzerine düşünmek ve harekete geçmek gerek. 1 satır veya 1 paragraf fark etmiyor, o üretimi yapmak, "yapabiliyorum"u yaşamak sonrası için işleri inanılmaz kolaylaştırıyor. Son olarak şunu ekleyeyim, ben dil öğrenim süreci boyunca sözlüğün hayati olduğunu düşünüyorum. Oxford Learner's gibi bir sözlük dil öğrenirken hayatı fazlasıyla kolaylaştırıyor. Yine İngilizce için More to Read ve Reader at Work gibi kült eserleri tavsiye ederim. Kolaydan zora motive edici bir şekilde okuma becerisini geliştiren çok kıymetli kaynaklar bunlar. Sesli kaynak olarak Luke's English Podcast, All Ears English gibi yine çok popüler ve süreci kolaylaştıran podcastleri tavsiye ederim. Konuşma ve yazma için bugün neredeyse tüm yapay zeka araçları gayet tatminkar seviyede.
 
İngilizce öğrenirken bana da en faydalı gelen yöntemler self-talk ve shadowing oldu. Günde 5 dakika bile ayırsanız bir ayda kendinizi çok rahat hissederek konuşabilir hale geliyorsunuz.

Ekleme: Luke's English Podcast.: ))) Evet, adam neredeyse 1000 tane video çekmiş ve hepsi yaklaşık birer saat. Gayet de anlaşılır içerikleri var.
 
Ya ben de naçizane yazayım. Benim yabancı dilim İngilizce ve ortaöğrenim ile lisede aldığım eğitim sebebiyle sağlam bir altyapım vardı. Çok klişe ama doğru, yabancı dille muhataplığınız ne kadar azsa o kadar geri gidiyor öğrendikleriniz. Benim de böyle oldu üniversite ve sonraki süreçte. Dolayısıyla ben bir de Amerikan Kültür’e gitmiştim sonra. Aynı anda yds kursuna da gidiyordum, onun da kelime bilgime çok faydası vardı ve dolayısıyla içim dışım ingilizce olmuştu. Bu işin formülü bu, sürekli o dille muhatap olmak. O dönem hiç abartmıyorum ingilizce düşünüyordum birçok şeyi. Gramer öğrenilen bir şey ama ben de kelime bilgisinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bunun için de sözlük karıştırıyordum, old school:d Bildiğim kitapların ingilizcesini okuyordum. Bunun da faydasını görmüştüm. Diyaloglu filmler, diziler de iş görür. Daha önce de yazmıştım sanırım. Altyazıyı kapatıp başta daha önce seyrettiğiniz filmlerle başlayabilirsiniz. Bende kaynak bilgisi yok çünkü hatırlamıyorum, o dönem kullandığım kitapları. Benim sıfırdan öğrenme değil ama biraz altyapınız olan bir dil için naçizane önerilerim bunlar. Bir de speaking kısmında çok mükemmel olmaya çalışıyoruz biz, ben şu an yurtdışı ile bağlantılı bir birimde çalışıyorum ve ing konuşmak zorundayım; gramer açısından çok düzgün konuşmaya çalışmak beni çok geriyordu başlarda misal. O zaten konuştukça bir şekilde gelişiyor. O endişe ile insan konuşmaya da çekiniyor bazen, koyverin gitsin yani:d
 
Son düzenleme:
Kognitif becerilerinizi aktive edin.
Her lisanin kendine göre algoritmasi ve hissiyati vardir. (Mesela anadili Türkçe olan birey, japonca ve ya koreceyi cok kolay ögrenebilir.Dil yapimi, lisanin kökeni, gramer akisi aynidir)
Hangi dil grubundan bir lisan ögrenmek istiyorsaniz, o dil grubunun sistemini icsellestirmek zorundasiniz.
Lisan bir sistemdir cünki.

Öncellikle tabii ki teoretik bilgileri hafizaya yüklemek şart.
Kelime ezberi, gramer ezberi (evet ezber sart matematikte nasil formula ezberliyorsak, dil ögreniminde de belirttigim unsurlari ezberlemek zorundayiz)

Ezberlediginiz her kelime ve gramerden hergün biraz pratik yapabilirsiniz.
En güzel pratik, canli pratiktir.
Canli kanli insanlarla.
O yüzden dil kurslarinin yerini hicbir App,potcast vb uygulamalar tutamaz.
Deneyin yine de.
Dil ögreniminde damak, dil/dudak kullanimlari da önemli bir faktör.
Yeni bir lisan ögrenmek daha cok sistem ve tekniksel bir gelisimdir..gerisi ezber ve pratik..

Merak edip ögrendiginiz lisanin, vatanini da ziyaret etme imkaniniz varsa,edin..
Iste böylelikle, dilin hissiyatini da icinize cekmis olursunuz.
 
Geri