Eugène
Üye
-
- Katılım
- Ağustos 20, 2012
-
- Mesajlar
- 2,402
-
- Tepkime puanı
- 312
-
- Puanları
- 348
-
- Yaş
- 35
bir soru.
iş kanunu'nun delik deşik edilmesine göz yuman mekanizma, 657'nin yılmaz bekçisidir de. bürokrasiyi oluşturan bireylerin rahatsızlığı ya da endişesi, bürokrasinin işlemesini sağlayan temelin de sarsılmasına neden olacaktır. kapıcılar kralı filminde bir sahne vardı: seyit, kirasını ödeyemeyen memur ferit'i kendisi gibi "gariban" gördüğü için sürekli kayırıyordu. aslında o kayırma günümüzdeki memurların refahını özetleyen bakış açısıdır. memurlar artık işçi gibi "gariban" değil; ne uzayıp ne de kısalan, devletin tasdik ettiği güvence ve imkanlarla dolu bir geleceğin rahatlığıyla yaşıyorlar.
kapıcılar kralı'na daha yakından bakalım hatta: apartmandaki kiracıların konumunda bazı göndermeler bulunuyor. tefeci übeyit, en üst katta oturuyor ve sistemi idare eden kapitalizmi temsil ediyor. onun altındaki albay, düzenin koruyucusu askeri vesayeti ve kolluk birimlerini; karşı komşusu doktor ise liberalizm adı altında güçlünün sözcülüğünü yapan aydını temsil ediyor. dedikoducu makbule hanım, sosyal-demokrat basını; galerici nuri, yabancı sermaye destekli özel teşebbüsü temsil ediyor. eski yönetici fehmi, üst kattakilerin baskısına dayanamayan siyasi iktidarları; karşı komşusu alkolik de muhalefeti temsil ediyor. zemin katta oturan memur ferit ise geçim derdine düşmüş orta direği; bodrumda yaşayan kapıcı seyit de işçi ve köylüyü temsil ediyor.
eğer kapıcılar kralı bugün çekilecek olsaydı, apartmandaki hiyerarşi nasıl olurdu? "ben de sizin gibi kapıcı seyit'im, memur ferit'im" diyen menderes'lerin, erbakan'ların, erdoğan'ların kayırdığı memur, günümüzde hangi katta otururdu? bu özdeşlik varken, işçinin refahı neden artmadı?
iş kanunu'nun delik deşik edilmesine göz yuman mekanizma, 657'nin yılmaz bekçisidir de. bürokrasiyi oluşturan bireylerin rahatsızlığı ya da endişesi, bürokrasinin işlemesini sağlayan temelin de sarsılmasına neden olacaktır. kapıcılar kralı filminde bir sahne vardı: seyit, kirasını ödeyemeyen memur ferit'i kendisi gibi "gariban" gördüğü için sürekli kayırıyordu. aslında o kayırma günümüzdeki memurların refahını özetleyen bakış açısıdır. memurlar artık işçi gibi "gariban" değil; ne uzayıp ne de kısalan, devletin tasdik ettiği güvence ve imkanlarla dolu bir geleceğin rahatlığıyla yaşıyorlar.
kapıcılar kralı'na daha yakından bakalım hatta: apartmandaki kiracıların konumunda bazı göndermeler bulunuyor. tefeci übeyit, en üst katta oturuyor ve sistemi idare eden kapitalizmi temsil ediyor. onun altındaki albay, düzenin koruyucusu askeri vesayeti ve kolluk birimlerini; karşı komşusu doktor ise liberalizm adı altında güçlünün sözcülüğünü yapan aydını temsil ediyor. dedikoducu makbule hanım, sosyal-demokrat basını; galerici nuri, yabancı sermaye destekli özel teşebbüsü temsil ediyor. eski yönetici fehmi, üst kattakilerin baskısına dayanamayan siyasi iktidarları; karşı komşusu alkolik de muhalefeti temsil ediyor. zemin katta oturan memur ferit ise geçim derdine düşmüş orta direği; bodrumda yaşayan kapıcı seyit de işçi ve köylüyü temsil ediyor.
eğer kapıcılar kralı bugün çekilecek olsaydı, apartmandaki hiyerarşi nasıl olurdu? "ben de sizin gibi kapıcı seyit'im, memur ferit'im" diyen menderes'lerin, erbakan'ların, erdoğan'ların kayırdığı memur, günümüzde hangi katta otururdu? bu özdeşlik varken, işçinin refahı neden artmadı?
