Devlet memuru emekçi midir?

Konu sahibi son olarak 1510 gün önce görüldü
bir soru.

iş kanunu'nun delik deşik edilmesine göz yuman mekanizma, 657'nin yılmaz bekçisidir de. bürokrasiyi oluşturan bireylerin rahatsızlığı ya da endişesi, bürokrasinin işlemesini sağlayan temelin de sarsılmasına neden olacaktır. kapıcılar kralı filminde bir sahne vardı: seyit, kirasını ödeyemeyen memur ferit'i kendisi gibi "gariban" gördüğü için sürekli kayırıyordu. aslında o kayırma günümüzdeki memurların refahını özetleyen bakış açısıdır. memurlar artık işçi gibi "gariban" değil; ne uzayıp ne de kısalan, devletin tasdik ettiği güvence ve imkanlarla dolu bir geleceğin rahatlığıyla yaşıyorlar.

kapıcılar kralı'na daha yakından bakalım hatta: apartmandaki kiracıların konumunda bazı göndermeler bulunuyor. tefeci übeyit, en üst katta oturuyor ve sistemi idare eden kapitalizmi temsil ediyor. onun altındaki albay, düzenin koruyucusu askeri vesayeti ve kolluk birimlerini; karşı komşusu doktor ise liberalizm adı altında güçlünün sözcülüğünü yapan aydını temsil ediyor. dedikoducu makbule hanım, sosyal-demokrat basını; galerici nuri, yabancı sermaye destekli özel teşebbüsü temsil ediyor. eski yönetici fehmi, üst kattakilerin baskısına dayanamayan siyasi iktidarları; karşı komşusu alkolik de muhalefeti temsil ediyor. zemin katta oturan memur ferit ise geçim derdine düşmüş orta direği; bodrumda yaşayan kapıcı seyit de işçi ve köylüyü temsil ediyor.

eğer kapıcılar kralı bugün çekilecek olsaydı, apartmandaki hiyerarşi nasıl olurdu? "ben de sizin gibi kapıcı seyit'im, memur ferit'im" diyen menderes'lerin, erbakan'ların, erdoğan'ların kayırdığı memur, günümüzde hangi katta otururdu? bu özdeşlik varken, işçinin refahı neden artmadı?
 
herkesin dilinde
bir iki üç emekçi
git şu emekçiyle yemek ye desen
ay ben bununla mı şey yapacam
ne bok yerseniz yiyin
 
Evet emekçiyim ben emekçii

ne kadaa da emekçisiniz, sanırım öğretmensiniz. peki size şu soruyu yöneltebilir miyim: yıllık izin, prim, fazla mesai gibi bir çok hakkınızı güvence altına alan 657 sayılı kanunun 7. maddesi hakkında ne düşünüyorsunuz:

"devlet memurları siyasi partiye üye olamazlar, herhangi bir siyasi parti, kişi veya zümrenin yararını veya zararını hedef tutan bir davranışta bulunamazlar; görevlerini yerine getirirlerken dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi ayırım yapamazlar; hiçbir şekilde siyasi ve ideolojik amaçlı beyanda ve eylemde bulunamazlar ve bu eylemlere katılamazlar."

şimdi ben şu sonucu çıkarıyorum. siz bir devlet memurusunuz, özlük haklarınız mekanizmanın güvencesi altında. ancak aynı kanunun yukarıdaki maddesine de muhalefet ediyor, mekanizmanın otoritesine baş kaldırıyorsunuz. foruma geri döndüğümden beri siyasi tartışmalar içinde olduğunuzu görüyorum. bir diğer sorum şu: siz gizli bir devlet düşmanı mısınız? neden devletin kanunlarına aykırı davranıyorsunuz?
 
Ben memur olayımda gerisi aç kalmış sefil olmuş benana
 
Simdi gercekci olalim herkesin derdi sirtini devlete dayamak degil mi?
 
  • Beğen
Tepkiler: Min
Devlet ve devlet memurluğu kendi icinde kendi düzenine uygun hareket etmeyeni içinde barındırmaz zaten. Uyumsuz olarak damgalayip istifa etmeni sağlar.
 
onun da önlemini bulmuşlar, aralarından bazıları çıkıp "uyumsuz" ya da "deli galiba" numarası yapıyor. mesela sarı sarı bi sendikaları var: memur-sen. yıllık zam oranları konusunda hükümetle çok güzel çekişiyorlar. önce ilk altı ay %8, ikinci altı ay %8 zam teklifi sunuyorlar. sonra da %4 ya da %3'te el sıkışıyorlar. greve gidecek halleri yok ya, 657 kızar sonra.
 
onun da önlemini bulmuşlar, aralarından bazıları çıkıp "uyumsuz" ya da "deli galiba" numarası yapıyor. mesela sarı sarı bi sendikaları var: memur-sen. yıllık zam oranları konusunda hükümetle çok güzel çekişiyorlar. önce ilk altı ay %8, ikinci altı ay %8 zam teklifi sunuyorlar. sonra da %4 ya da %3'te el sıkışıyorlar. greve gidecek halleri yok ya, 657 kızar sonra.


Bahsettiğim gerçekten uyumsuz olanlar, uyumsuz olanları fişlemek için uyumsuzmus gıbı davrananlar değil.
Bunu bilirsin özel sektörde dahi hakkını catır catır savunan ve kendini ya da başka birinin hakkını yedirmeyen insanlar vardır onlar dıgerlerının gozunde uyumsuzdur.
 
ben şöyle bakıyorum mevzuya, bana göre işini layıkıyla yapan herkes emekçi. artık o eski memurlar da yok, eski memur zihniyeti de. çünkü artık memur olmak kolay değil, önünüzde dağ gibi bir kpss duruyor. dolayısıyla şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki, genç memurlar oldukları yerin kıymetini çok çok iyi biliyorlar. elbette, istisnaları bir kenara koyuyorum. ama ben böyle gözlemliyorum, samimiyetle yeni memurların solitaire oynamadığını söyleyebilirim dkads

evet, şeyde bir değişiklik yok, ne uzuyor ne kısalıyorsunuz ama unvan değiştirebilir, uzmanlığa geçebilir, müdürlük-şeflik sınavlarına hazırlanabilirsiniz. standartta olup olacağınız budur sanırım.
gelelim, amir -memur olayına. memuriyet, amire itaat istiyor, evet. ama özel sektörde, bu durum bence daha fecaat. yani, özel sektör, personelini çok daha fazla zorluyor. sonuç olarak, amir ya da patron, size emir veren biri var. ha, itiraz edecekseniz, işçi, özel ya da memur sonuçlarına katlanırsınız.
olayı anlatmayacağım ama böyle bir durum başıma geldi, önce birimden gitmek zorunda bırakıldım sonra sürülme tehlikesiyle karşı karşıya geldim. aha aklıma geldi sinir oldum bi sn.
bir şekilde döndüm sehpadan. sajkd
sonuç olarak, her kadronun zorluğu var arkadaşlar. ben üç kuruşa ev geçindirmeye çalışıp alnının teriyle, özveriyle elinden geldiğince çalışan herkesi emekçi görüyorum. naçizane, basit bir çalışan olarak görüşüm budur.
 
Bahsettiğim gerçekten uyumsuz olanlar, uyumsuz olanları fişlemek için uyumsuzmus gıbı davrananlar değil.
Bunu bilirsin özel sektörde dahi hakkını catır catır savunan ve kendini ya da başka birinin hakkını yedirmeyen insanlar vardır onlar dıgerlerının gozunde uyumsuzdur.

sürgün tayfayı diyorsun; onları ayrı tutuyorum zaten. benim valideyle peder de o şanslı güruhtandı. diyar diyar anadolu. sonunda devlet gözümün önünde dursunlar bari deyince, ankara'da karar kılmışlar herhalde.
 
sürgün tayfayı diyorsun; onları ayrı tutuyorum zaten. benim valideyle peder de o şanslı güruhtandı. diyar diyar anadolu. sonunda devlet gözümün önünde dursunlar bari deyince, ankara'da karar kılmışlar herhalde.

evet memurıyette hiyerarşiye karşı gelmek biraz daha zor gibi eninde sonunda yolun sürgüne çıkıyor.
Bir sure sonra da yoruluyor ve durulmaya başlıyorsun.
Ailen için hayırlısı nedir bilmiyorum ama uyumsuzluklarını destekliyorum.
 
evet memurıyette hiyerarşiye karşı gelmek biraz daha zor gibi eninde sonunda yolun sürgüne çıkıyor.
Bir sure sonra da yoruluyor ve durulmaya başlıyorsun.
Ailen için hayırlısı nedir bilmiyorum ama uyumsuzluklarını destekliyorum.

benimkiler durulmadı ya, semt bazında sürgün yemeye devam ettiler. babam petrol ofisinden tut da hazine ve dış ticaret müsteşarlığına dolandı, durdu. 2007'de nöbete gideceği bir akşam kalp krizinden vefat etti.

annem de dışkapı kreşinden, dr. sami ulus kreşine vs. gezdi durdu. çocuklardan sürekli grip kaptığı için üst solunum yolu enfeksiyon ilerlerdi ve sol kulağı %90 hasar aldı. duymuyor. emekli oldu, aydın'a yerleşti.

vücut yoruluyor tabi. bizimkilerin meselesi de öyle başkaldırı sayılmaz aslında ya. devletin kadro vermek istemediği ve taşeron firmalarla çözmek istediği durumlarda, devlet kurumlarına entegre edilen işçilere, memurların kötü davranışlarından çıkıyormuş genelde mevzu. sessiz kalmayı becerememişler.

denildiği gibi bugün sadece zorlu "kpss" süreci ile alım yapan "seçkinler" yapısına girmek kolay olmadığı için vatandaşı, işçiyi hor gören bu bakışı yadsımamak gerek sanırım.
 
benimkiler durulmadı ya, semt bazında sürgün yemeye devam ettiler. babam petrol ofisinden tut da hazine ve dış ticaret müsteşarlığına dolandı, durdu. 2007'de nöbete gideceği bir akşam kalp krizinden vefat etti.

annem de dışkapı kreşinden, dr. sami ulus kreşine vs. gezdi durdu. çocuklardan sürekli grip kaptığı için üst solunum yolu enfeksiyon ilerlerdi ve sol kulağı %90 hasar aldı. duymuyor. emekli oldu, aydın'a yerleşti.

vücut yoruluyor tabi. bizimkilerin meselesi de öyle başkaldırı sayılmaz aslında ya. devletin kadro vermek istemediği ve taşeron firmalarla çözmek istediği durumlarda, devlet kurumlarına entegre edilen işçilere, memurların kötü davranışlarından çıkıyormuş genelde mevzu.

denildiği gibi bugün sadece zorlu "kpss" süreci ile alım yapan "seçkinler" yapısına girmek kolay olmadığı için vatandaşı, işçiyi hor gören bu bakışı yadsımamak gerek sanırım.

demek istediğim eskiye göre memuriyet zihniyetinin ve memur kimliğinin düzelmeye gittiği, olumluya evrilmesiydi. vatandaşı hor gören zihniyetten elbetten tiksiniyorum, ben bunun kadroyla ilgili olduğunu düşünmedim hiç ama.
okuduklarımdan dolayı da çok üzgünüm eugene. allah, anneciğinize güzel bir ömür nasip etsin.
 
Çalınan kpss aman zorlu kpss süreci önemli bir konu.
 
benimkiler durulmadı ya, semt bazında sürgün yemeye devam ettiler. babam petrol ofisinden tut da hazine ve dış ticaret müsteşarlığına dolandı, durdu. 2007'de nöbete gideceği bir akşam kalp krizinden vefat etti.

annem de dışkapı kreşinden, dr. sami ulus kreşine vs. gezdi durdu. çocuklardan sürekli grip kaptığı için üst solunum yolu enfeksiyon ilerlerdi ve sol kulağı %90 hasar aldı. duymuyor. emekli oldu, aydın'a yerleşti.

vücut yoruluyor tabi. bizimkilerin meselesi de öyle başkaldırı sayılmaz aslında ya. devletin kadro vermek istemediği ve taşeron firmalarla çözmek istediği durumlarda, devlet kurumlarına entegre edilen işçilere, memurların kötü davranışlarından çıkıyormuş genelde mevzu. sessiz kalmayı becerememişler.

denildiği gibi bugün sadece zorlu "kpss" süreci ile alım yapan "seçkinler" yapısına girmek kolay olmadığı için vatandaşı, işçiyi hor gören bu bakışı yadsımamak gerek sanırım.


Baban için başın sağ olsun dileklerimi bırakıyorum.Annen içinde geçmiş olsun dileklerimle ellerinden öpüyorum.
İnsan belli bir yerden sonra duruluyor ne yazık kı, ya savaşacak gücü kendinde bulamıyorsun ya sisteme ayak uydurup onlardan biri oluyorsun ya da sistemi tamemen dışlayıp o sistemin çarklıları dışına itilip özel sektörde kayboluyorsun ya da işte annen baban gibi sistemi düzeltmeye ya da değiştirmeye çalışırken sağlığından oluyorsun.Ne yazık ki sistem bir şekilde hep kazanıyor tersi durum hiç gerçekleşmiyor ya da dile getirilmiyor.

Annenlerin durumu da bir nevi baş kaldırı sayılır aslında, kendinden başkasına yapılan kötülüğe ses çıkarmakta başkaldırıdır.
 
Geri