Dedenin ölmesi

  • Kullanıcı Ocean
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Forumsal Sözlük
🕒 Konu sahibi 1 saat önce aktifti
tam 11 sene oluyor bugün öleli. en son rakı sofrasına oturduğumuz anı hatırlıyorum kadehlerimizi kaldırdık ve şerefe deyip tokuşturduk. ben bir duble içtim, 25 yıl yaşlandım. dedem bir duble içti, 25 yıl gençleşti . kendimizi 50 yaşında uzun zamandır görüşmeyen iki eski dost gibi yıldızlara bakarak konuşurken bulmuştuk. hayat benim önüme serilmişti, dedemin ise arkasında bıraktığı engebeli yoldu. aynı anda aynı noktada olmak için dedem 75 senedir yeryüzündeydi, ben ise tüm çömezliğimle daha çeyrek asırımı yeni devirmiştim. zaten dört beş senede bir ancak görebiliyorduk birbirimizi. o balkanlarda ağaçların, engebeli dağların, yeşil diyarın, rengarenk çiçeklerin içinde yaşayıp hayatın tadını çıkartırken, ben ise şehrin keşmekeşliğinde boğuluyordum. pek az görebildik birbirimizi ama ata işte. insan ne kadar az da görse, ne kadar az da zaman geçirse duygusal yakınlık hissediyor, aynı kan, aynı genleri taşıyorsun. o var olduğu için varsın sende. eğer öteki taraf diye bir yer varsa, umarım orada mutlusundur. sevdiklerinizin kıymetini hayatta iken bilin, öldükten sonra bilsen de fayda etmiyor.

not: dedesini ömrü hayatında sadece 6 defa görebilmiş adam.
 
demek ki sende iz bırakmış duygulanmışsın. ben de dedemi çok severdim de nasıl desem ki şimdi. 84 yaşında ananem vefat edince 1 senesi dolmadan ben yalnızım, evlenmek istiyorum diye annemlere söylenmeye başladığı ve annemlerin de 90 yaşında ne yalnızlığı diye tepesine çıktıklarını hatırlıyorum..zaten çok geçmedi o da vefat etti.. hepsi ışıklar içinde uyusunlar..
 
anneannemle de dedemle de çok flu bütün anılarım. çocukken bütün yazlarımız edirne'de geçtiği için babaannem ve dedemle anım çok. babaannem ile ne kadar anlaşamıyorsam, dedemle bir o kadar anlaşırdım. çok severdim, hayvanseverliğimi bana o aşıladı, diyebilirim. çocukluğumun en güzel dönemleri onun yanındayken geçti. ne yazık ki, sigara ve alkolden ayak parmakları kesilmişti. uzun bir süre istanbul'da yanımızda kaldı. hiç unutmam, ortaokula gidiyorum o zamanlar; son fenalaştığında az bir zamanının kaldığını, evine, memleketine götürün, orada vefat etsin demiş doktorlar. babam vakit kaybetmek istememiş, ambulansla edirne'ye götürmüş. okuldan eve dönüp, yatağının boş olduğunu ve edirne'ye gönderdiklerini duyunca, o zamana kadar hiç üzülmediğim kadar üzülmüş, hiç ağladığım kadar ağlamıştım. annemin canını yemiştim, beni neden beklemediniz diye. zaten çok kısa bir süre sonra vefat etti.

yazdıklarımı okurken, hikayede bahsi geçenlerin bu dünyadan göçmüş olduğu gerçeğiyle yüzleşmem beni biraz sarstı. mekanınız cennet olsun, aşklarım.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
dedemler nenemler ben dogmadan vefat etmis
babam cocuken vefat etti
abim bobrek hastasiydi her an vefat edebilir diye yasadik 20 yasimda da abim vefat etti
abimden sonra da annem kanser oldu vefat etti
olume cok alisigim
keske biraz daha yasasalardi gorseydim doysaydim
ama ne bilim cok dusunsem de duygulanamiyom
ilginc
insan dogar olur
sadece bana biraz erken geldi o kadar


Allah herkesin gecmislerine rahmet eylesin
 
Mekanı cennet olsun oşi
Sen yine 6 defa görmüşsün. Ben bir kez bile görmedim. Babaannem de öyle. Bir tek anneannemi görebildim.
 
Mekanı cennet olsun oşi
Sen yine 6 defa görmüşsün. Ben bir kez bile görmedim. Babaannem de öyle. Bir tek anneannemi görebildim.

hiç görmeden ölmeleri, biraz zaman geçirip tanıdıktan veya alıştıktan sonra ölmelerinden iyidir. zaten hiç tanımadığın için insanı sarsmıyor, üzmüyor. zaten yukarıdaki satırları da alkollüyken yazmışım ayıkken yazmam böyle şeyler.
 
hiç görmeden ölmeleri, biraz zaman geçirip tanıdıktan veya alıştıktan sonra ölmelerinden iyidir. zaten hiç tanımadığın için insanı sarsmıyor, üzmüyor. zaten yukarıdaki satırları da alkollüyken yazmışım ayıkken yazmam böyle şeyler.
Sen alkollüyken eski sevgili de arıyorsundur…
 
ikisiyle de çok zaman geçirdim.
çok güzel anılarım vardı, ikisi de gençliğinde kabadayılık yapmış külhanbeyi adamlardı.
buna rağmen dedelik zamanları çok güzel insanlardı.
babamın babasına nispeten diğer dedem daha çok gördüğümdü, ilk ölen de o olunca haliyle en çok üzüldüğüm zamandı.
sonra yavaş yavaş alıştım.
yine de özlediğim zamanlar oluyor.
 
Ne bileyim kaç tane var. Hayırlısı… sklks

benim gibi kazanova adama kaç tane vardı diye sorulur mu ? ahahah bilmiyorum da 20-30 yaşları arasında baya hızlıydım, daldan dala atlıyordum. artık 36 oldum. eklem ağrılarım başladı ya.
 
Dedelerimin ikisi de guzel adamlardi, dunyayi yesertip goç ettiler. Gittikleri her ulke her sehir ve köyde agaclari var. Allah rahmet eylesin cennetiyle mukafatlandirsin insallah.
 
babaannemin ani ölümünden sonra, 75 yıllık hayat arkadaşının yokluğunu yok sayarak, sanki onu hiç tanımamış gibi 7 ay direndi büyükbabam. kendisine dede dedirtmezdi bu arada, ben büyükbabayım derdi, onun için o büyükbabamızdır hepimiz için. birçok hastalığı olmasına rağmen çok dirençliydi ama neredeyse gözünü açtığından beri hayatında olan kadını çok ani bir şekilde kaybetmesi onu gözlerimizin önünde bitirdi. tutunacak hiçbir şeyi kalmamış gibi kendini deliliğe vurdu da diyebiliriz zaman zaman. onların 92 yaşlarında bile el ele, kol kola olmaları ve ağızlarından dökülen sevgi sözcükleri beni hep çok etkiliyordu. kendi dizleri tutmazken, sırf babaannem yürüyebilsin diye koluna girip karşıyaka sahilini pıtı pıtı dolanmaları çok duygusal geliyordu. bunları yapamayacak olmanın gerçekliğiyle yüzleşince de 7 ay sonra hayata gözlerini yumdu büyükbabam. 1 aya yakın hastanede kaldı, hepimizle vedalaştı ve enteresandır ki hepimizi görene kadar da direndi. ömrü de direnmekle, doğruları diretmekle geçmişti zaten şaşırmadım bu inadına. yattıkları yer incitmesin. duygulandım.
 
Rahmetli Rafet dedemle ilgili galerimde hiç fotoğrafım yokmuş...
Rafet dedem, öz dedem değildir de, özden öz olmuştur bana.

Rafet Artan...
Rafet dedemle benim Durmuş dedem, akrabalar, deyzoğlu,

Neyse hikaye çok da,
dedem artık hastahaneye düştüydü, görür görmez çıkıp hüngür hüngür ağlamıştım, tekrar toparlanıp girdimdi,

para verdirdi o haliyle, 20 lira, hiç unutmuyorum,
okusun dedi, eliyle işaret etti bana,

Okumadım, adam da olamadım, böyle ibne gibi top gibi bir şey oldum.

Sonra haber geldi bir akşam. Abim evden fırladı gitti. Anladım.
Aşağı indim. Tek sigara aldım büssürü, hepsini arka arkaya yaktım, ağladım, bir apartman duvarının üstünde.

Yıllar boyu ağladım dedeme. Rafet dedeme.
 
80'ler de bir cok dava ile yargilanmis,en sonunda Ankara'nin Hidirlikliktepe'sinde bir camiiye imam olarak atanmisti benim dedem.Ankara kalesine bakan mustakil bir evi vardi.Yaz tatillerini genel de orada gecirirdim.Arapca,farsca ve Fransizca'yi iyi konusurdu.Vefat etmeden bir kac yil once,gozlerinin gorme yetisini tamamen yitirdi.Cok tefsir okurdu,bir tefsir okurken ayni an da,4 kitap actigimiz ve farkli mutefekkirlerin,ayni konular hakkindaki dusuncelerini mukayese ederdi.

Konuyu gorunce kendimi Hidirliktepe'deki evin balkonun da hayal ettim.Cumle buyuklerimizin ruhu sad olsun.
 
Canım dedem seni rahmet ve Özlem’le anıyorum
Arkanda bize bıraktığın o şerefli ismi onur ve gururla taşıyorum iyiki dedemsin
Nur içinde yat
 
Ölümün ne olduğunu anlamayacak yaşta çocuklar için zor bir süreç olacaktır.
 
Dede anısı bende hiç yok gibi gibi. Anneannemi bile zar zor hatırlıyorum. Hepsi daha ben çok küçükken göçmüş.
 
Geri