-
- Katılım
- Mart 27, 2013
-
- Mesajlar
- 16,652
-
- Tepkime puanı
- 18,170
-
- Puanları
- 354
-
- Konum
- Asgard

Ot gibi yaşamak istemeyip biraz gündemi takip edeyim diyen hemen hemen herkes için ızdırap dolu bir kaç günü daha geride bıraktık. Bu haftanın en çok tartışılan konulardan biri de tıp fakültesi öğrencisi bir gencin dinsel baskılara daha fazla dayanamayıp intihar yolunu seçmesi oldu. Bu intihar bir yandan cemaatlerin varlığının sorgulanmasını da ateşlemiş oldu.
Cemaat-tarikat yapılanmaları anayasal olarak suç olduğu için dernek-vakıf adı altında örgütlenmelerini sürdürüyorlar.
1980’lerden günümüze dek iktidar ve iktidar olmak isteyen partiler için oy deposu olarak görülen ve “düzenin devamlılığı” için işlevsel olan bu yapılanmalar devletin en önemli kurumlarını bile yönetti ve belki de yönetmeye devam ediyor. Cinsel istismar, tecavüz, bir kereden bir şey olmazlarla anılan tarikatlar özellikle AKP döneminde olağanüstü palazlanmış ve genelde yoksul emekçi çocuklarını kıskacına alıyor.
Çok uzatmadan haftanın tartışma konusunu soralım;
Cemaatler-tarikatlar olmalı mıdır? Meşru mudur? Ne işe yarar bunlar?
Moderatör tarafında düzenlendi: