Günlük Can Kırıkları

🕒 Konu sahibi 2 saat önce aktifti
Bazen Sadece Seversin Ötesini Berisini Düşünmeden..
Öyle Tüm Aşklar İmkansız Olacak Değil Ya?
Kimi Zaman Sevdiğin İnsan da Seni Sever Ama Hayat Bazen Öyle Acımasızdır Ki Sevdiğin İnsanı Ne Hayatına Sokabilirsin Ne de Hayatından Tamamen Çıkarabilirsin.
İlla Adını Koymak Gerekmez Bazı Şeylerin Çünkü Sevgili Olmak Sadece Bir Sıfattır Ve Sıfatlar Arkasında Bir İsim Olmadığında Anlamsızdır.
O Olduğunda Sanki Yaşabileceğin En Güzel An O Anmış Gibi Hissedersin.
O Olmadığında ise Zaman Durmuş Gibi Tüm Bunlara Rağmen Sen Sevmeye Devam Edersin Çünkü Bazen Sadece Seversin​
 
Bu saatten sonra ağlasam ben
Kaç gözyaşı dökmem gerekir çocukluğumu geri getirmeye
Pamuk şekerleri uçurtmaları
İlk siyah rugan ayakkabılarımı
Bayramlarda bile giymeye kıyamadığım hani..
Annemi,babamı
Kaç gözyaşı geri getirebilir kaç?
Artık ne zaman bir arada olabiliriz
O güzel pazar kahvaltılarında
Bu saatten sonra ağlasam ben
Kaç gözyaşı dökmem gerekir?
Mezarına toprak attığım artık yaşamayan canlarımı geri getirmeye
Hayallerimi,umutlarımı
Kaç gözyaşı?
Sevdiğim adamı,aşkımı geri getirmek için daha kaç
Ne kadar
Gözyaşı dökmem gerek benim?
Bu kadar kayıptan sonra parça parça eksilen beni
Yeniden tamamlayabilmek için
Kaç gözyaşı?​
 
10501736_798317113594890_6029857192975705291_n.jpg
 
Kaybedişler bilirim.
Ne varsa içinde mutluluğa dair,
Ne varsa büyüttüğün umuda dair,
Gitmelerini izlersin.
Ellerini kanata kanata,
Avuçlarından kayıp yok olmalarını seyredersin,
Çaresizce…
Yalnızlıklar bilirim.
Okyanusta ağda bir balık,
Gökyüzünde kafeste tek bir kuş misali,
Her şey geniş olduğu kadar dar gelir sol yanına.
Hasretler bilirim.
Cenneti özler gibi,
Özler gibi Yakup misali Yusuf’u.
Kör oluşlar bilirim,
Gök kuşağını koysalar karşına,
Bütün renkler siyah gelir sana,
Sen zerre mum ışığına hasret.
Gitmeler bilirim.
Sağ bırakmadan sol yanında yaşayan ne varsa,
Arkana dönmeden,
Düşünmeden hiçbir şeyi,
Umursamadan ölenleri.
Gitmeler bilirim,
Bin kere ölerek yaşatmak için bir kişiyi.
Çaresizlikler bilirim.
Kanadın olur uçamazsın,
Cennetin olur varamazsın,
Yaralarına merhemlerin olur süremezsin.
Çaresizsin,
Açmak için İlkbaharı beklesen de,
Bir kez teslim olmuşsundur Sonbahara.
Şubat soğuğu değmiştir bir kez sol yanına.​
 
Bir kadın seni seviyorsa, fotoğrafını görmediği gün olmaz sen yoksan. Kokuna doyamayacağını bile bile, o fotoğrafta illa ki öpmüştür seni..
Sana zarar vermez, en büyük zararı kendinedir.. umutsuzluktan bile umut yaratır..
Bir kadın seni seviyorsa tartışır, niyeti kavga çıkarmak değildir, ne kadar ileri gidebileceğini ölçer. Oysa ki sımsıkı sarılmanı bekler.
Bir kadın seni seviyorsa üç beş kilo fazla ya da eksiğine bakmaz, yemek yediğin anı da seviyordur…tatlını da…seviyordur her halini..
Bir kadın seni seviyorsa kalp atışına dayanamaz, beste bile çıkarir.. kokun var diye bluzunu yıkamaz koyar kenara, gider gelir koklar onu..
Yerine kimseyi koyamaz.. sana zaten hayrandır.. hoşlanmadığı huyları seninle sever, seni sende sever. Uzakta da olsan yine sever. Ayda bir iki değil, her gün rüyasında görmek ister..
Bir kadın seni seviyorsa çocuk gibidir… yaş aldığında olgunlaştığına inanır, ama içindeki çocuğu da asla öldürmez.
Bir kadın seni seviyorsa senin gibi bebeği olsun da ister.. babalığı en çok sana yakıştırır.. seninle uyanmak ister.
Bir kadın seni seviyorsa; tuzsuz yumurtayı tuzlu, şekersiz çayı şekerliymiş gibi içer.
Bir kadın seni seviyorsa senin ondan vazgeçemediğini görmek ister.. Sevilmediğini hissettiği an gitmek ister, ama kolay kolay yapamaz.. emin olmayı bekler.
Bir kadın seni seviyorsa, her şeyi göze alır, ama onu görmezden geldiğini asla.. senden nefret etmek için kalbini kırmana bile izin verir..
Bir kadın seni seviyorsa, bittiği an yemin eder bir daha asla sana dokunmayacağına.. ve bir gün der.. ya bir gün…
Bir kadın seni seviyorsa, kendini önemli biri sanma; önemli olan kadının yaşadığı duygu yoğunluğudur. Sende ortaya çıkmıştır, sen de onu sevdiysen o zaman şanslı hisset kendini..
Bir kadın seni sevdiyse yollarınız ayrı olsa da, tek duası “iyi ki seni sevmişim” dir.
Yeter ki gerçekten sev onu,
Bunu hisseden kadın, bire bin verir..


[YOUTUBE]0KJ60uJZ3-Q[/YOUTUBE]
 
"Bu sana son mektubum. Biliyorum, daha önce de hiç mektup yazmadım. Zaten mektup yazmayı da beceremem ben. Sadece giriş cümlesi afilli olsun diye böyle başladım. Yaşarken olmasa bile yazarken olsun seni etkilemek istedim. Aslına bakarsan ne yazacağımı da çok bilmiyorum. Ama böyle zamanlarda birkaç kanatlı cümle kurmak istiyor insan. Uçup omzuna konsun diye. Kulağına fısıldasın diye. Biliyor musun senden sonra hiçbir şey değişmedi. Bizim gibi insanların hayatları ne kadar değişebilir ki zaten? Bazen ne istiyorsun diye soruyorlar. Yıldızsız bir gece olmak istiyorum. Zifiri bir gece. Çünkü karanlık sadece gece olunca anlamlı oluyor. Kendi içinde kaybolmak gibi birşey bu. Kendi tenine içerden dokunmak gibi. Biz böyle yaşamaya alıştık. İnsanlarla aramıza hep kendi bedenimizi koyduk. Bu yüzden yaralarımız hiç kapanmadı tenimizde. İnsanlar iz bırakmak istiyor. Herkes kendi sıradanlığında daha farklı olmak istiyor. Biraz daha nefes almak istiyor. Tırnakları uzun olanlar, gökyüzünü yırtmaya çalışıyor. Birileri daha güneşli bir sabaha uyansın diye, birileri gecenin ayazında donuyor. Bir şair penceresinden çıkıp, aşık olmak aptallıktır diye bağırıyor. Kısa hayatımızda uzun cümleler kurmak ne garip. Bir insanın yokluğuna alışmak ne garip. Unutmak için sevmek ne garip. Kafanı ağrıttıysam kusura bakma. Zaten bu mektubu da sana yollamayacağım. Şimdi çıkıyorum, son mektubum için birkaç bira ve sigara almalıyım. Hoşçakal süresiz yalnızlığım..."

[YOUTUBE]hluVrTixQwI[/YOUTUBE]​
 
Bir adamın önce; sesinde huzur, bakışlarında sıcaklık ve ellerinde şefkati arayın. Mükemmel olsun demiyorum, ama sevgiden önce onda mutlaka biraz da saygı arayın. Yanınıza yakıştığı kadar yakışsın yarınlarınıza. Yani kişiliğinde de şüphe götürmez bir güven arayın. Sizi kaybetmekten korktuğu kadar korksun sizi incitmekten. Ve gücünü sadece sizi korumak için kullansın. O'na uzaktan her baktığınızda, yaralarınızı değil, yüreğinizde sevildiğinizi hissedin. Ve üstünüzden yıllar geçse bile; ‘İyi ki seni seçmişim, iyi ki seni sevmişim be adam!’ deyin.”
Kısaca; ADAM gibi adamları sevin.. Nerde hani diye sormayın.. Belki de adam saydıklarınız uğruna kapattığınız kapıların hemen ardındadır, hadi bir bakın;)​
 
Hayat bize mutlu olma şansı vermedi sevgili,
biz kendimizden başka herkesin üzüntüsünü üzüntümüz acısını acımız yaptık çünkü.
Dünyanın öbür ucunda hiç tanımadığımız bir insanın göz yaşı bile içimizi parçaladı.
Kedilere ağladık, kuşların yasını tuttuk...
Yüreğimizin zayıflığı kimi zaman hayat karşısında bizi zayıf yaptı. Aslında ne güzel şeydir insanın insana yanması sevgili...
Ne güzeldir bilmediğin birinin derdine üzülebilmek ve çare aramak. Ben bütün hayatımda hep üzüldüm, hep yandım.
Yaşamak ne güzeldir be sevgili...
Sevinerek, severek, sevilerek, düşünerek...
Ve o vaz geçilmez sancılarını duyarak hayatın...
Yılmaz Güney
 
Sürekli gelen “Neden böylesin?” sorusunun en güzel cevabı, görmemen gereken şeyler gördüm, yaşamamam gereken şeyler yaşadım, duymamam gereken şeyler duydum, bilmemem gereken şeyler bildim, hakettiğimden eksik yaşadım.. Haliyle değiştim ve böylesi hiçbir şeyi hissetmeyen biri oldum..​
 
Bu Hayatın Yalanlarını yaşamak
Gerçeklerini Kabullenmekten Çok Daha Kolaydı Oysa …
 
Dünyayı güzellik kurtaracak” demiş üstad ve “Bir insanı sevmekle başlayacak her şey”…
Benim hikayem de böyle başlıyor, seni sevmekle…
Ben seni sevmekle kendime dünyanın en güzel hediyesini verdim sevgili.
Ben seni sevmekle her şeye yeniden başladım, kendimle yeniden tanıştım…
Sen bana dünyanın en güzel hediyesini verdin çünkü;
umudu… Senin içinde taşıdığın sevginin ne kadar da değerli olduğunu ve mutlu olabilmem için sadece beni sevdiğini düşünmemin bile yettiğini…
Evet, bizler hayatta küçük şeylerle mutlu olabilen insanlardık hep ama yine de hiç unutmadık;
hayatta insanı mutlu edebilecek o küçük şeylerin aynı zamanda ne kadar zor kazanıldığını.
Seni sevmek o kadar kolay ki sevgili, seni sevmek öyle güzel ki…
Sen bana hayat gibi geldin, tüm dileklerimin kabulü gibi…
Bilmeni istedim ki, yeryüzündeki hiçbir varlığın gerçeğe dönüşmüş rüyası senin kadar muhteşem olamaz sevgili…
İyi ki varsın, iyi ki sevmişim seni..​
 
Ne fırtınalar koptu benim hayat dallarımda....
Hiç birinde vazgeçmedim umutlarımdan...
İçimde kıyametler kopsada...
Ben baharıyım yarınlarımın,
Çiçek açarım her kışın ardından..!​
Nazım Hikmet
 
Çok düşünmeyince,
Çok önemsemeyince ,
Kimseden bir şey beklemeyince,
Kimse için çok üzülmeyince,
Çok da değer vermemen gerektiğini öğrenince,
Üzenleri boş verebilince,
Ayakta kalıp her şeye rağmen gülünce,
Birde bebeklere 'ceee' yapıp onları güldürünce hayat çok güzel.
Deneyin!​
 
Ardında yetim bir şiir,
öksüz bir kent bırakır gidenler...
Mirasıdır kalanların ağlamak
Bir dize şiir daha gitsem, ağlamayacağım...​
 
Suskunluk yaranın kanamasıdır…
Suskunluk dününü öldürmenin yasıdır…
Suskunluk İnsanım diyenlerin sahteliğine
lâl kalınmasıdır​
 
Baba... hasrettir
Baba... İlk Aşk
Baba.. öfkedir, sevgidir, merhamettir
ama en önemlisi
Baba sırtını yasladığın dağdır
Baba güvendir
ve Baba HUZURdur...​
 
Bazen insanlarla aynı dilde konuşamayacağını fark edince,
Farklı dilde susmayı seçersin...​
 
Alışma bana, ne yapacağım belli olmaz..!
Bugün varım yarın birden yok olurum.
Dokunma bana, kapanmamış yaralarla doluyum.
Canımı acıtma, bir yarada sen açma..!
Sevme beni yoğun duygularımda kaybolursun tutuşursun.
İsteme beni, yasaklarla boğuşursun, engellerle doluyum.
Çözmeye çalışma sakın, seninle karışır iyice kördüğüm olurum..
Anlama beni, ben kendimi bilirim, ben böyle mutluyum..
Aşkı yaşatmamı isteme asla, ben aşka yıllardır inanmıyorum..
Güveniyorsan kendine, inandır aşkın varlığına..
Sonucunda öyle bir aşk yaşatırım ki..!
Vazgeçemezsin tutkun olurum.
Yıkabilirsen duvarlarımı, sakın bırakma beni.
Tüm tutkularım ve gücümün arkasında;
Hala minik bir çocuğum.
Büyütemezsen ; Kaybolurum...!
 
Geri