Günlük Can Kırıkları

🕒 Konu sahibi 2 saat önce aktifti
Ve yine gidiyor birileri...İçimde tarifsiz bir şeyler oluyor yine. Acı, korku, umut, hüzün, ağrı, sancı, garip, saçma hepsinden var birer parça. Bir sepetim olsun istiyorum koynumda. Her sevdiğimi içinde saklayayım. Yasemin koksun içi, dışı pamuktan yumuşacık. Öyle rahat etsin ki oraya giren, hiç çıkmak istemesin, kimse çıkaramasın sepetimden. Yüreğimi vereyim, ruhumu, sevgimin tamamını, özlemin en alasını, göz yaşının en berrağını, şarkıların en duygulusunu...
Sevmek için sebeplerimizin olmaması en aciz tarafımız bizim. İhtiyacımız olduğundan seviyoruz. Sepetimiz boş kalmasın diye... İçimde tarifsiz bir şeyler oluyor yine. Anlatamıyorum işte.. Anlatmaya çalıştıkça titriyor çenem, buz kesiyor ellerim. Ve gidiyor yine birileri.. Gitme.. Gitmesin.. Gitmeyin.
 
Anidir Her ÔLûm .. ZamansIzdIr .. HaksIzdIr Çoğu Zaman .. KabuLLenmek İStemez Geride KaLanLar .. Sanki Geri GeLecekmis Gibi UmutLa ßekLerLer ..
 
Çok kırmışlar seni kadın çok,
Sus etmişler gözlerini,
Yüreğini şu oturduğum yerden duyuyorum
Hiç etmişler seni kadın hiç,
Sevmelerin hiç etmişler senin kadın,...
Bundan mıdır ana avrat söver gibi bakışların....


 
bir süre sonra insanlar pek de umrunda olmuyor ..
kimseyi değiştirmeye çalışmıyorsun ..
kimin ne düşündüğünü ,
kimin ne yaptığını umursamıyorsun ..
yorulunca...

kendi kabuğuna çekilip , o küçük dünyanda
yalnız yaşamayı öğreniyorsun ..
anlık mutluluklar yaşayıp , derin hüzünleri
tek başına atlatmayı öğrendiğin vakit
kimseye de ihtiyacın olmuyor ..
Siz buna yalnızlık diyorsunuz ,
ben ise huzur ..
 
Bilirsin aslında gelmiyceğini , bilirsinde kabullenemezsin yinede bir umut işte. “Belki o da özlemiştir , belkide oda seviyordur hala” diyip durursun günlerce.Bir süre sonra belkilerin yerini keşkeler alır. “Keşke daha çok sevseydim” , “Keşke daha çok onunla olsaydım” , “Keşke gitme deseydim,diyebilseydim.” Babamm keşke
 
Bütün iyi niyetlerime küsesim var, onlar yüzünden değil mi bu kırgınlıklar. Ne yapıp edip unutulmalı tüm yaralar, "soğudukça" daha çok acıyor bu kırıklar!
Bir an önce toparlanıp devam etmeli yola, hala bir umut var içimde. Her şey güzel olur mu bilmiyorum ama pes etmek de yok asla.
Her şeyin güzel ya da yolunda olması da değil konu aslında, önüme kırmızı halı sermesi gibi bir problemim de yok hayatla, benim tüm problemim hemen inanıp kollarımı açabildiğim kadar çok değer ver...mek insanlara.
Sınır çizmek diye bir şey var mesela, koyabilseydim insanlarla arama, bahçenin bu tarafında da güller açardı galiba. Oysa ne kadar çok suistimal edip aldılar tüm iyi niyetlerimi ayaklar altına.
Canları sağ olsun, “kısmet çeken bir tavşan” kadar bile iyi “niyet” besleyemiyorlarsa bana ya da karşılarında ki insana, bir tavşan olamamış insanlar içinde, öğrendim üzülmek boşuna.​
 
12002851_1230210096996160_441278866278244041_n.jpg
 
Bizi hayatından çıkaranlar için bir ömür yas tutamayız.
Hayatın boyunca uğruna acı çekmeye değecek biri olsa gitmezdi zaten.
Çünkü senin ruhuna dokunamayan anlamaz acını, anlamak istemez.
Umrunda değilsindir çünkü. Umrunda olmadığın biriyse gözyaşına hiç değmez. Bir anda unutmak elbette mümkün değil, önemli olan bunu kabullenmek. Buna alışmak... Kim nerede mutluysa, huzurluysa orada olsun. Ölenle ölünür de gidenle gidilmez bazen...
Ne yapalım; canımız sağolsun...​
 
Yalnızca kalbim kırılsaydı zamanla geçerdi, unuturdum, her şey yoluna girerdi bir şekilde.
Ama benim güvenim de kırıldı...
Böyle olunca olmuyor işte... Hiç çıkmıyor aklımdan, geçmiyor... Hep yarım kalacak gibi hissediyor insan kendini, bir daha acıyacak ve hiç geçmeyecek gibi hissediyor...
Sadece kalbim kırılmış olsaydı keşke...
Ne zaman baksam yüzüne, ne zaman güvenmek istesem yeniden, ne zaman öpsen ya da sarılsan; yine gidecekmişsin gibi geliyor. ...
Ve inan bana, güven bir kere kırılınca hiçbir şey eskisi gibi olmuyor...​
 
Her inişin, bir yokuşu varmış, vesselam! Ya bitmiyorsa yokuşlar, derdim.. Hala bilmiyorum, bitip bitmediğini... Ama fısıldıyor bir ses kalbime, biter mutlak yokuşlar bir yerde.. Diğeri başlar öbürünün bittiği yerde.. Sen bak bakalım, diyor...Gerçekten yokuşları aşa aşa mı bitiremedin, yoksa 'o' yokuşu mu bitiremedin... Parklardaki kaydıraklara tersten tırmanmaya çalışıp da geri aşağıya vıııııjjjjjtttt diye kayıveren çocuklar gibisin.. Bir de daha söyleniyor içim durmadan ne z...aman 'oh bee! bitti!' diyeeceğim diye.... Yokuşları, yokuş bellemedim ki... Yokuşun adına bakmadım ki..Düşünmedim bile bu yokuş neden bana... Yokuş bana anlatıyordu kendini de ben kulağımı tıkayıp yokuşun sonunda göremediğim mutluluk ve feraha diktim gözlerimi.. Yüreğimi, beynimi hiç mi hiç hazırlamamıştım yokuşlara, zorluklara... Afallayıverdim...Karşıma çıkan zorluklara hep 'geçiiip gidecek' gözüyle baktım.. O yüzden geçip gitmedi işte...Bakıyorumda şöyle bir, şimdi tırnaklarımla çıktığım yokuşu, yıllar yıllar önce güle oynaya geçebilirmişim... Bilmezdim, diyemem artık... Bal gibi biliyordum ki, ŞU anda karşındaysa bu yokuş ŞU anda geçilmeli.. Geçemedin mi, kestirme yol aradın, düz yol aradın, olmadı gemiler yaktın, adaklar adadın.. Geçemedin mi.. Sonra bakma bana öyle diyor şimdi bana ruhum, geçecektin geçmedin... ŞİMDİ geç bakalım, nasıl geçeceksin! İKi haftadır, zorluk diyorum, zahmet diyorum.. Ardından rahmet diyorum, güzellik diyorum.. Bakmayın görür gibi olduklarıma.. Evet, zahmet rahmete perde, zorluk güzelliğe kapı.. Eminim.. Ama ben yokuşun başındayım hala...Duam, bir dahaki yazıda başka yokuşla burda olmaya.. Rahmet ve Güzellik umuduyla...Yine de zorlanarak, istemeyerek, geçiyorum yokuşumun başına... Bir nokta olasım var şimdi, hattatın kağıdında.... Sonra bir elif olasım var, o noktadan doğan... Hattatın baka baka içinin açıldığı bir hat yazısı olasım var, hattatı yaşama bağlayacak... Bir güzel he, ye ve çe lazım bana, onlar olamam ya... Döneyim onlarla, hattatın aradığı huzura varasıya dek, gerçekten bir 'elif' çizebilen bir hattat olana dek.... Olası olduklarım da kaçma isteği yokuştan! kaçamam artık.. Tutmayın beni.. Bekle beni zorlu yokuşum, aşmam gereken tümseklerim, atlamam gereken çukurlarım, yıkmam gereken engellerim.. Geliyorum inşallah, Haydi bismillah! Kusura bakmayın, yazdım yine... Ruhumu hafiften boşlukta sallayasım var! Çünkü, gözlerim gökte, uyumak istiyorum...
 
Yeni yeni anlıyorum yorulduğumu. Öyle eskisi kadar hevesli değilim bir çok şeye.
Bazen şöyle bir dönüp bakıyorum da kendime, başına kadar çekip yorganı, konuşmadan günlerce uyumak isteyen bir ben var şimdilerde.
Koşturmalar, yıkılmalar tekrar kalkıp "hadi bir dahalar!" Bir yerden sonra insan yoruluyor, hayat işte her zaman yoğurtlu semiz otu salatası kadar keyifli olmuyor.
Maskelerde ağır gelmeye başladı zaten, hele şu "güçlü görünmek" için olanı yok mu, büyük geliyor artık... taşıyamıyorum ben.​
 
Zaman geçsin diye bekle, zamanı gelsin diye bekle.
Anlatmak için bekle, anlaşılmak için bekle.
Bulmak için bekle, bulunmak için bekle, buluşmak için bekle.
Başlasın diye bekle, bitsin diye bekle.
Sabahı bekle, geceyi bekle, baharı bekle, yazı bekle, yarını bekle, yeni yılı bekle....
Daha iyisi için bekle, daha yenisini bekle.
Sabırdan bekle, çaresizlikten bekle, panikle bekle, vazgeçerken bekle.
Plan yap bekle, hayal kur bekle.
Değişsin diye bekle, dönüşsün diye bekle.
Bir bekle, iki bekle.
Hayat geçsin önünden geçip gitsin, sen bekle.....​
 
Saat kaç olursa olsun beni arayabilirsin, ancak açıp efendin olmam artık..
Mesaj atabilirsin, susma hakkımı kullanırım..
Eskisi kadar katı değilim..
Karşıma çıkabilirsin elbette..
Sanki daha evvel seninle bir gönül bağım olmamış gibi burnumun dikine yürürüm, sen üzülürsün.. ...
Ağlaya bilirsin, bunu benim senin yüzünden olan hayata küskünlüğüme sayarsın..
Ben halden falan anlamam artık, içebilirsin de..
İşte o zaman bana gelme..
İşkembe çorbasıyla gram alakam yok..
Yaralarımı saran insanlar lazım bana..
Bir yara daha açan değil..
Biz seninle olsak olsak, mahalleye rezil oluruz anca..
İyisi mi, sen otur, ağla, düşün, üzül, sigaranı yak..
Ben artık, 'uyursam geçer' cinstenim..
Hadi hoş'kal..​
 
Yola çıkarsın ve her adımda yollar daha da tenhalaşır.
Bazıları geçer gider ,
Bazıları da ardında kalır.
Ve bir zaman sonra önemsemezsin hiç bir şeyi ...
Çünkü çoğu kez kaybetmişsindir zaten ......
Hayat kısa,
Hayaller ağrısı,
Ve
İnsanlar nankördür ...​
 
Yeni yeni anlıyorum
yorulduğumu. .
Öyle eskisi kadar hevesli değilim
bir çok şeye.
Her şey acı dolu sanki....
Bazen şöyle bir dönüp
bakıyorum da kendime,
başına kadar çekip yorganı
konuşmadan günlerce uyumak
isteyen bir ben var şimdilerde.
Hatta hiç uyanamamak....
Neyse, geçecek..

12115914_773102552815287_2896402124514919414_n.jpg

 
Bazı kadınlar hep gülümser.
Gelirsin gülümser,
Seversin gülümser,
Öpersin gülümser,
Sarılırsın gülümser, ...
Saçlarını koklarsın sadece gülümser,
Gidersin gülümser,
Acı çeker yine de gülümser,
Gecenin soğuğunda ona armağan ettiğin şarkıyı dinler gülümser,
Gözlerinden yaşlar intihar etmez ama etrafa savurduğu tebessümlerin altında Ne büyük bir acının yattığını,
İçinde yaşadığı savaştan her geçen gün ne kadar çok yara aldığını,
Ve gülümserken aslında ''iyi değilim'' demek istediğini göremeyecek kadar körleşir ...
Buna sebep olduğumuzu anlamayacak kadar insanlıktan çıkarız...​
 
Kadını sevdim mi tam seveceksin arkadaş başka gönüller de seyre dalmayacaksın. Her zaman ona güvendiğini hissettireceksin. Senin için özel olduğu hissini ona yaşatacaksın Arkadaş. Bir kadının yaşanmışlıkları vardır hayatın üzerine sindirdiği mutsuzlukları hüzünleri ve acıları olduğunu bilip bunlara rağmen mutlu etmesini bileceksin. Bir kadın sadece mutlu olmak ister bunu bileceksin. Kadınını iyi anlayacak ve iyi dinleyeceksin ve asla susturmayacaksın. Zamanında onun çırpınışlarına kulak verip dırdır ettiğini sanıp duymamazlıktan gelmeyeceksin.


- Ve bir kadın susarsa korkacaksın çünkü kadınlar susarak gider bunu da iyi bileceksin ..
 
Adın geçti dün alakasız bir filmde.Sonra gözlerim filan doldu tam ağlayacaktım dedim ki dur ulan dur ne yapıyorsun o senin için gülmedi bile sen onun için ağlayacak mısın dedim kendi kendime.Sonra odama geçtim duvarlar üstüme üstüme geldi.Sanki böyle senin için ağlasam rahatlayacaklarmış gibi hissettim.Her neyse ağladım ağladım ağladım ama gelmedin.Uyudum... Sabah uyandım artık seni sevmeyeceğime dair sözler verdim kendime ee artık ne kadar tutabilirsem.Yine kendi kendime konuşmaya başladım acaba deliriyor muyum bu aralar yoksa seni çok mu özlüyorum ben de anlamış değilim kararsızım işte anlayacağın.Gerçi sen benim seni sevdiğimi bile anlamadın bunu nasıl anlayacaksın ki. Geçtim bütün olanlardan artık önemsemiyorum seni ve senden geriye kalanları.Tıraş oldum aylardan sonra çünkü sakallarımı severdin , dolaptaki çikolatalarında artık birşeye gereği yok attım onları da.Ha dur yastıklar... Onlarıda çöpe atıcam nası olsa artık sen yoksun kokuna da ihtiyacım yok.Yemeden içmeden de kesildim.Rahat mısın? Ben çok rahatım mutluyum falan , biliyor musun hergün ayrı bi kadınla içki içiyorum ama ne bileyim seninle rakı içerdim anlıyorum değerini.Aslında ne sen benim değerimi bildin ne de ben senin kısasa kısas sevdik birbirimizi canımızı acıta acıta.. Ahh yine çok konuştum ama yine sen duymuyorsun beni.Kulaklarının beni duymadığı gibi , gözlerinin beni görmediği gibi , kalbin de artık bana atmıyor.Aman bee sana söylemem gereken birşey var Seni Seviyorum ama artık seni istemiyorum çünkü seni sevdiğime değmez gibisin....

12219600_781325271993015_922079676966298894_n.jpg

 
Geri