ay biraz konusayim.
bir insanin "her sey" algisi, yalnizca kendi zihninin algilayip deneyimledikleriyle sinirli. yine de kisinin algi cercevesine henuz dahil olmamis olan "şey" hakikaten var midir? orasi baska ve muallak.
ama bunu bir fizik kumesinin disinda irdeleyince,
kendiligimiz disindaki her unsurla olan etkilesimimiz yalnizca bencilligimizi tatmin etmeye is goruyor. Ask, seks, nefret, sefkat, arayis, merhamet ve dunyayla kurdugumuz etkilesimden daha nicesi,
benlik tatmini icin aracsallasiyor.
tüm donem donem mystic sayilan, hayirla ser arasinda pusula gorevi gorulen ruyalar dahi,
bir erkegin bastirilmis ensest duygusunu semboller ve ucuk goruntuler arasinda yasatmasina mekan oluyor misal.
sorsak yalnizca azar var ruyada.
Kaygan, bas donduren mekanlar ruyalar
ve bizler gerceklik icerisinde nesnelerin tahakkumu altindayiz.
bu bi alisveris
ve bi cilve.
hmh, hep batudan bulasiyor bu antin fikirler bana. eski okulumdaki iki insanla ayni masayi paylastigim, cok keyifli bir geceydi benim icin.
su anda da cok silik bi bicimde kafam iyi.
anilar iyi veya kotu de olsalar, buruk tebessumle bahsediliyorlar
bi insan neden dtcf kantinine bilmeden girip,
turancı dayagi yemesine guler ki seneler sonra?
Cunku komik.
vay ibmeler.