imported_Sahra
Üye
-
- Katılım
- Nisan 9, 2013
-
- Mesajlar
- 879
-
- Tepkime puanı
- 0
-
- Puanları
- 266
-
- Yaş
- 34
BOŞANMADA YETKİLİ MAHKEME/ MADDİ-MANEVİ TAZMİNAT /TEDBİR VE YOKSULUK NAFAKASI ( 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 168.md
169.md
174/1-2 md.
175.md)
Av.Ünzile Küçüköner
BOŞANMADA YETKİLİ MAHKEME
743 sayılı Mülga Medeni Kanun Madde 136 ile boşanmada yetkili mahkeme “ Salahiyettar hakim davacının ikametgahı hakimidir.” Denilmekte ve Madde 19 -“ Bir kimsenin ikametgahı
yerleşmek niyetiyle oturduğu yerdir “ denilmekte ve Madde 21 -“ Kocanın ikametgahı karının …ikametgahı addolunur.” Denilmekte iken
4721 sayılı TMK ( Kabul Tarihi: 22/11/2001 Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi: 08/12/2001 Yürürlük Tarihi 1 Ocak 2002 ) Yetki başlıklı “Madde 168 - Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme
eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.” Denilmek suretiyle
Yine 19.maddede de “Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir.” Denilmek suretiyle
Boşanma davalarında
eşlere (özellikle de kadınlara) kendi yerleşim yerinde (SÜREKLİ KALMA NİYETİYLE OTURDUĞU YERDE ) dava açma imkanı sağlanmıştır.
Mülga Kanunun ikametgâhı düzenleyen 21. maddesinin “Kanunî ikametgâh” biçimindeki kenar başlığı
4721 sayılı Kanunun 21. maddesinde “Yasal yerleşim yeri” şeklinde değiştirilmiş; kadın-erkek eşitliğinin sağlanması amacıyla “Kocanın ikametgâhı karının..ikametgâhı addolunur” hükmü kaldırılmıştır.
Ayrıca 25.04.2006 tarihli 5490 sayılı NÜFUS HİZMETLERİ KANUNU 3.md. de “ Yerleşim yeri adresi: Sürekli kalma niyetiyle oturulan yeri
ifade eder. “ denilmek suretiyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanununa uygun düzenleme yapılmıştır.
Bu Konudaki Yargıtay Kararlarında;
3.HD Esas : 2003/001934 Karar: 2003/001704 Tarih: 25.02.2003 kararında “Somut olayda; davacı nüfusa kayıtlı olduğu İspir'de değil de
boşanma tarihinden sonra birlikte kaldığı babasının göç ederek yerleştiği Kemalpaşa'da işbu davayı açmıştır. Davalının kabul ettiği gibi davacının
Temmuz 2001 tarihinden itibaren Kemalpaşa'da babası evinde bulunduğu tartışmasız olduğuna ve 26.2.2002 tarihli tutanakta da
şahsın Kemalpaşa ilçesi M.Akif Ersoy mahallesi Dr.Ali Kahraman Caddesi 19 numaralı yerde babası ile birlikte kirada oturduğu belirlendiğine göre
bu yerde (geçici olarak bulunmadığı
gezme
ziyaret etme vb. amaçla bunca süre orada barınmasının hayatın olağan tecrübelerine uygun düşmediği gözetildiğinde) yerleşme niyetiyle oturduğunun kabulü gerekir. Böylece davacı kendi yerleşim yerinde yetkili ve görevli mahkemede dava açmıştır.” denilmektedir.
BOŞANMADA ÖNLEMLER /TEDBİR NAFAKASI/AİLE KONUTU /
4721 sayılı TMK geçici önlemler başlıklı “Madde 169 - Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim
davanın devamı süresince gerekli olan
özellikle eşlerin barınmasına
geçimine
eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri resen alır.” Denilmektedir.
Bu düzenleme ile
boşanma ve ayrılık davası açılınca
istek olmasa dahi
davaya bakan hakimin
eşlerin barınmasına
geçimine
malların yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin tüm önlemleri re’sen alması gerektiği belirtilmiştir.
Bu Konudaki Yargıtay Kararlarında;
2.HD Esas : 2002/004914 Karar: 2002/005626 Tarih: 29.04.2002 kararında “1-Boşanma davası açılmakla eşlerin ayrı yaşama ve nafaka isteme hakkı doğar.(M.K.m.162/2
137). Kaldı ki istek olmasa bile davanın devamı süresince gerekli tedbirlerin davaya bakan hakim tarafından kendiliğin den (resen) alınması zorunludur.(M.K.137). O halde dava tarihinden geçerli olmak üzere
kadın ve yanındaki çocuklar için uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken” denilmektedir.
2.HD Esas : 2002/006665 Karar: 2002/007412 Tarih: 03.06.2002 kararında “Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim
davanın devamı süresince
gerekli olan
özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1) geçimine
(TMK md.185/3) malların yönetimine (TMK. 223
242
244
262
263
264
267
215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.md.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır. O halde dava tarihinden geçerli olmak üzere
herhangi bir işi ve geliri olmayan kadın yararına Türk Medeni Kanununun 185/3
186/3 maddelerine uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken”“ denilmektedir .
2.HD 2003/13150 E.2003/14945 K.sayılı 05.11.2003 tarihli kararında “ Mülkiyeti davalıya ait
"..aile konutu.." olarak özgülendiği tartışmasız olan taşınmazın tapu kaydı üzerine
konutla ilgili gerekli şerhin verilebilmesi
konut üzerinde hak sahibi olmayan eşin talepte bulunması halinde mümkündür. Davacı
dilekçesinde "gerek talep ettiği tazminatın teminat altına alınması amacıyla gerekse dava sonuçlanıncaya kadar eş ve çocukların barınmalarının güvence altına alınması amacıyla
davalı adına kayıtlı meskenin tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasını" istemiştir. Davacının
tapu kütüğüne "aile konutu şerhi" verilmesi yönünde bir talebi olmadığı halde
istek aşılarak
mülkiyeti davalıya ait konut üzerine
"aile konutu" şerhi verilmesine karar oluşturulması yasaya aykırıdır.” Denilmektedir.
2.HD 2004/2086 E.
2004/2805 K.sayılı 08.03.2004 tarihli kararında “1-Önceki Medeni Kanunumuzdaki kocanın birliğin reisi olduğu
karısının ve çocuklarının iaşesinin ona ait olduğuna dair hüküm 4721 Sayılı yeni Medeni Kanunumuza alınmamıştır.
2-Boşanma davası açılınca hakimin davanın devamı süresince gerekli olan özellikle eşlerin barınmasına geçimine ilişkin önlemleri re´sen alacağını belirten 169. maddenin de somut olayda uygulama yeri yoktur. Çünkü; tarafların ikisinin de emekli olduğu
gelirlerinin birbirine yakın bulunduğu ayrıca davacının kirada oturduğu halde davalının kira vermeden oğluna ait evde oturduğu anlaşılmaktadır. O halde; tedbir nafakası isteğinin reddi gerekir.” Denilmektedir.
BOŞANMADA MADDİ-MANEVİ TAZMİNAT
4721 sayılı TMK Boşanmada tazminat ve nafaka / Maddi ve manevi tazminat başlıklı “ Madde 174 - “Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf
kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir.
Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf
kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.” Denilmektedir.
TMK 174 md. hükmü gereği
maddi tazminat talebinin kabulü için;1-zararının mevcut olması
2- talep eden şahsın kusursuz veya daha az kusurlu olması ve 3- tazminat istenen eşin kusurlu olması gerekmektedir.
Mülga MK “Madde 143 - Mevcut ve hatta muntazar bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kabahatsız karı veya kocanın
kabahatli olan taraftan münasip maddi bir tazminat talebine hakkı vardır.” Denilmekte iken
yeni düzenleme ile kusuru daha az bulunan eşe de maddi tazminat talep etme hakkı verilmiştir.
Türk Medeni Kanununun 174/1.maddesi hükümleri
bu konudaki Yargıtay İçtihatları ve her olayın kendi içerisindeki özelliği dikkate alınarak
boşanmaya sebebiyet veren olaylarda
maddi tazminat talep eden taraf
karşı taraftan daha ziyade kusurlu olmadığı durumda
mevcut ve beklenen menfaatleri boşanma yüzünden haleldar olduğunda (Kusursuz boşanan eş gelecekte
eşin desteğini ömür boyu yitirmiştir
gelecekte yoksun kaldığı bu desteği artık kendisi karşılayacaktır
bu kayıp talep eden eşin mevcut zararıdır
evlenme ile temin ettiği hayat seviyesinden yoksun kalacaktır
evliliğin devamı halinde sağlanması muhtemel yararlardan mahrum kalacaktır.)
talep eden taraf lehine
tarafların sosyal ve ekonomik durumları
kusurun ağırlığı
çalışma koşulları
maddi desteğin başka bir yolla karşılanmasının mümkün olup olmadığı
eğitim düzeyleri
kadının yaşı ve evlenme şansı
ortalama yaşam süresi ve hakkaniyet ilkesi gereği maddi tazminata hükmedilmelidir.
Bu Konudaki Yargıtay Kararlarında;
2.HD.1993/8938 E. 1993/9751 K.sayılı 22.10.1993 tarihli kararında “öncelikle belirtmek gerekir ki
istenilen maddi tazminat boşanmanın eki (fer-i) niteliğindedir. Yargılamanın her aşamasında yazılı yahut sözlü istenmesi imkan dahilindedir. Medeni Kanunun 143/1. maddesi
"mevcut ve hatta muntazar bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kabahatsiz karı veya kocanın kabahatli olan taraftan münasip bir maddi tazminat talebine hakkı vardır" kuralını getirmiştir. Görüldüğü gibi
maddi tazminatın hüküm altına alınabilmesi için öncelikle bu konuda bir isteğin bulunması
boşanma yüzünden mevcut ve hatta muntazar bir menfaatin haleldar olması ve istekte bulunanın boşanmada kabahatsiz olması gerekmektedir. Yasa koyucu muntazar menfaatin neler olduğunu göstermemiştir. Maddi tazminata esas alınabilecek ve boşanma yüzünden haleldar olduğu ileri sürülen menfaatler
toplumun genel yapısı
ülke şartları ve yaşam gerçekleri göz önüne alınmak suretiyle ve herhalde evlilik birliğinin devam ettiği dönemde normal koşullar altında bir eşin diğer eşten yapmasını bekleyebileceği ölçüde makul
ciddi ve sürekli olmalıdır. Maddi tazminat belirlenirken de haleldar olduğu ifade edilen menfaatlerin varlığının kanıtlanması yanında
kabahatsiz eşin eğitim düzeyi
yaşı itibariyle evlenme şansını kaybetme oranı ve ileri sürülen isteğin başka bir yolla karşılanmasının mümkün olup olmadığının değerlendirilmesi gerekeceği de kuşkusuzdur.” denilmektedir.
2.HD 10.12.1993 T.11319 E.12087 K. sayılı kararında “Evlenen kimseler birlikte aile birliğinin saadetini temin edecektir (MK. md. 151). Kadının münasip veçhile iaşesi birliğin reisi kocaya aittir (MK. md. 152). Görülüyor ki
kadın emeğini
gücünü aile birliğine tahsis ederken
geleceği için bir güvence yaratma endişesinde değildir. Çünkü
kocasının desteği geleceğini sağlayacaktır. Kusursuz boşanan eş gelecekteki kocanın desteğini kaybetmiştir. Desteğin kaybı ise kadına hakkaniyete uygun bir maddi tazminat isteme hakkı verir.” denilmektedir.
Yine yasa hükmü gereği
manevi tazminat talebinin kabulü için de ; 1- kişilik haklarına saldırı olması ve 2- manevi giderim istenen eşin kusurlu olması gerekmektedir.
Türk Medeni Kanununun 174/2.maddesi hükümleri
bu konudaki Yargıtay İçtihatları ve yine her olayın kendi özeliği dikkate alınarak
boşanmaya sebebiyet veren olaylar sonucu kişisel hakları
şahsi menfaatleri saldırıya uğrayan ve evlilik birliğinin sarsılmasında kusurlu bulunmayan eş lehine
tarafların sosyal ve ekonomik durumları
paranın alım gücü
tazminata esas olan fiillerin ağırlığı (ruh ve beden sağlığına zarar veren
şiddet içeren davranışlar
ağır hakaretler küfürler ve onur kırıcı davranışlar v.s.) ve hakkaniyet kuralı dikkate alınarak manevi tazminata hükmedilmelidir.
Bu Konudaki Yargıtay Kararlarında;
2.HD 2003/1741 E.2003/3637 K.sayılı 17.03.2003 tarihli kararında “ Boşanmaya neden olan olaylarda davacıyı döven
birlik görevlerini yerine getirmeyen davalı tamamen kusurludurr............
Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi
boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın
kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen *kadının ağır yada eşit kusurlu olmadığı
bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece
tarafların sosyal ve ekonomik durumları
tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. 4 BK. 42
43
44
49) dikkate alınarak * kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir.” denilmektedir.
BOŞANMADA YOKSULLUK NAFAKASI
4721 sayılı TMK Boşanmada tazminat ve nafaka/ Yoksulluk nafakası başlıklı “ Madde 175 - “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf
kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.
Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.” Denilmektedir.
TMK 175.md.hükmü gereği yoksulluk nafakası talebinin kabulü için 1- talep edilmesi
2-talep edenin boşanma yüzenden yoksulluğa düşeceğinin belirlenmesi
3- talep eden şahsın kusurunun daha ağır olmaması gerekmektedir. Madde düzenlemesi ve Yargıtay Kararları ile de eşit kusur halinde de nafakaya hükmedilmesi gerekeceği belrilenmiştir.
Bu Konudaki Yargıtay Kararlarında;
3.HD 2004/7524 E.
2004/7594 K.sayılı 05.07.2004 tarihli kararında “
Boşanmada eşit kusurlu eş de diğer şartlar varsa yoksulluk nafakası isteyebilir.”denilmektedir.
3.HD 2004/1930 E.
2004/2575 K.sayılı 23.03.2004 tarihli kararında ;” Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf
kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Yoksulluğun ortadan kalması halinde bağlanmış olan nafaka mahkeme kararıyla kaldırılabilir.”denilmektedir.
4721 sayılı TMK Boşanmada tazminat ve nafaka / Yetki başlıklı “ Madde 177 - Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında
nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.”denilmektedir.
4721 sayılı TMK Boşanmada tazminat ve nafaka/ Zamanaşımı başlıklı “ Madde 178 - Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları
boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. “ denilmektedir.
Av.Ünzile Küçüköner
BOŞANMADA YETKİLİ MAHKEME
743 sayılı Mülga Medeni Kanun Madde 136 ile boşanmada yetkili mahkeme “ Salahiyettar hakim davacının ikametgahı hakimidir.” Denilmekte ve Madde 19 -“ Bir kimsenin ikametgahı
4721 sayılı TMK ( Kabul Tarihi: 22/11/2001 Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi: 08/12/2001 Yürürlük Tarihi 1 Ocak 2002 ) Yetki başlıklı “Madde 168 - Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme
Yine 19.maddede de “Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir.” Denilmek suretiyle
Boşanma davalarında
Mülga Kanunun ikametgâhı düzenleyen 21. maddesinin “Kanunî ikametgâh” biçimindeki kenar başlığı
Ayrıca 25.04.2006 tarihli 5490 sayılı NÜFUS HİZMETLERİ KANUNU 3.md. de “ Yerleşim yeri adresi: Sürekli kalma niyetiyle oturulan yeri
Bu Konudaki Yargıtay Kararlarında;
3.HD Esas : 2003/001934 Karar: 2003/001704 Tarih: 25.02.2003 kararında “Somut olayda; davacı nüfusa kayıtlı olduğu İspir'de değil de
BOŞANMADA ÖNLEMLER /TEDBİR NAFAKASI/AİLE KONUTU /
4721 sayılı TMK geçici önlemler başlıklı “Madde 169 - Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim
Bu düzenleme ile
Bu Konudaki Yargıtay Kararlarında;
2.HD Esas : 2002/004914 Karar: 2002/005626 Tarih: 29.04.2002 kararında “1-Boşanma davası açılmakla eşlerin ayrı yaşama ve nafaka isteme hakkı doğar.(M.K.m.162/2
2.HD Esas : 2002/006665 Karar: 2002/007412 Tarih: 03.06.2002 kararında “Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim
2.HD 2003/13150 E.2003/14945 K.sayılı 05.11.2003 tarihli kararında “ Mülkiyeti davalıya ait
2.HD 2004/2086 E.
2-Boşanma davası açılınca hakimin davanın devamı süresince gerekli olan özellikle eşlerin barınmasına geçimine ilişkin önlemleri re´sen alacağını belirten 169. maddenin de somut olayda uygulama yeri yoktur. Çünkü; tarafların ikisinin de emekli olduğu
BOŞANMADA MADDİ-MANEVİ TAZMİNAT
4721 sayılı TMK Boşanmada tazminat ve nafaka / Maddi ve manevi tazminat başlıklı “ Madde 174 - “Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf
Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf
TMK 174 md. hükmü gereği
Mülga MK “Madde 143 - Mevcut ve hatta muntazar bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kabahatsız karı veya kocanın
Türk Medeni Kanununun 174/1.maddesi hükümleri
Bu Konudaki Yargıtay Kararlarında;
2.HD.1993/8938 E. 1993/9751 K.sayılı 22.10.1993 tarihli kararında “öncelikle belirtmek gerekir ki
2.HD 10.12.1993 T.11319 E.12087 K. sayılı kararında “Evlenen kimseler birlikte aile birliğinin saadetini temin edecektir (MK. md. 151). Kadının münasip veçhile iaşesi birliğin reisi kocaya aittir (MK. md. 152). Görülüyor ki
Yine yasa hükmü gereği
Türk Medeni Kanununun 174/2.maddesi hükümleri
Bu Konudaki Yargıtay Kararlarında;
2.HD 2003/1741 E.2003/3637 K.sayılı 17.03.2003 tarihli kararında “ Boşanmaya neden olan olaylarda davacıyı döven
Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi
BOŞANMADA YOKSULLUK NAFAKASI
4721 sayılı TMK Boşanmada tazminat ve nafaka/ Yoksulluk nafakası başlıklı “ Madde 175 - “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf
Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.” Denilmektedir.
TMK 175.md.hükmü gereği yoksulluk nafakası talebinin kabulü için 1- talep edilmesi
Bu Konudaki Yargıtay Kararlarında;
3.HD 2004/7524 E.
Boşanmada eşit kusurlu eş de diğer şartlar varsa yoksulluk nafakası isteyebilir.”denilmektedir.
3.HD 2004/1930 E.
4721 sayılı TMK Boşanmada tazminat ve nafaka / Yetki başlıklı “ Madde 177 - Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında
4721 sayılı TMK Boşanmada tazminat ve nafaka/ Zamanaşımı başlıklı “ Madde 178 - Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları