Birine alışmak mı daha tehlikelidir, ona bağlanmak mı?

Konu sahibi son olarak 87 gün önce görüldü
Bu da çok duygusuz bir yaklaşım yahu. Öteki türlüsü de boşluk ve zaman doldurmaca olmuyor mu?
Sonsuz mutluluk diye bir şey yok enci. Yeryüzündeki tüm ilişkiler için geçerli, her şey sıradanlaşır bir süre sonra.. defalarca yazdım, insan tek eşliliğe uygun canlılar değil zaten. Tabii böyle diye aldatma vs doğru bulmuyorum. Ama insanın doğası bu maalesef.
İlişki ve evlilik uygun şartlar oluşunca başlar ve yaşanır, gittiği yere kadar gider ve biter. Sonrasında zihni sıfırlamak bu kadar zor değil, olmamalı. Diğer türlüsü takıntılı hastalık derecesine geliyor, ve sonuçlarını görüyoruz.. kadınlarda çoğunlukla psikolojik travma ya da fiziksel şiddet, erkeklerde daha ileri boyutta fiziksel ve psikolojik şiddete yol açıyor..
Bir ilişkiye ne zaman başlayacağını, ne zaman ve nasıl bitirecek olduğunu bilen bir bilince ulaşmışsan kişisel gelişim ve olgunluğa erişmiş olursun.
Onun dışında kendi hayatından düşün, ya da çevrenden. Her ilişki birbirine benzer, hepsinde klâsik şeyler vardır.. her manito seni sevdiğini, özlediğini söyler, hepsi kıskanır vs vs diye uzar.. bazı küçük detaylar farklılık gösterir, belki de cezbeden şey odur bilemiyorum.
Bir ilişkiye bir süre sonra bitecek diye başlanmaz, ama bir ömür sürecek diye de başlanmaz..
Ve enci yine hiçbir kitapta yazmaz.. bu hayatta yaşlanmayan tek şey heyecandır..
O heyecanı hissettiğin an, yeni aşklara yelken açacaksın.. eskisini silip atacaksın.
 
Ikiside sknti ikiside birbirinden beter
 
Sonsuz mutluluk diye bir şey yok enci. Yeryüzündeki tüm ilişkiler için geçerli, her şey sıradanlaşır bir süre sonra.. defalarca yazdım, insan tek eşliliğe uygun canlılar değil zaten. Tabii böyle diye aldatma vs doğru bulmuyorum. Ama insanın doğası bu maalesef.
İlişki ve evlilik uygun şartlar oluşunca başlar ve yaşanır, gittiği yere kadar gider ve biter. Sonrasında zihni sıfırlamak bu kadar zor değil, olmamalı. Diğer türlüsü takıntılı hastalık derecesine geliyor, ve sonuçlarını görüyoruz.. kadınlarda çoğunlukla psikolojik travma ya da fiziksel şiddet, erkeklerde daha ileri boyutta fiziksel ve psikolojik şiddete yol açıyor..
Bir ilişkiye ne zaman başlayacağını, ne zaman ve nasıl bitirecek olduğunu bilen bir bilince ulaşmışsan kişisel gelişim ve olgunluğa erişmiş olursun.
Onun dışında kendi hayatından düşün, ya da çevrenden. Her ilişki birbirine benzer, hepsinde klâsik şeyler vardır.. her manito seni sevdiğini, özlediğini söyler, hepsi kıskanır vs vs diye uzar.. bazı küçük detaylar farklılık gösterir, belki de cezbeden şey odur bilemiyorum.
Bir ilişkiye bir süre sonra bitecek diye başlanmaz, ama bir ömür sürecek diye de başlanmaz..
Ve enci yine hiçbir kitapta yazmaz.. bu hayatta yaşlanmayan tek şey heyecandır..
O heyecanı hissettiğin an, yeni aşklara yelken açacaksın.. eskisini silip atacaksın.
Nasıl tek eşliliğe uygun değil. Abicim ben buna katılmıyorum. Karşılıklı sadakat saygı sevgi olan bir ilişkide karşımdaki insana ömrümün sonuna kadar sadık kalabilirim. Aynı kadına, her zaman aynı heyecanla yaklaşabilirim mesela; yeter ki benzer şeyler hissettirsin.

Basit ve ergen insanların yapabileceği şeyler yazmışsın, üzücü. Biraz Y kuşağından mı bahsetsek?
 
Nasıl tek eşliliğe uygun değil. Abicim ben buna katılmıyorum. Karşılıklı sadakat saygı sevgi olan bir ilişkide karşımdaki insana ömrümün sonuna kadar sadık kalabilirim. Aynı kadına, her zaman aynı heyecanla yaklaşabilirim mesela; yeter ki benzer şeyler hissettirsin.

Basit ve ergen insanların yapabileceği şeyler yazmışsın, üzücü. Biraz Y kuşağından mı bahsetsek?
Değil kardeşim işte. Milyonlarca insan her gün aldatıyor, aldanıyor.
Aynı kadına aynı heyecan ile yaklaşırım diyorsun, güzel. Benzer şeyler hissettirsin diyorsun.. bu da güzel. Ama olmuyor.
Geldiğinden beri ilişkilerden dert yanıyorsun. Demek ki olmuyor işte, öyle kolay mı bir ilişkiyi aynı heyecanla yaşatmak. Tanrı olsan nafile.
 
Değil kardeşim işte. Milyonlarca insan her gün aldatıyor, aldanıyor.
Aynı kadına aynı heyecan ile yaklaşırım diyorsun, güzel. Benzer şeyler hissettirsin diyorsun.. bu da güzel. Ama olmuyor.
Geldiğinden beri ilişkilerden dert yanıyorsun. Demek ki olmuyor işte, öyle kolay mı bir ilişkiyi aynı heyecanla yaşatmak. Tanrı olsan nafile.
Ben fazla kapılıyorum. O yüzden aslında dert yanma değil veya arayış içinde değilim ne burda ne diğer sanal platformlar içerisinde. Çünkü bu alemlerden olacak iş değil. Ben büyük dersler çıkardım. Yaşadıklarımı 'kısmen' biliyorsun. Sen sadece sanal üzerinden olanları biliyorsun aslında ahah. İnsan kaç defa ihanete uğrayabilir ki? Ben çok yaşadım.. Oysa ben çok kilometre yaptım olursa gider başka diyarlardan bile getirir annemin babamın elini öptürürüm dedim imkanım, kudretim, gücüm var buna üstelik.. Olmuyor abicim.:) Veya benim bahtım kötü ne diyebilirim?

Fazla bir şey istemedim şu hayattan ben. Mutlu, güzel bir aile kurmak sadece. Evim, arabam, güzel bir gelecek için birikimim. Arkamda dağ gibi duran ailem. Ben yarın evleniyorum desem amcalarım, halalarım, teyzelerim, abim, babam, annem, kardeşlerim önüme servet koyarlar. Benim böyle bir ailem var. :)

Oysa ben doğmamış çocuğumun bile rızkını biriktiren adamım.

Hepsinin özü; kader, kısmet, nasip. Her nasip vaktine esirdir diye boşuna dememişler.
 
Ben fazla kapılıyorum. O yüzden aslında dert yanma değil veya arayış içinde değilim ne burda ne diğer sanal platformlar içerisinde. Çünkü bu alemlerden olacak iş değil. Ben büyük dersler çıkardım. Yaşadıklarımı 'kısmen' biliyorsun. Sen sadece sanal üzerinden olanları biliyorsun aslında ahah. İnsan kaç defa ihanete uğrayabilir ki? Ben çok yaşadım.. Oysa ben çok kilometre yaptım olursa gider başka diyarlardan bile getirir annemin babamın elini öptürürüm dedim imkanım, kudretim, gücüm var buna üstelik.. Olmuyor abicim.:) Veya benim bahtım kötü ne diyebilirim?

Fazla bir şey istemedim şu hayattan ben. Mutlu, güzel bir aile kurmak sadece. Evim, arabam, güzel bir gelecek için birikimim. Arkamda dağ gibi duran ailem. Ben yarın evleniyorum desem amcalarım, halalarım, teyzelerim, abim, babam, annem, kardeşlerim önüme servet koyarlar. Benim böyle bir ailem var. :)

Oysa ben doğmamış çocuğumun bile rızkını biriktiren adamım.

Hepsinin özü; kader, kısmet, nasip. Her nasip vaktine esirdir diye boşuna dememişler.
Olmuyor işte canım kardeşim olmuyor.. ilişki tek kişilik yaşanan bir şey değil.
Seni tanıyorum, çoğu şeyi biliyorum. Ama sen bu dünyada bir birey sadece, milyarlarca insan var. Farklı düşünen, farklı hisseden.
Boşver, herkes evlenmek zorunda değil. O yüzden yazdım zaten, uygun şartların oluşması gerekiyor. Yoksa evlenip ayrılanları görüyorsun, her ortamda var, en yakınlarımız falan.
Kendini kaptırma.. ulan bahti aklıma geldi, ben de ergenlik döneminde her sevgilim ile evleneceğim sanırdım ahah. Hayatın gerçekleri ile yüzleştik kardeşim..
 
Alışınca ayar bozuluyor bağlanmış oluyorsun… o ayarı tutturmak lazım. Kimseye alışmayın……
 
Birinin olmasına izin vermemek en garantili yöntem )
 
Bence insanı asıl zor durumda bırakan alışmak.
Çünkü bağlanırken genelde bir noktada şunu diyorsun -Tamam, ben bu riski alıyorum- Kalbin işin içinde olduğunu biliyorsun. Canın yanarsa da neden yandığını biliyorsun. Ama alışmak öyle değil. Fark etmeden oluyor. Sabah günaydın mesajı gelmeyince huzursuz oluyorsun, akşam anlatacak biri olmayınca eksik hissediyorsun. Ama oturup -Ben bu insana bağlıyım- demiyorsun. Kendini kandırıyorsun biraz. En kötüsü de artık mutlu etmese bile o kişiden vazgeçemiyorsun. Çünkü sevdiğinden değil, hayatının bir parçası haline geldiğinden. Gitse ne yapacağını bilemiyorsun. İnsan tam orada sıkışıyor işte.

Bağlanmak acıtır evet. Kalpten vurur. Ama alışmak insanı sessiz sessiz yıpratır. Fark etmeden sınırlarını siler, idare ederim demeyi öğretir. O yüzden alışmak ve bu alışkanlıktan ayrılmak daha zor.
 
Geri