Bir şiir dizesi bırak

🟢 Konu yazarı şu anda aktif
Yokluklar içinde olanın sevgisi bir işe yaramazdı.
Varlıklar içinde olanın sevgisi bu kadardı.
 
Nedensiz bir çocuk ağlaması bile
Çok sonraki bir gülüşün başlangıcıdır.
Edip Cansever - Umuş
 
Geçtiğimiz altı ayda çok şey oldu

bir taşla iki kuş vurdun

biri benimdi

biri de bendim sanki.

Kurumuş söğüt ağaçlarına iki mütevazı yuva inşa ettim

Kuzey ülkelerinden güney ülkelerine inerken kavmim

Nasıl beklediğime kanıt olsun diye bi’ ben göç etmedim.

Geçtiğimiz altı ayda çok şey oldu

kalbin minyatür bir sapandı sanki

bu daldan buraya, bir ben, bir başıma

düşmüş olamazdım değil mi?

Sinem Sal
 
hayret! ne çok ölüme yakın kendinden uzakta olmak
var git bir itiraf gecesinde sına kalbini
anlatmış olmalıyım ve unutmuş olmalısın sen
adımı soranlara gösterdiğim albümde
yanyanaydı ölü şairlerle suskun sardunyalar
hangi mısraya çarpsam kan oturdu ruhuma


Fatma Çolak
 
yaratılış apaçık ve sırsız olsaydı
yaratılmış olmanın manası kalmazdı
aslında sen her şeyin farkındasın
ve
her insana katlanabileceği kadar yük verilmiştir
 
1dsXG1.jpg
 
bu hüznü kuran bir zahmet alsın başımdan
ağzımda yıldızlar çıktığından bu sefer
bu cesediniz lütfen memnun olun dediler
bir şey soracağım
bu toprağı kodlayan hanginizdi
hanginiz avuçluyor benim aşk dediğim yeri
kalbinizin oluru varsa bir kadeh yırtın gelin
ne de olsa insan hayata tükürük olarak başlar sonra birinden çamur içmeyi öğrenir
damaklarınız hangi endişeye yakınsa görürüz
ki doğan bir şeyin yaşayabilmesi de gerekir
ama birinin işi değildir bu
illaki
insan tamamlanmaktan beridir
bazen kötü bir gözle peçetelerimi silerek
ben canımın ruhunu her defa parmak aralarımda vakti geçmiş dikişlerin arasından emerim
tanışırım çizgilerle
aslında bir şey olacağı da yoktur ama
beklerim
bir orman kaç ağaç ederse giderim durmadan
artık bir örümceğin uykuya dalması kadar utanırım dünyamızın
eteğini sıyırıp konuşurum
küplerinde gerçek olduğunu en azından
beni bu yağdan tarafa alacaklar
bana anlam diyecekler nasılsa
geldim kuyuna ver suyumu, bıktım mutluluktan

Emin Ünlü.

Şiirin hepsini atmak istedim ama bu kadar kırpabildim.
Çok severim
 
Seni asarlarsa seni kaybedersem;
diyorsun;
'yaşayamam! '
Yaşarsın karıcığım,
kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgarda; yaşarsın kalbimin
kızıl saçlı bacısı
en fazla bir yıl sürer
yirminci asırlılarda
ölüm acısı..
 
Biz kırıldık..
Daha da kırılırız ama
Katil de bilmiyor öldürdüğünü..
 
öyle yıkma kendini,
öyle mahzun, öyle garip...
nerede olursan ol,
içerde, dışarda, derste, sırada,
yürü üstüne üstüne,
tükür yüzüne celladın,
fırsatçının, fesatçının, hayının...
dayan kitap ile
dayan iş ile.
tırnak ile, diş ile,
umut ile, sevda ile, düş ile
dayan rüsva etme beni.
 
sıkmışım dişlerimi gözlerim kanayana kadar
çeyizimizde hüzün motifleri
göçebe bir ağıt göğsümün derinliklerinde
bu aşkın dönüşü yoksa
duman kırığı gözlerinde gecenin hıçkırıklar
kırık keman sesi ve adağım var
moraran hercai düşlerim ateşi delip ıslatır mendilimi
kalbime dolar-sonsuz uykuma-korkuya susamış yasadışı bir rüzgar

bu aşkın dönüşü yoksa
suya düşer kokusu menekşelerin
deniz her zamankinden daha köpüklü
serçeler bir garip ötüşlüdür
martıları mavnalarla başka türlü danseder hamuruna sevgi katılmış bu dünyanın

küflü yüzler yok hiçlik de
hani ne derler gözlerinden öperim çocuk,
gamlı sevda, şiir
ne'm kalır geriye gülüm seni alırlarsa benden
tiksintiler toplamı umutsuzluk sapağında ölüm.

Kaan İnce

Bazı şeyleri yarım kesince manası bozulur
vurgusu eksik kalır bazı sözcüklerin.
Bu yüzden bir kuple şarkı , bir mısra şiir , biraz hüzün , az mutluluk sevmem
tam olmalı her şey , şiirlerde öyle.
 
O sahibinin sesi gramofonlarda çalınan şey
incecik melankolisiymiş yalnızlığının
intihar karası bir faytona binmiş geçerken ablam
caddelerinden ölümler aşkı pera'nın

Esrikmiş herhal bahçe bahçe çiçekleri olan ablam
çiçeksiz bir çiçekçi dükkanının önünde durmuş
tüllere sarılmış mor bir karadağ tabancasıyla
zakkum fotoğrafları varmış cezayir menekşeleri camekânda

Ben ki son üç gecedir intihar etmedim hiç, bilemem
intihar karası bir faytonun ağışı göğe atlarıyla birlikte
cezayir menekşelerini seçip satın alışından olabilir mi ablamın.
 
Yağmura dair söylenebilecek her şeyi birileri söylemiş, yazılabilecek her şeyi birileri yazmıştır.
Yine de az gelişmiş bir cümle kurmam gerekirse eğer, iyi yağıyor be mübarek.
Bakalım bu kadar kepazeliği temizlemeye yetecek mi gücü?
 
''Aldırma 128! İntiharın parasız yatılı küçük zabit okullarında
Her çocuğun kalbinde kendinden büyük bir çocuk vardır
Bütün sınıf sana çocuk bayramlarında zarfsız kuşlar gönderecek.''
-Ece Ayhan-
 
Ben seni seviyorum
Sen gezmeyi,
Senin hep gittiğin yere ben hiç gidemiyorum.
Öylece durmayı seviyorum ben..
Durup ardından bakmayı..
Sen yürümeyi seviyorsun ama arkana bakmadan..
Yaprak seviyorum ben yaprak..
Kuru, yaş ayırmadan..
Sen ezmeyi seviyorsun, neye bastığına bakmadan..

Ceyhun Yılmaz
 
belki’yle basladiğin cümlelerin rotasında
her kelimeyi içime çekerek
isini soluğumda saklamak
..
sana insafsızlık, bana acı, zamana inattan baska
nedir(?)
..
sırf parmaklarında yorulan üzüntülerin
sabaha karşı ovuşturduğum bunalişların
uyandığında hatırlayamadığın devrilişlerim için
dünyanın en güzelinin sen olduğuna inanman için
geleceğe gark olmus düşlerinde yok olmak için
sevginin çaresizliğni göstermek için
sadece senin için;
geceleri, kendimi
ve bildiğim tüm çiçekleri
aklına bırakıyorum
..
bu son olsun diye
bitsin artık diye
sen bir daha hiç üzülme diye
unutmak için değil
bu defa
unutulmak için gidiyorum..

Krizantem - Adını öğrenmeyi çok istedim zamanında ancak cesaret edip soramadıklarımdandı.
Ncikiyle yazalım o zaman
 
Mesele şiirleri buraya bırakmak değil arkadaşlar, façası yiyen okusun dinleyelim.
 
Geri