Yaşadığım çevre gereği hem fiziksel hem de ruhsal anlamda çok ilginç tipler var etrafımda. Belki de başkalarına göre ben ilginç biriyimdir orası bilinmez. İnsanların aklında nasıl kaldığınız önemli tabii ki, bugün tanımadığım bir numara beni aradı, kim ulan bu diye içimden söylenirken nazikçe "alo" dedim. Öyle bir giriş yaptı ki sanki gurbette dostumu bulmuş gibi hissettim. Oğlum, kuzum, canım, yavrum nasılsın

yüzümde şapşal bir gülümseme oluştu.. - teyze ben seni tanıyamadım kusuruma bakma dedim.
Oğlum beni nasıl tanımadın ben Cevriye teyzen dedi, düşünüyorum da Cevriye diye teyzem yok

hangi Cevriye sen dememe kalmadı, babamın halasının kızı olduğunu söyledi.
Cevriye teyze ne oldu dedim rüyanda mı gördün beni, numaramı nereden buldun, hayırdır inşallah demem ile birlikte konuya girdi.
Oğlum bizim gelin uçakla uçacak, çeyiz falan var, çok fazla bagajı var ona yardımcı ol diye aradım.. sanki ben firmanın sahibiyim.
Kulaklarımdan duman çıktı resmen, Cevriye teyze ben 2013 yılında hava alanından ayrıldım seni en son 2010 yılında gördüm ve sen beni fazla bagaj konusunda yardımcı olmam için mi aradın.
- he oğlum bagajı geçir diye aradım.
İçimden çalışıyor olsam da nah geçiririm dedim, çünkü daha önce fazla bagaj konusunda kimseye yardımcı olmadım. Çok eşim, dostum, arkadaşım bana bu konuda kırıldı. Cevriye teyzeye bak ya, hava alanının üstüne sekiz tane iş değiştirdim, bir de niye çıktın oğlum o güzelim işten diye fırça attı bana. Çıkarcı ve menfaat düşkünü insanları sevmiyorum, daha fazla konuşmamak için numaramı kimden aldığı konusunu sorgulamadan kapattım. Ah Cevriye teyze güzelde kızın vardı, hem kızı bana verme hem de fazla bagajı geçir de.. aman ben de çıkarcı pislik oldum hemen bak..
Hava alanında çalışıyor olmanın tek güzel yanı kız istemeye gittiğinde hemen kızı veriyorlar. Sanırım orada ki herkesi pilot sanıyorlar

Halbuki bildiğin amelelik yapıyoruz işte, sosyate amele.
Telefonu kapatıp çay alıp kahvede boş masaya oturdum, yan masada ki muhabbete kulak kesildim, ortam şahane beyinler pırıl pırıl orta yaşlı beş tane hanzo oturmuş "yarın genelev açılacak" onun tartışmasını yapıyorlar. Eh her zaman zaten sanat, bilim, kitap, sinema, müzik, felsefe konuşulmuyor da bir insan genelevin açılış tarihini neden takip eder.
Kahvehane ortamının güzel yanı, insanın orijinal kimliği ve benliği ile orada olması. Dünya'nın en rahat ortamı denilebilir, iş hayatında veya evinde bulamadığı rahatlığı bulduğu mekân. Çoğu işsiz zaten benim gibi, hangi iş ortamından bahsediyorum

Hele birinin misafiri geldiği zaman ortamda ki bütün algı değişir, hele oradan iki çay çek bakalım yeğenim derken elinde tesbih bir iki tur atar, çift sandalye ile oturulur hafif ses olduğunda "beyler sessiz" uyarısı yapılır. Eh misafiri gelmiş adamın, herkes de söylenene uyar.. sıradan biriyken önemli bir konuma geçer, çünkü ortam bunu sağlar. İnsanlar saygı görmek ister, sözü dinlensin ister, yönetmek ister. Peki tüm bunları isterken bunu hak edip etmiyor olduğunu sorgular mı?
Hak eden insanlara gerekli saygıyı verelim, düşünceleri ve fikirleri ile yol gösteren insanlara teşekkür edelim, paylaşmanın önemini kavrayan insanlar her zaman başarılı olur, başarılı insanları kıskanmak yerine örnek alalım. Tüm bunları yaparken samimiyetsiz ve gereksiz övgü sözlerini kullanmayalım. Hayatımıza bize değer katan insanları alalım, hem öğrenmeye hem de öğretmeye açık olalım. Hayat paylaşınca çok güzel..