Bir Değil Binmiş AŞK.. Gün Değil Ömürmüş AŞK ..

Konu sahibi son olarak 4352 gün önce görüldü
Yalnızlık gece ayazında sabaha kadar beklemek gibidir. Isınmak için güneşin dogmasını beklersin ama o güneş hiç bi zaman doğmaz. Yalnızlık bulmadığın sevgiyi başka yerlerde aramak gibidir. Ne yaparsan yap onu bulamayacağını bilirsin ama denemekten vazgeçmezsin. Onun boşluğunu hep başka şeylerle doldurmaya çalışırsın. Yalnızlık aynı havayı soluyupta bir türlü yanyana olamamak gibidir. Aldığın her nefeste onun kokusunu duymak istersin ama yapamazsın. Aldığın her nefes ciğerini acıtmaya başlar. Yalnızlık dediğin eski bir sandalyenin gıcırdamasıdır.
 

"Ama sen bir şeyler söylesen ben anlardım. Söylemedin. Anlamlı anlamlı sussaydın en azından o bile bir şey demek olurdu. Olmadı. Bir sürü laf edip hiçbir şey söylememeyi nasıl başardığını hala almıyor yarım aklım. Şu an tek bir kelimesini bile hatırlamadığım bir dolu laf edip hiçbir şey söylemeden gittin. Senden geriye ara sıra hatırlayıp gözlerimin yaşarmasına neden olacak iç burkan bir çift laf bile kalmadı. Çok ayrılmalı elvedalı film izlemiştik oysa beraber. hiçbirinin sonu böyle bitmiyordu. Şöyle afili bir veda bile edemedik birbirimize. Kendine iyi bak böylesi ikimiz için de en iyisi türünden laflar ediyordun gider ayak, ben de bende kalan bir kaç kitabını en kısa sürede iade edeceğim türünden saçmalıklarla mukabelede bulunuyordum. Adam gibi ayrılmayı bile beceremedik, sanki işleri bozulduğu için yolları ayıran iki müflis tüccar gibiydik."
- Ali Lidar
 
Her hücremde ayri bir mezarcı var. İnce ince kazıyorlar beni, ince ince koyuyorlar yerine taşı toprağı. Kapatıyorlar ellerinin değdiği yerleri. Kapatıyorlar üzerimi, karanlığa hapsedip, bütün özlemleri boğazıma düğüm yapıp asıyorlar beni odamın duvarına. Acılarım öyle büyüyor ki gün geçtikçe, kalbim patlayıp ağzımdan çıkacak sanıyorum. Nasıldır bilir misin sen yokken dişlerimin arasından sızan kanın tadı? İki dudak arasını kapatmaya yetmiyor şimdi hiç bir kelime. Ayırıyor dilimden dökülen her harf, her kelime, her cümle…
 
Gözlerinin izin vermediğini dudakların söylediğinde,
Sana sormadan olmadığın yerlere koymuştum kendimi…

Göstermeyecektim ya sana ağladığımı,
Gözyaşımı sarıp yüreğime,
Uzaklara, hiç gitmediğim yerlere saklamak istedim…
… Ne çok yanılmışım!
Sen, okunmamış bir öykünün, en güzel satırlarıydın yazamadığım…
Sen, ayrılsak da mazharı olacaksın Tanrı’ya ettiğim tüm duaların…
Sonu olmayan başlangıçlar da olsa,
Sebebi tüm acıların…
 
Gözlerime,gece karası bir keder bulutu sakladın,kaçamıyorum kendimden..
Sicim sicim gözyaşına hasret kalmış olmalı içindeki toprak,
Ben yağdıkça reddedemiyor ellerin,sağnağa karışmış saçlarımı,kokumu.
Fırtınalar kopuyor senin,benim dışında,dışımızda.
Senden uzaklara düşüyorum..
Tebessümlerini izliyorum bilinmezlerinden,ücralarından.
Gözlerime,gece karası bir keder bulutu bıraktın,kaçamıyorum.
Bırakıp gidemiyorum ki seni,sen gitsen bile..
Gitmelere alışık bir yalnızdan da ne beklenirdi ki?
 
Birini çok sevdiğinizde o sizi çok üzse de yanında ağlamak istersiniz. O size korkunç bir şey yapsa da onun kollarında teselli bulmak istersiniz. Birini çok sevdiğinizde size bin kere yalan söylese,yine de herkesten çok ona inanmak istersiniz..
 
tumblr_lyivcwoNk61qhzywmo1_500.jpg

Bazı insanların kokuları hafızandan asla silinmez. Hiç beklemediğin bir anda o kokuyu hissedersin ve nerede hissetsen için acır. Gözünün önüne anılar belirir. Hafif bir gülümseme eşliğinde hayallere dalarsın. Sevdiğin birine sarılırken hissettiğin o koku başkadır. O an, yaşadığın en güzel anlardan biridir. Ve hiç bitmesin istersin..
Hem sarılmak sevgiyi tüm kelimelerden daha iyi anlatır. İçindeki acıyı birazcık olsun dindirir. Hiç olmadığın kadar mutlu olursun. Çünkü sarılmak, güven verir.. Çünkü sarılmak, huzur verir insana. Eğer sarılabileceğin bir sevdiğin varsa çok şanslısın demektir.
Çok özlediğin halde bir daha sarılamayacağın insanlar var mesela hayatında. Bu duruma alışmak o kadar kötüdür ki bazen onsuz bir hayata devam etmek canını sıkar. Hayat gözüne anlamsız gelir bazen. Her gün ölen umutların olur. Kimse içinde kopan fırtınayı bilmez. Sadece yaşıyorsun sanırlar. Oysa içinde her gün büyüyen çığlıklar vardır. Şarkılar ortak olur sadece yalnızlığına. Şarkılarda ararsın huzuru.. Çünkü bazı şarkıları dinlemek insanları dinlemekten daha güzeldir.
 
Bir kadının dudaklarında değildir aşk. Bedeninde hiç değildir.
Aşk, kadının göz kapaklarındadır.
Kadın, göz kapaklarında saklar o adamı.
Ne kadar yanarsa yansın canı, ağlayamaz bazen.
Sımsıkı yumar gözlerini.
Adam hep orda kalır.
Kadın, asla bırakmaz adamı.
Kadın, asla vazgeçmez ondan.
 
Bir kadın.
Ağlıyor.
Öyle çok acıyor ki, gözyaşı yerine kan akıyor gözlerinden.
Gözünden düşen her damlada, asla onun olmayan o adamı tekrar tekrar kaybediyor.
O kadın, özlüyor.
Öyle çok özlüyor ki,
Her gün ölüyor.
Kaybettiği her gözyaşında, o adamla birlikte yok olup gidiyor.
 

Ağlamak yetmez bazen. Haykırmak istersin. İçindeki kanı dışarı akıtmak istersin. Gözyaşlarının ıslaklığından kurtulup, bağırmak istersin. Bıkarsın bazen kelimelerden. Susmak istersin. Anlatamazlar çünkü yeteri kadar; seni, içindekini.. Kelimelerin beceriksizliğinden sıkıldığın zaman, içinden bir parça koparıp önüne koymak istersin hayatın. Bak, böyleyim işte demek.

Bazen, ne kadar kötü olduğunu sen anlatmadan, anlasınlar istersin.
Bazen, nefes almak için bir sebep istersin.
Yeniden yaşamak için.
Sadece, ufacık bir sebep.
 
İnsan seviyor.
Hiç ummadık bir anda, karşısına çıkan o adamın, onu nasıl da hayata bağladığını izliyor sessizce, bir kenardan. O adam asla yapamam dediğin yerden bağlıyor seni hayata. Alışıyorsun ona. Kendinden bile çok alışıyorsun. O yokken nefes alamamaktan korkuyorsun, kendi nefesinde boğulmaktan. Yeri geliyor, onsuzken aldığın her nefesin son nefesin olmasını diliyorsun. O kadar çok seviyorsun ki, onu kaybetme fikri gün geçtikçe daha çok acıtıyor seni. Fark ettirmeden defalarca kez öldürüyor seni.
Ve bir gün usulca çıkıyor o adam senin hayatından. Hiçbir şey eskisi gibi olmuyor. Geçer diyenlere inat; onsuzluğa alışmak yerine, onun boşluğuna tutunmayı seçiyorsun. Onu unutursan, kendini de unutacağından korkuyorsun belki de.
Onunla gidiyorsun sen de, kalmıyor geride hiçbir şey. Zaman akmaya devam ederken, unutuyorsun yaşamayı. Nefes alışlarını duyuyorsun bazen, o zaman fark ediyorsun hala yaşadığını. Ardından bakıyorsun o adamın sessizce, bir kenardan.
 
Geri