İyi hoş demişsin ama ben sektörün içindenim. Bu subliminal olayıyla ilgili ileri okumalar da bölüm yeterliliği için esas hareket noktalarından biri zaten. Dersen ki, reklamcılık, gazetecilik ya da sinema ve televizyon bölümlerinde okumaya gerek yok farkındalık için; bunun adı farkındalık değil paranoya, derim ben de.
Sanayi devrim sonrası ortaya çıkan kitlenin-yani işçi sınıfının- egemen sınıf tarafından tehlike olarak nitelendirilmesi ve etkili bir propagandaya maruz kaldığında, düzenin taşlarını değiştirebilecek güce sahip olduğu düşünülmesi nedeniyle subliminal mesaj diye bir olay var. Yüzyıllar içerisinde gelişip, serpilen ve toplumu çatışma zeminine dönüştüren ideolojilerle birey artık kendini savunmasız hissediyor. Bu da 'dışarıdan gelebilecek olası kötülük ve zarar' diye bir paranoyaya dönüşüyor.
Ülkemizde bu durum öylesine çarpıtılıyor ki, entelektüel bakış, entelektüel farkındalık ile paranoyak düşünceler birbirine tamamen karışmış durumda. Şunu da hatırlatmam gerekir ki, faşizm tehdidinin Avrupa'da yayılma nedenlerinin başında, İtalya'da, Almanya'da dönemin siyasilerinin işçi sınıfına hitap ederek, kapitalizme nefret kusmalarıydı. Ancak iktidara gelince, kapitalizmle mücadele etmek yerine, onlar da makinenin kölesi oldular. Efendi bile olsa, makinenin tepesinde bile otursa, makineye bağımlılık söz konusuydu.
30-40 sene önce, kızıllar Moskova'ya, denerek, Komunizm'in, Sovyetler'in her daim düşman olarak görülmesi, her kötülüğün onlardan bilinmesinden bu yana ne değişti? Şimdi niye her kötülüğün kaynağı masonlar, Yahudiler, faiz lobisi? Seni yere serecek o yumruğu, o darbeyi dışarıdan bekliyorsun ama önceki ya da şimdiki iktidardaki siyasiler, her şerrin kaynağı o localarla yatıp, kalkmaktan hiç çekinmiyor. Çünkü makinenin tepesinde de olunsa, o makineye, o sisteme bir bağımlılık söz konusu. Ayrıca harikalar diyarı ülkemizde göz önünde dönen haksızlıklar, yolsuzluklar, milyar liraları bulan kara para aklamalar dikkat çekmez; ama bir göz işareti, bir piramit resmi görünce hemen düzenin çarpıklığından 'dem' vurmak gerekir.
Yine diyorum, ciddi konuları tartışmak için bu forum, bu mecra uygun bir ortam değil. Forum oyunlarında hoşça vakit geçirerek de günü kurtarabilirsiniz. Yahut gerçekten ilgili olduğunuzu düşünüyorsanız 'toplum mühendisi' kimdir, nedir, araştırıp; sosyolojiye daha fazla ağırlık verilebilir. İlluminati ve mason locaları gibi ütopik şeylerin izini sürmek yerine bahsettiğim okumaların faydalı sonuçlarını görürsünüz.