Belgelerle fethullah gülen ve nurculuk'un iç yüzü

Konu sahibi son olarak 2802 gün önce görüldü
Risâle-i nûr mensûbları, 1950’lerde yok denecek kadar azdı.O zamanlar, nurcuların medrese dedikleri, toplanıp nur risâlelerini okudukları yerler polis tarafından basılıyor, nurcular kânûnen cezâlandırılıyorlardı.Türkiyye’de1923-1950 arası dîne yapılan baskılar,zulmler sebebiyle,dînini öğrenmek isteyen halk,susuzlukdan ölmek üzere olan insânların suya koşuşmaları gibi,nurculuğa islâmı öğrenmek niyyetiyle koşmuşlar,nurculuk bu şeklde kuvvetlenmiş,nurcuların sayıları da artmışdır.Hükûmetlerin nurculara karşı menfî davranışı,halkın bir kısmınının nurculuğa meylini artırmış, bu ve buna benzer sebeblerle nurcuların sayısı hayli artmış,dahâ sonraki ba’zî siyâsîler de nurculara maddeten ve ma'nen destek olunca hayli güçlenmişlerdir…
İlk zamanlar, yaşımın küçüklüğü sebebiyle,Risâle-i nuru okuyor fakat,tam anlayamıyordum. Tahsîlime devâm ederken risâleleri okumaya ara verdim. Üniversitede kariyer yapdıkdan çok zaman sonra, beni çok seven ve güvenen bir arkadaşımın Risâle-i nur’la ilgili sorularına tarafsız cevâb verebilmem için nûr risâlelerinin tamâmını (1) tekrâr okumaya karar verdim, vaktimin büyük bir kısmını risâleleri okumaya ayırdım. Risâlelerde dikkâtimi çeken, inancımıza zıdd bir çok mes’ele üzerine, bu işin ehli mütehasıs zevât ile müştereken Risâle-i nur ile ilgili bir çalışma yapmaya karar verdik. Risâlelerin tamâmını tedkîk ederek, tarafsız bir niyyetle tahlîl etmeye çalışdık…
Biz, bu çalışmamızda hüsn-i zan ile hareket edip iftirâ etmemek, fakat haksız olanı da medh etmemek için büyük gayret sarfetdik. Allâh katında çok sevimli amel “Hübb-i fillâh ve büğz-ı fillâh” ya’nî “Allâh için, Allâh dostlarını sevmek ve Allâh için, Allâh düşmânlarına düşmân olmak”, uyulması çok mühim ve ilk önce yapılması gereken emirlerdendir.(2) Bu sebebden müslimânların îmânlarını koruyabilmeleri için bilhassa bu zamanda çok dikkatli olmaları, Allâhın düşmânlarını dost, dostlarını da düşmân bilmemeleri, mutlak sûretde elzemdir, çünkü, “Kişi,sevdiği ile berâberdir ”(3) bu îmânî çok mühim bir mes’eledir. Bu husûsda, âlim olub da susanlar, büyük vebâl altındadır. Risâle-i nuru değerlendirirken bu husûsda çok gayret sarfedilmişdir. Çalışmalarımız netîcesinde, piyasadaki, Saîd Nursî ile ilgili değerlendirmelerin ekseriyyetinin, me’alesef(4),gerçeklerle hiçbir alâkasının olmadığını da görmüş olduk…
Saîd Nursî’yi tahlîl etmeden evvel onu yakinen tanımak gerekir. Onun için de İttihâd ve Terakkî ile ilgisini, Sultân AbdülHamîd’e karşı tavrının hangi sebebden kaynaklandığını, müslimânlar arasında Risâle-i nuru yayarken nasıl bir usûl ta’kîb etdiğini, mücâdelelerini, karşılaşdığı sıkıntılarını, risâlelerini habshânelerde veyâ ikâmete mecbûr tutulduğu yerlerde (göz habsinde) rûhî sıkıntı içerisinde nasıl yazdığını, daha evvel de vehn-i a’sâb (nevrestani) ve şu’ûr bozukluğu sebebiyle tedâvî gördüğünü, hattâ Toptaşı akıl hastahânesi’nde altı ay kaldığını hatırlatmakda fâide vardır.
İttihâdcı olması dolayısıyla, İttihâd ve Terakkînin kimler tarafından ne niyyetle kurulduğu ve mensûblarının icrâ’atları, Osmânlı Devleti’ne neden cebhe aldıkları, inançlarının İslâm inancına uyup uymadığı bilinmeden, Saîd Nursî’yi tam ma’nâsı ile tanımak mümkin değildir.
Saîd Nursî’nin İslâmdaki mevki’ini tam tesbît edebilmek için, İslâmî mes’eleleri de hakkıyle bilmek gerekir… İslâmı hakkıyla bilmeden her hangi bir kişinin arkasından gitmekde de müslimânın îmânını zedeleme tehlikesi vardır. ” Îmân edib de îmânlarına zulüm (şirk) bulaşdırmayanlar korkudan emîndirler.” En’âm,82.Bundan dolayı,müslimânların, kâfirlerle, ehl-i bid’at ve ehl-i dâlle ile dost olmaları dînen memnû’dur.(5)
Sapıklığın hâkim olduğu zamanlarda, müslimânların îmânlarını koruyabilmeleri zor olduğundan, îmânlarının zarar görmemesi için, İslâmiyyeti iyice bilmeleri, sapıklıklara karşı îmânlarının sarsılmaması içün de bu husûsda uyanık olmaları ve zarûrat yok ise, onlardan uzak durmaları gerekir.
(Osmânlı Devletinin, “Birinci cihân harbi”nden sonra
i’tilâf devletlerince(İngiltere,Fransa,İtalya,A.B.D.) paylaşılması netîcesinde, Müslimânların kıblesinin de bulunduğu Arabistân ile Mısır,Irak… gibi bir çok memleket, büyük lokmayı kapan İngiltere’nin, müstemlekesi olmuşdur.İngiltere’nin işgâl etdiği bütün memleketlerde,İngiliz müstemleke eğitiminden geçen gençler,(6)me’alesef, düzmece târîh ve inançlarla, ecdâdına düşmân yapılmış, kafaları dumura uğratılmış , doğru ile eğriyi ayırt edemez hâle getirildiklerinde, kendi sapık adamlarını,onlara İslâm âlimi diye tanıtmışlar,böylece, bu gençler maddî imkânlarla veyâ ba’zî makâmlara getirilmek sûretiyle, kandırılıp,temiz ecdâdının gitdiği yoldan sapdırılmışlardır.Tabii ki müstemleke edilen devletin sömürülebilmesi, o memleketin insânının, ecdâdını,hakîkî İslâm âlimlerini ve inancını beğenmemesi, kendisini küçük görmesi, bayrağını, vatânını,milletini sâhib çıkmamasıyla mümkindir… )
Asrımızın şerr güçlerinin, müslimânların îmânlarını çalmak için büyük bir gayret sarf etdikleri ortadadır , bu husûsda sarfetdikleri paralar da akıllara durgunluk verecek mikdârlardadır.
Doğru yoldan sapdırılan insânları tekrâr doğru yola çekmek de kolay bir iş değildir. Çünki her fırka inancından memnûndur. Allâhü te’âlâ: “ Her fırka inancı ile öğünür.” (7) buyuruyor. Allâhü te’âlâ bizleri doğruyu bulan, yanlış inancında boş yere direnmeyip gerçeği kabûllenen kullarından eylesin.Âmin.



Dr.S. Ahmed A’sâlıoğlu





(1) Se'îd Nursî'nin kitâblarının çeşitli kitâbevleri tarafından basılması sebebiyle, sahîfe numaralarının farklılık göstermesi ve ba’zî kısımlarının kasden çıkarılmış olmasının bilinmesi, araşdırma yapanlara fâideli olacakdır. [Bu kitâbımız, Risâle-i nur’un osmânlıcası ve çeşitli kitâbevlerinin basdığı nüshâlar gözden geçirilerek hazırlanmışdır.]
(2) Âl-i 'imrân Sûresi,28 ; Mâide,51 ; Feth,29 ; Mücâdele,22 ;Bühârî ; Ebû Dâvüd ;Taberânî ;Hâkim ;Ebû Nü'aym
(3) Bühâri,Müslim’den hadîs-i şerîf
(4) Kelimeler mümkin olduğu kadar doğru yazılışlarıyla, asıllarına sâdık kalınarak yazılmaya çalışılmış,bu husûsda a’zamî gayret sarfedilmişdir
(5) İmâm Rabbânî, Mektûbât, c.1 / 266.mektûb
(6) [ İngilizlerin müstemlekesi Hindistân’da,lise’de logaritma cetvelinin temâmını ezberleyemeyenler,talebelikden atılır,çok az da olsa ezberleyebilenlerin ise zihnen hasta olmamaları mümkin değildir.Okuyanları sağlıksız olan insânları sömürmek, onları idâre etmek, tabi’î ki zor değildir.Buralarda bu şekilde kolayca elde etdikleri ajanlar sâyesinde,o memleketin yer altı ve yerüstü varlıkları,savaş yapmadan, asker zâyi’atı vermeden İngiliz’lerin eline geçmişdir.]
(7) Rûm Sûresi,32 ; Mü’minûn Sûresi,53
15822981_622116827978706_4423826822722557151_n.jpg
 
merhaba, bir soru soracağım.
hayatında, savunduğun bir X'in (görüşün, düşüncenin, ideolojinin) karşı tarafındakilerin X'ini okudun mu ?
 


Tamam, cevaplar için teşekkürler.
Kopyala yapıştır olmayınca böyle kısa cevaplar oluyor galiba, ama olsun :cici:

uzun uzun cevaplar mı bekliyorsunuz :cici:said nursinin kitaplarında islamiyete uymayan çok şeyler var 1 - Allah kuranda benden risale-i nurdan 33 kere bahsediyor diyor2- mazlumen öldürülen hristiyanlar şehid diyor 3 risale-i nur talebeleri imanlı ölür diyor 4sutan abdulhamid han hazretlerine karşı ermenilerle ittifak kuruyor 5- sultan abdulhamid han hazretlerini tahttan indirmek için çalışan mason ittihad ve terakkicilerle işbirliği yapıyor 6- sultan abdulhamid han tahtan indirilince selanike gidip bunu kutlayan kişilere tebrik amacıyla nutuk okuyor daha çoğaltabilirim
 
uzun uzun cevaplar mı bekliyorsunuz :cici:said nursinin kitaplarında islamiyete uymayan çok şeyler var 1 - Allah kuranda benden risale-i nurdan 33 kere bahsediyor diyor2- mazlumen öldürülen hristiyanlar şehid diyor 3 risale-i nur talebeleri imanlı ölür diyor 4sutan abdulhamid han hazretlerine karşı ermenilerle ittifak kuruyor daha çoğaltabilirim

Bak ne güzel yazdın,

genelde kopyala yapıştır yazılar değilde, senden dökülen yazılar okunur. bence böyle daha anlaşılır oluyorsun sen bilirsin tabi.
tekrar teşekkürler.
 
Kitaplarda anlatılan Nurculuğu veya Fetullah Gülen'i bilmem okumadım lakin ülkeye verdiği maddi manevi zararları, kullandığı körpecik gençleri, yıktığı yuvaları, kardeşi kardeşe düşürmesini (asker-polis), hedef aldırdığı minareleri, bombalattığı meclisi ve ülkesini savunmak adına canını siper ederek ölen onca masum insanı düşününce nasıl bir karanlık içinde olduğunu anlamk güç değil. Ve en acısı da bunu yaparken en hassas olgu olan "inanç" kavramını kullanıp kendisine kalkan edinmesidir.
 
[sıze="2"]merhaba, bir soru soracağım.
Hayatında, savunduğun bir x'in (görüşün, düşüncenin, ideolojinin) karşı tarafındakilerin x'ini okudun mu ?[/sıze]

15 yıl önce said nursinin kitaplarının çoğunluğunu okudum hatta yerlerine de çağırdılar çoğu okuduğunu anlamıyor anlayan ya hoca olup kalıyor yada orasını terk ediyor okuyanları da gördük devlete isyan ettiler amerikayla işbirliği yaptılar
 
15 yıl önce said nursinin kitaplarının çoğunluğunu okudum hatta yerlerine de çağırdılar çoğu okuduğunu anlamıyor anlayan ya hoca olup kalıyor yada orasını terk ediyor okuyanları da gördük devlete isyan ettiler amerikayla işbirliği yaptılar

sabah sabah aklına mı geldim :D
 
BOZUK
Kendi bozuk olanın yazısı bozuk olur,
Bozuk din adamına uyana yazık olur.
Pis borudan şifâ yok, içene kezzap olur,
Bozuk itikad sana sonsuz bir azap olur.
Mürşidi olmayana olur şeytan musallat,
Ne söylese ne yazsa, Allahtan gazap olur.
Edebi olmayanın haddi hududu olmaz,
İmânına saldıran zâlim bir kasap olur.
Kavuşmaz edepsizler Allah'ın rızâsına,
İzinden gidenlerin ahreti harap olur.
Ehli Sünnet Âlimi ümmete doğru rehber,
Uyana Âhirette kolay bir hesap olur.
Garibi, nasihati canavar nefsine ver,
İhlasla ilim amel sana bir nisap olur.
16266299_1178429795546086_6143838717453779631_n.png
 
Geri