Bekleyen her şey soğur.

Konu sahibi son olarak 2212 gün önce görüldü
Bir türlü bağlanamadım gitti hatıralarıma,
Zaten hatıra namına ne var ki aşktan başka.
Ömrüm hep yollarda hep aramakla geçse keşke
Kışkırtıyor beni, bir hain kıl kaçmış damarlarıma.
Basit bir türkü öğrenip köylünün birisinden,
Yollar boyunca hep onu, durmadan onu söylesem.
Issız tepelerde güneşe bakıp saati tahmin etsem
Haberim olmasa hiç perşembeden, pazartesiden...
 
yoktun, kendimden geçtim; kızdım, dağıttım, sana küfürler ettim...
bir bilsen sana ne güzel küfürler ettim; yoksa kederden geberecektim!
 
Biri ölür üzülmezsiniz, sonra sandalyeye asılı hırkasını görürsünüz, o hırkanın duruşu kalbinize oturur.
 
Kızgınlık çok gürültülüdür, oysa kırgınlık ne kadar da sessiz...
 
Birazcık tuz etkisi yaratmalı insan birinin hayatında..
Hani yaraya basıp acı vereninden değil,yemeğe katılıp tat vereninden..
 
"Her şey seni bekliyor,her şey gelmeni.
İçeri girmeni, senin elinin değmesini, gözünün dokunmasını.
Ve her şey tekrarlıyor seni nice sevdiğimi."
 
Sevmek, sevdiğiniz kişinin her şeyini sevmektir. Sevmek, sevdiğiniz insanın bütün yaralı geçmişini, bütün acısını, bütün hastalıklarını üstlenmektir.

-Cezmi Ersöz
 
"Hani insan bazen ne ileri, ne geri tek bir adım atamaz ya..
Birini yanında tutmayı bilmez ama onun yokluğunu da istemez.
Kaybetmeyi göze alamaz ama kazanmak için mücadele etmez.
'Bağlanmaya cesaret edemez ama ondan tamamen kopmayı da beceremez'.
Ne sevilmekten vazgeçer, ne sevmeyi bilir.
Hani çok sonra zaman geçer savrulurlar ya,
O zaman dökülür dudaklardan, itiraf edercesine;
“Ne gözümü alabildim, ne göze alabildim..."
 
Gülün tam ortasında ağlıyorum
Her akşam sokak ortasında öldükçe
Önümü arkamı bilmiyorum
Azaldığını duyup duyup karanlıkta
Beni ayakta tutan gözlerinin

Ellerini alıyorum sabaha kadar seviyorum
Ellerin beyaz tekrar beyaz tekrar beyaz
Ellerinin bu kadar beyaz olmasından korkuyorum
İstasyonda tiren oluyor biraz
Ben bazan istasyonu bulamayan bir adamım

Gülü alıyorum yüzüme sürüyorum
Her nasılsa sokağa düşmüş
Kolumu kanadımı kırıyorum
Bir kan oluyor bir kıyamet bir çalgı
Ve zurnanın ucunda yepyeni bir çingene"

[Cemal Süreya]
 
Belki de konuşuyordur gözlerin
Ama ben gözce bilmiyorum ki ;
Sessizce biliyorum
Usulca biliyorum
Masumca biliyorum...
 
Elini göğsünün üzerine koydu.
Sanki, dedi, bak tam şuramda,
Sol yanımda, kalbimin altında
bir yer eksik kalıyor.
Sonra bu kadarla kalmıyor,
''O'' eksiklik bütün ruhuma doluyor.
Ne yapsam eksilmiyor ne yapmasam dolmuyor.”
 
"Bir takvim ve bir şişe rakı yeter bana. Takvim; Senin geleceğin günleri saymaya, Rakı; Gelmediğin günleri kurtarmaya "
 
Eğer çok şanslıysanız; Hayatınızda bir kere hayatınızı önce ve sonra olarak ayırabilecek biriyle tanışacaksınızdır.
 
Bazen de bir kahve yudumlayıp bir şarkı açarsın,Susarsın ve o şarkı senin söylemek istediğin her şeyi söyler..

Ozaman , o parçayı şimdide dinle , :)


485482_606674452709798_1305555262_n.jpg
 
Hayatın can sıkan mecburiyetlerinden, ölçüsünü masumiyetlerimizden alan saflığımızdan, altından kalkmaktan zorlandığımız yüklerden, alışverişlerimizden, sürekli dik durabilme çabamızdan, unutamadığımız yenilgilerden hep kaçmak isteriz...

Hızlı bir şekilde, onca insan arasından seçip ayırdığımız birisine aşık oluruz...

Özlemle birini sevmek; ona koşmak, ona kaçmak, ona sığınmaktır... O yüzden çoğumuz ''Kapıyı çarpıp sokağa fırlar'' gibi severiz.....
 
daha çok anlat” dedim.


hoşuna gidiyor mu?”


çok. elimden gelse seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre hiç durmadan konuşurdum.”


bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz?”


“gider gibi yaparız.”
 
Ben dilimden dökemediklerimi kağıda yazdım. O da anlamadı bende sabaha kadar küllüğe boşalttım.
 
Biliyoruz ki, bazı sesler, bazı sahneler, bazı renkler ya da bazı cümleler insanın aklına mıh gibi çakılıp kalıyor.
 
Geri