BAKARA SURESİ 163. AYETİ HAYATINA GEÇİRMEYENLERE, ALLAH’IN UYARISIDIR.

Konu sahibi son olarak 32 gün önce görüldü
Hepimiz zaman zaman alıntı yapıyoruz bazen gogleden bazen ekşi den bunun ne mahsuru var daha önce belirttim ilk kez bir forum da bulunuyor benim davetim üzerine kuralları ve işleyişi çok bilmiyor
Her kesin bir olup üzerine üzerine gitmesi hiç hoş olmadı bundan dolayı mahçubiyet duyuyorum anlatabiliyor muyum ?

Arkadaşınız alıntı yaptığını belirtmemis, kabullenmiş gibi de gözükmüyor.
 
Birinin yazısını alıp koymuşsun oraya daha da üstenci, pergelsi, helehele diyorsun.
Bir gece kondu mahallesinin ismini kendine nick edinip? Başına alıntı ; yazmadığın için mi ? Bu Lan'lun tertibatına giren mekanizmanın, zihniyetinde ki yağsız çark gıcırtısı ? Hiç sevmediğim yaklaşımlara devam ediyorsunuz. Bu adamın görüşü değil, bu adamın şahsi fikrim ve kanaatim merkezli paylaştığı bir, köşe yazısı içeriği değil. Bir anlayışın çizelgesini sunmuş, ve sizin algılarınız da bu yazı benim diye paylaşmışım gibi bir intiba uyandırma çabasına girmiş. Halende ouroboros gibi , kendi sanrılarınızın kuyruğunu kemirip ? İhlal , başkasının yazısını kendinin yazısı gibi paylaştın gibi bir yakıştırma ve yapıştırma içine giriyorsunuz..

Bu kadar alınmayacaksam , önerim var.. Nicklerinizin başına Alıntı Favela , Alıntı Harunabi.. Alıntı

Nyctophilia yazınız ki samimiyetinizi anlayalım ?​


Bu benim yazımdır diye altına ne bir ibare nede bir işaret koydum.

Ama şu ifade benim net ifademdir..

"Kendi algı çöplüğünü, çiçekli bahçesi gibi sunan zihinlere karşı.." Bir değil bin yaklaşım ve pencereden de gelseniz..
Eyvallah etmem..

Önce anlayacak sonra kendi anlamınızı sunacaksınız... ! Sanmayacaksınız ki , sancılanmayacaksınız..
 
Bir gece kondu mahallesinin ismini kendine nick edinip? Başına alıntı ; yazmadığın için mi ? Bu Lan'lun tertibatına giren mekanizmanın, zihniyetinde ki yağsız çark gıcırtısı ? Hiç sevmediğim yaklaşımlara devam ediyorsunuz. Bu adamın görüşü değil, bu adamın şahsi fikrim ve kanaatim merkezli paylaştığı bir, köşe yazısı içeriği değil. Bir anlayışın çizelgesini sunmuş, ve sizin algılarınız da bu yazı benim diye paylaşmışım gibi bir intiba uyandırma çabasına girmiş. Halende ouroboros gibi , kendi sanrılarınızın kuyruğunu kemirip ? İhlal , başkasının yazısını kendinin yazısı gibi paylaştın gibi bir yakıştırma ve yapıştırma içine giriyorsunuz..

Bu kadar alınmayacaksam , önerim var.. Nicklerinizin başına Alıntı Favela , Alıntı Harunabi.. Alıntı

Nyctophilia yazınız ki samimiyetinizi anlayalım ?​


Bu benim yazımdır diye altına ne bir ibare nede bir işaret koydum.

Ama şu ifade benim net ifademdir..

"Kendi algı çöplüğünü, çiçekli bahçesi gibi sunan zihinlere karşı.." Bir değil bin yaklaşım ve pencereden de gelseniz..
Eyvallah etmem..

Önce anlayacak sonra kendi anlamınızı sunacaksınız... ! Sanmayacaksınız ki , sancılanmayacaksınız..

tamam şiir kokulu adam en çok sen haklısın. dayım bunu unutmaz ama bilesin.
 
aktüel bir araktüel olmuş ya da çalaktüel mi desek neyse bakıp aradık.
Tuti-yi mucize guyem ne desem laf değil
Çerh ile söyleşemem ayinesi saf değil

Ehl-i dildir diyemem sinesi saf olmayana
Ehl-i dil birbirin bilmemek insaf değil..
Nefî

Harbiden sığ insan; anlamdan meçhul...
Dil kürkünü giydiğine bakmayın, akıldan yoksul..
 
Mesele haklılık yarıştırmaksa; sen yarış..
Belki boyun uzamıştır, bir karış..
Burası bir sosyal forum, akedemia ( Zeytin bahçesi) değil.. Birilerine tukaka deme geleneğinde böyle ortamlar, keyifli ve renkli hale gelmez? Dün bir tayfa alaycı bir yaklaşımla, bugün başka bir tayfa karalamacı bakışla yaklaşıyor ? Burada sizin amacınız ne ? Gelen insanlara karşı bir taslama ve tıslama ruhuyla mı bulunuyorsunuz. Sizin bana ifade etmeye çalıştığınız ve zerk etmeye çalıştığınız şeyin size faydası ne ?

Bana şuradan orijinal şahsi kendi metinlerini barındıran on yazı örneği sunabilecek misiniz ? Kimseyle hede hödö yapmak için burada değilim. Davet edildim, gezineceğim okuyacağım, kendimce paylaşımlarda bulunacağım. Çekip gideceğim.. Neyin telaşında bir yaklaşım sergiliyorsunuz ? İ

Ruhunuz bu kadar kendiniz gibi insanlara ve düşünce biçimlerine aşina ve alışıksa ? Yetkili ve etkili kimseler, gelir banlar geçer.

Kimse kimseyle, alay edici ,hor görücü, küçümseyici, kınayıcı ? Akıl yarıştırıcı bir düzlem ve düzende laf sokma gayretine giremez ve girmemelidir.
tamam şiir kokulu adam en çok sen haklısın. dayım bunu unutmaz ama bilesin
 
Tuti-yi mucize guyem ne desem laf değil
Çerh ile söyleşemem ayinesi saf değil

Ehl-i dildir diyemem sinesi saf olmayana
Ehl-i dil birbirin bilmemek insaf değil..
Nefî

Harbiden sığ insan; anlamdan meçhul...
Dil kürkünü giydiğine bakmayın, akıldan yoksul..

herhangi bir alıntıya, kaynağa vb. önüne hazır konulmuş içeriğe dayanmaksızın benimle dümdüz konuşabilme ve üzerine münakaşa etme ihtimalin olmadığını düşünüyorum. ister buna kibir de istersen ukalalık... diline doğru giydirdiğini sandığın sözcükler yanılgılardan ve yanlışlıklardan ibaret, kasti bir düşman yaratmaktan ziyade hiciv ederek dokundurduk ama seni buraya dahil eden arkadaşından anlamalıydım. aslında beni alıntılayarak kendini tanıtmış bulundun. senin derinliğin bana sığ gelir. keyifli forumlar diliyorum.
 
forumda ilk defa bu kadar kötü virgül kullanabilen birisini görmüş oldum. zoru başardığın için seni tebrik ederim.
Bende zihinlerine çakılmış, imla ve noktalama çivileriyle çarmıha gerilmiş çok insan görmüştüm. O kadar kalıplar ve örüntüler içinde ezberlere boğulmuşsunuz ki takıntınız fikir ve düşünce üretmek yerine, başkalarının , vir,gül,lerini, inceleme çaresizliği düşmüş. : )

Yahu gidin bu kadar, noktalama takıntısına sahipseniz. Binlerce yıldır kullanmadığınız günlere yanın : ) Sizden not almak için, sizin nota vermeleriniz için kendi keyif aldığım eğlenceli virgül oltalarımı, kavağımın tepesinden indirecek değilim : )
 
herhangi bir alıntıya, kaynağa vb. önüne hazır konulmuş içeriğe dayanmaksızın benimle dümdüz konuşabilme ve üzerine münakaşa etme ihtimalin olmadığını düşünüyorum. ister buna kibir de istersen ukalalık... diline doğru giydirdiğini sandığın sözcükler yanılgılardan ve yanlışlıklardan ibaret, kasti bir düşman yaratmaktan ziyade hiciv ederek dokundurduk ama seni buraya dahil eden arkadaşından anlamalıydım. aslında beni alıntılayarak kendini tanıtmış bulundun. senin derinliğin bana sığ gelir. keyifli forumlar diliyorum.
İçeriği sen üret ? Gogol..
Cüretinin ücretini mutlaka ki alırsın. Siz hiciv , uyarı dediğiniz şeyin önce sanrılarınız olduğunu bir kabul edeceksiniz. Benim yazım diye paylaştığım bir şeyde, inceleme yapacak ve buna hiciv üreteceksiniz. Yoksa sadece nadanlık yapıp bir algı çalıştayı içerisinde , kendi davulunuzla mendilinizle , Le Le Le , Lo Lo Lo.. Yaparsınız..

"ama seni buraya dahil eden arkadaşından anlamalıydım." Şimdi daha da netleşiyor? Anlayışınız da ki anlamsızlık ?

E daha daha ? Sizin bilenmişliğiniz, sizin formda öbekleşmenizden bihaberim ? Beni davet eden insana karşı bir kastınız varsa, o arkadaşım kendini çok güzel ifade edecektir.
 
@Swat bey hani bu insanları assalayanlar varya ? Hem uyarılıyor hem banlaniyor du. ? O yasa kalktı sanırım? Yada adamına göre yasa çıkarıyorsunuz ? Adama bu kaçıncı lan oldu .
 
@Swat bey hani bu insanları assalayanlar varya ? Hem uyarılıyor hem banlaniyor du. ? O yasa kalktı sanırım? Yada adamına göre yasa çıkarıyorsunuz ? Adama bu kaçıncı lan oldu .
Sorun değil..

Yönetimlerin, hep bir ayakkabı (güç ve sınıflar ) ile koştuğunu biliyoruz. Diğer tekini (adaleti ) kendileri ihtiyaç duyduğunda bulup giymeye çalışırlar. Arkadaşları tanıyoruz..
 
İçeriği sen üret ? Gogol..
Cüretinin ücretini mutlaka ki alırsın. Siz hiciv , uyarı dediğiniz şeyin önce sanrılarınız olduğunu bir kabul edeceksiniz. Benim yazım diye paylaştığım bir şeyde, inceleme yapacak ve buna hiciv üreteceksiniz. Yoksa sadece nadanlık yapıp bir algı çalıştayı içerisinde , kendi davulunuzla mendilinizle , Le Le Le , Lo Lo Lo.. Yaparsınız..

"ama seni buraya dahil eden arkadaşından anlamalıydım." Şimdi daha da netleşiyor? Anlayışınız da ki anlamsızlık ?

E daha daha ? Sizin bilenmişliğiniz, sizin formda öbekleşmenizden bihaberim ? Beni davet eden insana karşı bir kastınız varsa, o arkadaşım kendini çok güzel ifade edecektir.

Bak arkadaşım, benim edeceğim cüret sana boyun eğdirir, ücretini de tevazu göstererek ödermiş gibi yaparsın arkasından da sayfalarca yazar kendince bir kefeye koyar durursun. ben sana basitçe diyorum ki virgülü o kadar yanlış kullanıyorsun ki ahenkle eğlendiğini sandığın yazıyı başkaları okurken yoruluyor. tembelliğinden koymasan onu da anlarım. kullanıyorsan düzgün kullan ya da hiç kullanma ki eleştirmeyelim? kalktın alenen yazım hatasını özgünlük saydın... o saatten sonra senin sözcüklerinin ciddiyeti benim gözümde ufalarak bitmiş oldu ve keyifli forumlar dileyerek konuyu efendice kapattım.

beni tanıyan ne içerik ürettiğimi zaten biliyor, sor onlara yorumlasın. alt tarafı bir kaynak istemişler, lolipopu elinden alınmış çocuk gibi ağladın üstüne ahmet haşim'e bağlıyorsun, bir de yarı cahil özgüveninle alıntı değil diyerek hatayı doğru biliyor, en büyük sanrıyı kendine yaratıyorsun. benim sana ne gibi bir sanrım olabilir ki, işim gücüm yok gün boyu tembellektüel nerede hata yapmış diye mi arayacağımı düşünüyorsun? e o da güzel sanrıymış... kimseye bir algımız yok naramız sana nadanlık gelmiş zira sanrılar dehlizinde algıyı aramaya koyulmuşsun.

sen seversin alıntıyı diye leb dedim onu da anlamamışsın, ister gazali'den anla ister seneca'dan tarih tekerrürden ibaretken tecrübe edinildiğinde sabit kalıyor.

şahsım adına kimseye bilendiğim yok, bana bileneni törpülüyorum. onlarda kestiği sanrısına düşerek ruhumu gıdıklıyor. o arkadaşının da ifadesini gördük, o da bir takım sanrılardaydı, ifadesini verdi. kendisinin kastı vardı, aldı cevabını sustu. bu saatten sonra sanrılarıyla yaşar durur, ilgilenmiyorum. seninle de ilgilenmek istemiyorum. sanrıların, eğlencen, vaktin, düşüncelerin rast gitsin. keyifli forumlar.
 
Hocam ben size anlatılmak isteneni anladığınızı düşünüyorum. Ama “ettik bir hata” demekten neden bu kadar imtina ettiğinizi anlamakta güçlük çekiyorum.

Anlıyorum dediğinizi, siz bir fikri kendi fikrinizmiş gibi yazmak istemediniz, forumdaki yazının karşıt argümanını sundunuz. Sorun yok, anlıyoruz.

Fakat sunduğunuz argüman bir makalenin abstractı. Direkt buraya kopyala yapıştır yaptınız. Ne kaynak verdiniz “karşı argüman konusunda Prof. Dayı şunu” diyor diye ne de alıntı olduğunu gösterir bir ibare kullandınız.

Konudan ayrılmadan önce sizin dilinizle anlatayım belki böyle anlaşabiliriz, dil bariyeri yaşıyoruzdur belki ;

AŞAĞIDAKİ METİN AI DAN ALINTIDIR :

İnsan varoluşunun en muğlak ve müşkül meselelerinden biri, emek hırsızlığı olgusunun müntehasında münderic çelişkiler manzumesidir. Emeğin insanın zâtî ve vücudî tecellisi olduğu nazar-ı dikkate alınırsa, bu emeğin gasbedilmesi, yalnızca ferdî bir hak ihlâli değil, aynı zamanda içtimai bir marazı da mündemiç eder. Emek hırsızlığı, hem ferdin hem de cümle-i beşeriyenin ma’şerî vicdanında derin yaralar açar.

İlk nazarda, emeğin gasbı, basit bir mülkiyet ihlâli gibi telâkki edilebilir; ne var ki, meselenin esası tetkik edildiğinde, varoluşsal bir muamma ile karşılaşırız. Bir ferdin, başkasının emeğini gasp etmesi, yalnızca maddî bir ziyan yaratmaz; aynı zamanda, o ferdin kendi manevî bütünlüğünü de ifsad eder. Bu bağlamda, emek hırsızlığı, bir nevî oto-sabote edici bir fiil olarak temayüz eder.

Emek, zaman ve cehdin tahassul etmiş şeklidir. Bu sebeple, emek hırsızlığı, ferdin hayatının, benliğinin ve istidadının gasp edilmesi manâsına gelir. Ancak burada da bir paradoks mevcuttur: Emek hırsızlığı suretiyle servetini artırdığını sanan şahıs, aslında kendi mahrumiyet ve noksanlığını daha da derinleştirir. Çünkü başkasının emeğini çalmak, bir yandan sahte bir tatmin ihdas ederken, öte yandan hakikî muvaffakiyet ve özsaygıdan mahrum bırakır.

Felsefi zaviyeden bakıldığında, emek hırsızlığı, Jean-Paul Sartre’ın “bulantı” kavramına benzer bir varoluşsal buhranı mündemiçtir. Sartre’a göre, insan hürriyetle mahkûmdur; lakin bu hürriyet, büyük bir mesuliyet ve endişeyi beraberinde getirir. Emek hırsızlığı, bu endişeden kaçışın bir vasıtası gibi görünse de, aslında daha büyük bir varoluşsal boşluğa düşüşü temsil eder. Başkasının emeğini çalarak kendine bir varoluş zemini inşa etmeye çalışan kimse, nihayetinde kendi varoluşsal anlamsızlığının farkına varır.

İçtimai cihette ise emek hırsızlığı, adalet mefhumunu temelden sarsan bir hadisedir. Adalet, fertlerin emeklerinin mukabilini almalarını iktiza eder; ancak mevcud sosyo-ekonomik teşkilât, bu adaleti temin etmekten ziyade, hırsızlığı teşvik eden bir nizam kurar. Kapitalist sistemin hiyerarşileri ve kuvvet dinamikleri, emeğin sistematik olarak gasbedilmesini meşru kılar ve mutad hale getirir. Bu bağlamda, emek hırsızlığı, ferdî bir ahlâkî mesele olmanın ötesine geçerek, sistematik bir yapısal meseleye inkılâb eder.

Netice itibarıyla, emek hırsızlığı, insanın varoluşsal, içtimai ve ahlâkî çelişkilerinin kesişim noktasında yer alan girift bir olgudur. Bu fiilin ferdî seviyede büyük bir etik ihlâl teşkil etmesinin yanı sıra, içtimai ve kurumsal yapılar tarafından da teşvik edilmesi, meselenin derinliğini ve karmaşıklığını nazar-ı dikkatimize sunar. Dolayısıyla, adaletin teessüsü ve hakikî hürriyetin temini için, yalnızca ferdî şuur değil, aynı zamanda esaslı içtimai ve yapısal ıslahatlar da elzemdir.
 
Bak arkadaşım, benim edeceğim cüret sana boyun eğdirir, ücretini de tevazu göstererek ödermiş gibi yaparsın arkasından da sayfalarca yazar kendince bir kefeye koyar durursun. ben sana basitçe diyorum ki virgülü o kadar yanlış kullanıyorsun ki ahenkle eğlendiğini sandığın yazıyı başkaları okurken yoruluyor. tembelliğinden koymasan onu da anlarım. kullanıyorsan düzgün kullan ya da hiç kullanma ki eleştirmeyelim? kalktın alenen yazım hatasını özgünlük saydın... o saatten sonra senin sözcüklerinin ciddiyeti benim gözümde ufalarak bitmiş oldu ve keyifli forumlar dileyerek konuyu efendice kapattım.

beni tanıyan ne içerik ürettiğimi zaten biliyor, sor onlara yorumlasın. alt tarafı bir kaynak istemişler, lolipopu elinden alınmış çocuk gibi ağladın üstüne ahmet haşim'e bağlıyorsun, bir de yarı cahil özgüveninle alıntı değil diyerek hatayı doğru biliyor, en büyük sanrıyı kendine yaratıyorsun. benim sana ne gibi bir sanrım olabilir ki, işim gücüm yok gün boyu tembellektüel nerede hata yapmış diye mi arayacağımı düşünüyorsun? e o da güzel sanrıymış... kimseye bir algımız yok naramız sana nadanlık gelmiş zira sanrılar dehlizinde algıyı aramaya koyulmuşsun.

sen seversin alıntıyı diye leb dedim onu da anlamamışsın, ister gazali'den anla ister seneca'dan tarih tekerrürden ibaretken tecrübe edinildiğinde sabit kalıyor.

şahsım adına kimseye bilendiğim yok, bana bileneni törpülüyorum. onlarda kestiği sanrısına düşerek ruhumu gıdıklıyor. o arkadaşının da ifadesini gördük, o da bir takım sanrılardaydı, ifadesini verdi. kendisinin kastı vardı, aldı cevabını sustu. bu saatten sonra sanrılarıyla yaşar durur, ilgilenmiyorum. seninle de ilgilenmek istemiyorum. sanrıların, eğlencen, vaktin, düşüncelerin rast gitsin. keyifli forumlar.
Baktım arkadaşım, ne güzel uzun zamandır yazamadığın uzun yazıları bir tartışma içeriği içerisinde yazmaya , cüret etmiş olman. Bunu takdir edeyim, ücretini de peşinen gülümseyerek vereyim : ) Virgülün yanlışlığını kabullendiğin kurallar ve kanunlar manzumesine bağımlı değilim. Senin ezber neticelerinin doğruluk sayılan skalasına da tabi olmak zorunda değilim. Beni bu konuda eleştirmen, yersiz. Mahalle yanarken , taranan saç kelliğidir. Kelli felli boyun eğdirmeye dair söylemlerinde, ciddiyete tabi değildir. Konuyu efendice kapatabilmen için, konuya dair argümanların olması gerekirdi. Virgül tarayıcılığı yapmaman, ve defaatle beyan ettiğim halde yazı benim poz sergilediğimi savunan güruha , yazı benim pozu verdiğini düşünen sana söyledim. Böyle bir ima ve işaret bırakmadım ki. Sizin işaret dilinizi anlayabileyim. Sizin işaret diliniz biraz, şirret bir kalibreden , susturma, yıldırma, paketleme ruhuyla işliyor galiba. Lan olmadı , Lun olmadı , Saçma sapan, fotoğraflı gönderme hicivler olmadı, en sonunda biraz okunası bir şeyler klavyeye dökebildiniz. Bu konuda teşekkür ederim..

Alıntı nedir nasıl ve nerelerde yapılırı tekrar incelersen, cehaletinin dehlizlerinde keyifle matarakukanı sallamaya devam edersin. Ama üstüne basıp böyle düşersin.

Kendi bağlam lügatinde boğulurken çıkardığın, Gluk seslerine el uzatıp diyorum ki.. Boğulma sanrılarında : )
 
Hocam ben size anlatılmak isteneni anladığınızı düşünüyorum. Ama “ettik bir hata” demekten neden bu kadar imtina ettiğinizi anlamakta güçlük çekiyorum.

Anlıyorum dediğinizi, siz bir fikri kendi fikrinizmiş gibi yazmak istemediniz, forumdaki yazının karşıt argümanını sundunuz. Sorun yok, anlıyoruz.

Fakat sunduğunuz argüman bir makalenin abstractı. Direkt buraya kopyala yapıştır yaptınız. Ne kaynak verdiniz “karşı argüman konusunda Prof. Dayı şunu” diyor diye ne de alıntı olduğunu gösterir bir ibare kullandınız.

Konudan ayrılmadan önce sizin dilinizle anlatayım belki böyle anlaşabiliriz, dil bariyeri yaşıyoruzdur belki ;

AŞAĞIDAKİ METİN AI DAN ALINTIDIR :

İnsan varoluşunun en muğlak ve müşkül meselelerinden biri, emek hırsızlığı olgusunun müntehasında münderic çelişkiler manzumesidir. Emeğin insanın zâtî ve vücudî tecellisi olduğu nazar-ı dikkate alınırsa, bu emeğin gasbedilmesi, yalnızca ferdî bir hak ihlâli değil, aynı zamanda içtimai bir marazı da mündemiç eder. Emek hırsızlığı, hem ferdin hem de cümle-i beşeriyenin ma’şerî vicdanında derin yaralar açar.

İlk nazarda, emeğin gasbı, basit bir mülkiyet ihlâli gibi telâkki edilebilir; ne var ki, meselenin esası tetkik edildiğinde, varoluşsal bir muamma ile karşılaşırız. Bir ferdin, başkasının emeğini gasp etmesi, yalnızca maddî bir ziyan yaratmaz; aynı zamanda, o ferdin kendi manevî bütünlüğünü de ifsad eder. Bu bağlamda, emek hırsızlığı, bir nevî oto-sabote edici bir fiil olarak temayüz eder.

Emek, zaman ve cehdin tahassul etmiş şeklidir. Bu sebeple, emek hırsızlığı, ferdin hayatının, benliğinin ve istidadının gasp edilmesi manâsına gelir. Ancak burada da bir paradoks mevcuttur: Emek hırsızlığı suretiyle servetini artırdığını sanan şahıs, aslında kendi mahrumiyet ve noksanlığını daha da derinleştirir. Çünkü başkasının emeğini çalmak, bir yandan sahte bir tatmin ihdas ederken, öte yandan hakikî muvaffakiyet ve özsaygıdan mahrum bırakır.

Felsefi zaviyeden bakıldığında, emek hırsızlığı, Jean-Paul Sartre’ın “bulantı” kavramına benzer bir varoluşsal buhranı mündemiçtir. Sartre’a göre, insan hürriyetle mahkûmdur; lakin bu hürriyet, büyük bir mesuliyet ve endişeyi beraberinde getirir. Emek hırsızlığı, bu endişeden kaçışın bir vasıtası gibi görünse de, aslında daha büyük bir varoluşsal boşluğa düşüşü temsil eder. Başkasının emeğini çalarak kendine bir varoluş zemini inşa etmeye çalışan kimse, nihayetinde kendi varoluşsal anlamsızlığının farkına varır.

İçtimai cihette ise emek hırsızlığı, adalet mefhumunu temelden sarsan bir hadisedir. Adalet, fertlerin emeklerinin mukabilini almalarını iktiza eder; ancak mevcud sosyo-ekonomik teşkilât, bu adaleti temin etmekten ziyade, hırsızlığı teşvik eden bir nizam kurar. Kapitalist sistemin hiyerarşileri ve kuvvet dinamikleri, emeğin sistematik olarak gasbedilmesini meşru kılar ve mutad hale getirir. Bu bağlamda, emek hırsızlığı, ferdî bir ahlâkî mesele olmanın ötesine geçerek, sistematik bir yapısal meseleye inkılâb eder.

Netice itibarıyla, emek hırsızlığı, insanın varoluşsal, içtimai ve ahlâkî çelişkilerinin kesişim noktasında yer alan girift bir olgudur. Bu fiilin ferdî seviyede büyük bir etik ihlâl teşkil etmesinin yanı sıra, içtimai ve kurumsal yapılar tarafından da teşvik edilmesi, meselenin derinliğini ve karmaşıklığını nazar-ı dikkatimize sunar. Dolayısıyla, adaletin teessüsü ve hakikî hürriyetin temini için, yalnızca ferdî şuur değil, aynı zamanda esaslı içtimai ve yapısal ıslahatlar da elzemdir.
Hata sizin, zann edişinizdedir. Hüsnünüzün eksikliğinden kaynaklı bir savunu için? Hakaretler , Lan'lar kendinizce imla güzellemeleri? Prof' Dayının ifadesi olarak kabul ettiğiniz şey kendi istatistik ve verileri ile oluşturduğu bir bilgi içeriği değil. Onlarca insanın ve zümrenin, Sunni Ekolün ifadesidir. Emek hırsızlığı nitelemesine girmeniz, pervasız olduğunuz kadar patavatsız bir açıklama girişimi içerir.

Dediğim gibi, nicklerinizin önüne Alıntı HarunAbi , Yazın ? Hangi tabletten , aldınız bu isimleri ? Hangi çizgilerden mündemiçsiniz ? Üstenci bir yaklaşımla , insanlara nota ve rota verme haddini bu forumda ki zamansal kokuşmuşluğunuz mu size sunuyor ? Emek hırsızlığı ile yargılama cüretini, kendinizde nasıl buluyorsunuz ? Aİ'den alıntıdır dediğinde , Ai'nin emeğini ve çabasını egale etmiş , hakkını teslim etmiş mi oluyorsunuz ?

Sizde ki boyut bu mu ?
 
Geri