BAKARA SURESİ 163. AYETİ HAYATINA GEÇİRMEYENLERE, ALLAH’IN UYARISIDIR.

Konu sahibi son olarak 32 gün önce görüldü
Biz Müslümanların ne yazık ki elinden Allah’ın Rehberini aldılar ve “SİZ KUR’AN’I ANLAYAMAZSINIZ, ONU ANCAK ÂLİM VELİ OLANLAR ANLAR” dediler ve bu kişiler ne anlattıysa, elimize hangi kitapları verdiyseler onları okuduk ve Kur’an böyle mi emrediyor diye merak bile etmeden, söylenenlere inandık. Ama cesaret edip Kur’an’a bakınlar, anladığı dilden dikkatle okuyanlar, anlattıklarının Allah’ın ayetlerine ne yazık ki uymadığını gördüler. Çoğunluğun bu gerçeği fark etmemeleri için, Allah’ın ayetlerine çok üzgünüm ama KENDİ BATIL İNANÇLARINI SÖYLETEREK, TOPLUMU ALLAH İLE ALDATTILAR, AYETLERİN ANLAMLARINI TAHRİF ETTİLER. Güneşi balçıkla sıvayamazlar, artık gerçekler su yüzüne çıktı. Lütfen sorumlu olduğumuz Allah’ın vahyini, dikkatle anlayarak okuyup hayatımıza geçirelim ki, hesap günü pişman olanların safında olmayalım. Bu makalemde çok önemli bir ayet üzerinde, sizlerin düşünmenize vesile olmak istiyorum. Önce ayeti yazalım.

Bakara 163: SİZİN İLÂHINIZ BİR TEK İLÂHTIR. O’NDAN BAŞKA İLÂH YOKTUR. O, RAHMÂN’DIR, RAHÎM’DİR. (Diyanet meali)

Ayete dikkat ettiyseniz, çok önemli bir konuya dikkat çekiliyor ve diyor ki, Sizin ilahınız tek bir ilahtır. Peki, bunu kimlere söylüyor. Elbette Allah’a iman edenlere söylüyor. Yoksa ateistlere söyleyecek hali yok, onlar zaten ne İlah’a nede Allah’a inanmıyorlar. Demek ki Allah’a iman ettiğini söyleyenler, öyle bir hata yapıyor olmalılar ki, Rabbimiz bu konuda kullarını uyarıyor. Peki, İLAH kelimesi ne anlama geliyor da, Rabbimiz bu konuda kullarını uyarıyor şimdide ona bakalım.

“İLAH KELİMESİNİN GENEL ANLAMINI ŞÖYLE ÖZETLEYEBİLİRİZ. KULLUK EDİLEN, BAŞKASINA İHTİYACI OLMAYAN, YARDIM EDEN, BAĞIŞLAYAN, ŞEFAAT EDEN, KUŞKU DUYMADAN GÖNÜLDEN BAĞLANIP SIĞINILAN.”

Bu bilgilerden sonra, ayette yapılan uyarı sanırım daha iyi anlaşılmıştır. Çünkü Kitap Ehli tek bir Allah’a inandıkları halde ve Allah sakın benden başka güvenilecek VELİLER, EVLİYALAR edinmeyin dediği halde onlar, Allah ile aralarına Veliler koyuyorlar, onları aracı yapıyorlardı. Allah ile aralarına bu kişileri koymuşlar, onları adeta İLAHLAŞTIRIP, yalnız Allah’ın tek elinde olan yetkisini, gücünü onlara da vermişlerdi. Adeta Allah’ın yanında onları İLAH edindikleri için, Rabbimiz Kur’an’da son olarak tüm iman edenleri bu konuda uyarıyor ve diyor ki SAKIN BENDEN BAŞKA İLAH EDİNMEYİN, yani yardım isteyecek, kulluk edilecek, şefaat beklenecek VELİNİZ yalnız benim diyor. Tekrar hatırlatmak isterim İlah kelimesi burada, direk Allah anlamında kullanılmıyor. Çünkü hitap edilen toplum biliyor ki zaten, tek bir Allah var. Allah’ın yetkilerinin bir kısmını edindikleri ve güvendikleri VELİ, GAVS dedikleri kişilere verenlere hitaben söyleniyor. Farklı bir şekilde söylemek gerekirse, Allah’ın tek elinde tuttuğu herhangi bir yetkisini, gücünü VELİ, GAVS edindiğin bir insana layık görürsen, onu İLAH edinmiş olursun.

Peki, bizler Kitap Ehlinin yaptığı bu yanlışları yapmayarak, yalnız Allah’ı İLAH edinip yalnız Allah’a mı kulluk ediyoruz? Şefaati, yardımı yalnız Allah’tan mı diliyoruz? Yoksa bizlerde farkında olmadan aynı hataları yapıyoruz da farkında bile değil miyiz, ne dersiniz? Ayetin sonunda aslında yapılan hataların adeta bir özetini yaparak, ALLAH RAHMANDIR, RAHİMDİR diyor. Bu konuyu özetlemek gerekirse, ALLAH’IN KİTABI KUR’AN’DAN BAŞKA KENDİSİNE KANIT DELİL, ŞEFAATÇI ARAYANLAR, ALLAH’IN YANINDA İLAHLAR EDİNENLERDİR.

Allah’ın sıfatlarından olan Rahman ve Rahim ne anlama geliyor isterseniz şimdide ona bakalım ki, yanlışlıkla çok güvendiğimiz ve kendisini VELİ, ÂLİM, GAVS edindiğimiz kişileri, yanlışlıkla İLAH edinmeyelim. Allah’ın RAHMAN sıfatı, sevme, merhamet etme, bağışlama, şefaat etme anlamlarına gelir. Rahim kelimesinin anlamı da ona yakın anlamlarda acımak, esirgemek, korumak, merhamet etmek, bağışlamak anlamlarına gelir. Onun için Allah ayetin özellikle sonunda, bu hatırlatmayı yapıyor ve sakın benim ile birlikte kendinize Veliler, gavslar edinip onlardan yardım beklemeyin, bunu yapan ONLARIDA RAHMAN VE RAHİM İLAN ETMİŞ VE BANA ŞİRK KOŞMUŞ OLURSUNUZ DİYOR. HATIRLATIRIM ALLAH ŞİRK HARİÇ, DİĞER GÜNAHLARINIZI BAĞIŞLAYABİLİRİM DİYORDU KUR’AN’DA.

Çok üzgünüm ama Kitap Ehlinin yaptığı aynı yanlışları bizlerde yapıyoruz. Çünkü iman ettik diye söz verdiğimiz Kur’an’ı, belki de hiç anladığımız dilden okumadık, yani Allah’ın uyarılarını, mesajlarını hiç tebliğ alamadık. Hatırlatırım bunun sorumlusu bizleriz. Hesap günü Allah, bana falanca öyle söyledi şöyle söyledi diyerek, hiç birimizin kurtulamayacağımızı, Rabbimiz şimdiden Kur’an’da apaçık bildiriyor. BİZLER ÖYLE BİR DİN YARATTIK Kİ KENDİMİZE, ALLAH KUR’AN’DA NE EMREDİYORSA, NEREDEYSE TAM TERSİNİ YAPARAK, ALLAH İLE İNATLAŞTIĞIMIZIN FARKINDA BİLE DEĞİLİZ. Hangimiz haşa iman ettiğimiz halde, Allah ile inatlaşmak ister?

Bizlerin işine kolayına böyle geldiği için, ne yazık ki Kur’an ile tanışma, tebliği ilk elden alma çabasında olmadık. İnanın bu hatamızdan dolayı mahşer günü, özellikle Allah’ın Resulünün şahit olarak çağrıldığında çok üzüleceğiz. Çok daha üzücü olan, Allah’ın Resulünün asla söylemesi mümkün olmayan, onun adına rivayet edilen hadislerine de sorgusuz inandığımızdan, bizzat Hz. Muhammed’e iftira atanlarında safında olacağımızı lütfen unutmayalım ve arık kendimize gelerek KUR’AN İLE TANIŞALIM, BİZLERİ ALLAH İLE ALDATANLARIN TUZAĞINDAN KURTULALIM.

Kur’an ile buluşamayanı şeytan ve şeytanlaşmış insanlar çok rahat kandırabileceği için HAKKI BATIL, BATILI HAK görecekler, ama bunun farkında bile olamayacaklardır. Allah sakın kendinize VELİ edinmeyin güvenilecek VELİNİZ yalnız benim, yalnız Kur’an’ın ipine sarılın, biz kitabı hiç kimseye muhtaç olmayasınız diye nice örneklerle açıkladık, eksik bırakmadık kolaylaştırdık diyor, Peki bizler Kur’an’a iman ettik dediğimiz halde neler söylüyoruz Kur’an için? “KUR’AN’I HERKES ANLAYAMAZ ÂLİM OLANLAR ANLAR. KUR’AN’DA HER BİLGİ DETAYLI YOKTUR, ONU RESULÜ AÇIKLAMIŞ VE DETAYLANDIRMIŞTIR. RESULÜN RİVAYET HADİSLERİ OLMASAYDI KUR’AN ANLAŞILMAZ, YAŞANMAZ VE KAPALI KALIRDI.” İşte Kur’an ile buluşmamak, ilk elden onu anlayarak okuyup üzerinde düşünmemek bu kadar tehlikeli. Ne yazık ki İslam toplumu, ALLAH İLE İNATLAŞTIĞININ FARKINDA DEĞİL.

CEHALET İNSANI ŞİRKE BATIRIR, BEYİNLERİ UYUŞTURUR. DÜŞÜNEMEYEN UYUŞMUŞ BEYİNLER BUNU FARK EDEMEZ. ÇÜNKÜ CAHALET İNSANA CESARET VERİR, BATAKLIĞA BATIRDIKÇA BATIRIR. ONUN İÇİN ALLAH, BENDEN BAŞKA VELİLER EDİNMEYİN VE YALNIZ KUR’AN’IN İPİNE SARILIN EMRİNİ VERMİŞTİR.

Dilerim hatamızı Kur’an ile farkında olan ve mahşer günü yüzleri gülen, Allah’ın azınlık kulları arasında oluruz.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

BATILDAN SANIDAN UZAK, KUR'AN'A DAVET.

x.com

hakyolkuran

HALUK Gümüştabak

KUR'AN'A DAVET
 

Ekli dosyalar

  • BAKARA 163..jpg
    BAKARA 163..jpg
    117.4 KB · Görüntüleme: 0
Bakara suresini abdestli açıp dinlediğiniz de ferahlık veriyor.
 
@Frithjof Müsait olduğun bir zaman, hadis reddicileri ve “Kuran Müslümanlığı” hakkındaki görüşlerini yazar mısın?
Bu konuda yazdığım makalelerimi lütfen okuyunuz.




Bu konuda yazdığım makalelerimi lütfen okuyunuz.



 
Bu konuda yazdığım makalelerimi lütfen okuyunuz.





Hocam ben Edip Yükseli, İhsan Eliaçık’ı, Caner Taslaman’ı falan etraflıca okudum. Sizin de foruma yazdıklarınızı okuyorum.

Ben Frith arkadaşımızın fikirlerini merak etmiştim, bu vesile ile okurum sizin de makalelerinizi.
 
Kur’an ile yetinme söylemi/Hadisi inkâr düşüncesi, her dönemde az veya çok Müslümanların gündeminde olmuş bir meseledir.

Çağımızda sünnete karşı olumsuz tavır takınan marjinal gruplar olduğu gibi, tarihi süreç içerisinde de sünneti kabul etmeyen, İslâm’ın sadece Kur’an’dan ibaret olduğunu gizli veya açıkça iddia eden “Kur’an İslâm’ı” veya “Kur’an Müslümanlığı” şeklinde birtakım isimlerle kendini nitelendiren kesimler olmuştur.

Kur’an ile yetinme söyleminin birtakım çıkmazları vardır. Sadece Kur’an ile yetinme demek, Hz. Peygamber’in tebyîn görevini elinden alıp sadece tebliğ görevi ile iktifa etmek anlamına gelir.

Bu söylemi dillendiren çevreler, Hz. Peygamber’in konumu ile alakalı âyetleri parçacı yaklaşımla işlemekte, Hz. Peygamber’in statüsünü adeta bir postacı durumuna indirgemektedirler. Kur’an ve sünnetten birini kabul etmemek dinin bir kısmını kabul edip diğer bir kısmını inkâr etmek anlamına gelir.

kaynak
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Kur’an ile yetinme söylemi/Hadisi inkâr düşüncesi, her dönemde az veya çok Müslümanların gündeminde olmuş bir meseledir.

Çağımızda sünnete karşı olumsuz tavır takınan marjinal gruplar olduğu gibi, tarihi süreç içerisinde de sünneti kabul etmeyen, İslâm’ın sadece Kur’an’dan ibaret olduğunu gizli veya açıkça iddia eden “Kur’an İslâm’ı” veya “Kur’an Müslümanlığı” şeklinde birtakım isimlerle kendini nitelendiren kesimler olmuştur.

Kur’an ile yetinme söyleminin birtakım çıkmazları vardır. Sadece Kur’an ile yetinme demek, Hz. Peygamber’in tebyîn görevini elinden alıp sadece tebliğ görevi ile iktifa etmek anlamına gelir.

Bu söylemi dillendiren çevreler, Hz. Peygamber’in konumu ile alakalı âyetleri parçacı yaklaşımla işlemekte, Hz. Peygamber’in statüsünü adeta bir postacı durumuna indirgemektedirler. Kur’an ve sünnetten birini kabul etmemek dinin bir kısmını kabul edip diğer bir kısmını inkâr etmek anlamına gelir.
Kaynak neden belirtmediniz? Bu yazı benim dayımın yazısı. Bari alıntıdır falan yazın ya.
 
Kaynak neden belirtmediniz? Bu yazı benim dayımın yazısı. Bari alıntıdır falan yazın ya.
Hangi dayınız ? Kaynağını bir belirtirseniz , dayınıza hürmetlerimi ileteceğim !

İntihalini de dayınıza iletirsiniz.

Sözlü veya yazılı anlatımda, başka kişilerin düşüncelerine aynen yer verilmek istendiğinde alıntı yapılır. Bu görüş bir kişinin değil ; bir zümrenin ve topluluğun bakış açısını anlatır.

İfade etme biçimlerini zehir gibi görüp, kendinizi antidot kılığına sokmadan. Yaklaşımlar sergileyiniz.
 
Birader, hem haksızsın, hem bana ahkam kesiyorsun, hem ünlemden önce boşluk bırakıyorsun...

Alıntı yapıyorsan tırnak atarsın ya da kaynak belirtirsin.

Bu adam benim dayım. Peki sen kimsin? Akasya Durağı Sinan?

IMG_1241.jpeg
 
Birader, hem haksızsın, hem bana ahkam kesiyorsun, hem ünlemden önce boşluk bırakıyorsun...

Alıntı yapıyorsan tırnak atarsın ya da kaynak belirtirsin.

Bu adam benim dayım. Peki sen kimsin? Akasya Durağı Sinan?

Ekli dosyayı görüntüle 98577
Dayının fikri ve düşüncesi mi olduğunu savunuyorsun ?
Birader, hem haksızsın, hem bana ahkam kesiyorsun, hem ünlemden önce boşluk bırakıyorsun...

Alıntı yapıyorsan tırnak atarsın ya da kaynak belirtirsin.

Bu adam benim dayım. Peki sen kimsin? Akasya Durağı Sinan ?

Wittgenstein'in imlaya dair ifadelerini incelersen, boşlukların senin hesaplamalarına yada yargılamalarına "Zırnık" önemseme ve değerleme yapmayacağımı anlarsın.
Alıntının nasıl olacağına dair bilgilendirmemi dikkatle okursan anlarsın. "Gargantua..."

Şimdi kendi hak ve idrak anlayışını da alıp. Ulan'larınla beraber. Dilediğin durağa doğru ilerleyebilirsin.

Sen git dayın gelsin! Dayısının yeğeni değil , kendi olan insanlarla münazara ve münakaşa yaşanabilir.
 
Yav zaten hepsi hikaye birbirinizle kavga etmeye değmez. Haa kendi aranızda benim masalım seninkine üç çeker diyorsanız kavgasız yarışın derim.
 
Dayının fikri ve düşüncesi mi olduğunu savunuyorsun ?


Wittgenstein'in imlaya dair ifadelerini incelersen, boşlukların senin hesaplamalarına yada yargılamalarına "Zırnık" önemseme ve değerleme yapmayacağımı anlarsın.
Alıntının nasıl olacağına dair bilgilendirmemi dikkatle okursan anlarsın. "Gargantua..."

Şimdi kendi hak ve idrak anlayışını da alıp. Ulan'larınla beraber. Dilediğin durağa doğru ilerleyebilirsin.

Sen git dayın gelsin! Dayısının yeğeni değil , kendi olan insanlarla münazara ve münakaşa yaşanabilir.

Hocam siz meseleyi neden anlamamazlıktan geliyorsunuz. Google a yazmışsınız konuya ilişkin bir iki cümle bir tane makalenin abstractini komple buraya copy/paste yapmışsınız. Ne kaynak belirtmişsiniz ne de tırnak içine almışsınız.

Sanki kendi fikrinizmiş kendi yazınışmış gibi poz kesmişsiniz. Uyarılınca da yavuz hırsız misali üste çıkmaya çalışıyorsunuz.

Daha önce de benzerini yapanlar oldu. Gerek yok buna.
 
Forum kurallarında da yazdığı üzere lütfen alıntı yapılan metinlerde mutlaka kaynak belirtelim ve konu başlığına dair yorumlarla devam edelim.

Alıntı yapılan haber, konu başlıkları ve yorumlarda lütfen kaynak belirtelim.
 
Hocam siz meseleyi neden anlamamazlıktan geliyorsunuz. Google a yazmışsınız konuya ilişkin bir iki cümle bir tane makalenin abstractini komple buraya copy/paste yapmışsınız. Ne kaynak belirtmişsiniz ne de tırnak içine almışsınız.

Sanki kendi fikrinizmiş kendi yazınışmış gibi poz kesmişsiniz. Uyarılınca da yavuz hırsız misali üste çıkmaya çalışıyorsunuz.

Daha önce de benzerini yapanlar oldu. Gerek yok buna.
Kendi fikrimi ilga ettiğimi beyan etmedim , bir kişinin kendi şahsına ait özgün fikirlerini de beyan etmiş değilim. Sunulan görüşün bir şahıs görüşü olduğunu düşünsem şahsı baz alıp şahsa cevap verirdim. Bir zümrenin , karşıt zümresini de gündemin altına taşıdım.

Bir yere çıkmaya çalıştığım falan yok ! Ayrıca bir bastırma ve baskılama düşüncesi içerisinde incelemeye tabii tutulan ? Ulan perdesinden yapılan , yaklaşıma karşı da tepkimi dile getirdim..

Gerek yok , üstenci bir ruhla yaklaşım sergilemenize.. Alıntının ne olduğunu da , nasıl yapılması gerektiğini de yukarıda izah ettim.

Sankileriniz de ki belirgin anlayış, kendi fikri analizim gibi görmek olmuşsa..

Bu sizin fikri boşluğunuzun, hoşnutsuzluğudur.
 
Birinin yazısını alıp koymuşsun oraya daha da üstenci, pergelsi, helehele diyorsun.
 
İddaalar doğruysa arkadaşınız telif ihlali yapmış.
Neye mahcup oldunuz tam olarak.
Hepimiz zaman zaman alıntı yapıyoruz bazen gogleden bazen ekşi den bunun ne mahsuru var daha önce belirttim ilk kez bir forum da bulunuyor benim davetim üzerine kuralları ve işleyişi çok bilmiyor
Her kesin bir olup üzerine üzerine gitmesi hiç hoş olmadı bundan dolayı mahçubiyet duyuyorum anlatabiliyor muyum ?
 
Geri