babamı 17 yaşında kaybettim. anılarım elbette çok, ama ne yazık ki taze değil; bölük pörçük. her anımı, her hatıramı, beraber geçirdiğimiz her yaşımı çok özlüyorum. kabullenmek, alışmak, adı artık neyse, zor ve hayli zaman alıyor. kendimi pek bilmediğim, bu kaybın bana neler getirip neler götüreceğini kestiremediğim bir yaşta değil de, şu yaşlarımda kaybetmiş olsaydım, sanırım ayağa kalkıp toparlanmam daha zor olurdu.
erken kayıp yaşayan biri olarak, yaşınız kaç olursa olsun; uzak, yakın demeden; despot, sert yapılı, sevgisini gösteremiyor demeden, ailenize sıkı sıkı sarılın. sevdiğinizi sadece söylemeyin, hissettirin. zaman, hayat çok kıymetli. bunu, mezar başına geldiğinizde fark etmemenizi dilerim.