Futbolcu
Gümüş Üye
-
- Katılım
- Ekim 25, 2016
-
- Mesajlar
- 7,739
-
- Tepkime puanı
- 77
-
- Puanları
- 303
-
- Yaş
- 46
-
- Konum
- SAMSUN
Ateistlerin bu müthiş kainat sisteminin hepsine bir "tesadüf eseri" olduğunu düşünmelerinden dolayı kör olmalarıdır.
Buna kısa kısa birkaç misal vermek gerekir.
1. Kainat koskoca bir eczanedir. insanoğlununa faydalı gelebilecek her şey ama her şey kainatta mevcuttur. maydanozun şifası ayrı, sarımsağınki ayrı, çörek otununki ayrı, elmanınki ayrı, ... vs.
bütün o olması gereken bileşenlerin hepsinin "tesadüfen" birleşmesi akla uygun gelmiyor. misal bildiğimiz eczanelerdeki ilaçların içerisinde yer alan maddeler bir fırtına sonrası yer dökülerek kendi kendine bir araya gelmeleri ne kadar akla uygun değilse, kainatta yer alan şifalı bitkilerin içerisinde yer alan maddelerinde aynen öyle tesadüf eseri olamayacağını da anlamak lazımdır. nasıl eczanede olan bir ilacı bir insan, gerekli bileşenleri bir araya getirerek bir "ilaç" olarak icat etmişse, aynen öylede kainatta yer alan ilaçların içerisindeki bileşenleri bir araya getiren birisi vardır.
2. Bütün varlıklar kendine has bir özellikle ve olması gerektiği gibi yaratılmıştır. misal devenin ayaklarının şekli, kumda batmadan koşabilmesi için tasarlanmıştır, göz kapaklarındaki kirpikleri ağ gibi, kum fırtınaları karşısında etkilenmemektedir. dolayısıyla bir atın ayakları devede olsaydı kumda koşamazdı yada başka bir binek hayvanın gözleri olsaydı kum fırtınalarında sıkıntı yaşayabilirdi. oysa deve, tam da coğrafyasına uygun bir şekilde yaratılmıştır/dizayn edilmiştir.
başka bir örnekte sinek. sineğin kanatları ince ve zayıf değil de kuşunki gibi tüylü olsaydı, sinek o cüssesine rağmen uçamazdı. sineğim kanatları da tam da kendi bünyesine göre yaratılmıştır/dizayn edilmiştir. bunu gibi bilmediğim birçok örnek var. peki bunların hepsi de kendi kendine mi teşkil etmiştir? böyle sistematik uzuvlara sahip canlılara tabiat mı bunları vermiştir?
3. İnsanoğlunun vücudu, hayatta kalmaya çalışması için beynin, kalbin ve böbrek gibi organlar bu görevleri kendi kendine mi yapmaktadır? misal kalp, vücuda kan pompalamayı nerden görev edinmiş? insan doğuyor ve kalp hemen başlıyor çalışmaya. bu organlara önceden görev yükleyen, tabiri caizse kodlarını yazan bir tasarımcı, bir yaratıcı yokmudur?
Bunun gib daha nice nice örnekler verebilir.
sorun aslında şu, ateistler resmin tümüne bakmıyorlar. resmin bir noktasında takılıp, enzimler şöyle şöyle yapmaktadır, atomlar şunu yaparak şöyle yapmaktadır diyerek sadece onun üzerinde tefekkür ediyorlar. kaldı ki biz bilimsel söylemlere de karşı değiliz zaten. biz sadece şuursuz akılsız maddeler (atom veya moleküller) bunu kendi kendine yapamaz bunları yönlendiren bir yöneticinin olduğuna inanıyor, dolayısıyla resmin tümüne bakıyoruz. atesitler resmin tümüne bakmıyorlar.
ALINTI
Buna kısa kısa birkaç misal vermek gerekir.
1. Kainat koskoca bir eczanedir. insanoğlununa faydalı gelebilecek her şey ama her şey kainatta mevcuttur. maydanozun şifası ayrı, sarımsağınki ayrı, çörek otununki ayrı, elmanınki ayrı, ... vs.
bütün o olması gereken bileşenlerin hepsinin "tesadüfen" birleşmesi akla uygun gelmiyor. misal bildiğimiz eczanelerdeki ilaçların içerisinde yer alan maddeler bir fırtına sonrası yer dökülerek kendi kendine bir araya gelmeleri ne kadar akla uygun değilse, kainatta yer alan şifalı bitkilerin içerisinde yer alan maddelerinde aynen öyle tesadüf eseri olamayacağını da anlamak lazımdır. nasıl eczanede olan bir ilacı bir insan, gerekli bileşenleri bir araya getirerek bir "ilaç" olarak icat etmişse, aynen öylede kainatta yer alan ilaçların içerisindeki bileşenleri bir araya getiren birisi vardır.
2. Bütün varlıklar kendine has bir özellikle ve olması gerektiği gibi yaratılmıştır. misal devenin ayaklarının şekli, kumda batmadan koşabilmesi için tasarlanmıştır, göz kapaklarındaki kirpikleri ağ gibi, kum fırtınaları karşısında etkilenmemektedir. dolayısıyla bir atın ayakları devede olsaydı kumda koşamazdı yada başka bir binek hayvanın gözleri olsaydı kum fırtınalarında sıkıntı yaşayabilirdi. oysa deve, tam da coğrafyasına uygun bir şekilde yaratılmıştır/dizayn edilmiştir.
başka bir örnekte sinek. sineğin kanatları ince ve zayıf değil de kuşunki gibi tüylü olsaydı, sinek o cüssesine rağmen uçamazdı. sineğim kanatları da tam da kendi bünyesine göre yaratılmıştır/dizayn edilmiştir. bunu gibi bilmediğim birçok örnek var. peki bunların hepsi de kendi kendine mi teşkil etmiştir? böyle sistematik uzuvlara sahip canlılara tabiat mı bunları vermiştir?
3. İnsanoğlunun vücudu, hayatta kalmaya çalışması için beynin, kalbin ve böbrek gibi organlar bu görevleri kendi kendine mi yapmaktadır? misal kalp, vücuda kan pompalamayı nerden görev edinmiş? insan doğuyor ve kalp hemen başlıyor çalışmaya. bu organlara önceden görev yükleyen, tabiri caizse kodlarını yazan bir tasarımcı, bir yaratıcı yokmudur?
Bunun gib daha nice nice örnekler verebilir.
sorun aslında şu, ateistler resmin tümüne bakmıyorlar. resmin bir noktasında takılıp, enzimler şöyle şöyle yapmaktadır, atomlar şunu yaparak şöyle yapmaktadır diyerek sadece onun üzerinde tefekkür ediyorlar. kaldı ki biz bilimsel söylemlere de karşı değiliz zaten. biz sadece şuursuz akılsız maddeler (atom veya moleküller) bunu kendi kendine yapamaz bunları yönlendiren bir yöneticinin olduğuna inanıyor, dolayısıyla resmin tümüne bakıyoruz. atesitler resmin tümüne bakmıyorlar.
ALINTI