Ateistlere cevaplar yazı dizisi

Konu sahibi son olarak 2793 gün önce görüldü
Hac suresi 1-10 ayetleri bilgisiz, delilsiz tartışanlara uyarı yapmaktdır.
22/1. Ey insanlar! Rabbinizden korkun! Çünkü kıyamet vaktinin zelzelesi müthiş bir şeydir!

“İttika”, Allahü teâlânın emirlerine imtisal etmek, emirlerini buyruklarını yerine getirmek, yasaklarından kaçmak, Allahü teâlâyı tazim etmek, ona gereken saygıyı göstermek manasına geliyor.

Cenab-ı Haktan korkmak, başka şeylerden korkmaktan çok farklıdır. “Haşyet” dediğimiz Allah korkusu, Allahü teâlâya insanı yaklaştırır. Onun için sevgiyle adeta mülemma, onunla içli dışlı olmuş bir duygudur bu korku. Allahü teâlâya karşı olan korku insanın marifetullahından, Allahı tanımasından kaynaklanan şuurlu bir duygu ve anlayıştır, idraktir. Onun için bu, başka korkularla hiçbir zaman mukayese edilmez. Allahü teâlâdan korkan korkusu arttıkça Cenab-ı Hakka yakınlığı ve kurbiyyeti de artar. Korku nisbetinde kendini Allahü teâlâya daha yakın hisseder ve o nisbette kendisini emniyette ve güvende hisseder. O şekilde kendisini değerlendirir ve böylelikle diğer bütün korkulardan, endişelerden uzaklaşmış olur. İnsan kendisini güven içinde duyar daima. Allahü teâlânın korkusu böyledir.

O gün kadınlar memedeki çocuklarını unuturlar. Hâmile hâtûnlar çocuklarını düşürürler. İnsanlar serhoş olmuşlar sanılır. Onlar serhoş değildir. Fekat, Allahü teâlânın azâbı çok şiddetlidir. 2

İnsanlardan bir kısmı Allahü teâlânın varlığı, birliği, kudret ve azameti konusunda hiçbir bilgi sahibi olmaksızın, mesnedsiz bir tarzda çeşitli münakaşa ve tartışmalara girerler. Ve onlar bu konuda son derece inatçı, gerçeklere karşı direten, şeytanın kendilerine yaptığı bir takım telkin ve iğvalara boyun eyer, ona tabi olurlar. 3

Halbuki Cenab-ı Hakkın takdiri o istikamette gerçekleşmiştir ki, şeytanı seven, onu dost edinen kimseyi mutlaka sapıttırır. Onu şiddetli ateşi ve dehşetli sıcağı olan Cehennem azabına sevkeder. 4

Ey insanlar ! Eğer öldükten sonra dirilmekten şüphede iseniz, bilin ki ne olduğunuzu size açıklamak için şüphesiz biz sizi topraktan, sonra nutfeden sonra bir alekadan sonra yapısı belli belirsiz bir et parçasından yaratmışızdır. Dilediğimizi belli bir süreye kadar rahimlerde tutarız. Sonra sizi bir çocuk olarak çıkartırız, sonra sizi, olgunluk çağına erişmeniz için bırakırız. Bununla beraber kiminiz öldürülür, kiminiz de önceki bilgisinden sonra, hiçbir şey bilmemek üzere, ömrünün en fena zamanına ulaştırılır. Bir de yeryüzünü görürsün ki kupkurudur; fakat biz onun üzerine su indirdiğimiz zaman, harekete geçer, kabarır ve her güzel çiftten bitkiler bitirir. 5

İşte bunlar, Allaha iman ve teslimiyyetin, Allahın güç ve kuvvetinin, Allahın varlığının vücud ve vahdaniyyetinin, varlık ve birliğinin hak olduğunu, gerçek olduğunu isbat eder. Şüphesiz O, ölüleri diriltir ve o her şeye kadirdir. 6

Kıyamet ise şüphesiz gelecek ve muhakkak ki Allah bütün kabirlerde olan kimseleri tekrar diriltecektir. 7

İnsanlardan kimi de vardır ki ne bir bilgiye, ne bir delile, ne de aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın Allah hakkında tartışır. 8

Demek ki Allah mevzuunda insan herhangi bir şey söyliyecekse, söylediklerinin ilime, irfana belli bir hedefe, belli bir delile dayanması lazımdır. Onları belli bir esasa dayandırmıyan kimsenin söylediklerinin hiçbir değeri yoktur. İlme ve irfana istinad etmiyen görüşler boş görüşlerdir.

Allah yolundan saptırmak ve şaşırtmak, Allah yolundan uzaklaştırmak için büyüklük taslayarak, kendini beğenmiş, bir eda ile Allah hakkında tartışmaya kalkar. Dünyada ona bir rezillik vardır. Kıyamet gününde ise ona cehennem azabını tattıracağız. 9

Ona "Bunlar, senin ellerinle kazandığın günahlar sebebiyledir" denir. Şüphesiz Allah kullarına zulmeden değildir. 10
 
Ateist konusu bittiğinde hristiyanlık konusuna başlamayı düşünüyorum. Hristiyanlık hakkında yazı hazırlıyoruz.
 
Biz gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri bir oyun ve eğlence olsun diye yaratmadık. 44/38
Gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları biz, şüphesiz yerli yerince ve belli bir süre için yarattık. İnkâr edenler, uyarıldıkları şeylerden yüz çevirmektedirler. 46/3
İnkâr edenler, kendilerine o saat ansızın gelinceye, yahut da (kendileri için hayır yönünden) kısır bir günün azabı gelinceye kadar Allahü teâlânın ayeti kerimelerine şüpheci nazarlarla bakmaktadırlar. 22/55
Ki, siz elbette halden hale geçeceksiniz. 84/19

4/131 Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Cenab-ı Hak ehli kitaba da, size de, kendisinden korkmanızı, emirlerine saygılı olmanızı emretti. Eğer inkâr ederseniz, biliniz ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Allahü tealanın hiç bir şeye ihtiyacı yoktur ve O, gerçekten size olan emirleriyle, kudretiyle, azametiyle, ilmiyle, iradesiyle, gerçekten her türlü methü senaya ve övgüye, hamde layıktır.

4/170 “Ya eyyühennasü kad caekümürrasulü bil hakkı min rabbiküm”, ey insanlar, Rabbınız katından size hak peygamberler, hak sözle geldiler. Peygamberler daima gerçeğin ifadecisi olarak, gerçeği anlatan kimseler olarak ortaya çıktılar devamlı gerçeği ifade ettiler.

“Fe aminu hayran leküm”, iman ediniz, bu sizin için en iyisidir.

“Ve in tekfuru”, eğer inkâr ederseniz,

“Fe inne lillahi ma fissemavati vel ard”, şunu iyi bilmiş olunuz ki göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allahındır. Siz kendi inkârınızla, bu cahilce davranışınız ve inadınızla baş başa kalırsınız.

“Ve kanellahü alimen hakima”, Allahü teâlâ herşeyi hakkıyla bilir ve Onun bütün sözleri, nasihatları hikmet doludur. Sizi Cenab-ı Hak hikmetle, hak ve hakikate çağırmakta, sizi bu dünyada iken pişmanlıkların fayda vereceği alemde, Cenab-ı Hak uyarmakta size akibetinizi haber vermektedir

74/1-10 (Ey örtüye bürünen Muhammed! Kalk da [kâfirleri Allahü teâlânın azâbı ile] korkut! Rabbini tekbîr et, tâzîm et! Giydiklerini temiz tut! Haram edeceğim şeylerden sakın! Yaptığın iyiliği çok görerek başa kakma! Rabbin için sabr et! Sûra üfürüldüğü zaman, kâfirlere çok sıkıntılı bir gündür. Onlara kolaylık yoktur... )

Son olarak Dawkins adından bahsetmek gerekirse, ahlaktan ne anladığı tam olarak anlaşılmayan ve yıkım harici ne yapmaya çalıştığı tam belli olmayan bu kişiye cevap olarak sadece yukarıda belirtilen, ne yapmalı, yapılmaz ise ne olur şeklinde bildirilen Müddessir suresi on cümle ile yeterli gelir.
Bu surede bizzat inanmayanların ağzından olması kesin olayların sebepleri geçmiş zaman kipinde bahsediliyor, olacak olay o kadar kesinlik arzediyor ki bu zaman kullanılıyor. (74/44-47)
74/44. Ve lem neku nut'ı mul miskin.
Yoksula da yedirmezdik."
45. Ve kunna nehudu me'al haidin.
"Boş şeylere dalanlarla dalar giderdik."
Biz diyor gaflete dalmış,aslı esası olmıyan iftira, gıybet, istihza, alay, insanları küçültme, hakkı hakikati, gerçekleri inkâr etme yolunda boş ve batıl sözlerle meşgul olan kimselerle birlikte biz de o batılın boş ve lüzumsuz malayani sözleri içine dalmış gitmiştik diyorlar.
46. Ve kunna nukezzibu bi yevmid din.
Biz kıyamet gününü, hesap gününü inkâr ediyor, yalanlıyorduk
Onlar hep dünyada böyle yaşamışlar, bu inkârla haşir neşir olmuşlar ve bütün hayat görüşlerini, kendi tabirleriyle hayat felsefelerini bu inkâr üzerine oturtmuşlar. Ta ki ölüm vaktine kadar.
47. Hatta etanel yakin.
"Nihayet bize ölüm gelip çattı."
74/54. Kella innehu tezkirah.
Hayır, hayır, O Kur’anı kerim nasihattır.
Onların bu içine düştükleri, gaflet ve dalaleti ve bu batıl ve boş yaşayışı, gerçek hedefine ulaştıracak, onlara gerçek öğüt sağlıyacak, Kur’anı kerimdir.
55. Femen şae zekerah.
Dileyen onu düşünür.
“Femen şae zekera”, kim dilerse, Kur’anı kerimin o ikazından, o ihtarından, o öğüt ve nasihatından nasibini alır.
56. Ve ma yezkurune illa en yeşaallahu huve ehlut takva ve ehlul mağfirah.
Bununla beraber Allah dilemedikçe onlar öğüt alamazlar. Koruyacak da O'dur, bağışlayacak da.
İnsan gönülden iyiye talip olmalı, bu uğurda varını yoğunu feda edebilmeli.
Bu âyet-i kerimeler, ayrıca gösteriyor ki, kendilerini herhangi bir sûretle, Allahü teâlâya sevdirenler himâye edilir ve daha çok hidâyete kavuşturulur. Gadab-ı ilâhîye sebep olanlar da, kötü işlerinde terk edilirler.
 
67/2 O, hanginizin daha güzel iş yapacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı. Allahü teâlâ çok güçlüdür. Emrine galiptir. Fevkalade de bağışlayıcıdır. Mağfireti boldur. Onun lütuf ve keremi,kulları üzerindeki hakimiyyeti mutlaktır.

Ölüm, hayattan önce zikredilmiş. İnsanlar önce yaşıyor, sonra ölüyorlar. Ama müfessirler burada insan için gerçek hayatın, ebedi hayat olduğunu, dolayısıyla dünyadaki ölümden sonra gerçek, ebedi hayat, ahiret hayatı başladığı için, burada ölüm takdim edilmiş, önce zikredilmiştir diyorlar.

İslamiyyetin hedefine bakın. Ahsen kelimesi, ism-i tafdil, buna süperlatif siga deniliyor. Yani en üstünlük, en güzel manasına. Hasen, güzel demek. Ama Ahsen, en güzel. Yani hanginizin en güzel olan ameli yapacağını meydana çıkarmak için.

Not: Cenab-ı Hak, insanlara imtihan muamelesi yapmıştır Ama insanların hakiki mahiyyetini, onların niyetini, amellerinin ve işlerinin ne olduğunu meydana çıkıp da öğrenmek ihtiyacında değil Cenab-ı Hak. Burda izhar manası var. Buradaki imtihanda Cenab-ı Hak, insanların kendilerini bizzat kendilerine şahid tutuyor ve diğer insanları onlara şahid olarak gösteriyor.

Görmeden, Allahü teala hazretlerinin Peygamberleri vasıtasıyla size gönderdiği emirlere uyarak, gayba iman suretiyle Allahü tealadan kimlerin korktuğunu meydana çıkarmak, Allahın emirlerine kimlerin itibar ettiğini, kıymet verdiğini, hürmetkar olduğunu meydana çıkarmak maksadıyla, Allahü teala sizin durumunuzu ve halinizi ihtibar eder, sizi imtihan eder, sizi sınar. 5/94


Bu dünyada insanın vazifesi var. Herkes Cenab-ı Hakkın verdiği kabiliyetlerle bu dünyada faydalı işler ortaya koyacak. Halis kul olacak. Müttaki olacak. Allahın peygamberine saygılı olacak. Cenab-ı Hakkın rızasına uygun ameller konusunda icabında didinecek, uğraşacak. İnsan ter dökecek. Resulullah Efendimiz , mü’min alın teriyle ölür buyuruyorlar. Yine buyuruyor ki, bir insanın Allahın rahmetinden uzak kalmasının en bariz alameti, onun, dünyaya ve ahirete yaramıyan, lüzumsuz ve faydasız işlerle uğraşmasıdır. Buna, islam ahlakında “Ma-la-ya’ni” deniliyor. Yani anlamsız, maksatsız, amaçsız işlerle uğraşmak. Öyle işlerle bile uğraşmıyacak. En güzelini, en mükemmelini yapmağa çalışacak. İnsan bu cehdin, bu gayretin içinde olursa, iştiyakla, şevkle Allahın verdiği güç ve kuvvetle, sıhhat ve afiyetle, zeka ve akıl ile, insan daima bir şeyler üretmeğe çalışır. En mükemmel olan işleri, eserleri ortaya koyarsa, işte o zaman onun kendisine tevdi edilen hayatın tam manasıyla değerlendirildiği anlaşılacak. Allah katında da gerçek manada kendine layık olan ihsan ve kereme kavuşacaktır.

Aziz demek, her bakımdan güçlü demek.

“Gafur”, çok bağışlıyan demek. Mağfiret eden, hoş gören. Allahü teâlâ işte kullarını kusurlarından dolayı bağışlıyacaktır. zımnen bir müjde var burada.

“El aziz” kelimesi, “Galibun ala emrih”, işine galip yani yapacağı, karar vereceği herhangi bir şeye, hiç bir güç tarafından karşı konulamayan, emir ve irade ettiğini mutlaka yerine getiren demektir. “Hakim” de, her işi hikmetli, her işi son derece düşündürücü sebeplere mübteni olan, belli bir hikmete dayanan manasına. Hiç bir şey abes değil, lüzumsuz ve manasız iş yapmıyan manasında.

İnsan bir taraftan azamet-i ilahiyye karşısında titriyecek. Ya rabbi, ben senin huzurunda nasıl hesap veririm? Ben hayatımın muhasebesi esnasında nasıl alnı ak çıkabilirim diye büyük bir endişe içinde olacak. Ama diğer taraftan da bu endişe, onu kesinlikle ümitsizliğe, bedbinliğe sevketmiyecek. Çünki arkasından bir müjde var. Gafur.
 
Bu kadar paylaşım yapmışsınız, hiçbirini okumamıştım. Fakat, emeğe saygı, prensip gereği de olsa okumak, karşı tarafı dinlemek lazım dedim. Erinmedim okudum.

Nickinizi etiketleyeyim, arkanızdan yazmış gibi olmasın. karesi beyliği

Eleştirimize başlayalım.

Başlık diyor ki; "Ateistlere Cevaplar" hmm :nopsrn:
Öncelikle Ateizm'i tanımlayalım, Ateizm; en kaba tabirle Tanrı yok demektir, Tanrı'nın var olmadığı düşünmektir.
Sizin "Ateistlere Cevaplar" diye açtığınız bu konuda, bol miktarda Tanrı'nın varlığı ile ilgili deliller paylaşmanız gerekmekteydi, fakat hiçbir delil paylaşmamışsınız. Tek yaptığınız ayet paylaşmak olmuş. Dolayısıyla paylaştığınız konu, Ateizm açısından tam bir fiyasko, hiçbir anlam ifade etmiyor. Neden bir anlam ifade etmediğini açıkladım.

Aslında eleştiriyi burada bitirmem gerek, çünkü sonuçta başlıkta "Ateistlere" yazıyor. Ancak yine de, belki başka inançsızlıklara veya inançlara cevap verilmeye çalışılmıştır diyerek, başka açılardan bakayım.

Paylaşımın Ateistlere değilde, Non-Teistlere karşı yapıldığını varsayalım. Fakat hangi Non-Teizm? Non-Teist, Teist olmayan herhangi bir kişi demek.

Örneğin bir Non-Teizm türü olan Panteizm'i ele alalım. Panteizm; "Bir Tanrı var fakat bu Tanrı, Evrenin kendisidir." demektir kaba tabirle.
Bu açıdan bakalım; Sizin yapmanız gereken şey, bir Panteist'e, Tanrı'nın evren olduğunu değil, insan figürü gibi düşünen, gözlem yapan, izleyen, evrene müdahale eden bir Tanrı olduğunu kanıtlamaya çalışmanızdır. Fakat, bu da yok.Yaptığınız tek şey ayet paylaşımı. Panteizm açısından da bu yaptığınız paylaşım bir fiyasko, çünkü dediğim türden delil sunmanız gerekiyor.

Ama olsun, yine de devam edeyim. Bu paylaşımın, Deizm'e karşı yapıldığını varsayalım. Deizm; yine kaba tabirle, bir Tanrı var, ve bu Tanrı evreni yarattıktan sonra kesinlikle hiçbir müdahalede bulunmadı, evreni aşkın bir varlıktır, demektir.
Bu açıdan bakalım; Sizin yapmanız gereken şey, bir Deist'e, Tanrı'nın evrenle her an iç içe olduğunu, evrene müdahale ettiğini, hatta din gönderdiğini kanıtlamak olmalıdır. Fakat maalesef bu da yok, hiçbir şekilde bahsettiğim tarzda delil paylaşmamışsınız.

Üzgünüm ama, paylaşımınız neresinden tutarsam elimde kalıyor. İlk ve son kez bu denli bir analiz yapıp, uzunca bir yazı yazıyorum.

Ya kopyala-yapıştır yaptığınız siteyi değiştirmelisiniz, ya da kendiniz, bahsettiğim tarzda özgün yazılar yazmalısınız.

İyi forumlar dilerim.
 
Ben sana bir soru sorayim sen bna cevap ver...

Senin inancina gore musluman olmayan birisi cennete girer mi?

Eger girebilirse iyi ve ahlakli olmak icin musluman olmaya gerek yok...

Eger giremeyecekse Allahin rahman sifatinin gazabini gectigi cumlesi yanlis olur... cunku dunya nufusunun buyuk bir bolumu musluman degil ,ve bu herzaman boyleydi...
 
Bir de lutfen bana kader ve kaza mevzusunu adam akilli aciklasana?
 
Ben sana bir soru sorayim sen bna cevap ver...

Senin inancina gore musluman olmayan birisi cennete girer mi?

Eger girebilirse iyi ve ahlakli olmak icin musluman olmaya gerek yok...

Eger giremeyecekse Allahin rahman sifatinin gazabini gectigi cumlesi yanlis olur... cunku dunya nufusunun buyuk bir bolumu musluman degil ,ve bu herzaman boyleydi...

Allah'ın rahmetinin gazabını geçtiği bir ayet değildir. Ayetteki ifade daha değişiktir.
Bu dediğiniz kutsi bir hadiste geçen bir sözdür. Kutsi hadisler ise delil olmaz. Birçoğu zaten uydurmadır. Allah'a Kuran'da olamayan şeyler isnat edip sonradan eleştirmeniz mantıksızdır.

Ayette geçen ifade şudur.

Bizim için bu dünyada da güzellikler yaz, ahirette de; ki biz pişmanlık içinde Sana sığındık!" (Allah) buyurdu ki: "Dilediğin kimseyi azabıma hedef kılabilirim, fakat rahmetim her şeyi kuşatmıştır. En sonunda sorumlu davranan ve arınıp yücelmek için ödenmesi gereken bedeli ödeyen kimseler, -ki onlar ayetlerimize inanan kişilerdir- onu paylaştıracağım.

Bu açıdan bakınca insanlar kendi elleri ile yaptıkları ile cenneti ve cehennemi kazanıyorlar.
Ve aslında cehennem de bir yerde Allah'ın inanlara olan rahmetidir.

Çünkü eğer inanan ile inkarcı
Hayatını iyilik ile geçiren ile kötülükle geçiren
Hz. Muhammed ile Ebu Cehil bir olmaz.
İyiyle kötü asla bir olmayacak..

Bir olsaydı zaten yaşamak tamamen anlamsız olurdu..
O zaman faiz yiyen ile paylaşan arasındaki fark olmaz.
Bu açıdan Kuran'ı okursanız zaten emir ve sayakların en fazla 10 sayfa tuttuğunu görürsünüz.. Kalan tamamı iyi bir ahlak kazandırmaya, insanı erdemleştirmeye yöneliktir.

Ayrıca önemli olan birinin kendine inandım ya da müslüman demesi değildir.
Önemli olan Allah'ın bir kulunu müslüman saymasıdır. Yoksa diğer türlü istediği kadar insanlar inandım şöyleyim masalları sunsunlar. Allah katında bir değeri yoksa anlamı yoktur.

Onu anlamak içinde Kuran okumak gerekiyor. :cici:
 
Bir de lutfen bana kader ve kaza mevzusunu adam akilli aciklasana?

Dostum kader sonradan imana ilave edilmiş bir iman maddesidir. Emeviler kaderci anlayışlarını dayatmak için ve insanlara baskı kurmak için kadere iman maddesini akaidin içine sokmuşlardır.

Eğer dinler tarihini okursan bunu çok iyi görebilirsin. Sana Hasan Basrinin kader risalesini okumanı tavsiye ederim.

http://www.hayatinsirri.net/belgeler/Mustafa-islamoglu-Hasan-El-Basri-Kader-Risalesi-ve-serhi.pdf

Kuran'da iman esaslarının sayıldığı ayetlerde 5 esas geçer. Bunun dışında kader ölçü demektir. Türkçe'ye de kadar edatı olarak geçmiştir. Kader deyince anlayacağın şu olmalıdır. Allah'ın tesadüfi iş yapmayacağı ve her şeyi planlı ve proglamlı takdir etmesi, ölçü koymasıdır.

Bu açıdan cennet veya cehennem zorunlu olarak değil, talebe bağlı olarak gidilen bir yerdir. :cici:
Sünnetullah dediğimiz Allah'ın evrene koyduğu tüm yasalar bir kaderdir. Yani bilimin incelediği alanlar kader konusuna giriyor. Eğer biyoloji biliyorsan her şeyin bir amaç uğrana yaratıldığını görürsün. Düzen hakimdir evrende..
Aynı şekilde kozmoloji konusunda da düzen karşımıza çıkıyor.
 
Iyi ahlakli erdemli olmak icin illa musluman mi olmak gerekiyor onu soruyorum...
 
Bi ateist gospel yazmış.
 
Güzel yazmış yalnız.Duygusu olmasa yazamazdı böyle enfes bir gospel.
 
Iyi ahlakli erdemli olmak icin illa musluman mi olmak gerekiyor onu soruyorum...
Bir kişi kendinin iyi ve ahlaklı olduğunu söyleyebilir ama bu durumda ahlakı kime ve neye göre tanımlayacağız.. :)

Eğer kendi ahlakını ve iyilik ölçünü kendin tanımlayacaksan bu aslında sen fark etmesen de bir yerden sonra bencilliğe dönüşecektir.

Allah iyiliğin ve kötülüğün kaderini (yani ölçüsünü) belirler. Eğer dediğin gibi ölçüyü Allah değil insan koysaydı o zaman anlamsız olurdu. Evrensel olması ancak bir şeye Allah'ın iyi ve kötü demesi ile anlaşılabilir. Yoksa hırsızlığın kötü olduğunu sen nereden bilebilirsin ki? Unutma bir hırsız da çıkıp güzel bir şey olduğunu savunabilir. Eğer Allah belirlemeseydi. . ;)

Çünkü hırsızlık kötü diyeceksin ama ahirete inanmayacaksın. O zaman hırsızlık yaptığında sonucuna katlanmayacağın anlamına gelir. Unutmayalım ki dünyada hukuk çok sınırlı işliyor.

Bu açıdan zaten ahirete iman adalete imandır. Allah evreni yaratacak, insanı yaratacak her şeye bir kural koyacak da, insana koymayacak mı? Koyacak elbetteki :)

Müslüman kelimesinin anlamı zaten teslimiyet ile yakın alakalıdır. Rahman olan Allah'a teslim olmak onun hayatımızı şekillendirmesine izin vermek.. :)

Allah'ın gezegenlere ve mikroorganizmalara kanun(sünnetullah) koymasına şaşırmıyorsunuz da neden insana koymasına şaşırıyorsunuz ki? :)

Ayrıca Allah'ın insan hayatına karışması onun rahmetinin bir götergesidir. İnsan gibi üstün bir varlığı yaratıp, akıllı ve iradeli olarak, ona bu iradesini ve aklını nasıl doğru yönde kullanacağı ile ilgili kitap göndermeseydi, o zaman Allah zaten Rahman olamazdı.

Bu açıdan sorduğun sorular sana zor gelebilir eskiden benimde kafamı karıştırırdı bu kader konusu ama işin aslını öğrenince her şey çok güzel.. Allah Kuran'ı iyi ki göndermiş..
Ve emin ol müslüman olmak bu çağda yapıalbilecek en akıllıca eylemdir.

Üstelik Kuran'da tek bir kötü emir bile yok ki hep paylaşmak, yardım merhamet.. İslam dediğinde zaten Kuran'ı yaşamaktır.. Eğe inanmıyorsanız şu suresi dinleyin. Ne kötü emir var burada?

Tam tersine insanlığın muhtaç olduğu şey bu değil midir?

[YOUTUBE]FOSs3Vzv0js[/YOUTUBE]
[YOUTUBE]K3557cT1ibU[/YOUTUBE]​
 
Ben sana Allah demiyorum ... iyi ahlakli olmak icin illa musluman mi olmak gerekiyor... bir hristiyan bir budist yahudi ya da baska bir dinden bir kisi ahlakli iyi olamaz mi... ? Soyle bir bakiyorum da nerde sefalet, duskunluk; nerde hirsizlik ,arsizlik ;nerde canilik , kan , tecavuz kadina siddet varsa , bir bakiyorsun islam cografyasi... acaba neden ?
 
Kuran 1000 yıldır okunmuyor bundan emin olabilirsin.

Büyük Selçuklu ve Osmanlı dönemleri İslam adına kayıp dönemlerdir. Çünkü o devlet İslam değil Sunnilikdininş devletidir.

Ondan önceki dönemlere bakarsan zaten o dönemlerde İslam en yukarıdadır. Birçok filozof İslam dünyasından çıkmıştır. Kaderci zihniyet hakim olunca zaten İslam geri kaldı. Üstüne bir de tasavvuf girince hurafeler dini oldu çıktı.

İyi de kime göre iyi ahlaklı? Ben de sana onu soruyorum? İyi ahlaklı olamaz mı diyorsun ama neye göre?

Keçiye ayet yedirip recm diye bir şeyi İslam'a sokanlara bakarak Kuran'ı yargılama derim. Evet İslam içinde şuan iki din var biri indirilen Kurandaki din diğeri ise uydurulan ve anonim şirketi haline getirilmiş bir din..

Orada her şey var zaten.. Onu ben de kabul ediyorum her rezillik var.. Şiddet, kula kulluk, tekfir, gösteriş için müslümanlık vs vs.. Ama bunların ne değeri var ki?

Biz başkalarından değil kendimizden sorumlyuz inanç konusunda da.. Allah'ın indirdiği dinde işte bu. Uyan uyar uymayan uymaz..

Zaten Kuran insanların çoğunun inmayacağını, inanların çoğunun ise şirk koşarak inanacağını söylüyor. Çünkü insanların çoğu aklını kullanmaz.

Vakıa suresini de okursan cennet ehlinin çoğunun önceki ümmetlerden çok azının ise bu ümmetten olduğunu görürsün. Bu da ilginçtir mesela.. Bize öğretilen genel kabul ile uyuşmaz. :)

Bence başkalarına o soruyu sormadan çnce kendine ben neden hiç okumuyorum diye sorabilirsin. :cici:
Evet Kuran çok okunan kitap değil, ben de 1.5 sene önce fark ettim zaten, benim de haberim yoktu.

Müslümanlara ezberlenecek bir kitap diye sundular yıllarca o da birkaç sure işte İhlas Fatiha falan..
Oysa hiç kimse bu okuduğumuz kelimelerin anlamı olduğundan söylemedi bize..
Tam tersine bir din adamı sınıfı uydurulmuş ve din sanki sırf onlardan sorumluymuş gibi davranıldı..

Mesela sana din adamların tabii uyduruk ve şarlatan olanlarını kastediyorum Kuran okunmasın diye gösterdikleri onca çaba ile alakalı videolar atabilirim.

Çünkü eğer Kuran anlaşılırsa, birçok sahtekarında foyası ortaya dökülecek. Mesela eğer Kuran okunsaydı hakkıyla Fetö gibi bir olay olmazdı. Çünkü şirk ile ilgili ayetler kula kulluğu tamamen reddediyor.

Düşün İslam ümmetinde sahabeler Allah dışında kimsenin önünde eğilmezlerdi. Peygamber bizzat kendisi kendi önünde eğilen insnalar olmasını yasaklamıştı. Kendisinin yüceltilmesinde hep rahatsız olurdu. Çünkü peygamberler övülmek için değil örnek alınmak için gönderilmiştir.

Din adına kutsanan, neredeyse önünde secde edilen bu fetö ve benzeri adamlar elbetteki Kuran'ın okunmasını şstemeyecek çünkü o zaman hatasız insan aramayacak insanlar.

Elbetteki Nihat Hatipoğlu gibiler Kuran okunsun istemeyecek çünkü o zaman dinden para kazanmanın yaska olduğunu görecekler.

Elbetteki cimri ve paraya esir olanlar ismeyecek çünkü o zaman kendilerine paylaşmanın emredildiğini görecekler.

Ve elbette tembel olanlar istemeyecek çünkü dinin kendilerine emir ve sorumluluklar yüklediğini, sorumlu bir insan olmamız istediğini görecek.

Soruna kısaca şöyle cevap vereyim. Şirk koşarak ve tevbe etmeden ölmüş hiçkimse cennete gidemeyecektir. Çünkü Allah cenneti müşriklere haram kılmıştır. ;) Bu açıdan kendini müslüman sanıp şirk içinde olanlar bile gidemiyor yani..

Kuran'a Allah'a ve son Peygamber'e hesap gününe inanmayan hiçkimse de cennete gidemeyecektir. Çünkü yalanmış oluyor. Çünkü Allah'a sırtını dönmüş oluyor.. Allah kimsenin iman etmesine muhtaç değil ki, zaten senin imanın sana faydalı olur. Allah zaten her şeyden yüce ve aşkındır.

Dünyada iyilik kadar kötülüğün, iman edenler kadar küfrün olmasının tek nedeni de insanın seçimlerinde özgür olması ve bu dünyanın bir imtihan dünyası olmasıdır. :)

Yoksa Allah'ın gücü küfrü yok etmeye yetmiyor diye değil. Çünkü o ahiret aleminde olacaktır.
Ödül ve cezanın olması için dünyada insanların özgür olmaks gereklidir. Bu yüzden iyilik de var kötülük de..

Ama şu var ki sizin kafanıza din eğitiminde kader diye bir şey sokuşturuyorlar onuda Allah ezelde herkesin cennetlik ve cehennemlik olduğunu belirlemiştir diye yazıyorlar. Sonrada uydurulan din yüzünden insanlar Allah'ı sanki kuluna zulmediyormuş sanıp ateist oluyor.

Oysa Kuran'a bakarsan böyle kaderci değil, tam tersine iradeyi ön plana çıkaran bir kitap olduğunu görürsün.
 
Hayir iyi ahlakli olmak icin musluman olmak gerekmiyor.Ama islam guzel ahlaki tamamlamak icin gonderilmistir.Eksik olmasın diye.Bir ahlak merdiveninde 10.basamakta değilde 20.basamakta durabilmek için.Iyiliğimiz için.

Bende bi bakmışım 1.dunya savaşında 15 milyon ikinci dünya savaşında 50 milyon insan katl edilmiş.
Avrupalılar yeni dünya die adlandırdıkları Amerika topraklarındaki kızılderelileri kıyım kıyım doğramışlar.
Avustralyadiki aborjinleri sifilis mikrobu ile çürütmüşler.20.yuzyılda vuku bulan en zalim savaşların arasına giren Yugoslavya iç savaşta tecavüzü müslüman kadınlara karşı bir savaş taktiği olarak kullanmışlar.
Birde bakmışımki buralar darul harb toprakları.
 
Bilinenler ve bilinmeyenlerin toplamının bilinemezlerden az olduğuna ve hep olacağına inanıyorsanız siz tanrıya inanıyorsunuz ; bilinemezlere eşit olduğuna inanıyorsanız siz bilime inanıyorsunuz.
Ya eşit olduklarını biliyorsan? O zaman siz tanrısınız.
 
Geri