Atatürkçülük ve Atatürk'e Saygı

Konu sahibi son olarak 2625 gün önce görüldü
bkz: hayır kara murat benim.

bu ileti düdüklü tenceremden Tapatalk kullanılarak gönderildi.
 
Bu konuda bari kufurlu kelime kurnayin da guzel bilgi alis verisi olsun.
 
Cankat sana gelince. Atatürk'ün kendince çizdiği İslam olmaz, Allah'ın emrettiği İslam olur. Kadir gecesinde içki içme diğer günlerde iç. Mevlit okut. Mevlit dinden midir? Hayır, Bi'dattır.
MEVLİT: Hz. Muhammed (s.a.s)’in doğum yıldönümü kutlamalarına, Hulefa-ı Raşidin, Emevî ve Abbasi dönemlerinde rastlanmamaktadır. Kutlamalar, İslam ülkelerinde belli bir dönemden sonra başlamıştır. İlk defa Mısır'daki Fatımî Şii devletinde(909-1171) Muiz Lidinillah tarafından resmi devlet töreni şeklinde düzenlenmiştir. Yani Resulullah'dan(sav) 400 yıl sonra kutlanmış bir bi'dattır. Selanikli bunda da isabet edememiş.
Sonra Selanikli karşısına hafız ve müzisyenleri alıp Kur'an ve Mevlit okutmuş. O'nun saltanat ve diktatörlüğüne boyun eğmiş zavallılar. Bunlar için Resulullah(sav) buyuruyor ki:" Ümmet üzerine öyle bir zaman gelecek ki, o zaman da bir takım hafız ve hatipler bulunacaktır. Diyecekler ki:' Bizden daha iyi Kur'an'ı okuyan kim vardır? ' Oysa ki okudukları Kur'an boğazlarından aşağı kalplerine inmeyecektir. İşte bunlar ümmetin en şerlilerindendir." İşte Selanikli'nin korkusundan ve menfaatlendirmesinden gerçeği söyleyemeyen hafız ve müzisyenler. Hakkı söyleyen alimler İstiklal mahkemelerinde zaten asılmış.
Kur'an Türkçe'ye de, İngilizce'ye de veya başka bir dile de çevrilse içindeki hükümler değişmez. O'na muhalefet eden ahirette cezasını alır, O'na uyan yine mükafatını alır.
Dikkat edin, bizi ve herkesi sorguya çekecek olan Selanikli mi yoksa Allah mı?
"Doğrusu bu Kuran sana ve ümmetine bir öğüttür, ondan sorumlu tutulacaksınız." (Zuhruf/44.ayet)
Aman sakın Selanikli ve N.Tevfik'in peşinden gitmeyin, çünkü onlar da Allah'a hesap verecek.
 
Laflara bak hele. Bilgimiz de var kanunumuz da.

E madem Allah en özgürlükçü ve insanlara kendisini inkar etme özelliği vermiş neden birileri ateist olduğunda ya da Hz Muhammed'e hakaret ettiğinde ya da İslam'a laf ettiğinde siz neden hop oturup hop kalkıyorsunuz?

Dinime söven müslüman olsa bari.

İnkar edebilirsiniz; ama inkar ederseniz de cezasız kalmazsınız. Evet dinde zorlama yokmuş panpa. Ben ikna oldum beyler.

bu ileti düdüklü tenceremden Tapatalk kullanılarak gönderildi.
 
kurtuba insanlari tahrik eder gibi Tc kurucusu Ataturke Isminin disinda hitap etmeyin lutfen. Ataturku sevmek kimse zorunda degil hatta cogu tartisma konusunda tartisiliyor da zaten bunu sizde yapiyorsunuz fakat milyonlarca insanin kurtarici oldugunu kabul ettigi ulkemizin kurucusu ve kurtariciligini yapan bir lidere boyle sifatlar yakismiyor Umarim bu ricami farkli acilardan dusunup anlarsiniz.
 
Galiz şekilde ağzını bozmana gerek yok. 1881 yılında Selanik'te iki katlı pembe köşkte doğmadı mı? Bütün okul kitapları böyle yazıyor. Yani Selanikli.
Atatürk'ü koruma kanununun arkasına sığınma. Liderine çok güveniyorsan, O'nu kanunla değil bilginle koru. Gençliğe hitabında, Selanikli'de öyle olmanızı istiyor.
Sonra, özgürlükçüyüz diyorsunuz ama liderinize bir şey deyince hop oturup hop kalkıyorsunuz. En özgürlükçü Allah. İnsanlara kendisini inkar ve küfür etme özgürlüğü vermiş.
" Dinde zorlama yoktur..." (Bakara/256.ayet)
"De ki: 'Gerçek Rabbinizdendir.' Dileyen inansın, dileyen inkar etsin..." (Kehf/29.ayet)

Onların, Allah’ı bırakıp tapındıklarına sövmeyin, sonra onlar da haddi aşarak, bilgisizce Allah’a söverler. Böylece her ümmete yaptıklarını süslü gösterdik. Sonra dönüşleri ancak Rablerinedir. O, yapmakta olduklarını kendilerine bildirecektir. ( Enam 108 )

Madem ki ayetli yorum da bulunuyorsun bende ayetle cevap vereyim dedim ..
Paylaştığım ayette yüce ALLAH müşriklerin tanrılarına hakaret etmeyin buyuruyor özetle .. Düşünebiliyor musun putlara bile hakaret etmeyi yasaklıyor ALLAH müslümanlara ki onlar da ALLAH'a saygısızca atıflarda bulunmasınlar diye ..
Sense kalkmışsın burada üç ismi bulunan Mustafa Kemal Atatürk'e aklınca selanikli diyerek küçümseme de bulunuyorsun .. Hayır anlamıyorum Kemal de Mustafa de ne olur sanki ?
Sonra onlardan birileri de hazret ifadesini kullanmadan Muhammed dediği zaman ortalığı yıkıyorsunuz .. Yapmayın birader ..
 

Laikliği dötünden anlayanlar, daha ne için savaşıldığını bilmeyen ve M.Kemal ATATÜRK demekten aciz varlıklar kurulan laik devletten her zaman rahatsız olmaya devam edecektir.

bu ileti düdüklü tenceremden Tapatalk kullanılarak gönderildi.

Hocam bu tarz konuşunca karşındaki bence değerlerine hiç saygılı olmaz. Ne Atatürke nede Fatihe birileri bir şey deyince değeri düşmüyor. Tartışma çok farklıdır. Üye olarak bir tavsiye gibide düşünebilirsin yönetimsel bir şey demiyorum.
 


Hocam bu tarz konuşunca karşındaki bence değerlerine hiç saygılı olmaz. Ne Atatürke nede Fatihe birileri bir şey deyince değeri düşmüyor. Tartışma çok farklıdır. Üye olarak bir tavsiye gibide düşünebilirsin yönetimsel bir şey demiyorum.
Ben bir tartışmanın nasıl yapılacağını bilen birisiyim ve bahsi geçen kişilerin arkasından söylenen laflar ile değerlerinin +/- yönde değişmeyeceğinin bilincinde de olan birisiyim; yalnız bu ve bunun gibiler sözümona özgürlük ve demokrasi adı altında birtakım şeylerin arkasına sığınarak aşağılayıcı ifadeler kullanma gayretine bilinçli olarak girince anlayacakları dilden konuşmayı tercih ediyorum.

Hoş ben yıllardır böyle sanal ortamlarda tek bir laf dahi etmediğim, tartışmaya girmekten kaçındığım siyaset, din, futbol vb. gibi alanlarda buradaki birtakım tipler yüzünden birkaç gündür konuşur oldum. Sanırım yine eskiye dönsem iyi olacak.



bu ileti düdüklü tenceremden Tapatalk kullanılarak gönderildi.
 
kurtuba insanlari tahrik eder gibi Tc kurucusu Ataturke Isminin disinda hitap etmeyin lutfen. Ataturku sevmek kimse zorunda degil hatta cogu tartisma konusunda tartisiliyor da zaten bunu sizde yapiyorsunuz fakat milyonlarca insanin kurtarici oldugunu kabul ettigi ulkemizin kurucusu ve kurtariciligini yapan bir lidere boyle sifatlar yakismiyor Umarim bu ricami farkli acilardan dusunup anlarsiniz.
Başka forumlarda aynı ifadeleri kullandım, hiçbirinden bu kadar tepki almadım. Siz admin olarak haklı olabilirsiniz, ama diğerlerini çok haklı görmüyorum. Çünkü idareci konumdasınız.
Öncelikle şunu belirteyim: M.Kemal Türklerin atası değildir. Türklerin atası Oğuz Kaan'dır. Bu tarih bilgisidir. Başka bir konu: Selanikli dendiği zaman Selanik şehrinde doğmuş anlamına gelir. Misal verecek olursak: Meşhur hadis alimi Tırmizi Özbekistan'ın Tırmiz şehrinde doğmuştur. Bu yüzden kendisi şehrinin ismi ile çağrılır. Sondaki uzatmalı 'i' harfi mensubiyeti belirtir. Esas ismi Ebu İsa Muhammed bin İsa bin Sevre bin Musa bin Dahhak es Sulemi'dir.
Yine en meşhur hadis alimi Buhari Özbekistan'ın Buhara şehrinde doğduğu için öyle denmiş. Esas ismi Ebu Abdillah Muhammed bin İsmail.......
Ünlü İslam astronomu Fergani Özbekistan'ın Fergana şehrinde doğmuştur. Esas ismi Ebu el-Abbas Ahmed bin Muhammed....
Selanikli ise Ali Rıza bin(oğlu) Şeyh İbrahim bin Şeyh Ahmed bin Şeyh hasan......Atatürkçüler istiyor diye Atatürk demek zorunda değilim, ilmi olarakta zaten gerçek değil. Ama admin'in uyarısı gereği Ali Rıza oğlu M.Kemal diyebiliriz.
Bazıları Allah'a ısrarla tanrı diyor. Oysa ki Allah Kur'an'da:
"En güzel isimler Allah'ındır, O'na o isimlerle dua edin, O'nun isimleri konusunda eğriliğe sapanları bırakın. Onlar yaptıklarının cezasını göreceklerdir." (A'raf/180.ayet) diye uyarıyor.
Yine çeşitli vesilelerle Allah, peygamberi ve mukaddesatla alay ediliyor. Allah Kur'an'da:
" Onlara soracak olursan, 'Biz and olsun ki, eğlenip oynuyorduk' diyecekler; De ki: 'Allah'la, ayetleriyle, Peygamberiyle mi alay ediyordunuz?' " (Tevbe/65.ayet) diye uyarıyor.
Ama M.Kemal bu konularda hiçbir zaman uyarıda bulunmamış. Ama kraldan çok kralcılar Atatürk'ü korumak gayesiyle vaveyla koparıp dikkatleri oraya çekiyorlar.
Eksen En'am/108.ayetinin tefsirini iyi oku. Ben 'Beton Kemal' veya 'sarhoş Mustafa' veya 'soysuz Kemal' desem dediğin doğru. Çünkü piyasada birileri bunları diyor. Ben bunları hoş karşılamıyorum, hatta böyle demeyin diye uyarıyorum.
O zaman sizin mantığınıza göre Tırmizi, Buhari, Fergani'ye böyle anmakla hakaret ediliyor. Tarihte hiç bir insan böyle düşünmemiş.
Ama yine de Admin'in uyarısı gereği M.Kemal diyeceğim.
 
Başka forumlarda aynı ifadeleri kullandım, hiçbirinden bu kadar tepki almadım. Siz admin olarak haklı olabilirsiniz, ama diğerlerini çok haklı görmüyorum. Çünkü idareci konumdasınız.
Öncelikle şunu belirteyim: M.Kemal Türklerin atası değildir. Türklerin atası Oğuz Kaan'dır. Bu tarih bilgisidir. Başka bir konu: Selanikli dendiği zaman Selanik şehrinde doğmuş anlamına gelir. Misal verecek olursak: Meşhur hadis alimi Tırmizi Özbekistan'ın Tırmiz şehrinde doğmuştur. Bu yüzden kendisi şehrinin ismi ile çağrılır. Sondaki uzatmalı 'i' harfi mensubiyeti belirtir. Esas ismi Ebu İsa Muhammed bin İsa bin Sevre bin Musa bin Dahhak es Sulemi'dir.
Yine en meşhur hadis alimi Buhari Özbekistan'ın Buhara şehrinde doğduğu için öyle denmiş. Esas ismi Ebu Abdillah Muhammed bin İsmail.......
Ünlü İslam astronomu Fergani Özbekistan'ın Fergana şehrinde doğmuştur. Esas ismi Ebu el-Abbas Ahmed bin Muhammed....
Selanikli ise Ali Rıza bin(oğlu) Şeyh İbrahim bin Şeyh Ahmed bin Şeyh hasan......Atatürkçüler istiyor diye Atatürk demek zorunda değilim, ilmi olarakta zaten gerçek değil. Ama admin'in uyarısı gereği Ali Rıza oğlu M.Kemal diyebiliriz.
Bazıları Allah'a ısrarla tanrı diyor. Oysa ki Allah Kur'an'da:
"En güzel isimler Allah'ındır, O'na o isimlerle dua edin, O'nun isimleri konusunda eğriliğe sapanları bırakın. Onlar yaptıklarının cezasını göreceklerdir." (A'raf/180.ayet) diye uyarıyor.
Yine çeşitli vesilelerle Allah, peygamberi ve mukaddesatla alay ediliyor. Allah Kur'an'da:
" Onlara soracak olursan, 'Biz and olsun ki, eğlenip oynuyorduk' diyecekler; De ki: 'Allah'la, ayetleriyle, Peygamberiyle mi alay ediyordunuz?' " (Tevbe/65.ayet) diye uyarıyor.
Ama M.Kemal bu konularda hiçbir zaman uyarıda bulunmamış. Ama kraldan çok kralcılar Atatürk'ü korumak gayesiyle vaveyla koparıp dikkatleri oraya çekiyorlar.
Eksen En'am/108.ayetinin tefsirini iyi oku. Ben 'Beton Kemal' veya 'sarhoş Mustafa' veya 'soysuz Kemal' desem dediğin doğru. Çünkü piyasada birileri bunları diyor. Ben bunları hoş karşılamıyorum, hatta böyle demeyin diye uyarıyorum.
O zaman sizin mantığınıza göre Tırmizi, Buhari, Fergani'ye böyle anmakla hakaret ediliyor. Tarihte hiç bir insan böyle düşünmemiş.
Ama yine de Admin'in uyarısı gereği M.Kemal diyeceğim.

Tanri kelimesinin kokeni ortaasya olup turkce kokenlidir.
Gok tengriden turemistir.
Allah kelimesinin kokeni ise sumer ve asurdan gelmektedir. El-ilahtan turemis olup islam oncesi donemde ay putunun adidir.
Baska bir bilgi olarakta amin kelimesi misirdan kalma olup rahiplerin Amon-ra ya saygi icin dualarinin sonuna eklenirdi.

Bilgisizlik cahilliktir cahillikte israr ise cehalettir.
Cahillik gecici bir durumdur ama cehalet kalicidir.

Cehaletin hayrete dusuruyor.
 
Eksen En'am/108.ayetinin tefsirini iyi oku. Ben 'Beton Kemal' veya 'sarhoş Mustafa' veya 'soysuz Kemal' desem dediğin doğru. Çünkü piyasada birileri bunları diyor. Ben bunları hoş karşılamıyorum, hatta böyle demeyin diye uyarıyorum.
O zaman sizin mantığınıza göre Tırmizi, Buhari, Fergani'ye böyle anmakla hakaret ediliyor. Tarihte hiç bir insan böyle düşünmemiş.
Ama yine de Admin'in uyarısı gereği M.Kemal diyeceğim.

Hadi ama kardeşim bana bari yapma .. Selanikli ifadesini hangi duygularla kullandığını sen benden iyi bilirsin .. Benim itirazım sadece karşımızdakinin yapmasını istemediğimiz şeyi biz de ona yapmayalımdan ibarettir .. Yine de anlayışına teşekkür ederim eyvaALLAH ..
 


Tanri kelimesinin kokeni ortaasya olup turkce kokenlidir.
Gok tengriden turemistir.
Allah kelimesinin kokeni ise sumer ve asurdan gelmektedir. El-ilahtan turemis olup islam oncesi donemde ay putunun adidir.
Baska bir bilgi olarakta amin kelimesi misirdan kalma olup rahiplerin Amon-ra ya saygi icin dualarinin sonuna eklenirdi.

Bilgisizlik cahilliktir cahillikte israr ise cehalettir.
Cahillik gecici bir durumdur ama cehalet kalicidir.

Cehaletin hayrete dusuruyor.
"Allah ve Peygamber'i bir şeye hükmettiği zaman, inanan erkek ve kadına artık işlerinde başka yolu seçmek yaraşmaz. Allah'a ve Peygamber'e baş kaldıran şüphesiz apaçık bir şekilde sapmış olur." (Ahzab/36.ayet)
Biz yaratıcının dediğine bakarız, yaratıkların değil. Kur'an'da Allah deyin buyurduysa Allah diyeceksin, eğer mü'min isen. Mü'min değilsen sen istediğini diyebilirsin. Teslimiyet ve kulluk zaten burada.
" Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım." (Zariyat/56.ayet)
Ama siz bunu anlayamıyorsunuz.
" Bu haberlerin her birinde üstün hikmet vardır; ama uyarmalar fayda vermiyor." (Kamer/5.ayet)
 
"Allah ve Peygamber'i bir şeye hükmettiği zaman, inanan erkek ve kadına artık işlerinde başka yolu seçmek yaraşmaz. Allah'a ve Peygamber'e baş kaldıran şüphesiz apaçık bir şekilde sapmış olur." (Ahzab/36.ayet)
Biz yaratıcının dediğine bakarız, yaratıkların değil. Kur'an'da Allah deyin buyurduysa Allah diyeceksin, eğer mü'min isen. Mü'min değilsen sen istediğini diyebilirsin. Teslimiyet ve kulluk zaten burada.
" Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım." (Zariyat/56.ayet)
Ama siz bunu anlayamıyorsunuz.
" Bu haberlerin her birinde üstün hikmet vardır; ama uyarmalar fayda vermiyor." (Kamer/5.ayet)

Yazdigim mesaj ile bu mesaj arasinda nasil br bag yok.
Ben kelimelerin kokeninden bahsettim.
Okuyarak yorum yaparsaniz gelisiminiz adina daha yararli olur.
Kuranda gecen el-ilah sifati ayni zamanda putpereslerin ay putunun adidir. Dinler daima kendilerinden onceki donemlerden izler tasir. Hristiyablarin yil basi olayi gibi islamiyette oruc hac kurban hatta gusul abdesti hatta ve hatta su an uygulanan cenaze islemleri bile islam oncesi donemden kalmadir.

Ne yazikki benimle din tartisacak konumda degilsin. Bilgisizligini ayet paylasarak kapatmaya calisman ise bambaska bir dram.
 


Yazdigim mesaj ile bu mesaj arasinda nasil br bag yok.
Ben kelimelerin kokeninden bahsettim.
Okuyarak yorum yaparsaniz gelisiminiz adina daha yararli olur.
Kuranda gecen el-ilah sifati ayni zamanda putpereslerin ay putunun adidir. Dinler daima kendilerinden onceki donemlerden izler tasir. Hristiyablarin yil basi olayi gibi islamiyette oruc hac kurban hatta gusul abdesti hatta ve hatta su an uygulanan cenaze islemleri bile islam oncesi donemden kalmadir.

Ne yazikki benimle din tartisacak konumda degilsin. Bilgisizligini ayet paylasarak kapatmaya calisman ise bambaska bir dram.
Saydığın milletlerin atası Adem(as)'dır. Allah O'na tüm eşya ve diğer isimleri öğretmiştir.
"Ve Adem'e bütün isimleri öğretti, sonra eşyayı meleklere gösterdi. 'Eğer sözünüzde samimi iseniz bunların isimlerini bana söyleyin' dedi." (Bakara/31.ayet)
Buradan yola çıkarak Milletler bilgilerini, kültürlerini ana hatlarıyla Peygamberlerden ve semavi kitaplardan alırlar. Sonra da nefislerine uyarak bazı şeyleri bozarlar.
" İnsanlara: 'Sakın ilahlarınızı bırakmayın, Ved, Suva, Yağus,Yeuk ve Nesr putlarından asla vazgeçmeyin' dediler." (Nuh/23.ayet)
Yukarıdaki isimleri sayılan putlar Nuh kavminin bir zamanlar salih kimseleri imiş. O insanlar ta'zim de ileri gidip onların heykellerini yapıp adlarını vermişler, sonraki nesillerde tapınmışlar. O salih zatların bunda suçu ne?
Senin dediğin putperestlerde ayı put edinip ismine de el-ilah demişlerse elden ne gelir.
"Onlar Allah'ı bırakıp hahamlarını, papazlarını ve Meryem oğlu Mesih'i rableri olarak kabul ettiler. Oysa tek ilah'dan başkasına kulluk etmemekle emrolunmuşlardı. Ondan başka ilah yoktur. Allah, koştukları eşlerden münezzehtir." (Tevbe/31.ayet)
" And olsun ki, 'Allah ancak Meryem oğlu Mesih'tir' diyenler kafir oldular. Oysa Mesih, 'Ey İsrailoğulları! Rabbim ve Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin; kim Allah'a ortak koşarsa muhakkak Allah ona cenneti haram eder, varacağı yer ateştir, zulmedenlerin yardımcıları yoktur' dedi." (Maide/72.ayet)
Bak İnsanlar her şeyi diyor.
Not: Ayetlerden çekinme.
 
Saydığın milletlerin atası Adem(as)'dır. Allah O'na tüm eşya ve diğer isimleri öğretmiştir.
"Ve Adem'e bütün isimleri öğretti, sonra eşyayı meleklere gösterdi. 'Eğer sözünüzde samimi iseniz bunların isimlerini bana söyleyin' dedi." (Bakara/31.ayet)
Buradan yola çıkarak Milletler bilgilerini, kültürlerini ana hatlarıyla Peygamberlerden ve semavi kitaplardan alırlar. Sonra da nefislerine uyarak bazı şeyleri bozarlar.
" İnsanlara: 'Sakın ilahlarınızı bırakmayın, Ved, Suva, Yağus,Yeuk ve Nesr putlarından asla vazgeçmeyin' dediler." (Nuh/23.ayet)
Yukarıdaki isimleri sayılan putlar Nuh kavminin bir zamanlar salih kimseleri imiş. O insanlar ta'zim de ileri gidip onların heykellerini yapıp adlarını vermişler, sonraki nesillerde tapınmışlar. O salih zatların bunda suçu ne?
Senin dediğin putperestlerde ayı put edinip ismine de el-ilah demişlerse elden ne gelir.
"Onlar Allah'ı bırakıp hahamlarını, papazlarını ve Meryem oğlu Mesih'i rableri olarak kabul ettiler. Oysa tek ilah'dan başkasına kulluk etmemekle emrolunmuşlardı. Ondan başka ilah yoktur. Allah, koştukları eşlerden münezzehtir." (Tevbe/31.ayet)
" And olsun ki, 'Allah ancak Meryem oğlu Mesih'tir' diyenler kafir oldular. Oysa Mesih, 'Ey İsrailoğulları! Rabbim ve Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin; kim Allah'a ortak koşarsa muhakkak Allah ona cenneti haram eder, varacağı yer ateştir, zulmedenlerin yardımcıları yoktur' dedi." (Maide/72.ayet)
Bak İnsanlar her şeyi diyor.
Not: Ayetlerden çekinme.

Konumuzun Hz Adem ile bir alakası yok. Sözümona putperesliğin ve pagan inançlarının Hz ademle bir alakası yoktur. Özetle açıklaman yetersiz ve en basit tabirle saçma oldu.

Camilerin tepesinde ki ay simgesinin ne anlama geldiğini bilmemen gibi allah kelimesinin kökenini de bilmiyorsun. Benim yanlış dediğim bir şeyin doğruluğunu ispatlamak için elle tutulur kanıtlar sunup vazgeçirmen gerekiyor. Tartışmanın temeli budur, o yüzden boşuna ayet paylaşıp dram yapıyorsun.
 


Konumuzun Hz Adem ile bir alakası yok. Sözümona putperesliğin ve pagan inançlarının Hz ademle bir alakası yoktur. Özetle açıklaman yetersiz ve en basit tabirle saçma oldu.

Camilerin tepesinde ki ay simgesinin ne anlama geldiğini bilmemen gibi allah kelimesinin kökenini de bilmiyorsun. Benim yanlış dediğim bir şeyin doğruluğunu ispatlamak için elle tutulur kanıtlar sunup vazgeçirmen gerekiyor. Tartışmanın temeli budur, o yüzden boşuna ayet paylaşıp dram yapıyorsun.
Şeytanlar, ancak ayetlerle Allah'a sığınmakla kaçar. Euzu ile başlanır. Ezan'ın ulaştığı yere kadar kaçarlar. Ezandan hoşlanıyor musun? Bak bir ezandan hoşlanmayan semtlere, müftülüklere şikayette bulunuyorlar. Müslüman mahallesinde salyangoz satılıyor. İşte şeytan da tam bunu istiyor. işte şeytan'ın rahatsız olduğu, duymak istemediği ayetleri sen de duymak istemiyorsun. Şeytan, bu kötü vasfı almadan önce İblis ismiyle iyi bir makamdaydı. Meleklerin arasında Cennet haznedarlarından idi. Allah'ın emrine karşı gelip bu imkanlarını kaybetti, kibir yaptı, Ben Benim dedi. Teslimiyet başka bir şey. Teslim olmamak için tarih boyu insanlar çeşit çeşit bahaneler ve kılıflar buldular. Şimdi gelelim üstünü örterek sunduğun kavrama:
ALLAH(C.C): Kâinatın ve kâinatta bulunan tüm varlıkların yaratıcısı, koruyucusu olan tek varlık, ibâdet edilmeye lâyık tek Rab, Mevlâ, Huda'ya ait özel isim. En yüce varlık olarak inanılan, bütün kemâl sıfatları şahsında bulunduran ve her türlü noksan sıfatlardan uzak olan gerçek Ma'bud. Varlığı zorunlu olan tek yaratıcıya ait yüce bir isim. Bu isimle çağrılan bir başka varlık olmamıştır, olmayacaktır da.İsim, ifade ettiği ilâhî manasıyla yalnız Allah'a aittir ve hiçbir kelime bu ismin manasını ve muhtevasını ifade gücüne sahip değildir. Bu isim başkası için de kullanılamaz (Meryem Suresi, 19/65).Ancak muhtelif lisanlarda Allah'u Teâlâ'nın ayrı ayrı isimleri olabilir. Türkçe'de Tanrı, Farsça'da Hudâ, İngilizce'de God, Fransızca'da Dieu gibi. Ne var ki bu isimler "Allah!' gibi özel isim değildir. ilâh, rab, ma'bud gibi cins isimdirler. Arapça'da ilâhın çoğuluna "âlihe", rabbın çoğuluna "erbâb" denildiği gibi Farsça'da Hudâ'nın çoğulu da "hudâyân" ve lisanımızda da "tanrılar", rablar, ilâhlar, ma'budlar denilir. Çünkü bu isimler gerçek ma'bud -Allah- için kullanıldığı gibi, Allah'ın dışında gerçek olmayan bir nice ma'bud kabul edilen şeyler için de kullanıla gelmiştir. Eski Türklerde gök tanrısı, yer tanrısı; Yunanlılar'da güzellik tanrıçası, bereket tanrısı, vs olduğu gibi. Halbuki "Allahlar" denilmemiş ve denilemez. Manasındaki birlik ve özel isim olması nedeniyle Allah ne tanrı kelimesiyle ne de bir başka kelimeyle tercüme edilebilir.
İslâm'ın temel ilkesi olan "Lâ İlâhe İllâllah" tevhid kelimesi, meselâ Fransızca'ya tercüme edildiği zaman "Diyöden başka diyö yok" Türkçe'ye aktarılmasında "İlâhtan başka ilâh yoktur." denir. O zaman da Allah kelimesi "ilâh" kelimesiyle tercüme edilmiş olur. Bu da yanlış bir tercümedir. Çünkü ilâh cins isimdir, Allah ise özel isimdir. Kelime-i Tevhid "tanrı" kelimesiyle Türkçe'ye çevrildiğinde aynı çarpıklık ve yanlışlık ortaya çıkar. "Allah" kelimesinin kökenini araştıran dil bilimcileri bu konuda birçok beyanlarda bulunmuşlarsa da en kuvvetli görüş; bu kelimenin Arapça olup herhangi bir kelimeden türetilmeden aynen kullanıldığı ve has bir isim olduğudur.
AY KÜLTÜ İDDİASI
Bu iddianın ilk çıkış noktası fanatik Hıristiyanlardır. İslam dinin karalama çalışmasıyla bu iddiaları ortaya atmaktadırlar. Buna göre Allah ismi, Kuran’ın gelişinden de önce vardı. Araplar, İslam dininden önce de Allah’ı biliyorlardı. Bu iddiaya göre Allah yani El- İlah Ay tanrısının adıydı.İslam inancı da Ay kültünden gelmekteydi. Bu iddiaların ışığında diğer semavi dinlerle hiçbir ilgisinin olmadığını, arkeolojik bulgularda bulunmuş bazı kabartma resimleri delil olarak öne sürmektedirler.Bu iddiaların tümü açık bir saptırmadır. Bu iddialar detaylı incelendiğinde gerçek bir temelinin olmadığı ortaya çıkacaktır. Şimdi madde madde bu iddialara bakalım:
1-Arapların İslam öncesi Allah inancı olduğu fikri yeni bir buluş değildir. Peygamberimizin babasının adı bizzat “Abdullah” ( Allah’ın kulu) dur. Kuran’da bu gerçek, bir çok ayette ifade edilir. Bunlarda birisi şöyledir:39/3- Haberin olsun; halis (katıksız) olan din yalnızca Allah'ındır. O'ndan başka veliler edinenler (şöyle derler:) "Biz, bunlara bizi Allah'a daha fazla yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz." Bu ayetten de anlaşılacağı gibi peygamberimizin döneminde müşrikler Allah’ı biliyordu; ama “Putlara bizi Allah’a yakınlaştırsın diye tapıyoruz” diyorlardı. Onlarda Allah’ı tümüyle bir inkar söz konusu değildi. Sadece bazı putları ona ortak koşuyorlardı.
Allah inancı İslam öncesi diğer hak dinlerden geliyordu. İslam dininin ilk geldiği dönemde İbrahim dininden gelen “Hanef” dini de bu ortamda bulunmaktaydı. Bunlar dinlerini dejenere etseler de İbrahim’in dininden gelen birçok ibadeti ve inancı korumayı başarmışlardı. O yüzden İslam öncesinde de Allah inancı ve hac, namaz, oruç gibi ibadetler de bozulsa da hala mevcuttu. Dolayısıyla İslam geldiğinde bu kavram ve ibadetleri onlardan almamış, aksine onları ilk defa insanlara buyuran Allah, hataları düzelterek tekrar Hz. Muhammed vasıtasıyla tüm insanlara emretmiştir. DETAY iÇİN TIKLAYINIZ
2-Bu konuda delil olarak gösterilmeye çalışılan arkeolojik bulgularda kasıtlı olarak çarpıtılmaktadır. Bu bulgular Mekke bölgesinde değil oradan çok daha uzak güney Arabistan bölgesinde bulunmuştur. Bu bulgular kasıtlı olarak Kuzey Arabistan’da bulunmuş gibi gösterilmeye çalışılmaktadır.
3- Ay tanrısı Arkeolojik bulgularda “Sin” olarak geçer. Allah (el-ilah) kelimesinin ay tanrısı olduğu iddiasını destekleyecek hiçbir kanıt yoktur. Buna rağmen bu tarz iddialarda birkaç resim koyup altına böyle bir yorum yazarak Ay tanrısının Allah olduğunu iddia ederler. Eğer biraz bunun kökeni soruşturulsa, bu iddiaların fanatik din düşmanlarının vehmi olduğu ortaya çıkacaktır.
4- Camilerin Kubbesinde ay sembolünün bulunması Ay kültünün bir uzantısı olduğunun delili olarak sunulmaktadır. Bu da oldukça desteksiz bir iddiadır. Camilerin tepesine ay sembolü konması Peygamberimizin döneminde kullanılan bir sembol değildir. Hatta halifeler döneminde de kullanılmamıştır. Bu adeti ilk yapanlar Emeviler de olmamıştır. Bu adet ilk defa Araplar tarafından değil, Türkler tarafından uygulanmıştır. Alparslan 1064'te Ani'yi fethedince camiye çevrilen katedralin kubbesindeki büyük haç indirilip yerine büyük bir hilal konulmuştur. Ve bundan sonra bu uygulama gelenek haline gelmiştir. Müslümanların ay takvimi kullanmasının yine Ay kültüyle alakası yoktur. İslam geldiğinde var olan takvim budur. Ve Müslümanlar da bunu kullanmışlardır. Sonradan bu takvime geçmemişlerdir. Bu iddiaların hiç birinin temeli yoktur. Sadece akla gelen her şey, temelsizce bu şekilde vehimlerle açıklanmaya çalışılmıştır. Yoksa herhangi bir akli ve bilimsel bir dayanağı yoktur.
5- Bu konuda en açıklayıcı nokta ise Allah kelimesinin kökeni ile ilgilidir. Allah kelimesi “El-İlah”tan gelir. “El” takısı İngilizcedeki “the” gibidir. Allah (El- İlah) “The God” anlamına gelir. Yani Allah El- İlah belli bir ilahtır. Bu kelime sadece Arap dilinde yoktur. Arapçanın mensubu olduğu Sami dillerinde de bu kelime vardır. Örneğin İbranice’de “Elohim” ( Tanrı) kelimesi bu kökten gelir. Ayrıca yine aynı dil ailesinden gelen ve Hz.İsa’nın ana dili olan Aramicede de aynı kelime vardır. Hem de Arapçadaki “İlah” kelimesiyle aynı kelimedir. Okunuşu da aynıdır.
Bu konuda Aramice bir sözlüğe ulaşamayanlara bir filmi kaynak olarak gösterebiliriz. Mel Gibson’un yönettiği “Passion” filminde, konu orijinali gibi olması için o dönemde konuşulan diller seçilmiştir. Filmde, İsa rolünde oynayan kişi de Aramice konuşmaktadır. Bu filmde bir çok yerde Tanrı kelimesi kullanırken Aramice “İlah” şeklinde telaffuz edilir. ( Bu filmi seyretme imkanı bulunanlar, Hz. İsa rolündeki kişinin çarmıha gerildiği sahnede, Aramice Allah’a dua ederken “İlah” diye seslendiğini duyabilirler, yine benzer bir şeyi Yahudi rolündeki kişinin Hz. İsa’yı sorgularken, “Sen Allah’ın oğlu musun?” diye sorarken, yine Aramice “ilah” kelimesini söylediğini duyabilirsiniz.”)
Bu gerçek Fanatik Hıristiyanların iddialarını tümüyle boşa çıkartmaktadır. Eğer El- İlah ay tanrısıysa, Hz. İsa’da bu tanrıya inanıyordu. Ona bu isimle dua ediyordu. Böyle bir şey söz konusu değildir. Hz. Muhammed’in seslendiği Allah ile Hz. İsa’nın seslendiği Allah aynıydı. Ve o her şeyin yaratıcısı olan eşi ve benzeri olmayan yüce Allah’tır.Dolayısıyla bu iddiada bulunan Hıristiyanlar bilmeden kendi kendilerini yalanlamaktadırlar. Bu iddialarda bulunanlar kendi dinlerini bilmeden, Aramicede tanrının ne demek olduğundan haberleri olmadan, İsa’nın konuştuğu dilin farkında olmadan bu vehimleri söylemişlerdir.
6-Bu tip çalışmalar yukarıda da söylediğim gibi fanatik Hıristiyanlar tarafından ortaya atılmaktadır. Bağımsız bilim adamları bu iddialara destek vermez. Bu konuda Türkiye’de ateist çevrelerin destek olmasının sebebi, olayın bilimsel temellerine dayanması değildir. Adeta “Düşmanıma atılan çamur benim çamurumdur.” mantığında bu iddialara sahip çıkmaktalar. Bu çevreler için söylenenlerin bilimsel olup olmaması önemli değildir. Önemli olan dine bir saldırıda bulunulmasıdır. Aynı çevreler İslam’ın kökeni “güneş kültü”dür diye de iddialarda bulunmaktadırlar. İşine geldiğinde işine gelen şeyleri söylemekten çekinmezler. Onlara göre, bunların bilimsel bir alt yapısı olmasına gerek yoktur.
Sonuç olarak, bu iddialar tümüyle gerçek dışıdır. İslam tevhid dinidir. Bu din Adem’den günümüze kadar yeryüzünde hep var olmuştur. Allah elçileri vasıtasıyla bu dini İnsanlara ulaştırmıştır. Allah Kuran’da insanları aya güneşe değil sadece Allah’a tapmaları gerektiğini şöyle vurgulamaktadır:
41/37- Gece, gündüz, güneş ve ay O'nun ayetlerindendir. Siz güneşe de, aya da secde etmeyin. Alah’a secde edin, ki bunları kendisi yaratmıştır. Eğer O'na ibadet edecekseniz.

Bu batının kılavuzluğunu kılavuz edinirsen seni doğru yoldan saptırır.
" Rahman olan Allah'ı anmayı görmezlikten gelene, yanından ayrılmayacak bir şeytanı arkadaş veririz. Şüphesiz onlar bunları yoldan çıkarırlar, bunlar da doğru yola eriştiklerini sanırlar." (Zuhruf/36-37.ayetler)
Adem(as)'ın ismi, insanın yaratılışı vb. konularda yalan yanlış saptırmalara gidilmiş ve buna bilimsellik kisvesi giydirilmiştir. İşte bir tanesi de M.Kemal ve inkılapları.
Not: merak ettim Rumuzunun başındaki 'urop' Europa'nın okunuşu mu acaba?
 
Şeytanlar, ancak ayetlerle Allah'a sığınmakla kaçar. Euzu ile başlanır. Ezan'ın ulaştığı yere kadar kaçarlar. Ezandan hoşlanıyor musun? Bak bir ezandan hoşlanmayan semtlere, müftülüklere şikayette bulunuyorlar. Müslüman mahallesinde salyangoz satılıyor. İşte şeytan da tam bunu istiyor. işte şeytan'ın rahatsız olduğu, duymak istemediği ayetleri sen de duymak istemiyorsun. Şeytan, bu kötü vasfı almadan önce İblis ismiyle iyi bir makamdaydı. Meleklerin arasında Cennet haznedarlarından idi. Allah'ın emrine karşı gelip bu imkanlarını kaybetti, kibir yaptı, Ben Benim dedi. Teslimiyet başka bir şey. Teslim olmamak için tarih boyu insanlar çeşit çeşit bahaneler ve kılıflar buldular. Şimdi gelelim üstünü örterek sunduğun kavrama:
ALLAH(C.C): Kâinatın ve kâinatta bulunan tüm varlıkların yaratıcısı, koruyucusu olan tek varlık, ibâdet edilmeye lâyık tek Rab, Mevlâ, Huda'ya ait özel isim. En yüce varlık olarak inanılan, bütün kemâl sıfatları şahsında bulunduran ve her türlü noksan sıfatlardan uzak olan gerçek Ma'bud. Varlığı zorunlu olan tek yaratıcıya ait yüce bir isim. Bu isimle çağrılan bir başka varlık olmamıştır, olmayacaktır da.İsim, ifade ettiği ilâhî manasıyla yalnız Allah'a aittir ve hiçbir kelime bu ismin manasını ve muhtevasını ifade gücüne sahip değildir. Bu isim başkası için de kullanılamaz (Meryem Suresi, 19/65).Ancak muhtelif lisanlarda Allah'u Teâlâ'nın ayrı ayrı isimleri olabilir. Türkçe'de Tanrı, Farsça'da Hudâ, İngilizce'de God, Fransızca'da Dieu gibi. Ne var ki bu isimler "Allah!' gibi özel isim değildir. ilâh, rab, ma'bud gibi cins isimdirler. Arapça'da ilâhın çoğuluna "âlihe", rabbın çoğuluna "erbâb" denildiği gibi Farsça'da Hudâ'nın çoğulu da "hudâyân" ve lisanımızda da "tanrılar", rablar, ilâhlar, ma'budlar denilir. Çünkü bu isimler gerçek ma'bud -Allah- için kullanıldığı gibi, Allah'ın dışında gerçek olmayan bir nice ma'bud kabul edilen şeyler için de kullanıla gelmiştir. Eski Türklerde gök tanrısı, yer tanrısı; Yunanlılar'da güzellik tanrıçası, bereket tanrısı, vs olduğu gibi. Halbuki "Allahlar" denilmemiş ve denilemez. Manasındaki birlik ve özel isim olması nedeniyle Allah ne tanrı kelimesiyle ne de bir başka kelimeyle tercüme edilebilir.
İslâm'ın temel ilkesi olan "Lâ İlâhe İllâllah" tevhid kelimesi, meselâ Fransızca'ya tercüme edildiği zaman "Diyöden başka diyö yok" Türkçe'ye aktarılmasında "İlâhtan başka ilâh yoktur." denir. O zaman da Allah kelimesi "ilâh" kelimesiyle tercüme edilmiş olur. Bu da yanlış bir tercümedir. Çünkü ilâh cins isimdir, Allah ise özel isimdir. Kelime-i Tevhid "tanrı" kelimesiyle Türkçe'ye çevrildiğinde aynı çarpıklık ve yanlışlık ortaya çıkar. "Allah" kelimesinin kökenini araştıran dil bilimcileri bu konuda birçok beyanlarda bulunmuşlarsa da en kuvvetli görüş; bu kelimenin Arapça olup herhangi bir kelimeden türetilmeden aynen kullanıldığı ve has bir isim olduğudur.
AY KÜLTÜ İDDİASI
Bu iddianın ilk çıkış noktası fanatik Hıristiyanlardır. İslam dinin karalama çalışmasıyla bu iddiaları ortaya atmaktadırlar. Buna göre Allah ismi, Kuran’ın gelişinden de önce vardı. Araplar, İslam dininden önce de Allah’ı biliyorlardı. Bu iddiaya göre Allah yani El- İlah Ay tanrısının adıydı.İslam inancı da Ay kültünden gelmekteydi. Bu iddiaların ışığında diğer semavi dinlerle hiçbir ilgisinin olmadığını, arkeolojik bulgularda bulunmuş bazı kabartma resimleri delil olarak öne sürmektedirler.Bu iddiaların tümü açık bir saptırmadır. Bu iddialar detaylı incelendiğinde gerçek bir temelinin olmadığı ortaya çıkacaktır. Şimdi madde madde bu iddialara bakalım:
1-Arapların İslam öncesi Allah inancı olduğu fikri yeni bir buluş değildir. Peygamberimizin babasının adı bizzat “Abdullah” ( Allah’ın kulu) dur. Kuran’da bu gerçek, bir çok ayette ifade edilir. Bunlarda birisi şöyledir:39/3- Haberin olsun; halis (katıksız) olan din yalnızca Allah'ındır. O'ndan başka veliler edinenler (şöyle derler:) "Biz, bunlara bizi Allah'a daha fazla yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz." Bu ayetten de anlaşılacağı gibi peygamberimizin döneminde müşrikler Allah’ı biliyordu; ama “Putlara bizi Allah’a yakınlaştırsın diye tapıyoruz” diyorlardı. Onlarda Allah’ı tümüyle bir inkar söz konusu değildi. Sadece bazı putları ona ortak koşuyorlardı.
Allah inancı İslam öncesi diğer hak dinlerden geliyordu. İslam dininin ilk geldiği dönemde İbrahim dininden gelen “Hanef” dini de bu ortamda bulunmaktaydı. Bunlar dinlerini dejenere etseler de İbrahim’in dininden gelen birçok ibadeti ve inancı korumayı başarmışlardı. O yüzden İslam öncesinde de Allah inancı ve hac, namaz, oruç gibi ibadetler de bozulsa da hala mevcuttu. Dolayısıyla İslam geldiğinde bu kavram ve ibadetleri onlardan almamış, aksine onları ilk defa insanlara buyuran Allah, hataları düzelterek tekrar Hz. Muhammed vasıtasıyla tüm insanlara emretmiştir. DETAY iÇİN TIKLAYINIZ
2-Bu konuda delil olarak gösterilmeye çalışılan arkeolojik bulgularda kasıtlı olarak çarpıtılmaktadır. Bu bulgular Mekke bölgesinde değil oradan çok daha uzak güney Arabistan bölgesinde bulunmuştur. Bu bulgular kasıtlı olarak Kuzey Arabistan’da bulunmuş gibi gösterilmeye çalışılmaktadır.
3- Ay tanrısı Arkeolojik bulgularda “Sin” olarak geçer. Allah (el-ilah) kelimesinin ay tanrısı olduğu iddiasını destekleyecek hiçbir kanıt yoktur. Buna rağmen bu tarz iddialarda birkaç resim koyup altına böyle bir yorum yazarak Ay tanrısının Allah olduğunu iddia ederler. Eğer biraz bunun kökeni soruşturulsa, bu iddiaların fanatik din düşmanlarının vehmi olduğu ortaya çıkacaktır.
4- Camilerin Kubbesinde ay sembolünün bulunması Ay kültünün bir uzantısı olduğunun delili olarak sunulmaktadır. Bu da oldukça desteksiz bir iddiadır. Camilerin tepesine ay sembolü konması Peygamberimizin döneminde kullanılan bir sembol değildir. Hatta halifeler döneminde de kullanılmamıştır. Bu adeti ilk yapanlar Emeviler de olmamıştır. Bu adet ilk defa Araplar tarafından değil, Türkler tarafından uygulanmıştır. Alparslan 1064'te Ani'yi fethedince camiye çevrilen katedralin kubbesindeki büyük haç indirilip yerine büyük bir hilal konulmuştur. Ve bundan sonra bu uygulama gelenek haline gelmiştir. Müslümanların ay takvimi kullanmasının yine Ay kültüyle alakası yoktur. İslam geldiğinde var olan takvim budur. Ve Müslümanlar da bunu kullanmışlardır. Sonradan bu takvime geçmemişlerdir. Bu iddiaların hiç birinin temeli yoktur. Sadece akla gelen her şey, temelsizce bu şekilde vehimlerle açıklanmaya çalışılmıştır. Yoksa herhangi bir akli ve bilimsel bir dayanağı yoktur.
5- Bu konuda en açıklayıcı nokta ise Allah kelimesinin kökeni ile ilgilidir. Allah kelimesi “El-İlah”tan gelir. “El” takısı İngilizcedeki “the” gibidir. Allah (El- İlah) “The God” anlamına gelir. Yani Allah El- İlah belli bir ilahtır. Bu kelime sadece Arap dilinde yoktur. Arapçanın mensubu olduğu Sami dillerinde de bu kelime vardır. Örneğin İbranice’de “Elohim” ( Tanrı) kelimesi bu kökten gelir. Ayrıca yine aynı dil ailesinden gelen ve Hz.İsa’nın ana dili olan Aramicede de aynı kelime vardır. Hem de Arapçadaki “İlah” kelimesiyle aynı kelimedir. Okunuşu da aynıdır.
Bu konuda Aramice bir sözlüğe ulaşamayanlara bir filmi kaynak olarak gösterebiliriz. Mel Gibson’un yönettiği “Passion” filminde, konu orijinali gibi olması için o dönemde konuşulan diller seçilmiştir. Filmde, İsa rolünde oynayan kişi de Aramice konuşmaktadır. Bu filmde bir çok yerde Tanrı kelimesi kullanırken Aramice “İlah” şeklinde telaffuz edilir. ( Bu filmi seyretme imkanı bulunanlar, Hz. İsa rolündeki kişinin çarmıha gerildiği sahnede, Aramice Allah’a dua ederken “İlah” diye seslendiğini duyabilirler, yine benzer bir şeyi Yahudi rolündeki kişinin Hz. İsa’yı sorgularken, “Sen Allah’ın oğlu musun?” diye sorarken, yine Aramice “ilah” kelimesini söylediğini duyabilirsiniz.”)
Bu gerçek Fanatik Hıristiyanların iddialarını tümüyle boşa çıkartmaktadır. Eğer El- İlah ay tanrısıysa, Hz. İsa’da bu tanrıya inanıyordu. Ona bu isimle dua ediyordu. Böyle bir şey söz konusu değildir. Hz. Muhammed’in seslendiği Allah ile Hz. İsa’nın seslendiği Allah aynıydı. Ve o her şeyin yaratıcısı olan eşi ve benzeri olmayan yüce Allah’tır.Dolayısıyla bu iddiada bulunan Hıristiyanlar bilmeden kendi kendilerini yalanlamaktadırlar. Bu iddialarda bulunanlar kendi dinlerini bilmeden, Aramicede tanrının ne demek olduğundan haberleri olmadan, İsa’nın konuştuğu dilin farkında olmadan bu vehimleri söylemişlerdir.
6-Bu tip çalışmalar yukarıda da söylediğim gibi fanatik Hıristiyanlar tarafından ortaya atılmaktadır. Bağımsız bilim adamları bu iddialara destek vermez. Bu konuda Türkiye’de ateist çevrelerin destek olmasının sebebi, olayın bilimsel temellerine dayanması değildir. Adeta “Düşmanıma atılan çamur benim çamurumdur.” mantığında bu iddialara sahip çıkmaktalar. Bu çevreler için söylenenlerin bilimsel olup olmaması önemli değildir. Önemli olan dine bir saldırıda bulunulmasıdır. Aynı çevreler İslam’ın kökeni “güneş kültü”dür diye de iddialarda bulunmaktadırlar. İşine geldiğinde işine gelen şeyleri söylemekten çekinmezler. Onlara göre, bunların bilimsel bir alt yapısı olmasına gerek yoktur.
Sonuç olarak, bu iddialar tümüyle gerçek dışıdır. İslam tevhid dinidir. Bu din Adem’den günümüze kadar yeryüzünde hep var olmuştur. Allah elçileri vasıtasıyla bu dini İnsanlara ulaştırmıştır. Allah Kuran’da insanları aya güneşe değil sadece Allah’a tapmaları gerektiğini şöyle vurgulamaktadır:
41/37- Gece, gündüz, güneş ve ay O'nun ayetlerindendir. Siz güneşe de, aya da secde etmeyin. Alah’a secde edin, ki bunları kendisi yaratmıştır. Eğer O'na ibadet edecekseniz.

Bu batının kılavuzluğunu kılavuz edinirsen seni doğru yoldan saptırır.
" Rahman olan Allah'ı anmayı görmezlikten gelene, yanından ayrılmayacak bir şeytanı arkadaş veririz. Şüphesiz onlar bunları yoldan çıkarırlar, bunlar da doğru yola eriştiklerini sanırlar." (Zuhruf/36-37.ayetler)
Adem(as)'ın ismi, insanın yaratılışı vb. konularda yalan yanlış saptırmalara gidilmiş ve buna bilimsellik kisvesi giydirilmiştir. İşte bir tanesi de M.Kemal ve inkılapları.
Not: merak ettim Rumuzunun başındaki 'urop' Europa'nın okunuşu mu acaba?


Evet arkadaşlar bunca yazının orjinali
ALLAH

Görüldüğü gibi sadece googledan kopyala yapıştır yapan bu arkadaşın kendi yazdığını düşündüren mesaj yukarıda ki linkten alıntıdır. İki kelimeyi bir araya getiremeyen sizin gibiler hiç bir zaman bir başarı elde edemeyecektir.
 
ya bu akpartılıler neden bukadar gerızekalı? hep copy paste yapıolar beyın ozurlu comarlar
 
Geri