Sayın Ertuğrul GÜLEÇ'in Kaleminden...
SOLUKLANDIRMA(İKİNCİ SOLUK TEORİSİ)NEDİR ?
Tarım Bakanlığı ve Türkiye Jokey Kulübü’nün düzenlemiş olduğu antrenörlük kursunda ki hocalarımızdan Sayan Oktay Ergökçen'in çeviriciliğini yaptığı ve Dünyanın en büyük atçılarından biri olan Sayın Federico Tesio'nun yazmış olduğu "Yarış Atı ve Yetiştiriciliği üzerine Gö*rüşler- Araştırmalar " isimli kitabı ben defalarca okudum. Bu kitabın 73.sayfasında "İkinci Soluk" kavramı isimli bir bölüm dikkatimi çekmişti. Bunun üzerine bu konu üzerine epey araştırma yaptım ve kafa yordum. şimdi kısaca bu ko*nuyu anlatmak istiyorum.
İkinci Soluk teorisini ilkönce ortaya 1930’lu yıllardan önce McKay isimli araştırıcı atmış ve bu konuda da bir kitap yazmıştır. Teoriye göre son sürat giden bir at tam tükendiği yerde,derin bir soluk alarak gücünü ta*zelemekte ve bir miktar daha taze güçle koşmaktadır.
McKay'ın yazmış olduğu kitabı okuyan Federico Tesio'da bu konuda tatbiki araştırmalar yapmıştır. Sonuç olarak Federico Tesio yapmış olduğu araştırmalar neticesinde bazı atların yarış esnasında tam bittikleri anda ki "bu durum aşağı yukarı yarışın 1600'üncü metrelerde ol*maktadır." Bitmiş gibi görünen bu atlar birdenbire ka*burgalarını şişirip derin bir nefes alıp taze bir güçle yarışa devam ettiklerini tesbit etmiştir. Ve yine yap*tığı araştırmalarda her atın ikinci soluğu yapamadıkla*rını sadece ikinci soluğu almayı öğrenen atların bu işi başardığını müşahade etmiştir. Bilhassa Federico Tesio'nun Niccolo Dell'Arca isimli atı bu ikinci soluk alma meselesinde uzmandı ve ikinci soluğu çok iyi aldığından bu at çok başarılı yarışlar yapmıştır.
Bu arada birazda Niccolo Dell'Arca’dan bahsedece*ğim. Niccola Dell’Arca. meşhur Nearco'nun ana bir karde*şidir. Yani Dünya çapında 7 aygır doğurmakla ünlü Nogara'nın oğludur. Niccola Dell'Arca'nın babası ise Matchem hattının en ünlü desendanlarından olan Hurry On'un oğlu Coronach'dır. Niccolo Dell'Arca 3 yaşındayken hiç geçilmemiştir. İtalyan derbisini 20 boy farkla çok uzak ara kazanmıştır. Daha sonra İngilizler tarafından büyük para*lar karşılığında aygır olarak satın alınmıştır.
Yaptığım araştırmalar neticesinde eğer iyi beslen*me ve idman ile atlarda yeterli glikoz ve alkali rezerv*leri sağlanabilirse ikinci soluk yani soluklandırma ile atlarda % 10 hatta daha fazla ilave güç kazandırıldığını müşahade ettim. Tabii bu benim yaptığım denemeler tah*mini denemeler idi. Bu durum Üniversiteler tarafından Laboratuvarlarda bilimsel bir şekilde yapılarak daha kesin sonuçlar alınabilir.
Bu nedenle atları derin nefes aldırmaya alıştır*mak lazımdır. Bilindiği gibi atlarda ciğerlerin kapasite*sinin % 25’i kullanılmaz, çünkü ciğerlerde bir miktar ha*va kalması gerekir. Eğer ciğerlerde ki bütün hava ciğer*lerden çıkarsa ciğerler hasar görür. Bu nedenle tabiat bunu önler. Organizma ne kadar çok soluk alsa dahi ciğer*lerde kullanılmayan % 25 hava kalır. Atlar normal nefes almakla ancak ciğerlerinin % 37’5'luk kapasitesini kulla*nır. Derin nefes alarak ise ciğerlerinin % 75'ini kulla*nır bu yüzde yetmişbeşlik maksimum nefes alma kapasitesi*ne Vital Kapasite denir.
Yaptığım gözlemlerde atlarda derin nefes alışkanlığının kazandırılmasının erobik idmanlarla yani uzun uzun kenterlerle sağlandığını tesbit ettim. Sprint yapan bir at yani son sürat koşan bir at derin nefes alamaz. Bunun sebebi ise sürat yapan bir atın vücudunun kasları kasıl*mış ve gerginlik içimdedir. Bu nedenle vücut gevşeyemediği
için at derin nefes alamaz. Bundan dolayı yarış esnasında kesilen atı soluklandırmak için atın süratini düşürüp vücudunun gevşemesini sağlayarak ata derin nefes aldırma imkanı sağlamak gerekir. At derin nefes alırken kaburgaları genişler ve karnı ile göğsü şişer. At üzerin*deki Jokey atın derin nefes almasını rahatlıkla hisseder. Jokey atın derin nefes aldığını ve soluklandığını hisse*dince tekrar taze güç kazanan atını yarış kazanmak için sürer.
Atlar yarış esnasında kaslarında süt asidi birik*tiği için kesilir. Eğer atı soluklandırır ata oksijen al*dırmayı sağlarsak. Alınan oksijen vücuttaki süt asi*dinin 1/5'ini enerjiye çevirir. Ve bu meydana gelen ener*ji de süt asidinin geri kalan 4/5 ini glikojen’e çevirir. Meydana gelen glikojen de ata tekrar taze güç verir. Eğer ata soluk aldırmazsak ve atın yeterli alkali rezervleri (sodyum bikarbonat, fosfat ve özel bir protein) yoksa süt asidi nötürlenemediğinden kaslarda aynen kalır ve atın yarıştan sonra ayakları tutulur. Bu duruma halk dilinde hamlama denir.
Bu nedenle bir yarış atından gerekli verimin elde edilebilmesi için soluk kapasitesinin (Vital kapasite) artırılması ve yarış esnasında atlar kesildiği zaman soluklandırılması gerekir.