Asr.

  • Kullanıcı Asr.
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
Konu sahibi son olarak 3723 gün önce görüldü
Sesinde ne var biliyor musun? Ev dağınıklığı var. İkide bir elini başına götürüp rüzgarda dağılan yalnızlığını düzeltiyorsun...
 
942202_507899215925777_626537752_n.jpg
 
Evet degistim. Eskisi gibi biri değilim. Çünkü bir şeylere alistiktan sonra kaybetmekten yoruldum; güvenim yok kimseye ve sırlarími da söylemiyorum. Çünkü her sahte gülücügün arkasina saklanmis bir kalleş var. İnsanlardan uzaklasmaya çalisiyorum. Çünkü en nihayetinde hepsi birakip gidecek, hepsi. Değistim; çünkü farkettim ki, kale almam gereken tek kisi kendim olmaliyim, sadece kendim..
 
Dertlerimi unutmamı sağlayacak birine ihtiyacım var.
 
O kendini zor sanıyordu, oysa vazgeçmeyen bendim.
 
Duydum ki takip ediyorlarmış, Söyleyin İyi izlesinler Tekrarımız Yok..
 
Hani şu milleti eleştiren tayfa varya he işte ben onların amına koyayım. Ulan bi kendine baksana milleti eleştireceğine. Senin diğerlerinden farkın nedir? 4-4 lükmüsün? hiç mi hata yapmadın? Çok mu iyi niyetlisin? hiç kötü düşündüğün olmadımı? Hiç nefret ettiğin birileri? Çok sinirlendiğinde ağzına geleni söylediğin ve sonradan pişman olduğun? yada bir başkasının saçına başına tırnağına göbeğine laf söylemek niyedir? Bırakın istedikleri gibi yaşasın herkes. Sizin gibiler yüzünden kafalarında hep bir ACABA sorusu var. Sizin birilerini gereğinden fazla eleştirmeye hakkınız yok. Annesimisin? Babasımısın? Abisimisin? Sevgilisimisin? Bu dediklerimin hiç biri değilsen kusura bakmada ben senin eleştiren ağzını sikeyim.
 
kalbine prezervatif takma cincon rahat ol aşk yüreğine boşalıyor...
 
Gerçek aşk'ı bilen kalp
bir damla suya bile hürmetle bakar!...
 
+ Sevgili gunluk
- Efendim
+ Bismillahirrahmanirrahim.
 
Ben düşünmüyorum artık. Eskiden uzun uzun cümleler kurardım ya hani yüksek sesle anlatmaya çalışırdım. Artık anlatmaya tenezzül bile etmiyorum. Kendimle gurur duymaya başlıyorum, baksana kocaman oldun diyorum. Küçüklük fotoğrafıma bakarak gülümsüyorum salonda görünce. Çabuk sıkılıyorum. Dondurma yediğimde çok susuyorum, bu yüzden kendime kızıyorum. Bu arada özenmiyorum ben mesela artık o dizideki iki karaktere ikimizi koymuyorum. Artık seni yakıştıramıyorum “buraya”. Özlemek de nerden çıkmış? Hiç aklıma getirmiyorum. Canım sıkılıyor. Ama bitiriyorum. Hem de yavaş yavaş değil, en zor anımda senin için; “keşke burda olsaydı” vari cümleleri kurmamaya çalışarak bitiriyorum. Bir kere demiştim ya, “kokunu sen yokken burda hissediyorum” diye, artık hissetmiyorum. Artık kokunu burda hissetmek istemiyorum. En kötüsü de bu ya, seni rüyalarımda görebilmek uğruna gözlerimi tavana dimdik dikerek, dua etmiyorum artık. Artık bazı şeyleri de sen düşün istiyorum. Şarkıyı başlattığımda bambaşka şeyleri düşünüyorum, fatura düşünüyorum en alakasızından. “Acaba ne zaman şarjım biter?” diyorum bazen de. Şarjım da hiç bitmiyor mesela, “yalnız mıyım ben?” diyorum. Sonra kahkaha atıyorum. Çok gülüyorum. “Yaşa be hayatını” diyorum. Kulaklığımın o kordonu mudur, -adını tam bilmiyorum- orasını canım sıkılınca yiyorum. Sonra, şuan olduğu gibi kendime gülüyorum. Biriyle konuşurken, onun anlattığı konu ilgimi çekmediğinde ilerde çok mutlu olup çocuğuma doğum gününde alacağım hediyeyi seçemeyip kararsız kaldığımı düşlüyorum. Anlıyor musun? Bilemiyorum. Belki de en güzeli bu ya, anlamanı bile beklemiyorum. Bilmek de istemiyorum. Zaten yerini bile doldurmaya üşeniyorum. Boş bırakıyorum. Bir yerde otururken, yanımda biri oturmasa bile, artık “keşke gelse de buraya otursa” demiyorum. Diyorum ya işte be, yalnız hissetmiyorum. Korkmuyorum da artık, güçlü biri olmaya çalışıyorum. Yenilmemeye çalışıyorum. Sabahları güneş açınca o kadar mutlu oluyorum ki, güneşi öpmek istiyorum. Aşık olmak istiyorum bazen ama sevecek insan bulamıyorum. Üşeniyorum artık. Bazen, “ne de güzel sevmişti beni” diyorum. Bazense tam tersini, “ne de güzel sevmiştim onu” diyorum. Sana küfretmiyorum. Hala seni savunuyorum. Tam da şuan bunları düşünürken hiçbir şey yapamıyorum. Ama sen anlamazsın. Zaten bak diyorum ya; ben böyle uzun cümleleri artık sana kurmuyorum. Düşünüyorum. Sadece düşünüyorum. Korkma, sadece büyüyorum. Artık hiç korkma, ben sadece kayboluyorum.
Sadece kayboluyorum.
 
Ben düşünmüyorum artık. Eskiden uzun uzun cümleler kurardım ya hani yüksek sesle anlatmaya çalışırdım. Artık anlatmaya tenezzül bile etmiyorum. Kendimle gurur duymaya başlıyorum, baksana kocaman oldun diyorum. Küçüklük fotoğrafıma bakarak gülümsüyorum salonda görünce. Çabuk sıkılıyorum. Dondurma yediğimde çok susuyorum, bu yüzden kendime kızıyorum. Bu arada özenmiyorum ben mesela artık o dizideki iki karaktere ikimizi koymuyorum. Artık seni yakıştıramıyorum “buraya”. Özlemek de nerden çıkmış? Hiç aklıma getirmiyorum. Canım sıkılıyor. Ama bitiriyorum. Hem de yavaş yavaş değil, en zor anımda senin için; “keşke burda olsaydı” vari cümleleri kurmamaya çalışarak bitiriyorum. Bir kere demiştim ya, “kokunu sen yokken burda hissediyorum” diye, artık hissetmiyorum. Artık kokunu burda hissetmek istemiyorum. En kötüsü de bu ya, seni rüyalarımda görebilmek uğruna gözlerimi tavana dimdik dikerek, dua etmiyorum artık. Artık bazı şeyleri de sen düşün istiyorum. Şarkıyı başlattığımda bambaşka şeyleri düşünüyorum, fatura düşünüyorum en alakasızından. “Acaba ne zaman şarjım biter?” diyorum bazen de. Şarjım da hiç bitmiyor mesela, “yalnız mıyım ben?” diyorum. Sonra kahkaha atıyorum. Çok gülüyorum. “Yaşa be hayatını” diyorum. Kulaklığımın o kordonu mudur, -adını tam bilmiyorum- orasını canım sıkılınca yiyorum. Sonra, şuan olduğu gibi kendime gülüyorum. Biriyle konuşurken, onun anlattığı konu ilgimi çekmediğinde ilerde çok mutlu olup çocuğuma doğum gününde alacağım hediyeyi seçemeyip kararsız kaldığımı düşlüyorum. Anlıyor musun? Bilemiyorum. Belki de en güzeli bu ya, anlamanı bile beklemiyorum. Bilmek de istemiyorum. Zaten yerini bile doldurmaya üşeniyorum. Boş bırakıyorum. Bir yerde otururken, yanımda biri oturmasa bile, artık “keşke gelse de buraya otursa” demiyorum. Diyorum ya işte be, yalnız hissetmiyorum. Korkmuyorum da artık, güçlü biri olmaya çalışıyorum. Yenilmemeye çalışıyorum. Sabahları güneş açınca o kadar mutlu oluyorum ki, güneşi öpmek istiyorum. Aşık olmak istiyorum bazen ama sevecek insan bulamıyorum. Üşeniyorum artık. Bazen, “ne de güzel sevmişti beni” diyorum. Bazense tam tersini, “ne de güzel sevmiştim onu” diyorum. Sana küfretmiyorum. Hala seni savunuyorum. Tam da şuan bunları düşünürken hiçbir şey yapamıyorum. Ama sen anlamazsın. Zaten bak diyorum ya; ben böyle uzun cümleleri artık sana kurmuyorum. Düşünüyorum. Sadece düşünüyorum. Korkma, sadece büyüyorum. Artık hiç korkma, ben sadece kayboluyorum.
Sadece kayboluyorum.

[YOUTUBE]n3nPOsgwE0I[/YOUTUBE]




Bunu sanırım bu tamamlar :srl:
 
Geri