aSk'in KöSeSi

Konu sahibi son olarak 3536 gün önce görüldü
Hayat'ın kullanım kılavuzu olduğunu bir anlık farz et. Olacakların yeri ve zamanını, yüzleri, sesleri, adımları ve kelimeleri önceden bildiğini farz et.
Sonra, yokları sırala, tek tek; Umutları, özlemi, kavuşma heyecanı, beklenmeden gelen sevinçleri, hüzün, sabır, mutluluk ve hayaller...

Bilseydin başına gelecekleri, yolundan döner miydin?.. sor kendine.
Mevsimleri yüreğinde yaşamayı denedin mi?
Sor kendine; çiçeklendin mi, yandın mı, yaprak yaprak dökülüp içindeki buzları erittin mi?.. Ay'a bakıp kalbinin büyümesini hissettin mi?..
 
Ben kafası karışık, sadece film izlemeyi seven, huzur arayan bir kızım; bana kendi dertlerini yükleme...
 
Bilmediklerini bilip bilenleri hep dinledim
Sen görmediklerini anlat dur bakarsın ki dinlenir
Kim nedir ki gün gelir en kralı dahi kirlenir ve
Taşta olsa tekmelersen yeri gelince dillenir!
 
Solunda ki acı sonun olursa eğer
Bil ki gerçekten sevmişsindir
Merhamet etsin sağındaki...
 
Eskiden yeterdim kendime. Artardım bile. Şimdi ne yapsam nafile!
Ve Kim demiş 'can eskimez' diye. Bu can tedirgin tende.
Can da eskimiş. Ben de ...
 
Düş’lerim var artık benim sayısız!
Kısırlaştırılmış duygularımın yaptığı son düş’ük mutluluklar
Düş’tüğüm yerde bıraktığım kan damlaları
Kanayan dizimden çok acıyan avuç içlerim var
Tümör gibi kafatasıma yerleşmiş sen çıkmaz düş’üncelerim
Ve her sarsılışta olasılıksız gelen düş’eş sancılar…
Artık benim
Nur topu gibi bir sensizliğim var…
 
Hakkımda çok sey var gibi söylenecek, ama aslında herkes gibi hiçbir sey de yok...Hersey gibi çeliski dolu, çok beklentili ama aslında beklentisiz..sakin çoğu zaman,kimi zaman kontrolsüzce sinirlenmekte:)sonra kendine gülmekte..kendi gibi gördüklerine bağlı..diğerlerinden kaçmakta..
 
Birden özleyiveriyorsunuz...
Çoktan unuttuğunuzu sandığınız
ya da yalnızca bir kere karşılaştığınız
ve özlemek için yeteri kadar tanımadığınız birini
bir sabah çılgınca özleyerek uyanıyorsunuz.

Rüyalarınız, içinizdeki o gizli, esrarını ele vermez büyücü,
siz çarşaflarınızın arasında,
bütün tehlikelerden uzak,
güvenle yattığınızı sandığınız bir anda,
usulca ruhunuza sokulup,
sizden habersiz oralara yığılmış cephanelikleri
birer birer ateşleyiveriyor.
İnfilaklarla sarsılarak uyanıyorsunuz.
Hayatınızda olmayan birini hayatınıza almak,
ona dokunmak,
onun sesini duymak için kıvranırken buluveriyorsunuz kendinizi...

Özlemek, o yakıcı istek,
bilinen herşeyi ve önem sırasını değiştiriveriyor.
Özlediğiniz ise çok uzaklarda...
Yanında olmasını istediğiniz halde
yanınızda olmayan bir tek kişi,
yanınıza bile yaklaşmadan,
hatta onu özlediğinizden
ve onu istediğinizden haberdar bile olmadan,
bütün hayatı,
bütün görüntüleri eritip
başka kılıklara sokuyor...
 
Dediğin gibi olmadı hiçbir şey...
Yeniden başlayamadım her şeye, başkasıyla deneyemedim, bahsettiğin o layık olduğum mutluluk sokağıma bile uğramadı... Ne yaralar kapandı, ne unutabildim, ne de alıştım zamanla...
Ben sana 'özledim' diyeyim; sen hala acıdığını anla...
 
İçimde öylesine bir yolculuk yapma isteği var ki..Şöyle bitmek bilmeyen,hiç gitmediğim bilmediğim şehirler..Yüzlerini ezberlemediğim insanlar..Hiç duymadığım sesler..İçime hiç kokusunu çekmediğim bir hava..Ama hiç değişmeyen gökyüzü, geceleri izlediğim var olan yıldızlar..Hani bir söz var ya..Bazen gidersin sırf dönebilmek için diye..Neden kaçmak istiyorum ki bu şehirden..İstanbul kalabalıksa diğer şehirler farklı mı sanki? Sevdiğim bir çok şey bu şehirde halbuki..Ben neyden kaçma çabasındayım? Kendi sorularıma henüz cevap veremiyorken kaçmakta neyin nesi böyle? Hiç bilmiyorum sanki biraz olsun uzaklaşsam iyi gelecekmiş gibi hissediyorum..Görmekten sıkıldığım yüzlerden uzaklaşmak belkide..Neden sıkıyorlar ki beni? Tek sıkılmadığım nedir diye sorsam kendime..Kalbimdekiler derim..
 
Bu yeni yaşımda da aynı klasiğimi sürdürüp bir demet çiçek alcam beni doğuran kutsal kadına; Anneme. Beni dünyaya getirdigi için ....
 
Bazen fazla düşünürsün herşeyi düşünürsün en dibe kadar tüm sorunları hayalleri sevgileri nefretleri yani herşeyi ağladıklarını güldüklerini gülmek istediklerini ama gülemediklerini acılarını aşklarını kardeşlerini yanlızlığını bazen 1 dakikada tüm sorunlarını düşünürsün çözüm ararsın bulamazsın ağlarsın...Bunların hepsi derine işlenmiş bir yara gibi izlerini taşırsın
 
Geri