aSk'in KöSeSi

Konu sahibi son olarak 3546 gün önce görüldü
Bazen SUSMAKTIR sevmek.....
Hayal etmektir düş kurmaktır...Kalbinin derinilklerinde...
Bazen isyandır, Bazen umutsuzluktur Bazen ise, için içine sığmaz,
Onu düşündükçe Anlatamamaktır sevmek, Kelime bulamamaktır...
Ne sayfalar alır söyleyeceklerini, Ne kalem yazar içinden geçenleri,
Sözcükler yetmezki, Bir bakıştır sevmek, Derinden içten sevgiyle bakmak, Bazen görememektir tüm dünyayı, Yaşananları Unutmaktır geçmişini, Hatta kendini bile.....Anlatmak zordur.....Anlatmak anlaşılmak zordur...Seni seviyorum diye bilmek, Sensiz olamam demek,
Sen herşeyimsin diyebilmek tir...Bunlar dilin söyledikleridir...
Ya kalbin söyledikleri, Ya içinden geçenler, Bunları sıralamak her sevenin harcımıdır..? Sanmıyorum... Susmaktır sevmek, Sadece susup, Öylece Yağmur Olup Yağmaktır Sevdiğinin Yüreğine...!
 
Asla sevmediğim birine seni seviyorum demedim,
ya da asla birini severken karşılığını beklemedim......
Dostluğuma değer biçmedim, sevgime ise hiçbir zaman sınır çizmedim...
Sevdiysem sonuna kadar gittim, bitirdiysem öldürse de hasreti geriye dönmedim...
Bazen çok kırıldım, bazen belki de kırdım...
Ama hata insana mahsustur dedim..
Affettim, af diledim..
Kimileri birden fazla kırdılar kalbimi ama ben onları yinede affettim..
Onlar belki beni saflıkla yargıladılar.
Belki de içten içe sinsice güldüler...
Ama asıl unuttukları şuydu... Ben aldanmadım...
Aldanan her zaman kendileri oldular ama bunu anlayamadılar...
Bir insan kaybının ne olduğu bilemedikleri için...
Kaybetmek onlar için bir alışkanlık haline geldiği için..
Oysa ben hiç insan kaybetmedim...
Sadece zamanı geldiğinde vazgeçmeyi bildim o kadar
 
Kim bilir kaç kitap okuyacağım, kaç sigara içeceğim, kaç fincan kahveyi soğumuş diye yeniden yapacağım, kaç şiir yazacağım, zaman bir şekilde akıp gidecek. İçten içe, kendime bile itiraf etmeden, belki bir gün dönersin diye bekleyeceğim.
Bu gidişe, akla yatkın bir sebep aramalıyım aslında ama bu sefer akışına bırakacağım. Biliyorum ki; vereceğin hiçbir cevap, içimdeki yangını söndürmeye yetmeyecek. Üstelik yanıtın dürüst olmayacak....
 
Bir Gönüle Girmek Kolaydır da,
Orada Kalmak Zordur.
Marifet ister
Genişlik ister,
Sabır ister;
Her Halükârda Ona inanma,
Güvenme ve Ondan
Razı Olma ister.
Bir Gönüle Girmek Meşakkatli iştir
ve
Bu Ancak
Gönül VERMEKLE Olur...
 
Artik beni varlığın bile kurtaramaz yoklugundan
Ondan yipratma kendini
Beni sevmeyişinden öpüyorum
Ve hayatima intihar ettigim yerden devam ediyorum...
 
Tek noktanın kesinliği ve üç noktanın belirsizliğinden sıyrılıp, cümleyi iki nokta ile bitirmek huzur veriyor..
 
Sen gül yeter ki gülemeyen bütün insanlar için gül ben ağlamayan bütün insanlar icin de ağlarim...
 
Dışımda kalmayan sen İçimde büyüyen yine sen Çöp adamların dansa tutuşması gibi Tükenmeyen şifreler hep sen-yine sen
 
Suskun sanıyorlar beni; değilim.. Anlaşılmadığım ve anlamadığım bir dünyada kelimelere küsüm sadece.. Yalnız sanıyorlar beni; değilim.. Kimsenin kalabalığı olmadım ve kimseyi de kalabalık edemem bundan sonra dünyamda, bu da benim tercihim.. Güvensiz sanıyorlar beni; değilim.. Sadece kendi içimde kendime göre bir dengem var ve bir daha kırılırsam toparlanamama endişesi taşıyor yüreğim.. Bu yüzden şimdilik sadece kendime güveniyorum..
Anlamakta zorlandığım bir dünyada, anlaşılmayı zaten beklemiyorum.. Ben böyle iyiyim..
 
Hayat'ın kullanım kılavuzu olduğunu bir anlık farz et. Olacakların yeri ve zamanını, yüzleri, sesleri, adımları ve kelimeleri önceden bildiğini farz et.
Sonra, yokları sırala, tek tek; Umutları, özlemi, kavuşma heyecanı, beklenmeden gelen sevinçleri, hüzün, sabır, mutluluk ve hayaller...

Bilseydin başına gelecekleri, yolundan döner miydin?.. sor kendine.
Mevsimleri yüreğinde yaşamayı denedin mi?
Sor kendine; çiçeklendin mi, yandın mı, yaprak yaprak dökülüp içindeki buzları erittin mi?.. Ay'a bakıp kalbinin büyümesini hissettin mi?..
 
Seçicisiniz veya değilsiniz, laf olmaz, size ait bir olgu. Yeter ki gerçekten size ait olsun. Hayat sizin. Ödeyin manevi, maddi borçlarınızı ve kuşlar kadar özgür olun, seçim sizin.
İster bir sırt çantası, ister bavul dolusu olsun tüm varlığınız, nasıl ve nerede isterseniz hayatınızın filmini çekin. Seyircisiz, alkışsız, ödülsüz, sadece size verilen rolün hakkını verin.
Bırakın hırs basamaklarını tırmanmayı, bırakın başkaları için yaşamayı, Yürek olun! Aşk olun. Kocaman, sınırsız, beklentisiz, sonsuz Aşk olun...
Boşluğunuzu kaygılar değil duygular doldursun. Gün be gün yaşlandığınızı değil, her an yeniden doğduğunuzu hissedin. Mutluluk en talihsiz anınızda etrafınıza saçılsın, çömertçe.
Ödül beklemeden, karşılıksız, parça parça, hücre hücre dağılarak tamamlanın. Cesur olun. Aşk ile Yürek olun...
 
Şimdi sarılsan bana tüm kırıklıklarım batar canın yanar, boş ver sarılma !
Sarılma canın yansa ben yeniden ölürüm sen sarılma ..
 
"Öldüğümde toprağımdan bir testi yapıp yare su verin ki, dudaklarına değebileyim..."

(Fuzuli)
 
Çekildim bir kenara, bir dünya kurdum bir başıma; belki yalnızım ama en azından tebessümlerine güvenip yola çıktığım ve o yolu tamamlayamadığım insanlar yok yanımda!
Unutmak istediklerim var; yaşadıklarım, yaşamamış olmak istediğim geride bıraktıklarım!
Ne kadar da acı, çok sevdiklerimin olması pişmanlığım!
Başımı alıp gidesim var uzaklara!
Bir merhaba diyecek kadar bile beni tanımayan insanların arasına!
Hem öyle toplamadan ne valiz ne çanta, zaten yanıma almak istediklerim değil bırakmak istediklerim var arkamda!
 
Karşına çıkan kişiler her kimse, doğru kişilerdir.
Bunun anlamı şudur;
Hayatımızda kimse tesadüfen karşımıza çıkmaz.
Karşımıza çıkan, etrafımızda olan herkesin bir nedeni vardır...
Ya bizi bir yere götürürler ya da bize bir şey öğretirler...
 
Ya Benimdi Ayrılıklar;Ya da Ben İMKANSIZLARI ÇOK SEVDİM...
 
Sana Uğur Böceğimi Gönderiyorum

Hani ince bir hüzün duyarsın kimi zaman,​
Şarkılar daha bir dokunaklıdır.​
Ve sanırsın ki hiç kimse yok elinden tutan​
Oysa her sözün ardında ümitler gizlidir,​
Bulutların ardındaki güneşler gibi,​
Yağmur sonrası çıkan gökkuşağı gibi
Ve unutma sevgi gibi, dostluk gibi aşk gibi,​
Eğer bir gün yalnızlıklar duyarsan​
İnceden yaşlar süzülürse yanağına​
Ve unutulduğunu sanıp bir sızı başlarsa yüreğinde
O zaman gökyüzüne bak.​
Bulutların ardındaki güneşe,​
Çalıların ardındaki çiçeğe​
Bırak pencerelerinden yağmur dolsun içeriye
Ve aç avuçlarını​
Sana Uğur Böceğimi gönderiyorum..​
 
Ölümse Ölüm.... Yaşamsa Yaşam
Yazmak isterdim yaşanılamayanları,
ama yazacak kadar bile bir yaşam bulamıyorum..
En uçsuz kuytularda, en karanlık ormanlarda,
en derin rüzgarlarda kayboldu yüreğim...
Bütün kuşlar göçtü bu soğuk havalardan,
bu donmuş atmosferden..
bir ben kaldım şaşkın..
Uçurumun kıyısında oturuyorum
ayaklarım boşlukta sallanıyor
uzanmışım yıldızları seyrediyorum....
Kaybolmuş küçük yıldız,
saman yolundan kaçmış küçük yıldız,
evet işte o şimdi kaydı....
Gökyüzünden....
ışıklarını saça saça yokoluşa gidiyor....
Kesik kesik, kopmuş gibi hayat,
avuçlarımdan kayar gibi,
yok oluşa bir adım daha...
Adım adım hayat, adım adım ölüm gibi,
göz göre göre yok olmak gibi...
Umutsuz, umut bile umutsuz hayattan...
her umudun ucunda bir umutsuzlukta var azıcık..
Ne yana baksam adını koyamadığım bir nehir sızıyor,
akıyor, bazen coşuyor gözlerimden
Hayat.........ölüm........müdür?.......Yaşarken.......
yaşamak kaybolmak karanlıkta......
Aydınlık bir mum ışığı sadece,
hayatlarımız fenersiz tünellerden geçiş gibi....
Herkesin bir yalanı var yaşadığı,
gözleri kapalı hayatlarda...
Oysa ben gözlerimi asla kapatmadan
tüm aydınlıkları görerek yaşamak isterim hayatı...
Yoksa hayat, hayat olmaz.......
tiyatro ve replikleri belli oyunlar.....
Birbirinin aynı hayatlar..kopyalanmış yürekler,
duygusuz, kalabalık boşluklar....
Bomboş boşluklar
uçurum gibi ve hep düşerken birşeylere
tutunma isteği.....
Oysa ben düşerken tutunmak istemiyorum
özgürce düşmek istiyorum.....
Ölümse ölüm...........yaşamsa yaşam......!
 
Artık Kısa Cümleler Kuruyorum
Sizi bilmem ama ben karar verdim su gibi duru olup hep akmaya
Başka sular tanıyıp çoğalmaya dalgalanmaya taşmaya
Son günlerde çok düşünür oldum
Zor zamanları çabuk atlatır oldum
Yalnız mıyım insanlar içinde arkadaşlarım aşklarım içinde
Yara aldım bundan iki yıl önce
Hiç susmadım şarkı söyledim günlerce
Artık kısa cümleler kuruyorum
Sevdiklerim sevmediklerim yanımda
Kabullendim her şeyi olduğu gibi yola çıktım yarınlara
Son günlerde çok düşünür oldum
Zor zamanları çabuk atlatır oldum
Bakıyorum aynaya her gece içim rahat biraz yorgunum sadece
Hayatıma giren herkese yaşanmış her şeye
Teşekkürler büyüyorum sizinle
Şebnem Ferah
 
Geri