- Katılım
- Nisan 12, 2019
- Mesajlar
- 43,505
- Tepkime puanı
- 35,447
- Puanları
- 369
- Web sitesi
- www.instagram.com
aşk bir fişne suyudur
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
bu konuya dayanak sağladığın bilimsel araştırmalarını ve çalışmalarını yayınladığın makale linkini verebilir misin?Beynin yarattığı bir yanılsama ve tamamen hormonal bir aktivitedir.
Aşk hormonu olarak bilinen Vazopressin ve Oksitosin hormonları olmadan birine aşk hissedemezsiniz. Hormon seviyesi arttıkça hissedilen aşkın ölçüsü artar ve seviye düştükçe de aşk biter.
İnsanların çoğu sevgi ile aşkı karıştıyor. Örneğin bir hayvanı sevebilirsiniz fakat ona aşk hissedemezsiniz.
Ben bilim insanı değilim ki araştırmam olsun, yukarıdaki yorumumda bugüne kadar yapılan araştırmalardan bahsediyorum. Hormonların ismini yazıp kendin de detaylı inceleyebilirsin fakat yine de aşağıdaki linki ekleyebilirim.bu konuya dayanak sağladığın bilimsel araştırmalarını ve çalışmalarını yayınladığın makale linkini verebilir misin?
geçen gün parkta bir kadın gördüm ne hissettiğimi tanımlamakta güçlük çekiyorum, ona istinaden makalenden istifade etmek isterim.
binaenaleyh bir de kendi kendi sahte sevgililer yaratanlar varmış, onlarla ilgili çalışmaların var mı?
selam ve dua ile saygılar.
sevgili lefty, ivedi yanıtın için teşekkür ederim. muhakkak bilim kadını yahut adamı olmadığının gayet farkındayım.Ben bilim insanı değilim ki araştırmam olsun,
Aşka gereğinden fazla anlam yüklüyorlar oysaki kalıcı olan sevgidir yani aşkın verdiği o heyecan, tutku ancak hormon seviyeleri yüksek olduğunda mümkün olur ve o seviye hep aynı düzeyde kalmaz, gün gelir aşk biter fakat sevgi devam edebilir ki bu da yine her ilişkide mümkün olmuyor maalesef. Aşk evliliği yaptık diyenlerin çoğu mahkeme salonlarında kavgalı ayrılıyorlar çünkü aşkın etkisi geçicidir ve insanı yanıltır.sevgili lefty, ivedi yanıtın için teşekkür ederim. muhakkak bilim kadını yahut adamı olmadığının gayet farkındayım.
keza laf atmamın nedeni biraz görüşsel yazılar okuma arzumdan kaynaklandı.
jksadjks ne diyonuz la fskldj
kavuşamazsanız aşk oluıofdsklajlkasjfksf. salak salak önermeler. çok şey etmemek lazım. hüzünlü bir şey olması gerekmiyor, ulvi bir şeyler olması gerekmiyor, sizi çok değiştirmesi gerekmiyor bence. aklınızın başından gitmesi gerekmiyor, deli gibi değil aklınız başınızda da sevebilirsiniz, inanıyorum ben kls
ya şey romantikleştirmek istemiyom, dalga geçiyorsunuz sonra ama ben oruç auroba çok severim. onun bir pasajı var, du bi:
”neler geçirmiş, neler çekmiş, nelerden, nerelerden geçmiş, sana gelene dek — bütün bunları da öğrenmen gerek: nasıl olmuş da, o belirsiz günden bu yana, hep gelişmiş, sana doğru: nereden bilmiş, nasıl bilmiş — senin sen olduğunu; ve, kendisinin kendisi — o; çağırdığın ve beklediğin, olduğunu? nasıl? –bilemeyeceksin; ama, eminsin bundan. bilmiyorsun; ama, bu, kesin. işte, o.”
şimdi bunu kalbinize iyi gelsin diye iliştirdim ama değinmek istediğim şey şu, bence bir insanın hikayesini her yönüyle sevmek, onu sana getiren her şeyi sevmek bence şu aşk denilen şeye yakın bir duygu. aşk doktorunuz z. larien coşkundeniz iyi akşamlar diler...