Aşk-ı HayaLim ~ Nur-u Ayn'ım

  • Kullanıcı BoO
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
Konu sahibi son olarak 4164 gün önce görüldü
994023_529841623768194_1952013456_n.jpg


Züleyha Yusuf'a bir mektup yazmaya başlayınca;

"Yusuf..." diye başladı.
Durdu.
......

"Yusuf..." diye bitirdi
Gördü ki hitaptan öteye geçemedi
Anladı ki aşkın namesinde sernameden öte kelam yok

Ve Züleyha'nın lugatında Yusuf'tan öte sözcük yok...!
 
tumblr_lozdomZ6Ln1qlv88uo1_500.jpg

Seni soruyorlar…
Öldü mü diyeyim yoksa dönecek mi?
İkiside imkansız değil mi?
Çünkü biliyorum; Asla geri dönmezsin
Ve biliyorsun; Sen benim için asla ölmezsin!
 
Zordur kadın olmak, her an kırılıverecekmiş gibi yaşamak!
Herkesin yerine her şeyi düşünüyor olmak ama herkesçe çokta umursanmamak!
Bir türlü anlaşılamamak, hep bir şeyleri istemekle suçlanmak!
Onca kalabalığa rağmen yalnız olmak ve sadece içindeki çocuk tarafından sarılmak!
Anne olmak, eş olmak, her şey olmak, bir varlığıyla bin parçaya ayrılmak!...
Bütün bunların yanında içindeki çocuğun elinden tutup O'nu da yaşatmak'
Zordur kadın olmak; hep bir şeyleri, birilerini toplamak zorunda kalmak!
Güçsüzlükle suçlanmak ama her zorlukta sığınılan liman olarak var olmak!
Ve bu tezat duygular arasında yinede ayakta kalarak yaşamak!
Zordur kadın olmak, her gün bir şekilde kırılmak buna rağmen tüm parçaları bir arada tutmak!
Kalbi kırılır, umudu kırılır, hayat yada biri kırmazsa tırnağı kırılır, saçı kırılır!
Ama kırılır; Allah vergisi olmalı bu kadar çok kırılırken; hep ayaktadır hep tek parçadır!
Çok şeyleri saklar içinde, bilir belki de anlatamayacaktır kimselere!
Onca kalabalığa rağmen bu yüzden yalnızdır bütün kadınlar belki de!
 
Kalabalıklar içinde herkes yalnız bir başına; uzatsa elini tutacak bir el yok aslında!
Lafla yürütülen peynir gemisinden başka; karpuz kabuğundan gemiler yapmaktan öte bir şey değil, birbirimizin omzundaki eller oysa!
Arkandalardır söyledikleri gibi ama; sadece sıralarını bekliyorlar vakti gelince sobelemek için onlarda!
"Yalanın bini; bir para" ve Lidyalılar bulmazdı parayı, böyle bir deyim içind...e kullanılacağını bilselerdi galiba!
Belkide hoşumuza gidiyor yalanlarla yaşamak!
Sözde düşünülmek, sevildiğimizi duymak!
"Yoksa peynir ekmek gibi rağbet görür müydü yalanlara alıcı bulmak?
Bindiği dalı keserken Nasreddin Hoca; "başınızın üstünde yeri olanlar sırtınızdan mı vuracak" diyordu acaba?
Şimdiki halimizdi Hoca'nın anlatmak istediği galiba!
Yoksa neden yalnız insan, bunca kalabalığın arasında?
Herkes yalnız, herkes bir başına; başımızın üstündekiler kırdığı için, kıranlar "bindiği dalı kestiği" için..
 
Acılar,gamlar,hayal kırıklıkları ve hüsranlar olacak mutlaka bütün bunlar. Zaten hayat kime gül bahçesi vaadetmiş ki, eğer varsa el kaldırsın lütfen onlar!Mutluluğun anahtarı belki de anı kabullenmektir, kabullenmeli insanlar. Zaten hayat hiç bir zaman hiç kimseye; sermeyecek kuş tüyü yataklar.

**
Ki ben; Acılara da ihtiyaç olduğunu öğrendim; mutluluğun kıymetini bilmek için. Keşkelere boşvermeyi... öğrendim; hayat keşke diyecek kadar uzun olmadığı için. Ve ne olursa olsun arkaya dönmemeyi öğrendim, daha gidilecek çok yollar olduğu için. Düne takılıp kalmamayı öğrendim, bugün ki güzellikleri gözden kaçırmamak için.
**
Sevginin ne kadar da önemli olduğunu öğrendim, yalnızlık Allah'a mahsus olduğu için.İnsanlara hoşgörülü davranmak gerektiğini öğrendim, bir gün o hoşgörüye ihtiyaç duyabileceğim için.Ve tebessüm edebilmeyi öğrendim, Müslümanın sadakası olduğu için.İnsanlara saygı duymayı öğrendim mahallenin köpeği çomardan birfarkımın olması içinAza kanaat etmeyi öğrendim "çok"un hayalini kurup azla mutsuz olmamak için.
**
Ve kendime saygı duymayı öğrendim, insanların için de maskeyle gezmemek için. Yalanın beyazı karası olmayacağını öğrendim, yalan; adı üstünde yalanolduğu için. Kibirlenmemeyi öğrendim, altı üstü alıp veremeyeceğim bir soluğa bağlıyaşadığım için ve şükredebilmeyi öğrendim, Allah Teala'nın lütfuyla yaşadığım için.Kendime sen kimsin! demeyi öğrendim yaşamıma karar veremediğim gibi öleceğim günü bile bilmediğim için ....
 
Geri