Aşk-ı HayaLim ~ Nur-u Ayn'ım

  • Kullanıcı BoO
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
Konu sahibi son olarak 4162 gün önce görüldü

-Durursam bir daha kurtulamam..
-Ziyanı yok, gülüşü yeter bize..
-Yüreğim kaydıysa günah mı?
-Çamura saplansam yardıma gelir misin?
-Elini tuttum.. sıcacıktı.. yüreği elimdeymiş gibi..
-Elinden tutuversem benimle gelir mi?
-Seninim işte.. alıp gtürsene beni..
 
Masada bir parmak toz, küllüğün içinde onlarca izmarit, aklımda yarım bir türkü...
Velhasıl bugün de yalnızız elhamdülillah.
 
balksz3png.png
 
Aradan uzun seneler geçecek, aynaya bakacağım ve yüzümdeki kırışıklıkları göreceğim birgün...
O kırışık surat, benim afil yaşantımda ne kadar güldüğümün ve ağlatıldığımın resmi olacak...
Ve, ne kadar meşbu bir yaşam geçirdiğimi anlayacağım o an...
Ağladığı ve güldüğü hiç bir an için pişman olmayacak o adam! Sahte de olsa bir tebessüm kaplayacak yaşlı ve çirkin suratını...
 
Önce insan olmak gerekir
İnsan olabilmek icin kul olmak gerekir
Kulluk icin yürek gerekir
Yürek Köpekte de var ..
İbrahim, Adem, Yunus, MUHAMMED (S.A.V) olmak gerekir!..
 
Anlarsın ki; Aslında kimsenin farkı yok kimseden.
Sadece biri daha iyi yalan söyler biri daha iyi oynar oyununu.
Hepsi bu .

~ Can Yücel
 
Hz. Mevlana anlatıyor;

Birisi her gece kalkıp Allah'ı anıyor, ...O'na dua ediyordu. Şeytan ona dedi ki:

- Ey Allah'ı çok anan kişi, bütün gece “Allah” deyip çağırmana karşılık seni buyur eden var mı? Sana bir tek cevap bile gelmiyor, daha ne zamana kadar dua edeceksin?...

Adamın gönlü kırıldı, başını yere koydu ve uyudu. Rüyasında ona söyle denildi:

- Kendine gel uyan! Niye duayı, zikri bıraktın ki? Neden usandın ki ?

Adam:

- 'Buyur' diye bir cevap gelmiyor k! Kapıdan kovulmaktan korkuyorum, dedi. Bunun üzerine dendi ki ona:

- Senin Allah demen, O'nun buyur demesi sayesindedir…

Senin yalvarışın, Allah'ın senin ruhuna haber uçurmasındandır…
Senin çabaların, çareler araman, Allah'ın seni kendine yaklaştırması, ayaklarındaki bağları çözmesindendir…

Senin korkun, sevgin, ümidin Allah’ın lütfunun kemendidir…

Senin her 'Yarabbi' demenin altında, Allah’ın “buyur” demesi vardır…

Gafilin, cahilin caninin, bu duadan uzaktır. Çünkü 'Yarabbi' demeye izin yok ona. Ağzında da kilit vardır, dilinde de…

Zarara uğradığı zaman, ağlayıp, sızlamasın diye Allah ona dert, ağrı, sızı, gam, keder vermez…

Bununla anla ki, Allah'a dua etmeni, O'nu çağırmanı sağlayan dert, dünya saltanatından çok ama çok daha iyidir…
Dertsiz dua soğuktur. Dertliyken yapılan dua gönülden taa derinden kopar…

-Okuyan çok mana bulacaktır,başkalarına da vesile olunuz..



 
Hazreti Musa, bir gün bir başına dağları dolanırken, uzaktan yoksul ve yanlız bir çoban gördü. Çoban dizüstü çökmüş, ellerini semaya açıp dua etmekteydi. Bu durum hz. Musa’nın çok hoşuna gitti, ama yaklaşıpta çobanın duasını duyunca şaşırdı.
Çoban Rab’ine şöyle yalvarıyordu:
Kurban olduğumAllah ‘ım. Seni ne kadar severim, bir bilsen. ne istersen yaparım, yeter ki Sen iste. Sürüdeki en yağlı koyunu kes desen, gözümü kırpmadan keserim Sen’in için. Koyun kavurması güzeldirAllah ‘ım, kuyruk yağını da alır pilavına katarsın, tadına yenmez olur.
Hz. Musa duaya kulak kabartarak çobana yaklaştı.
Çoban Duasına devam ediyordu:...
Yeter ki Sen dile, ayaklarını yıkarım. Kulaklarını temizler, bitlerini ayıklarım. Ne kadar çok severim ben Sen’i. Sana çok hayranım.
Duydukları karşısında hz. Musa öfekeden küplere bindi, bağıra çağıra kesti çobanbın duasını:
Hz. Musa:
Sus, seni cahil adam! Ne yaptığını sanırsın?Allah pilav yer mi? Allah’ın ayakları mı var yıkayasın? Böyle dua olur mu? Külliyen günaha giriyorsun. Derhal tövbe et!
Çoban, Hz. Musa’dan azarı işitince kulaklarına kadar kızardı, utancından yerin dibine girdi. Bir daha böyle kendi kafasına göre dua etmiyeceğine gözyaşları içinde yeminler etti. o gün akşama kadar hz. Musa çobanın yanında durup ona temel duaları ezberletti.Sonra “Allah benden razı olur, iyi iş yaptım” diye düşünerek yoluna devam etti.
Hz. Musa o gece bir ses işitti, seselenen Rab idi:
“Ey Musa! sen bugün ne yaptın? sen ayırmaya mı geldin buluşturmaya mı? Şu garip çobanı azarladın. Onun bana ne kadar yakın olduğunu anlayamadın. Ağzından çıkan lafı bilmese de, O çoban inancında samimi idi. kalbi temiz, niyeti halisti.
Biz kelimelere bakmayız, Niyete bakarız! kelamlara bakacak olsak yeryüyünde insan kalmazdı!
Biz çobandan razıydık. başkasına medih olan söz sana zemdir. Ona bal olan sana zehirdir. Sen işittiklerini inkar ve küfür saydın ama bilsen ki bir kabahati varsa bile, ne tatlı kabahattır onun ki”
Musa hatasını anlatı ertesi gün çobanın yanına gitti çoban duaya durmuştu yine, Ama dünkü heyecanından, samimiyetinden eser yoktu. Öğretildiği gibi yakarmaya gayret gösterdiğinden, aman bir yanlış laf etmiyeyim diye takılıyor, kekeliyor, terliyordu.
Hz. Musa, çobana ettiğinden pişman olup sırtını okşadı ve dediki:
” Ey dost, ben hatalıyım, ne olur affet. Bildiğin gibi dua et.Allah nazarında böylesi daha kıymetlidir.
 
Birinin bana kurabileceği en güzel cümle ..
''Seni kimsenin incitmesine izin vermeyeceğimdir''



 
Bütün kapıların anahtarlarını kendinde bulunduran ALLAH ' ım

Hakkımızda en hayırlı kapıyı aç…
/Amin



 
Geri