Bu konu benim bitirme tezim olacaktı ama son anda vazgeçmiştim ve rica ederek değiştirmiştim. Keşke değiştirmeseydim de daha çok şey öğrenip aktarabilseydim(zaten değiştirdiğime pişman olmuştum ^^)
Velhasılkelam, konu mesleğimle ilintili olduğu için bildiklerimi aktarayım.
İlk cümleden başlayayım. Asbestin Türkiye'de yasaklanması endüstriyel gelişimler baz alındığı zaman yeni sayılır. 2011'de yasaklandı ve bu yasak AB uyum anlaşmaları çerçevesinde şekillendi. Öncesinde olduğu gibi Türkiye'de de tüketimi mevcuttu. Sadece kullanımı sınırlandırılmış ve belirli alanlarda yasaklanmıştı. Bu şekilde yapılmasının sebebi ülkenin ekonomik ve sosyal koşullarıdır. Riski gidermek yerine "riski kabul edilebilir düzeye indirmek" görüşü hakimdi. Yani bu demek oluyor ki ülkemizde asbest içerikli malzemeler hala bulunmaktadır. Eskilerin imhasına dair bir habere denk gelmedim.
Asbest, bağlayıcı özelliği olan bir malzemedir. Beton yapımında mukavemeti arttırmak için kullanılır. Bunun dışında ateşe ve asitlere karşı dayanıklıdır, ısıya ve elektriğe karşı yalıtkanlık özelliği taşır. Bundan ötürü endüstrinin onlarca alanında kullanılabilmektedir. Konunun ilk mesajı olan binalar/yapılar ile bağdaştırmak gerekirse eğer asbest sadece betonlarda değil, tavan malzemeleri, çatı kaplamaları, yer malzemeleri, yangına dayanıklı yalıtım panelleri, kaloriferler, kağıt ürünleri, pis su boruları gibi alanlarda da karşımıza çıkabilir.
Zararları hakkında söz etmek gerekirse eğer en büyük zararı akciğer kanserine sebep oluşudur. Örneğin asbest bazlı bir yapıda bulunmanız durumunda 20-30 yıl sonra akciğer rahatsızlıkları baş gösterebilir. Milimetreden daha küçük, mikron bazında asbest lifleri burun yoluyla akciğere solunmasıyla bir daha çıkmamak üzere yerleşebilir. Türkiye'de asbest nedeniyle oluşan ölümler için genellikle "solunum yetmezliği" diye kayıtlara düşüp neden ötürü öldüğü belirtilmemektedir.
***
Daha fazla detaya girmeyeyim ancak oturduğum binada asbest var mı yok mu bilmiyorum ve laboratuvar araştırması yada konuyla ilgili uzman olmadan da bilemeyiz. Yeni yapılarda olması biraz zor ihtimal olsa da(ümit ediyorum ki denetimler yapılıyordur) şu anda ayakta olan çok sayıda bina bulunuyor olabilir. Yasaklanmasından önce, yani 2011 öncesinde asbeste dair özellikle inşaatlara yönelik herhangi bir yönetmelik yoktur. Önceki mevzuatta söz edilen uygulamalar tüm sektörler içindi. Bu nedenle büyük ihtimalle çoğu yerde hala vardır.
Asbestin yasaklanmış olması tehlikenin olmadığı anlamına gelmez. Asbest yapılı bir malzemenin ayrışması sonucu(örneğin bir beton olabilir) rüzgar yoluyla dahi teneffüs edebiliriz. Dünyada uzun yıllardır asbestin yasaklı olduğu ülkelerde hala buna bağlı ölümler olmaktadır.
Asbest sorunu kişisel bir sorun değil, toplumsal bir sorundur. Bu nedenle buna dair önlem almak birinci dereceden devletin görevidir. İlgili mevzuatlar çıkartılmalı, tanımlar genişletilmeli, denetimler yapılmalı ve ilgili birimler oluşturulmalıdır ki ilerleme sağlanabilsin. Ancak bu konuda pek umutlu değilim. Mevcut zihniyetin insan hayatı denilince aklına gelen ilk sorunun "kaça mal oluyor" sorusu olduğunu düşününce hepimizin tehlike altında olduğu anlaşılabilir.