Asbest tehlikesi hakkinda neler biliyoruz ?

  • Kullanıcı W
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Genel Tartışma
🕒 Konu sahibi 1 saat önce aktifti
Asbest'in Turkiye'de tamamen yasaklanmasina ragmen yapilan binalarin cogunda bu madde bulunuyor. Peki ya saglimiza bu kadar zararli bir madde hakkinda ne ne tur onlemler aliyoruz? Oturdugunuz binada asbest olup olmadigini hic arastirttiniz mi ?
Peki asbestli binalarin yikimi esnasinda ne yapilmali, nasil korunmali, zararlari nelerdir ?
 
Bu konu benim bitirme tezim olacaktı ama son anda vazgeçmiştim ve rica ederek değiştirmiştim. Keşke değiştirmeseydim de daha çok şey öğrenip aktarabilseydim(zaten değiştirdiğime pişman olmuştum ^^)

Velhasılkelam, konu mesleğimle ilintili olduğu için bildiklerimi aktarayım.

İlk cümleden başlayayım. Asbestin Türkiye'de yasaklanması endüstriyel gelişimler baz alındığı zaman yeni sayılır. 2011'de yasaklandı ve bu yasak AB uyum anlaşmaları çerçevesinde şekillendi. Öncesinde olduğu gibi Türkiye'de de tüketimi mevcuttu. Sadece kullanımı sınırlandırılmış ve belirli alanlarda yasaklanmıştı. Bu şekilde yapılmasının sebebi ülkenin ekonomik ve sosyal koşullarıdır. Riski gidermek yerine "riski kabul edilebilir düzeye indirmek" görüşü hakimdi. Yani bu demek oluyor ki ülkemizde asbest içerikli malzemeler hala bulunmaktadır. Eskilerin imhasına dair bir habere denk gelmedim.

Asbest, bağlayıcı özelliği olan bir malzemedir. Beton yapımında mukavemeti arttırmak için kullanılır. Bunun dışında ateşe ve asitlere karşı dayanıklıdır, ısıya ve elektriğe karşı yalıtkanlık özelliği taşır. Bundan ötürü endüstrinin onlarca alanında kullanılabilmektedir. Konunun ilk mesajı olan binalar/yapılar ile bağdaştırmak gerekirse eğer asbest sadece betonlarda değil, tavan malzemeleri, çatı kaplamaları, yer malzemeleri, yangına dayanıklı yalıtım panelleri, kaloriferler, kağıt ürünleri, pis su boruları gibi alanlarda da karşımıza çıkabilir.

Zararları hakkında söz etmek gerekirse eğer en büyük zararı akciğer kanserine sebep oluşudur. Örneğin asbest bazlı bir yapıda bulunmanız durumunda 20-30 yıl sonra akciğer rahatsızlıkları baş gösterebilir. Milimetreden daha küçük, mikron bazında asbest lifleri burun yoluyla akciğere solunmasıyla bir daha çıkmamak üzere yerleşebilir. Türkiye'de asbest nedeniyle oluşan ölümler için genellikle "solunum yetmezliği" diye kayıtlara düşüp neden ötürü öldüğü belirtilmemektedir.

***

Daha fazla detaya girmeyeyim ancak oturduğum binada asbest var mı yok mu bilmiyorum ve laboratuvar araştırması yada konuyla ilgili uzman olmadan da bilemeyiz. Yeni yapılarda olması biraz zor ihtimal olsa da(ümit ediyorum ki denetimler yapılıyordur) şu anda ayakta olan çok sayıda bina bulunuyor olabilir. Yasaklanmasından önce, yani 2011 öncesinde asbeste dair özellikle inşaatlara yönelik herhangi bir yönetmelik yoktur. Önceki mevzuatta söz edilen uygulamalar tüm sektörler içindi. Bu nedenle büyük ihtimalle çoğu yerde hala vardır.

Asbestin yasaklanmış olması tehlikenin olmadığı anlamına gelmez. Asbest yapılı bir malzemenin ayrışması sonucu(örneğin bir beton olabilir) rüzgar yoluyla dahi teneffüs edebiliriz. Dünyada uzun yıllardır asbestin yasaklı olduğu ülkelerde hala buna bağlı ölümler olmaktadır.

Asbest sorunu kişisel bir sorun değil, toplumsal bir sorundur. Bu nedenle buna dair önlem almak birinci dereceden devletin görevidir. İlgili mevzuatlar çıkartılmalı, tanımlar genişletilmeli, denetimler yapılmalı ve ilgili birimler oluşturulmalıdır ki ilerleme sağlanabilsin. Ancak bu konuda pek umutlu değilim. Mevcut zihniyetin insan hayatı denilince aklına gelen ilk sorunun "kaça mal oluyor" sorusu olduğunu düşününce hepimizin tehlike altında olduğu anlaşılabilir.
 


Namazda kıl abdest almışken , bize dua et bide , yürüyen uçak istiyorum ben

Heee akşamı eda edicim şimdi.etmem mi bütün mümin kardeşlerime ediyorum.
Allah' ım sen bütün cemil cümlesine akıl kursak ihsan eyle içine bizide kat diyorum.bu arada senin uçağa ihtiyacın yok sen tek başına bi f16 sın
 


Heee akşamı eda edicim şimdi.etmem mi bütün mümin kardeşlerime ediyorum.
Allah' ım sen bütün cemil cümlesine akıl kursak ihsan eyle içine bizide kat diyorum.bu arada senin uçağa ihtiyacın yok sen tek başına bi f16 sın

Adamsın , Allah kabul etsin kardeşim.
Harbimi diyon , utandırma şimdi beni :benmi:
 
Abdestin ne gibi zararları olabilir ki? bence binaya abdest aldırmakta bir mahsur yok. hep batının ve amerikanın ülkemizi gevurlaştırma çabaları olduğunu düşünüyorum. sözlerimi abdest üstüne abdest nur üstüne nur sözleriyle bitirmek istiyorum. abdestten korkmayın arkadaşlar.
 
Bildiğiniz zehir. Soluyunca kanser olabilirsiniz. Kanserojen maddedir yani! Takmıyorlar arkadaş! Her şey para olmuş...
 
Bu ulkede zaten allaha emanet yasiyoruz, kanserojen maddeyi direkt yesek nolur .p
 
Arkadaslar konuyu "abdest" ile mındar edebileceginizi hic dusunemezdim. Dalga gectiginiz konu aslinda 15 20 yil sonra en buyuk sorununuz olacak. Dusununki kentsel dönüsum ile binlerce ev yikiliyor, bu asbestli binalar yikilirken milli sporumuz olarak sadece izliyoruz. Coluk cocugunuz ayni sokakta oynuyor ve asbesti soluyorlar. Oysa yikim asamasinda ozel bir ekibin gelmesi lazim astronot kiyafeti seklinde giysilerle asbesti islayip havaya karismasini engelliyerek sokmesi lazim. Asbestin üretildiği fabrikalarin etrafinda kanser patlamasi olustugunu biliyor muydunuz ?
Ozellikle Bursa, Konya, Eskisehir taraflarinda bu maddenin cok kullanildigini okumustum. Duran binalarda dokunulmayan asbestin zarari yok, bu maddeye dokunuldugu takdirde ( restore ya da yikim asamasinda ) asıl zararı veriyor havada ucusarak solunum yoluyla kansere yol aciyor. No Pasaran verdigin bilgi ve uzerinde durdugun ciddiyet sevindirdi beni.
 
Waterlelie üstüme alınarak konuyu mındar etmek istemezdim.Mesela bunun ne olduğunu bilmiyorum ama insan yaşantısı artık kimyasallarla her gün haberlerde şu kansorejen bu kansorejen diye çıkmıyor mu?Hadi bunları geç normal yaşantısını süren insanların hiç bir şeyden haberi yok.Mesela nasanın dünyayı ve içindeki insanları lityum ve diğer kimyasallarla spreylendiğinin kim farkında?normal hava taşıtlarının bıraktıkları izleri aaaa uçak iz bırakıyo diye ağzı açık seyretmiyormuyuz.Bu arada lityum manik depresyon ve ruh hali bozukluklarına kullanılan bir ilaçtır.farkındalık önemli ama elden ne gelir.
 
Türkiye’de kentsel dönüşümle yıkılacak yedi milyonu aşkın binanın neredeyse tamamında asbest bulunuyor. Bu durum başta akciğer kanseri olmak üzere, birçok solunum hastalığına neden oluyor.

ZZ4Or3.jpg


Her yıl 250 bini İstanbul’da olmak üzere 500 bin konutun kentsel dönüşüm kapsamında yenilenmesi hedefleniyor. Yedi milyonu aşkın riskli yapısı olan Türkiye için kentsel dönüşüm öncelikli çözüm bekleyen konulardan biri. 2012’de kentsel dönüşüm yasası ile başlayan yıkımlar ise insan sağlığı açısından büyük tehdit oluşturuyor. Kanserojen bir mineral olan asbestin kullanımının insan sağlığına zarar vermesi nedeniyle Türkiye’de 2010’da yasaklandı.

Cumhuriyet’ten Şehriban Kıraç’ın haberine göre, ancak son yıllarda artan kentsel dönüşüm projeleri ile birlikte 2010’dan önce yapılan binaların yıkımı sırasında yüksek miktarda asbest ile karşılaşmaya başladık. Uzmanlara göre binalar yıkılırken asbest araştırması yapılmak zorunda yoksa kentsel dönüşüm kansere dönüşebilir.

Vonka Asbest Mühendislik’in sahibi asbest söküm uzmanı, kimyager Kenan Yıldız’a göre, asbestin işlenmesi ve kullanımı 2000’li yılların başından bu yana yasaklanmaya başlasa da 2004 verilerine göre Türkiye çoğunluğu Rusya’dan olmak üzere binlerce ton asbest ithal edildi. Türkiye’de asbest konusunda akademik bir veri tabanı ve araştırma olmadığı için ne kadar kullanıldığı ise bilinmiyor. Yine Yıldız’ın verdiği bilgiye göre kentsel dönüşümde şu ana kadar yapılan asbest uygulamalarına bakıldığında, yıkılması uygun görülen 2010 ve önceki yıllarda yapımı tamamlanmış binaların birçoğunda asbestli malzeme bulunma olasılığı oldukça yüksek.

EŞYALARDA DA ASBEST VAR

Kenan Yıldız, Türkiye’de asbest tehlikesinin sadece binalarda değil aynı zamanda evlerimizde kullandığımız ev eşyalarında bile karşımıza çıkabildiğini kaydederek, “Hâlâ bazı asbest içeren materyallerin kullanıldığı, satan ve kullanan insanların denetim eksikliği nedeniyle çekinmediklerini üzülerek gözlemliyoruz. Asbest başta mezotelyoma (Akciğer zarı kanseri), akciğer kanseri olmak üzere solunum yolu hastalıklarına neden oluyor. Ülkemizde bu konuda tek sınır değer olan 0.1 lif/cm3 değerinin Almanya gibi bu konuyla yıllardır mücadele eden bir ülkenin sınır değerinin yaklaşık 10 katı kadar olması insanımıza verilen değerin 10 kat az mı olduğunu düşündürmektedir” dedi.

BU BİNALARIN YIKIMI ULUSLARARASI STANDARDA GÖRE YAPILMALI

Uzmanlara göre binalarda asbest araştırması uluslararası standart ve rehberlere göre yapılmalı ve ilçe belediyelerinin ve ilgili devlet kuruluşlarının denetimine tabi olmalı. Yasal mevzuat vakit kaybetmeden yeniden düzenlenmeli, devletin tüm kurumları işbirliği içinde bu konunun üzerine gitmeli. Belediye ve asbest söküm uzmanları süreçlerin düzgün ve çevre sağlığını tehdit etmeyeceğinden emin olmak zorundadır. Öte yandan Türkiye’de asbest sökümü konusunda da yeterli sayıda firma bulunmuyor. Birçok firma ise istenilen standartları karşılamıyor. Asbest konusunda toplumda da yeterli bilinç olmaması da riski artırıyor.

"BALYOZLA YIKILMAZ"

Uzmanlara göre, asbestli bina ve yapılar, buldozerle, balyozla yıkılmaz. Buraya önce bazı kimyasal maddeler püskürtülür. Böylece asbest binaya iyice yapışır. Ardından bu alanlar kesilir paketlenerek götürülür. Bunun dışındaki tüm yöntemler yönetmeliklere aykırıdır.

İnsan sağlığı açısından asıl tehdit oluşturan asbest lifleri (Uzunluğu beş mikrondan daha büyük, eni üç mikrondan daha küçük ve boyu eninin üç katından büyük olan asbest lifleri) gözle görülmeyecek kadar küçük. Bu lifler herhangi bir şekilde ortam havası ile karıştığında günlerce süzülebilir, rüzgâr etkisiyle 100 metrelerce uzağa taşınabilir, çevredeki su ya da kaynaklara bulaşabilir. Kentsel dönüşümde asbest araştırması yapılırken gözden kaçırılan en önemli olay araştırma yapılmadan önce binaların iç sökümünün bir kısmının yapılmış olmasıdır. Bu konuda binada yaşayan insanlar boşaltılıp, hiçbir söküm ve tadilat işi yapılmadan önce bu binalarda asbest araştırma raporu istenilmelidir. Asbestli olduğu binadan alınan numunelerin laboratuvardaki analizi sonucu kanıtlanan bir binanın yıkımı kesinlikle asbest içeren tüm malzemelerin, gerekli önlemler alınarak sökümü ve bertarafı yapıldıktan sonra yapılmalıdır. Aksi durumda asbest maruziyeti riski sadece binanın yıkımı sırasında orada çalışan insanlar ile sınırlı kalmadığı unutulmamalı, çevredeki insanlar ve asbestin yaratacağı çevre kirliliği göz önünde bulunmalıdır. Bu konuda unutulmaması gereken bir başka konuda binadaki harfiyatın bir kısmının geri dönüşüm tesislerinde tekrar değerlendirilmesi olayıdır. Asbest içeren harfiyatın geri dönüşüm sonucu tekrar tekrar kullanılma riski göz önünde bulundurulmalıdır.

Waterlelie
 
Valla asbest zararlı ama hafriyat molozu taşıtan sarı damperliler daha zararlı. Daha iki gun önce beykozda öğrenci servisini biçti bi dalyaprak kamyoncu. Bunların acilen hadım edilmeleri gerekir

(kaza anlatılırken kullanılan "biçmek" kelimesini kullanmışım fark etmeden. Oysa günümüzde bu lafı kullanmak bazı muhalif gazeteciler için tutuklama nedeni olabiliyor. )
 
Ulan sabahtan beri Abdest olarak okuyorum Allah affetsin. Abdestin ne tehlikesi olabilir ki deyip konuya girdikten sonra kendimden utandım.
 
Geri