ApqA '

Konu sahibi son olarak 563 gün önce görüldü
VE birgün mutlu olabilmenin orucunu önceden mutsuz olarak öderiz... Kefareti yok bunun kazasıda...
Ya tutacaksın yada tutacak... :cici:
 
Erzurumlu 2 sevdalı konuşur:

Erkek: Seni 365 gün düşünirem verene gurban olim.
Kız: Kalan 6 saat napisan?
Erkek: Ne diyisen canını yidiğim çay da mı içmiyağ ?​
 


600638_138240479674959_981035338_n.png



 
Bana izin verin, eyfel kulesinin tek bacağına c4'leri döşeyip patlatayım.Daha sonra Fransa ne demek istediğimizi anlayacaktır.

Abdullah Çatlı​
 


Sonra biri girer dünyana, kokusuyla uyuyup,
sesiyle uyanmak için herşeyini verirsin..


 
Ben hazırım bekliyorum azrail al beni
Ama 5-10 dakka lütfen eski masalı sar geri​
 
Sen hiç cebinde para olmamasına rağmen ısrarla '' karnın aç mı bak doğru söyle '' diye sordun mu birine ? Ben her seferinde cebimde beş kuruş olmamasına rağmen sordum , şükür ki hep toktun.
 


Gülünce; içinizin sobasına bütün kışı geçirecek kadar kömür atılmış hissi veriyorsa, sıcacık yapıyorsa içinizi bide buna alışmışsanız bitmiştir.



 
Biraz uzun zor gelirse okumayın ama tavsiye ederim :)


Dikkat edilecek kurallar,

-İlk buluşmaya, yanında bir arkadaşı ile geldi ise. Sanırım doğru yoldasınız. Yanında getirdiği arkadaşına, sizin için ne düşündüğünü soracaktır. Yanında getirdiği kıza da ilgi gösterin. Anahtarın kapısı o yanında getirdiği arkadaşında olacaktır.

- Telefonu masanın üstüne bırakıyorsa, bu iyiye işaret. Tabi, 5 dakikadır bir mesaj yada arama gelmiyorsa telefona. Eğer geliyorsa, bundan sonraki hayatı için başarılar dileyebilirsiniz.
...
- Göz teması haline geldiğinizde, gözlerini sizden kaçırıyorsa, bu çok dikkat edilecek noktadır. Utangaç birisidir. Ve çok içten darbeler vurabilir dikkat edin.

- Paran yoksa (ki genelde bizde yoktur) ağzınızın iyi laf yapması gerekiyor. Ama bu bıdı bıdı konuşun anlamına gelmemekte. Yok işte, dün 'krkic ne gol attı be' gibi saçma sapan şeyler söylemeyin. Lakin krkic'i bi rus kızı sanabilir aman dikkat.

- Size herhangi bir konu hakkında bir şey anlatırken sakın sözlerini kesmeyin. Anladıklarını anlamaya çalışın. Anlamıyorsanız da , anlamış gibi yapın. Kızlar iyi bir dinleyici erkekten asla vazgeçemezler(miş). ( bi yerde okumuştum) .

- Hem espri yapın, hem sert davranın. Garson, bize yanarlı dönerli aşk dolu bir kahve, getir hemen lan' falan demeyin tabiki de. Giyimine karışın, ojelerine laf yapın. Sahiplenmek, çoğu kızın hoşuna gider. Gitmeyenine denk geldiyseniz, sizin suçunuz.

- Siz bir konu hakkında konuşurken, saçlarıyla oynamaya başladıysa bu sıkıldığının göstergesidir. Ve işler hiçte iyiye gitmemektedir. 'Saçların çok berbat' deyip, zaten bende seni beğenmedim tarzında bir güle güle olayına dönüştürün olayı. En mantıklısı bu olacaktır.

- Sizden izin isteyip, lavaboya giderken telefonu masanın üstünde bırakıyorsa , yada (unutuyorsa) sakın ha telefonu karıştırmayın. İşler çok değişik olaylara dönebilir. (Denenmiştir).

- Telefonu kurcalamadığınızı varsayarak devam edelim. Lavaboya gidip gelince rujda, makyajda bir yenilenme görürseniz bu çok iyiye işaret unutmayın.

- Buradan kalkınca, nereye gitmek istediğini sorun. Yada buradan çıkınca, sinemaya gidelimmi? diye teklifte bulunun. Büyük ihtimalle evde annem bekliyordur cevabını verecektir. Boşverin, zaten sinema çok para.

- Ve tüm bu olumsuzluklara rağmen, kabul edilip sevgili olma olayına geçtiyseniz, Allah yardımcınız olsun.

Kimseyi, çok fazla sevmemeye özen gösterin.

Ve lakin, kimseye değmiyor.​
 
[YOUTUBE]6pYXN7d1NyY[/YOUTUBE]​
 
Sevdiği insanı sırf parası yok diye, paralı birini bulunca hemen terkedenler. Seni seviyorum adlı mesajı, aynı anda 3-5 kişiye atan aşk katilleri. Yakışıklı,zengin biriyle tanışınca hemen yelkenleri suya indirenler. Yüreğe değil, cüzdana bakarak sevgiden aşktan bahsedenler. Aynı anda 2 kişiyi idare etmeye çalışanlar,

sizinde sevgililer gününüz kutlu olsun.​
 



Kırmak istemediğim insanlar beni paramparça etmek için birbirleriyle yarışıyor gibiler.


 
Ayrılık,

onu özlemektir.Onu daha da çok sevdiğini anlamaktır. Geç gelen mesajların, artık hiç gelmemesidir. Keşke o mesajlar geç gelseydi de, yeterki gelseydi deme durumudur. Şarkıları ezberlemektir, hatta unutmaya çalışmaktır. Çok sigara içmektir, yada sigarayı bırakmak istemektir. Film izlemektir. Beraber izlediğiniz bir film çıkınca kanalı değiştirmektir. Beraber gittiğiniz bir cafenin, önünden bile geçememektir. Onu tanıyan birisini görünce, kafanı çevirmektir. Ayrıldınızmı? sorusuna cevap verememektir. Gecenin bir saatinde uyanıp, acaba o şimdi uyuyormudur diye düşünmektir. Gizli numara ile arayıp, sesini dinlemektir. Telefonu meşgüle alınca, telefon hattına küfür etmektir.. Gecelerin daha uzun geçmesidir. Uyku düzeninin değişmesidir. Daha çok içmektir. Daha çok özlemektir. Daha çok unutmak istemektir. Ama sen unutmak isteyince, daha da çok hatırlamaktır.

Ayrılık, kısa bir cümle olarak gözükür, ama uzun bir zaman dilimidir.​
 
Sen bana geç kaldın. Çünkü; ilk başkası için ağladım ben. İlk başkası vurdu sırtımdan. İlk başkası yalan attı bana. İlk başkası gitti benden. İlk başkası hayallerimle oynadı. İlk başkası öldürdü beni. İlk başkası sevdiğini söyledi. Sonrada sevmediğini. Hatta daha sonra neden sevemediğini. Çok geç kaldın bana. İlk acım değilsin yani.​
 
- Sevdiğin insana güvenirmisin?
+ Ben, kendime bile güvenmem bazen.
- Peki inanırmısın?
+ Bir kere yalan attığına şahit olduysam, inanmam.
- Seni aldatacağını düşündünmü hiç?
+ Bazen, düşünmüyor değilim. Ama sonra aklımdan siliyorum bu düşünceyi. Sonuçta, ben ona daha ilk gün, benden sıkılmaya başlarsan ilk bana söyle olurmu demiştim. Kafasını salladı, cevap vermedi. Sanki öyle bir şey asla olmaz dercesine. Daha önce olmuştu ama, kendimden biliyordum.
- Peki ya gerçekten, bir gün senden sıkılıpta ayrılmak isterse ayrılırmısın yani?
+ Benim ayrılmama gerek kalmaz. Böyle bir durum olursa, arkasından en azından, 'delikanlı kızmış' derim yoluma bakarım.
-Unuturmusun peki? Unutabilirmisin gerçekten?
+ Babanem ben daha çok küçükken vefat etmiş. Yüzünü bile hatırlamıyorum. Şöyle arada bir fotoğraflardan bakıyorum da insan tuhaf oluyor. Bana çok emek vermiş. O büyütmüş beni. Seni bu kadar seven bir insana, bir kere bile sarılamamak, çok tuhaf bir duygu.
- Yani?
+ Yani, işte unutamıyor insan. Bir kere görmemiş olsan bile hemde. Yaşadığı, yaşattığı anılar unutmuyor insana hiç bir şeyi. Az önce, beni salıncakta salladığı bir fotoğrafı gördüm ve dedim ki;

'ah be babanem' ben ne dönmedolaplarda sallanıyorum şimdi.​
 


Bu sefer gerçekten çok istemiştim. Gitmemesi için kıskandığımı bile söylemeye korkuyordum. Tavır bile yapamıyordum bugün neden aramadın, neden geç yazdın diyemiyordum çünkü uğraşmamasından korkuyordum... Ama istiyordum çünkü ben onu öyle kabullenmiştim, öyle sevmiştim öylede devam edecekti. Adını koymamıştık ama benim için en özel şeydi o. Sabah kalktığımda ilk aklıma gelen, gece yatarken sesini duymadan uyuyamayacağım insandı... İçimdeki hisler çok güzeldi, tertemizdi. Bu sefer hayaller kurmuyordum sadece istiyordum... Temkinliydim hayallerim hep yıkılmıştı,, Seni seviyorum diyemedim çünkü sevildiklerini anlayanlar hep gitmişti,, İyi ki varsın diyemedim çünkü iyi ki varsın dediklerime sonradan hep lanet etmiştim...! Ve ben ne yaparsam yapayım yine kaybettim.

TEK ANLADIĞIM ŞEY "AŞKLAR BİTENE KADAR EBEDİDİR".





 
Bu gün geç oldu, artık yarın uyuruz.​
 


En çok ihityacın olduğun zaman omzunda ağlayacak bir arkadaş bile yoktur ya, hani kimse sormaz ya ikinciye iyi misin diye. Çünkü sen hep mutlusun gözlerinde, üzülemezsin kalpsizsin. Oysa hayır sadece güçsüz gözükmek istemiyosun, birisine gidip çok kötüyüm deyip sarılamıyosun hep kuru 'iyiyim'lere sarılıyosun. Çünkü anlamıyorlar, yaşadıklarını yaşamadan kim anlayabilir ki. Anlatamıyosun kimseye derdini gece yatağına yatınca hıçkıra hıçkıra ağlıyosun. Ama bilmiyolar bilemezler anlayamazlar çünkü sen 'iyisin'.



 
Geri