yüzü hiç gülmeyen şehir. bu şehirde herkesin bir acelesi var. 8 senedir buradayım hala yürüyüş tempolarına bile alışamadım, bana fazla. buram buram bürokrasi. herkes-kadın erkek fark etmeksizin- birbirini sebepsizce süzebiliyor.
ama yine de kalbimin çok kırık olduğu ve hayatımın çok zor bir döneminde atandığım bu şehir yeni bir başlangıç imkanı sundu bana. bir gün bu şehirden ayrılsam bile, hep gülümseyerek hatırlayacağım sanırım.
sanat sepet etkinlikleri takdire şayan. belki de şehrin tek cazip yönü bu.
dolmuş şoförleri çılgın, metro çıkışları ise rubik küpü.