Yoo yanlışın var sifren ve bu topraklarda ki varolusun 1071 öncesi de sonrası da bizim d yani hep bizim bize ait senin tarihin orta Asya da görünüyor git Google ya bak 🙂kapı sifresi 1234 tü zaten çok da şeyapma
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Yoo yanlışın var sifren ve bu topraklarda ki varolusun 1071 öncesi de sonrası da bizim d yani hep bizim bize ait senin tarihin orta Asya da görünüyor git Google ya bak 🙂kapı sifresi 1234 tü zaten çok da şeyapma
He işte boşuna mı diyorum senin dilin tarihin kimliğin orda 😁 al iştejaponlar da yoğurt diyor bu arada........
japonyada?He işte boşuna mı diyorum senin dilin tarihin kimliğin orda 😁 al işte
Asya ya hani ddjaponyada?
Senin fikrin ne bu konuda?Empati yapamayana ne anlatsan kar etmez, dediğim dedik çaldığîm düdük der durur sonrada vatan da vatan ama vatanı alt üst eden, içinden geçen karşında da nöt korkusuna susar. Onlar hep güçlüden yanadırlar ve onların koruması altında aslan kesilirler.
Empati yapabilmek en doğrusu. Cevabı bu cümlenin içerisinde zaten.Senin fikrin ne bu konuda?
aforoz edileceksinBu konudaki fikirlerim yıllar içerisinde çok değişti. Anlatalım.
Anadilde eğitim bir hak. Tartışmasız bir konu bu benim nezdimde. Bu, herhangi bir lütuf değil insanın kendi kimliğiyle, kültürüyle ve diliyle var olabilmesinin doğal sonucudur. Bir çocuğun anadilinde eğitim alabilmesi, pedagojik açıdan olduğu kadar insan hakları bakımından da meşru ve evrensel bir talep.
Ancak tam da burada asıl sınav başlıyor.
Diyelim ki Kürtçe anadilde eğitim hakkı tanındı. Kürtçe eğitim mümkün olduğunda bu dil nasıl kullanılacak? Dil, insanların birbirini anlamasını sağlayan bir iletişim aracı mı olacak, yoksa tıpkı bugün eleştirdiğimiz şeyi bu sefer Kürtler mi yapacak? Yani mevcut ulus-devlet sisteminin Türkçeyi kullandığı gibi, yeni bir ideolojik tahakkümün ve siyasal hiyerarşinin aracı mı hâline gelecek dil?
Benim korkum şu an mevcut Kürt siyasal hareketindeki zihniyetin anadilde eğitimi insanların özgürleşmesi için değil de kendi kadrolarını yetiştirmek, kendi siyasal doğrularını mutlaklaştırmak ve dili bir sadakat mekanizmasına dönüştürmek için kullanmasıdır. Bunu kabul edemem.
Ezcümle anadilde eğitim talebi, ancak dilin hiçbir vesayet makamının (kendinden bile olsa) tekeline bırakılmadığı ölçüde gerçek anlamlı.
Bu zihinsel/kadrosal dönüşüm gerçekleşmeden ana dilde eğitim hiçbir şeyi değiştirmez malesef. Mevcudun kötü bir karikatürü oluruz anca.