Yurtsever olan her ülkenin yurttaşı, ülkesinin kendi ayağı üzerinde durabilmesini, enerjisini kendisinin üretmesini ve dışa bağımlı olmamasını temenni eder. Fakat bu yapılırken, öncelik alınması gereken olgu kamu yararı olmasıdır.
Düzeni kurmakla görevli olan devlet ve onu şekillendiren hükümet herhangi bir icraate kalkışırken, herhangi bir kişinin yada kurumun çıkarını değil halkın yararını gözetmelidir.
Nükleer projesine de bu gözle bakılması gerekir diye düşünmekteyim. Doğal olarak bunun topluma getirisi ve götürüsü göz önüne alınmalıdır. Örneğin; nükleer enerjinin getirilmesinin dışa bağımlılığı ne ölçüde düşüreceği, yurttaşın faturasına nasıl yansıyacağı, ekolojiyi nasıl değiştireceği, atıkların nasıl depolanacağı yada bunun güvenilirliğinin nasıl sağlanacağı gibi... Bunların tamamı toplumu ilgilendiren konular olarak önümüzde durmakta.
Bu konular kuşkusuz uzman görüşünü de isteyen konular ve ben de buna dair Elektrik Mühendisleri Odası(EMO)'nın çıkarmış olduğu raporları ve beraberinde basında çıkmış bazı makaleleri okudum, inceledim. Ve bu yazıda da bunları kullandım.
İlk olarak şunu belirtmek gerekir : Dünyada başka bir ülkenin devlet kuruluşuna kendi topraklarında nükleer santral kurma ve işletme yetkisi veren ilk ülke Türkiye olmuştur. Yani bu demek oluyor ki; bir kaza halinde ölenler Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları olacaktır, etkilenen Türkiye toprağı olacaktır ama Akkuyu Nükleer Santralinden elde edilecek geliri Rus şirketi satarak ticari kazanç elde edilecektir. Dolayısıyla hükümet kanadının söylediği "milli" proje ve milliyetçi eksenli hamasi nutuklar bir aldatmacadan ibarettir. Milli olan tek şey ortaya çıkabilecek ölümler ve diğer felaketlerdir.
İkinci olarak şunu belirtebiliriz; dünyada geçmiş on yılda ortalama en pahalı elektriği yaklaşık olarak 8,9 cent / kwh bedelle aldığını ilan eden (bkz. TETAŞ 2012 Yıllık Faaliyet Raporu) ancak 10 yıl sonra nükleer santraldan 12,35 cent/kWh bedelle alacağı elektriği ucuz olduğu için tercih ettiğini söyleyen ilk devlet Türkiye Devleti’dir. Acaba on yıllık öngörüde dünya yakıt fiyatlarında tüm dünyanın görmediğini ve planlamadığını Türkiye Devleti mi görmektedir? Dolayısıyla burada ucuza elektrik "mal etmek" gibi bir durum söz konusu değil, tam tersine burada konu, AKP hükümetinin iktidarı boyunca sürekli yaptığı gibi yandaşlarına ve belirli çıkar odaklarına rant sağlamaktır.
Üçüncü durum olarak; dünyada hiç denenmemiş ve kullanılmamış bir teknoloji ile yapılmasına izin verilen ilk nükleer santral Akkuyu olacaktır. Hiç denenmemiş bir teknolojiye yönelik nasıl önlem alınacaktır? Önlenebilecek en basit iş kazalarını dahi önleyemeyen bir hükümetin "9 büyüklüğündeki depreme dayanıklı", "tüm önlemleri aldık" gibi açıklamalar yapması komiktir. Kaçak madenlerde çalışılan, onbinlerce sigortasız işçi çalıştırılan ve bunları göremeyen(!), her gün iş kazasından birilerinin öldüğü bir ülkede hükümet güvenilirlik filan alamaz. Bunun beraberinde yeni teknoloji ve prosedür olması kaza riskini ortadan kaldırmıyor. Yeni teknolojinin kullanımı ve güvenlik tedbirlerinin geliştirilmesi de maliyet arttırıcı bir unsurdur.
Dördüncü durum olarak; dünyada nükleer yakıt üretmeyen bir ülkede nükleer yaparak dışa bağımlılığını azaltacağını açıklayan ilk ülke Türkiye'dir. Yani nükleer santralin hammaddesi de dışarıdan alındığı için bu bağımlılığı filan düşürmeyecek, tersine bağımlılık daha fazla devam edecektir. AKP hükumeti elektriğin %40'ını Rusya'dan aldığı doğal gaz ile elde ederken, aynı ülkeye bir de nükleer yaptırıp bu ülkeye olan bağımlılığını azaltacağını iddia etmesi tam bir sahtekarlıktır.
Beşinci durum olarak; EMO'nun raporunda belirttiği üzere, yılda 47,7 milyar kwh elektrik üretebilecek doğalgazın bedeli karşılığında Akkuyu'dan 38,4 milyar kwh elektrik satın alınacaktır. Bu sonuç ile ithal yakıtta dışa bağımlılığın ve enerji üretiminde maliyetin düştüğünü söylemek imkansızdır. Tersine bağımlılık 1,24 kat artmaktadır.
Güvenilirliği olmayan, maliyeti yüksek olan, dışa bağımlılığı arttıran bir yöntem yerine yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapılması, bu konuda çalışmalar/yatırımlar yapılması, var olan elektrik üretim şebekelerinin verimliliğinin yükseltilmesi yararlı olan yöntemdir.
Bu konu uzatılabilir ve eklemeler yapılabilir. Şimdilik burada bırakıyorum. İlerleyen zamanda yeniden değineceğim.
(Ayrıca bir not olarak düşmek istiyorum, Akkuyu'nun TV'de verilen reklamında milli sporcu ve Türk bayrağı kullanılması ve beraberinde "bu gurur Türkiye'nin, bu yatırım hepimizin" gibi argümanların kullanılması halkın duygularının istismar edilmesidir, koca bir sahtekarlıktır.)
No Pasaran
Yararlandığım Kaynak : Nükleer Enerji Raporu - Elektrik Mühendisleri Odası