Akkuyu Nükleer Santrali Hakkındaki Görüşleriniz?

Konu sahibi son olarak 1 gün önce görüldü


Ha ben terörist olduğum için gocunuyorum yani öyle mi? Allah ıslah etsin ne diyim. : )

kendini terörist olarak görmen şaşırtıcı ben yazımda otobüs yakan kaldırım ve iş yeri parçalayan
fırsatçı grupları kastettim sen üzerine alındın ilginç gerçekten.
 
bu santralle dogalgazin ne alakasi var herkes yazmista. nukleer santraller elektrik uretir benim bildigim. bide uranyumla atom bombasi .p
 
Türkiye, 10 bin Megavat (MW) kurulu güce sahip, yaklaşık 80 milyar kilovatsaat (kWh) üretim kapasiteli iki nükleer santral devreye alındığında, yaklaşık 16 milyar metreküp doğalgaz karşılığı ve yıllık yaklaşık 7,2 milyar dolar (yaklaşık 13 milyar lira) tutarında ithalat bağımlılığından kurtulmuş olacak.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı nükleer santral konusunda kamuoyunu bilinçlendirme çalışmalarına devam ediyor. Enerji İşleri Genel Müdürlüğü, Akkuyu Nükleer Santral Projesinin uygulanması sürecinde, genel olarak nükleer enerji, özel olarak da Türkiye'de nükleer santral kurulmasıyla birlikte yanlış bilgilendirmelerin artması gerekçesiyle, bir bilgilendirme dokümanı yayımladı ve ''Türkiye'ye nükleer santral kurulması'' konusunda en çok gelen sorulara yanıt verdi.

Nükleer enerjinin, Türkiye için enerji arz güvenliğinin sağlanması, enerji ithal bağımlılığı ve cari açığın azaltılması bakımından büyük önem taşıdığı belirtilirken, Fransa'nın petrol (yüzde 99) ve doğalgaz (yüzde 97) ithal oranları Türkiye'deki gibi yüksek olmasına rağmen, Fransa'nın enerji ithal bağımlılığının yüzde 50, Türkiye'de ise yüzde 72 civarında olduğuna işaret edildi.

Çalışmaya göre, ekonomik gelişmesine paralel olarak Türkiye'nin elektrik tüketim talebini karşılamak için her yıl 4-5 bin MW'lik bir yatırım yapılması gerekiyor. Türkiye'nin 2023'te kurulu gücünün 110-130 bin Megavat (MW) arasında olması, elektrik tüketiminin ise 500 milyar kWh olması öngörülüyor. Elektrik ihtiyacının karşılanmasında kullanılan doğalgaz ve sıvı yakıtların neredeyse tamamının, kömür yakıtların ise yaklaşık yüzde 30'u ithal. Diğer yandan, hidroelektrik potansiyele ek olarak rüzgar, jeotermal, biyokütle gibi yenilenebilir enerji potansiyelinin tamamı kullanılsa bile 2023 yılına kadar ulaşılacak 500 milyar kWh enerji tüketiminin ancak yarısı karşılanabiliyor.

Doğalgaz ithalatına etkisi nasıl olacak?

Akkuyu'ya kurulacak nükleer güç santralinin enerji arz güvenliğinin sağlanması ve kaynak çeşitliliğinin artırılması bakamından önemine dikkat çekilen çalışmada, Akuyyu'da ve Sinop'ta kurulacak nükleer santraller dikkate alındığında, yılda yaklaşık 80 milyar kWh elektrik üretilmesi öngörüldüğü, bu miktarda bir elektriği doğalgaz santralinden elde etmek için 16 milyar metreküp doğalgaz ithalatına karşılık yıllık 7,2 milyar dolar (yaklaşık 13 milyar lira) ödenmesi gerektiğine dikkat çekildi. Çalışmada,''Dolayısıyla, 3 senede sadece doğalgaz ithaline ödenecek para ile Mersin-Akkuyu'da 4 ünite nükleer santral kurulabilmektedir'' denildi.

Küresel ısınmaya en iyi çözüm

Nükleer santraller, yenilenebilir enerji kaynaklı santraller gibi dış koşullara (iklim koşullarına), kömür santralleri gibi yakıtın kalitesine, petrol ve doğalgaz santralleri gibi rezerv miktarına bağlı olmadığı için elektrik üretiminde süreklilik arz ediyor.

Nükleer enerji üretim zinciri, tümüyle ele alındığında sera gazı salımı konusunda da en temiz seçenek olarak görülüyor. Fosil yakıtların yanmasıyla açığa çıkan karbon monoksit, karbondioksit, sülfürdioksit ve azotdioksit gibi sera gazı oluşumuna sebep olan zararlı gazlar, nükleer santraller çalışırken atmosfere salınmıyor. Elektrik üretiminin nükleer santrallerden sağlanmasıyla yılda 2,3 milyar ton karbondioksit, (yaklaşık 444 milyon adet arabanın bir yılda atmosfere yaydığı karbondioksit miktarı), 42 milyon ton sülfür dioksit, 9 milyon ton azot dioksit emisyonuna ve 210 milyon ton kül üretimine engel olunuyor.

1 kilogram uranyumdan elde edilen enerji için, 3 milyon kilogram kömür veya 2 milyon 700 bin litre petrol gerekiyor. Bu kadar az miktarda uranyum kaynağından yüksek miktarda enerji üretildiğinden nükleer santrallerin atık miktarı da bu oranda fosil yakıtlardan çok daha az.

Akkuyu'da deprem riski var mı?

Akkuyu sahasında jeolojik, sismolojik, sismotektonik gibi çalışmaların farklı ölçeklerde zaman içerisinde güncellenerek yıllarca sürdürüldüğü belirtilen çalışmada, ''Nükleer güç projelerinde güvenlik kriterlerinden en ufak bir taviz verilmesi dahi düşünülemez. Net olarak şu gerçek bilinmelidir ki Akkuyu ve Sinop nükleer güç santrali sahaları deprem riski açısından en güvenilir bölgeler arasında yer almaktadır'' denildi.

Dünyanın 40 yıllık nükleer atığı 4 futbol sahasını dolduruyor

Dünya üzerindeki tüm nükleer santrallerin şu ana kadar (yaklaşık 40 yıllık atık) biriken toplam nükleer atık yaklaşık 260 bin ton olup, bu atık 5 metre yüksekliğinde yan yana konulduğunda, 4 futbol sahasını dolduracak hacimde bulunuyor.

Tipik bin MW'lik bir nükleer santralden yılda yaklaşık 30 ton nükleer atık çıkıyor. Tüm dünya üzerindeki santrallerden yıllık olarak çıkan nükleer atık miktarı da yaklaşık 12 bin ton düzeyinde bulunuyor.

Fukushima Kazası sonrası nükleer politikalar değişti mi?

Çalışmaya göre, 2030 yılına kadar dünyada birçok nükleer güç reaktörü, ömrünü tamamladığı için kapatılacak ya da revize edilip tekrar işletmeye alınacak. Çin, Hindistan, ABD, Rusya Federasyonu gibi ülkelerin kısa ve uzun vadede, nükleerle daha önce tanışmamış 45'i aşkın ülkenin de uzun vadede elektrik üretiminde nükleer seçeneğini kullanması bekleniyor.

Avrupa Komisyonu tarafından Japonya'daki Fukushima Daiichi nükleer santralinde meydana gelen kaza sonrasında, Avrupa Birliği ülkeleri, sahip olduğu 138 bin MW gücündeki, 143 nükleer güç santralini gözden geçirme ve iyileştirme amacıyla bazı çalışmalar yürütüyor. Bu kapsamda ''stres testleri'' adı altında nükleer santralin güvenlik ve risk değerlendirmesi çalışmalarını başlattı. Çalışmada, Türkiye'nin bu konuda yapılan çalışmaları dikkatle izlediği ve alınan ortak kararları desteklediği bildirildi.

Akdeniz'de oluşabilecek tsunamiden nükleer santral etkilenir mi?

Akdeniz'de oluşabilecek bir tsunamiden Akkuyu nükleer santralinin etkilenip etkilenmeyeceği yönündeki sorulara yönelik olarak çalışmada, tsunaminin Akkuyu nükleer santrali detaylı saha çalışmalarında dikkate alınan bir konu olduğu bildirildi.

1979 yılında ODTÜ Deniz Araştırmaları Enstitüsü tarafından hazırlanan ''Akkuyu Nuclear Power Plant Tsunami Study'' raporu ve 1985 yılında ODTÜ Deprem Araştırma Merkezi tarafından hazırlanan ''Tsunami Analysis'' raporu bulunduğu belirtilen çalışmada, ''Japonya'da meydana gelen deprem ve tsunamiden çıkarılan dersler de dikkate alınarak bu çalışmalar yeniden değerlendirilecek ve gerekiyorsa Uluslararası Enerji Ajansının model çalışmaları da dikkate alınarak tekrarlanacaktır'' denildi.

Nükleer santralin radyasyona etkisi

Çalışmada nükleer santrallerden alınan radyasyonun doğal radyasyona göre çok daha küçük olduğuna dikkat çekildi. Çalışmaya göre, nükleer santral yanında yaşayan insanların doğal radyasyona (dünya ortalaması yıllık 0,4 milisivert (mSv)) ek olarak alacakları radyasyon miktarı bir yılın toplamı olarak 0,05 mSv azken, günde 1 paket sigara içenin bir yılda alacağı doz miktarı 0,2 mSv (4 kat), bilgisayarlı tomografi yaptıran bir kişinin tek seferde alacağı doz 1,1 mSv ((55 kat) ve düzenli uçuş yapan uçuş personelinin bir yılda 9 mSv (180 kat), göğüs röntgeni çektiren bir kişinin ise 0,06 mSv olduğu vurgulandı.
 


kendini terörist olarak görmen şaşırtıcı ben yazımda otobüs yakan kaldırım ve iş yeri parçalayan
fırsatçı grupları kastettim sen üzerine alındın ilginç gerçekten.

Nesi ilginç? Yarası olan gocunur diyen de sendin ben bunlara bunlara dedim demeden önce. Asıl ilginç olan hayatında hiç şehit cenazesi görmemiş olanların böyle önüne gelene terörist yaftası vurması. Sonra da kul hakkından dem vurursunuz. Şu ülkede çıkıp bana sen teröristsin diyebilecek tek bi Allah'ın kulu yok. Hadsizler dışında. Konunun da geziciler le hiç alakası yok. Sen ya ne dediğini bilmiyorsun yada söylediğinin nereye gittiğini, ne anlama geldiğini bilmiyorsun.
 


Nesi ilginç? Yarası olan gocunur diyen de sendin ben bunlara bunlara dedim demeden önce. Asıl ilginç olan hayatında hiç şehit cenazesi görmemiş olanların böyle önüne gelene terörist yaftası vurması. Sonra da kul hakkından dem vurursunuz. Şu ülkede çıkıp bana sen teröristsin diyebilecek tek bi Allah'ın kulu yok. Hadsizler dışında. Konunun da geziciler le hiç alakası yok. Sen ya ne dediğini bilmiyorsun yada söylediğinin nereye gittiğini, ne anlama geldiğini bilmiyorsun.

ooo sen olayı farklı boyutlara taşıdın kardeş
sana terörist demedim dediklerim belli geniş bir açıklamada yaptım olayı kişiselleştirme istersen
yazdıklarım açık ve net aslında umursamam okur geçerim ama bak hala sana açıklama yapıyorum.
he bu arada kimin ne gördüğünü de bilemeyiz dimi
tekrar vurguluyorum ben bu santrali bahane edip gezi eylemini nasıl farklı yönlere çektiyseler seçim öncesi yine aynı olayların olabileceğini vurguluyorum umarım bu defa anlaşılır olmuştur : )
 


ooo sen olayı farklı boyutlara taşıdın kardeş
sana terörist demedim dediklerim belli geniş bir açıklamada yaptım olayı kişiselleştirme istersen
yazdıklarım açık ve net aslında umursamam okur geçerim ama bak hala sana açıklama yapıyorum.
he bu arada kimin ne gördüğünü de bilemeyiz dimi
tekrar vurguluyorum ben bu santrali bahane edip gezi eylemini nasıl farklı yönlere çektiyseler seçim öncesi yine aynı olayların olabileceğini vurguluyorum umarım bu defa anlaşılır olmuştur : )

Tamam bunu anladım. Kapattık bunu. Yaram ne onu kaç mesajdır es geçiyorsun. Neyden gocundum ben de gelip hemen mesajımın altına bunu yazma gereği duydun? Madem her türlü eylemi fırsat bilip etrafa zarar verenlereydi lafın neden gezici diye genelledin?
 


Tamam bunu anladım. Kapattık bunu. Yaram ne onu kaç mesajdır es geçiyorsun. Neyden gocundum ben de gelip hemen mesajımın altına bunu yazma gereği duydun? Madem her türlü eylemi fırsat bilip etrafa zarar verenlereydi lafın neden gezici diye genelledin?

bak sen otobüs yakmadıysan kaldırım sökmediysen polise ateş etmediysen vsvs yapmadıysan gocunmana gerek yokki.

gezici genellemesi de orada olan olayları yapanlar kendilerine gezici dediğinden
bak çevreci başka gezici başka umarım anlaşılır olmuştur.

hee unutmadan gelip konuya bana laf atanda sendin unutma : )
 


bak sen otobüs yakmadıysan kaldırım sökmediysen polise ateş etmediysen vsvs yapmadıysan gocunmana gerek yokki.

gezici genellemesi de orada olan olayları yapanlar kendilerine gezici dediğinden
bak çevreci başka gezici başka umarım anlaşılır olmuştur.

hee unutmadan gelip konuya bana laf atanda sendin unutma : )

Gocunmama gerek yoksa neden bana yarası olan gocunuyor diyorsun peki? Bana diyorsun YARASI OLAN GOCUNUR diye sonra dönüp bunu bunu yapmadıysan gocunmana gerek yok diyorsun.
Bu ülkede kaldırım taşları sadece gezi eylemlerinde sökülmedi. Halkı ayaklandırmak isteyenler sadece gezi eylemlerinde yapmadı bunu.

Sapla samanı karıştırırsanız elbette bende bir iki bir şey söylerim.
 


Gocunmama gerek yoksa neden bana yarası olan gocunuyor diyorsun peki? Bana diyorsun YARASI OLAN GOCUNUR diye sonra dönüp bunu bunu yapmadıysan gocunmana gerek yok diyorsun.
Bu ülkede kaldırım taşları sadece gezi eylemlerinde sökülmedi. Halkı ayaklandırmak isteyenler sadece gezi eylemlerinde yapmadı bunu.

Sapla samanı karıştırırsanız elbette bende bir iki bir şey söylerim.
söyleyiniz efenim söyleyiniz merak edenler olmuştur illaki : )

ben açıklamamı yaptım hala ısrarla gocunma lafını üzerine alıyorsan yapacak birşey yok.
 

söyleyiniz efenim söyleyiniz merak edenler olmuştur illaki : )

ben açıklamamı yaptım hala ısrarla gocunma lafını üzerine alıyorsan yapacak birşey yok.

Bana diyorsun kim alınacak allasen? :)

-Önce yarası olan gocunuyor dimi dedin
-Sonra ben gezicilere değil teröristlere dedim dedin
-Sonra kendini terörist olarak görmen ilginç dedin
-Sonra bunları bunları yapmadıysan gocunmana gerek yok dedin
-Şimdi de üzerine alınıyorsun diyorsun. : )

Neyse . )
 


Bana diyorsun kim alınacak allasen? :)

-Önce yarası olan gocunuyor dimi dedin
-Sonra ben gezicilere değil teröristlere dedim dedin
-Sonra kendini terörist olarak görmen ilginç dedin
-Sonra bunları bunları yapmadıysan gocunmana gerek yok dedin
-Şimdi de üzerine alınıyorsun diyorsun. : )

Neyse . )

-yaran yoksa gocunmazsın ben öyle yapıyorum :)
-yoo gezideki teröristlere dediğimi vurguladım
-evet sen çevreciysen kendini teröristle bir görmen tuhaf olur dimi : )
-evet sen ağaç dikiyor çevre bilinciyle yaşıyorsan tabiki gocunmana gerek yok : )
-bence alınmamalısın :)
 


-yaran yoksa gocunmazsın ben öyle yapıyorum :)
-yoo gezideki teröristlere dediğimi vurguladım
-evet sen çevreciysen kendini teröristle bir görmen tuhaf olur dimi : )
-evet sen ağaç dikiyor çevre bilinciyle yaşıyorsan tabiki gocunmana gerek yok : )
-bence alınmamalısın :)

La havle. :D

Direk bana yazdığın şeyi kim alınsın mesela isim ver çağırayım alınsın. ":)"
 
Yeteri kadar çeliştiğimize göre dağılabiliriz. : )
 
Türkiye, 10 bin Megavat (MW) kurulu güce sahip, yaklaşık 80 milyar kilovatsaat (kWh) üretim kapasiteli iki nükleer santral devreye alındığında, yaklaşık 16 milyar metreküp doğalgaz karşılığı ve yıllık yaklaşık 7,2 milyar dolar (yaklaşık 13 milyar lira) tutarında ithalat bağımlılığından kurtulmuş olacak.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı nükleer santral konusunda kamuoyunu bilinçlendirme çalışmalarına devam ediyor. Enerji İşleri Genel Müdürlüğü, Akkuyu Nükleer Santral Projesinin uygulanması sürecinde, genel olarak nükleer enerji, özel olarak da Türkiye'de nükleer santral kurulmasıyla birlikte yanlış bilgilendirmelerin artması gerekçesiyle, bir bilgilendirme dokümanı yayımladı ve ''Türkiye'ye nükleer santral kurulması'' konusunda en çok gelen sorulara yanıt verdi.

Nükleer enerjinin, Türkiye için enerji arz güvenliğinin sağlanması, enerji ithal bağımlılığı ve cari açığın azaltılması bakımından büyük önem taşıdığı belirtilirken, Fransa'nın petrol (yüzde 99) ve doğalgaz (yüzde 97) ithal oranları Türkiye'deki gibi yüksek olmasına rağmen, Fransa'nın enerji ithal bağımlılığının yüzde 50, Türkiye'de ise yüzde 72 civarında olduğuna işaret edildi.

Çalışmaya göre, ekonomik gelişmesine paralel olarak Türkiye'nin elektrik tüketim talebini karşılamak için her yıl 4-5 bin MW'lik bir yatırım yapılması gerekiyor. Türkiye'nin 2023'te kurulu gücünün 110-130 bin Megavat (MW) arasında olması, elektrik tüketiminin ise 500 milyar kWh olması öngörülüyor. Elektrik ihtiyacının karşılanmasında kullanılan doğalgaz ve sıvı yakıtların neredeyse tamamının, kömür yakıtların ise yaklaşık yüzde 30'u ithal. Diğer yandan, hidroelektrik potansiyele ek olarak rüzgar, jeotermal, biyokütle gibi yenilenebilir enerji potansiyelinin tamamı kullanılsa bile 2023 yılına kadar ulaşılacak 500 milyar kWh enerji tüketiminin ancak yarısı karşılanabiliyor.

Doğalgaz ithalatına etkisi nasıl olacak?

Akkuyu'ya kurulacak nükleer güç santralinin enerji arz güvenliğinin sağlanması ve kaynak çeşitliliğinin artırılması bakamından önemine dikkat çekilen çalışmada, Akuyyu'da ve Sinop'ta kurulacak nükleer santraller dikkate alındığında, yılda yaklaşık 80 milyar kWh elektrik üretilmesi öngörüldüğü, bu miktarda bir elektriği doğalgaz santralinden elde etmek için 16 milyar metreküp doğalgaz ithalatına karşılık yıllık 7,2 milyar dolar (yaklaşık 13 milyar lira) ödenmesi gerektiğine dikkat çekildi. Çalışmada,''Dolayısıyla, 3 senede sadece doğalgaz ithaline ödenecek para ile Mersin-Akkuyu'da 4 ünite nükleer santral kurulabilmektedir'' denildi.

Küresel ısınmaya en iyi çözüm

Nükleer santraller, yenilenebilir enerji kaynaklı santraller gibi dış koşullara (iklim koşullarına), kömür santralleri gibi yakıtın kalitesine, petrol ve doğalgaz santralleri gibi rezerv miktarına bağlı olmadığı için elektrik üretiminde süreklilik arz ediyor.

Nükleer enerji üretim zinciri, tümüyle ele alındığında sera gazı salımı konusunda da en temiz seçenek olarak görülüyor. Fosil yakıtların yanmasıyla açığa çıkan karbon monoksit, karbondioksit, sülfürdioksit ve azotdioksit gibi sera gazı oluşumuna sebep olan zararlı gazlar, nükleer santraller çalışırken atmosfere salınmıyor. Elektrik üretiminin nükleer santrallerden sağlanmasıyla yılda 2,3 milyar ton karbondioksit, (yaklaşık 444 milyon adet arabanın bir yılda atmosfere yaydığı karbondioksit miktarı), 42 milyon ton sülfür dioksit, 9 milyon ton azot dioksit emisyonuna ve 210 milyon ton kül üretimine engel olunuyor.

1 kilogram uranyumdan elde edilen enerji için, 3 milyon kilogram kömür veya 2 milyon 700 bin litre petrol gerekiyor. Bu kadar az miktarda uranyum kaynağından yüksek miktarda enerji üretildiğinden nükleer santrallerin atık miktarı da bu oranda fosil yakıtlardan çok daha az.

Akkuyu'da deprem riski var mı?

Akkuyu sahasında jeolojik, sismolojik, sismotektonik gibi çalışmaların farklı ölçeklerde zaman içerisinde güncellenerek yıllarca sürdürüldüğü belirtilen çalışmada, ''Nükleer güç projelerinde güvenlik kriterlerinden en ufak bir taviz verilmesi dahi düşünülemez. Net olarak şu gerçek bilinmelidir ki Akkuyu ve Sinop nükleer güç santrali sahaları deprem riski açısından en güvenilir bölgeler arasında yer almaktadır'' denildi.

Dünyanın 40 yıllık nükleer atığı 4 futbol sahasını dolduruyor

Dünya üzerindeki tüm nükleer santrallerin şu ana kadar (yaklaşık 40 yıllık atık) biriken toplam nükleer atık yaklaşık 260 bin ton olup, bu atık 5 metre yüksekliğinde yan yana konulduğunda, 4 futbol sahasını dolduracak hacimde bulunuyor.

Tipik bin MW'lik bir nükleer santralden yılda yaklaşık 30 ton nükleer atık çıkıyor. Tüm dünya üzerindeki santrallerden yıllık olarak çıkan nükleer atık miktarı da yaklaşık 12 bin ton düzeyinde bulunuyor.

Fukushima Kazası sonrası nükleer politikalar değişti mi?

Çalışmaya göre, 2030 yılına kadar dünyada birçok nükleer güç reaktörü, ömrünü tamamladığı için kapatılacak ya da revize edilip tekrar işletmeye alınacak. Çin, Hindistan, ABD, Rusya Federasyonu gibi ülkelerin kısa ve uzun vadede, nükleerle daha önce tanışmamış 45'i aşkın ülkenin de uzun vadede elektrik üretiminde nükleer seçeneğini kullanması bekleniyor.

Avrupa Komisyonu tarafından Japonya'daki Fukushima Daiichi nükleer santralinde meydana gelen kaza sonrasında, Avrupa Birliği ülkeleri, sahip olduğu 138 bin MW gücündeki, 143 nükleer güç santralini gözden geçirme ve iyileştirme amacıyla bazı çalışmalar yürütüyor. Bu kapsamda ''stres testleri'' adı altında nükleer santralin güvenlik ve risk değerlendirmesi çalışmalarını başlattı. Çalışmada, Türkiye'nin bu konuda yapılan çalışmaları dikkatle izlediği ve alınan ortak kararları desteklediği bildirildi.

Akdeniz'de oluşabilecek tsunamiden nükleer santral etkilenir mi?

Akdeniz'de oluşabilecek bir tsunamiden Akkuyu nükleer santralinin etkilenip etkilenmeyeceği yönündeki sorulara yönelik olarak çalışmada, tsunaminin Akkuyu nükleer santrali detaylı saha çalışmalarında dikkate alınan bir konu olduğu bildirildi.

1979 yılında ODTÜ Deniz Araştırmaları Enstitüsü tarafından hazırlanan ''Akkuyu Nuclear Power Plant Tsunami Study'' raporu ve 1985 yılında ODTÜ Deprem Araştırma Merkezi tarafından hazırlanan ''Tsunami Analysis'' raporu bulunduğu belirtilen çalışmada, ''Japonya'da meydana gelen deprem ve tsunamiden çıkarılan dersler de dikkate alınarak bu çalışmalar yeniden değerlendirilecek ve gerekiyorsa Uluslararası Enerji Ajansının model çalışmaları da dikkate alınarak tekrarlanacaktır'' denildi.

Nükleer santralin radyasyona etkisi

Çalışmada nükleer santrallerden alınan radyasyonun doğal radyasyona göre çok daha küçük olduğuna dikkat çekildi. Çalışmaya göre, nükleer santral yanında yaşayan insanların doğal radyasyona (dünya ortalaması yıllık 0,4 milisivert (mSv)) ek olarak alacakları radyasyon miktarı bir yılın toplamı olarak 0,05 mSv azken, günde 1 paket sigara içenin bir yılda alacağı doz miktarı 0,2 mSv (4 kat), bilgisayarlı tomografi yaptıran bir kişinin tek seferde alacağı doz 1,1 mSv ((55 kat) ve düzenli uçuş yapan uçuş personelinin bir yılda 9 mSv (180 kat), göğüs röntgeni çektiren bir kişinin ise 0,06 mSv olduğu vurgulandı.

Bu kadar detaylı bilgi verme birader.
ben bile konuya fazla şey eklemedim insanlar kendileri araştırsın fikir belirtsin diye

Biraz daha bilgi eklersen , Santralin iyi bişey olduğuna inanıcam :p
 
ya arkadaş tek bişi söyleyip çıkıyorum.şu santrali recep istemesin,hiç biriniz istemezsiniz.
yoksa hiç birimizin (teknik bilgisi olan varsa düzeltsin) nükleer falan anladığı bildiği yok
 
ya arkadaş tek bişi söyleyip çıkıyorum.şu santrali recep istemesin,hiç biriniz istemezsiniz.
yoksa hiç birimizin (teknik bilgisi olan varsa düzeltsin) nükleer falan anladığı bildiği yok

La olur mu yahu herkes atom profesörü burada .. Ulu google sağolsun :)
 
ya arkadaş tek bişi söyleyip çıkıyorum.şu santrali recep istemesin,hiç biriniz istemezsiniz.
yoksa hiç birimizin (teknik bilgisi olan varsa düzeltsin) nükleer falan anladığı bildiği yok

hacı doktor gazete haber ve netten araştıran az çok bilgi sahibi oluyor da tabi nüklerr lafını duyup yazanlarda var hem ayrıca senelerce soba kullandındık trrmik santral gibi deneyim sahibi oluyor insan.
 
türkiyenin en büyük ve aktif ecemiş fay hattı üzerine kurulan bi reaktör , baştakilerin halkı susturma çağrısıda uzun zamandır o fay hattı suskun sıkıntı olmaz demek oluyor.santralin yüzde 51'i ruslara ait herhangi bi müdahale etme hakkımız yok.birde şöyle bi şey var çernobil ile aramızda 1500 km'den fazla uzaklık var fakat etkileri bize kadar gelmişti olası bi faciada türkiyeyi düşünemiyorum.
 
Geri